The Curse

The Curse

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

The Curse 2023 S01E10 The Curse Green Queen 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-NTb
A Commentary by 1see0ne

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
Published on: 2024-01-31
Downloads: 19
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Tamam, tamam! Tekrar hoş geldiniz arkadaşlar.

Bugün mutfakta iyi vakit geçiriyoruz.

"The Wise Guys Cookbook" tan tariflerle...

..."The Sopranos" tan bu yana geniş ailemizin parçası olan dostumuz...

...Vincent Pastore'layız. Tüm kalbiyle yemek pişiriyor.

- Nasılsın? - Burası harika kokuyor.

Evet.

Köftelerimizi sosun içinde haşlıyoruz.

- Evet. - Natalie'nin tarifi. Annenin.

Annemin tarifi ta Calabria'dan geliyor.

Güzel. Güzel. Sosta nazikçe pişiyorlar.

- Evet. - Burası harika kokuyor.

Şu an ne yapıyorsun tatlım? - Ne mi yapıyorum? Biraz...

Bu arada reklam arasında sosun içine biraz şarap koydu.

Kadehe de biraz şarap koyduk. Şerefe.

Vin, mezeleri bitireceksin, değil mi? - Evet. Bununla ilgilenmeliyim.

Tamam, o mezeleri bitirirken biz de biraz ilerleyelim.

Sizi "Yeşil Kraliçe" yle tanıştırarak...

...işleri ilerletmek için elimden geleni yapacağım.

Yeşil Kraliçe yeni bir şov ama başrolünde iki kişi var.

Yeni HGTV dizisinin yıldızları bizimle. Bir çift.

Ve eko-yaşama yeni bir yaklaşımla mahallelerini değiştiriyorlar.

Whitney ve Asher Siegel'a hoş geldiniz diyelim.

Selam. Bizi ağırladığın için çok teşekkür ederiz Rachael.

Büyük hayranınız.

Çocuklar, evlerimizi nasıl inşa ettiğimizden veya...

...evlerimizi nasıl yanlış inşa ettiğimizden konuşalım.

Hepimiz yanılıyoruz.

Klimaya ihtiyacımız yok dediğiniz noktaya kadar gidiyor bu.

Bununla ilgili bir sorunum var. Ben çok terlerim, tamam mı?

Çok terlerim. Koltuk altlarım ıslanır.

Ağustos ayında klimaya ihtiyacım olmayacak mı yani?

Olmayacak Rachael.

Büyük bir termos içinde yaşamaya benzeyen pasif bir evin varsa.

Bir termosta yaşayabilir miyim bilmiyorum.

Geldiğim yer olan New York'un kuzey kesimindeyken termos kullandım.

Orası soğuk, sabahları termosa kahve ya da sıcak çikolata koyardım.

Günün ilerleyen saatlerinde daha çok John'un kokteylleri ya da...

...soğutulmuş votka gibi oluyordu.

İçine ne koyarsan koy, termosunun sıcaklığı tutarlı ve...

...sabit tutmak için herhangi bir enerjiye ihtiyaç yok.

Sıcak gibi, soğuğu da içeride tutabilir.

Mesela evlerimizin bodrumları yok çünkü o dev bir termal köprü.

Evinizin sızıntı yaptığı yer oralar.

Çoğu insan bodrumların enerji açısından kötü olduğunu bilmiyor.

Hâlâ anlamaya çalışıyorum.

Bodrumum olmasaydı...

...kocam John'un Steinway piyanosunu çaldığını duyamazdım.

Onu orada tutuyoruz.

Spor salonumuzu kaybederdik ve bir daha asla bilardo oynayamazdık.

Bunların hepsini çıkarıp...

...bodrum katını izolasyonla mı doldurmam gerek?

Yalıtım yardımcı olabilir ama...

...en iyisi bodrum yerine köpük temel kullanarak...

...onu sıfırdan inşa etmektir.

Ama hepimiz bunu yapamayız, değil mi? İzleyicileriniz de.

Hepimiz evlerimizi yeniden inşa edemeyiz. Peki ne yapabiliriz?

Örneğin duşlarda suyu beş dakika sonra otomatik olarak kapatan...

...bir zamanlayıcımız var.

Bu su tasarrufu yapmanın gayet basit bir yolu. Daha kısa duşlar alıyorsun.

Bu bana uyar. Pek çok açıdan üzerimize düşeni yapıyoruz aslında.

Şovda gıda israfına dikkat etmeye çalışıyoruz.

Fazla yiyeceklerimizi yerel barınaklara veriyoruz ve...

...bu harika ürünleri kullanıyoruz.

Bu ürünü seviyorum. Josey Bamboo'yla mutfağımızı temiz tutuyoruz.

Gübrelenebilir bir temizleme mendili. Bu adamlar sert kimyasal kullanmıyor.

Hiçbir kalıntı bırakmıyor.

Bunları kullanmamın nedeni evcil hayvanlar, çocuklar ve...

...tabii ki gıdayla temas eden yüzeyler için güvenli olmaları.

Burada sizin köftelerden kaynaklı bir dağınıklığımız var.

Bunu ben yapmadım.

Evet, yaptın. Sen köfteleri yaparken oldu.

- Tamam, köfteleri yaparken olmuş. - Biliyorum. Biliyorum.

Bunları seviyoruz çünkü çevre dostular ve...

...gerçekten harika bir iş çıkarıyorlar.

Onları mutfağın ben orada değilmişim gibi...

...görünmesini sağlamak için kullanıyoruz.

Ben ortalığı daha da dağıtıyorum bu arda.

Evet.

Peki köftenin püf noktası ne? Harika kokuyorlar.

- Sorun şu: Pazar sabahları... - Evet.

Gelip köfteyi ekmeğin arasına koyuyorum.

- Evet. - Tamam mı? Sonra onu yiyorum.

Ama bu sefer akşam yemeği vaktinde tok oluyorum.

Ve çocuklar köfteyi çok seviyor. Aileyi bir araya getiriyor. Evet!

- En sağlıklı yanı da bu, değil mi? - Evet.

O tarifi almam gerekecek. Yakında benim de çocuğum olacak.

- Tamam, şimdi Cookbook'tan... - Evet.

Yapabileceğini bildiğim için senden bir şey daha isteyebilir miyim?

Evet. Nedir?

Gizli yeteneğini göstermeni istiyorum.

Şarkı söyleyebilirim. Broadway'deydim.

Annem "sosu karıştırırken şarkı söylemek iyidir" derdi.

Özellikle de şarkı söyleyebilecek senin kadar sevimli biri varken.

Pazar sabahı köftelerimi yapmayı seviyorum.

Köftelerimi yaptığım tencereye biraz şarap ekliyorum.

Köftelerimi sabah yaparım. Ve bebeğim, çok ateşlisin.

O buna sos diyor, bense gravy. O benim bebeğim ve beni deli ediyor.

Bebeğim, hayatını benimle geçir.

Şuna bak! Kocan seni boşayacak.

Sorun değil. Güzel köfteler yiyebileceğim bir yerim var. Evet!

Aman Tanrım! Vincent'ın gün boyu bizimle birlikte hazırladığı...

...harika tariflerin hepsini The Wise Guys Cookbook'ta bulabilirsiniz.

The Wise Guys Cookbook'ta.

Ve şunu söylemeliyim ki bu bir sevgi emeği.

Evet.

İnsana ailesini hatırlatıyor. Bir not defteri gibi.

İster şarkı söylüyor, ister konuşuyor ol...

...web sitemizde yaklaşan tarihlerle ilgili bir link olacak, değil mi?

Evet.

Harikaydın bebeğim. Sana bayılıyorum. Bayılıyorum.

Ve tabii ki Yeşil Kraliçeler Whitney ve Asher'a da teşekkür ederim.

Yeni programları Yeşil Kraliçe'nin ilk sezonuna göz atmayı unutmayın.

Şu anda HGTV Go'da yayınlanıyor. Dilediğiniz zaman izleyebilirsiniz.

Şarap ve sarımsak gibi kokuyoruz ve bundan memnunuz ama...

...beş dakikalık bir duş alacağız.

- Birlikte değil! - Ayrı ayrı. Elbette. Tamam. Tamam.

Oyunbozan. Bir şeyler atıştırın, hemen döneceğiz arkadaşlar.

Çok teşekkür ederim Rachael.

- Tamam. Çok teşekkür ederim. - Biz teşekkür ederiz.

- Bu bugün yayınlanacak mı? - Pazartesi, öğleden sonra iki.

Sence Rachael gerçekten programı izledi mi...

...yoksa sadece bu konuda bilgilendirildi mi?

Eminim izlemiştir.

Rachael'ın gerçekten programı izleyip izlemediğini biliyor musun?

Rachael'ın çok meşgul olduğunu biliyorum.

İzlemediyse de şahsi algılamayın.

Mikrofonunuzu alabilir miyim? - Tamam.

Mikrofonunuzu çıkaracağım. Size tekrar dokunabilir miyim?

İzin veriyorum.

Dikkat et dostum! Sadece şaka yapıyorum.

Tamam.

- Bebek konusunu açmaması ilginç. - Biliyorum. Onu düşündüm.

- İyiydin. - Sen daha iyiydin.

Belki de kadrajda değildi.

Karnından mı bahsediyorsun? Kadrajdaydı.

- İşte. - Teşekkürler.

Mikrofonunuzu alacağım. Size tekrar dokunabilir miyim?

Evet.

Suya, sodaya falan ihtiyacınız var mı?

- Sanmıyorum ama teşekkürler. - Tamam. Harika.

- Çok teşekkürler. - Tekrar teşekkürler. Evet.

- Teşekkür ederim. Tebrikler. - Teşekkür ederim.

- Mutlaka izleyin. - Evet, izleyeceğiz.

- Amin. - Amin.

Telefon yok. Telefon yok. İşte, biraz al. Yemelisin.

Gerçek televizyonda olamadığımız için çok sinirlendim.

Tanıdığım herkes programı hiçbir yerde bulamadığını söylüyor.

Kimse bunun hakkında yazmıyor.

Biraz zaman alır.

Şu an ikinci sezonu çekiyoruz ve buna bebek de dahil olacak.

Kanalın da dediği gibi, izleyici kitlemizi artıracak.

Az önce Rachael Ray'e katıldık. Rachael kahrolası Ray!

Cara sanatı bıraktığı için "New York Times" a çıkacak.

Artık sanatı bırakmak da mı sanat oldu?

Hiçbir şey satamayınca...

...kötü koleksiyoncularla büyük sorun yaşaması ilginç.

- Şey... - Sadece söylüyorum.

Belki bu programı bırakıp bir masaj salonunda çalışmaya başlarsan...

...senin hakkında da yazarlar.

Bunun Holokost'a ilgi çekmek için falan olduğunu söylemem gerekirdi.

Whit!

Tamam, bu uygunsuzdu ama senin şakan da öyleydi.

Sadece şaka yaptığını biliyorum. Sanatını insanlara satmasının...

...onu yeniden travmatize etmenin bir yolu olduğunu söylediler.

Ama onun halkı çok şey yaşadı.

Ve sanatsal bir çaba olarak bunu gerçekten anlıyorum.

Hepimiz trajediyi kendi yöntemimizle hazmediyoruz. Mel Brooks'a bak.

"The Producers" la çıkış yaptığında Yahudiler o filmden nefret ediyordu.

Ama film Holokost'u hazmetmemize yardımcı oldu çünkü...

...bunun üzücü bir şey olduğunu düşünmüştük ve...

...bu üzücü bir şey ama aynı zamanda da komik.

Veya içinde bulunabilecek bir mizah var.

Çünkü sanatın amacı...

Sanatın amacı bazen istediğin şeyi ifade etmek için...

...aşırı uçlara gidebilmektir. Onu anlatmaya çalışıyorum.

Evet. Anlıyorum. Böyle şakalar yapmamalıyım.

O deneyimi yaşamadım.

Senin geçmişin deneyimini veya mücadelelerini paylaşmıyorum.

Sırf sonradan oldun diye benden daha az Yahudi olduğunu düşünürsen...

...çok yanılırsın, tamam mı?

- Evet. - İlginç bir bilgi vereyim.

ABD'de neredeyse Yahudilerle aynı sayıda yerli var. Biliyor muydun?

Vay be.

Sana bir şey aldım.

- Ne? - Doğum hediyesi.

Doğana kadar bebeğe hediye vermememiz gerektiğini sanıyordum.

Bu bebek için değil, senin için.

Hiç gerek yoktu. Bunu hak ediyorum ama...

Ne yapıyorsun?

- Tamam, biraz yer aç. Challah'ı çek. - Tamam.

Teşekkür ederim.

Tamam. Yavaşça aç. - Tamam.

Bu ne? - Questa Lane.

Onu sana hediye olarak Abshir'e veriyorum.

Ona evinin bir modelini mi veriyorsun?

Ona gerçek evi veriyorum. İçinde sonsuza kadar yaşayabilir.

Neden?

Bir noktada onları çıkaracağımızı konuşmuştuk, biliyorum ama...

...düşününce bu pek hoşuma gitmedi. "Neden evi onlara vermiyoruz" dedim.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left