The first 200 lines.
Önceki Bölümlerde
Santa Fe'deki Bookends binasına dünyadaki cehennem deniyor.
2020'de Santa Fe muhabiri...
...tahliyelere yönelik acımasız yaklaşımları nedeniyle...
...ebeveynlerini "gecekondu ağası" olarak nitelendirmişti.
Google'da beni onlara bağlayan hiçbir şey yok.
Neden belediye beni arayıp...
...telefon numaramın Bookends'teki evlerle ilişkili olduğunu söylüyor?
Bana çocukmuşum gibi davranıyorsun. Ve ben bir yetişkinim.
Yetişkin bir kadınım.
Bill.
Adını seslendim ve beni aktif olarak görmezden geldi.
Bill.
Elimizde sürtüşmesiz bir program var.
- Topluluğa hoş geldiniz. - Teşekkürler.
Ve bu, insanların izlemek isteyeceği bir şey değil.
İnsanlar bu ilişkiyi senin gözlerinden görmek istiyor.
Haberleri gördün mü?
Seni zorlamasaydım iyi bir şey yapmazdın.
Bu çok yorucu olmuyor mu? İyi bir adam gibi davranmak.
- Bunu sen mi söylüyorsun? - O ne demek?
Bilmiyorum. Karına sor.
Bu kahrolası çeteci ve hırsızların çalmaya gelmesinden bıktım.
Bu pisliği buraya siz getirdiniz.
- Kes şunu, tamam mı? - Yoksa ne olur?
Senin için kurşun yemeye hazırdım.
İnsanları o kadar önemsiyorsun ki tam meleksin.
Memnun oldum. Bu kim?
Belki de bunların hepsinin bir nedeni vardır.
- Tamam. - Stil güzel.
- Evet. Evet. Stil güzel. - Biraz dar görünüyor.
- Evet. - Evet.
- Evet. Ben de öyle diyecektim. - Evet.
Üzerinde çalışıyordum. Düğme konusunda bana yardım edebilir misin?
- Evet. Evet. İşte. Hazır mısın? - Tamam. Hadi bakalım.
- Hadi bakalım. - Tamam.
Evet.
İki kişilik yiyenin ben olduğumu sanıyordum.
Ben üç kişilik yiyorum.
Aman Tanrım. Tekrar deneyelim. Hazır mısın?
Tamam. Hadi bakalım. Tamam. İşte. Hayır.
- Çok yaklaştık. - Hayır, hayır. Orası değil.
Bu harika. Bu harika. Vay canına. Aldık. Aldık. Kestik. Hadi gidelim.
Çok komikti. Aman Tanrım.
"Ben üç kişilik yiyorum" deyince çok güldüm.
Aman Tanrım. "Ben üç kişilik yiyorum."
Senin sözün de harikaydı Janice. - Teşekkürler.
Selam, ben HGTV'den Martha Donovan.
- Selam. Tanıştığıma memnun oldum. - Bu harikaydı.
Merhaba Pascal. Tanıştığıma memnun oldum.
İzlediklerimden ikinizi de zaten tanıyormuşum gibi hissediyorum.
Ben de seni tanıyormuşum gibi hissediyorum.
Mahalleden memnun musunuz?
Evet. Harika. Evet. Evet. Herkes muhteşem.
Güzel.
Ben sizi tutmayayım. İşinize engel olmak istemem.
Tamam. Sonraki sahneler için sizi alalım.
- Çok teşekkürler. - Tamam. Güzel.
- Tanıştığıma memnun oldum. - Tanıştığıma memnun oldum.
- Janice, çok komikti. - Teşekkür ederim.
"İki kişilik yiyorum." Evet.
- Şu kot şakası harikaydı. - Değil mi?
Whitney ve Asher yapsaydı nasıl olurdu diye merak ediyorum.
- Harika fikir. - Öyle mi?
Bu muhteşem bir fikir. Bunu kesinlikle yapacağız.
Bugün o ikisiyle kafede bir şeyler planlamıştım.
Aklında ne var?
İkisi eğlenip birbirine sevgi gösteriyor...
...birbirlerine tatlı yediriyorlar.
Burunda krema falan, bilirsin. Öylece takılıyorlar işte.
- Bunu sevdim. - Evet.
- İstediğimiz bu, değil mi? - Evet.
- Evet. - Tam da bunu istiyoruz. Evet.
Biraz yer açmak için bunu daha erkene alabilir miyiz?
- Peki bugün olması şart mı? - Evet, bugün olması gerekiyor.
- Tamam. - Günlük çekimlerde olmalı.
- Tamam. - Teşekkür ederim.
İşte, ikinci komutan. Nasılsın? - Selam.
İyi hissediyor musun?
Asher'ı sert bir adammış gibi davrandığını gösterebileceğimiz...
...bir şey yapabilir miyiz? Çünkü geçen gün çok ezik bir şey yaptı.
- Evet. - İnanılmazdı.
Çok komik. Çok komik.
- Evet. - Genel olarak nasılsın?
Nasıl olduğumu biliyorsun.
Evet. Bugün HGTV'den Martha uğradı.
Hâlâ burada mı?
Hayır, hayır, Gitti. İlgilenmesi gereken bir sürü toplantı varmış.
Ama daha sonra akşam yemeğine çıkmak istiyormuş.
- Tamam. - Sen, ben, Asher. Müsaitseniz yani.
- Tamam. - Peki, tamam. Güzel.
- Program için ne dedi? - Beğenmişler.
Öyle mi? Tamam.
Evet. Âşık olmuşlar. Sizi çok seviyorlarmış.
Gerçekten mi? Aman Tanrım.
Aranızdaki dinamiği, şaka yollu çekişmeleri falan...
Pascal ve Janice'i. Her şeyi.
- Aman Tanrım Tanrım. Bu çok iyi. - Gerçekten heyecan verici. Evet.
Harika.
Tek röportajlarında söylediğin bazı şeyler hakkında...
...biraz gergin olduklarını söylediler.
Bunu nereden çıkardılar bilmiyorum ama...
...Asher'la gerçek hayatta ayrılabileceğini düşünüyorlarmış.
Ve bunu yapmamızı istemiyorlar.
Kesinlikle o yöne gitmemizi istemiyorlar.
Ben de "sorun değil" dedim. Sorun değil, değil mi?
Ne olursa olsun iyi olacağını söylemiştin.
Ve bunu benimseyeceklerdi çünkü hayatımda gerçekte olan şey bu.
Bu benim hikayem. - Bu bir hataydı. Yanılmışım.
"Asher yoksa program da yok" dediler.
Ve bu noktayı çok açık bir şekilde ortaya koydular.
Bu konuda gerçekten yapabileceğim hiçbir şey yok. Üzgünüm.
İşimi kaybedebileceğim bir noktadayım ve bunun olmasını istemiyorum.
Çiftlerin boşandığı bir sürü program izledim aslında.
Bizde olanın bu olduğunu söylemiyorum.
Sadece bu programlardan çok var diyorum.
Evet.
Ve çok popülerler. Gördüklerim... Evet.
İyi bir noktaya değindin ama o çiftler çok uzun süredir birlikteydi.
İzleyicilerin sevgilisi oldular. Ve sonra bir şey oldu.
Yani insanlar taraf seçebiliyor. Bir drama var, anlatabiliyor muyum?
Ama iki kişinin...
...başından beri birbirinden nefret ettiği bir programda öyle olmaz.
- Birbirimizden nefret etmiyoruz. - Evet.
- Biz evliyiz. - Tamam.
Evet.
Bak, beni yanlış anlama, ciddi şeyleri severler.
Sadece olumlu bir dönüş olduğundan emin olmak istiyorlar. Her zaman.
Ve ayrıca yeni yayın formları da istiyorlar.
Üzgünüm. Üzgünüm. Bir saniye. Bir saniye.
Tamam. Anlaştığımıza sevindim.
Selam.
HGTV'den Martha gelmiş, bu akşam bizimle akşam yemeği yemek istiyor.
Müsait misin? - Evet. Sadece bir kahve alacağım.
Bugün orada mı?
Orada olsa ne olacak?
- Benim için hazırlar mı? - Hayır. Bir şey söyleyeceğim.
Patrick'i bilirsin, kameraman. Onunla pek fazla iletişim kurmadın.
Hayır, hayır. Patrick'i tanıyorum. Evet.
Artık aramızda olmayacak.
Ekiple gerçekten yakın olduğunu bildiğim için...
...endişelenmeni istemedim. - Ne oldu?
Bir durum vardı ama halledildi. Bilmen gereken tek şey bu.
Tonya, bana söyleyebilirsin. Cinsel taciz miydi?
Hayır, hayır, hayır, hayır. O... Tamam.
Arabana son derece uygunsuz bir not bırakmış. Ama cinsel değil.
- Ne yazmış? - Gecekondu ağalarıyla ilgili bir şey.
- Görebilir miyim? Sende mi? - Evet, evet. Fotoğrafını çektik.
Onun koyduğunu diğer ekip üyeleri aracılığıyla öğrendik ve...
...hemen müdahale ettik.
Onunla konuşmak istiyorum.
Hayır, hayır. İşçi uygulamaları nedeniyle bunu tavsiye etmem.
Hayır. Kovulmasını istemiyorum. Kendisini ifade etme hakkı var.
Ben sadece onunla konuşmak istiyorum.
- Tamam. - Bunun benimle hiçbir ilgisi yok.
- Tamam. - Sence var mı?
Hayır, hayır, hiç yok. Hiç yok.
Onu şimdi mi arayayım? - Evet, lütfen.
- Evet. - Evet.
Tamam.
Selam. Selam Patrick, ben Tonya. Whitney yanımda.
Ve seninle kısaca konuşmak istiyor.
Seninle konuşmak istemiyormuş. - Onu hoparlöre verebilir misin?
Phoebe'nin amcasını tahliye ederken soyadının aklanmasına yardım etti.
Ve adam şu an sokaklarda. Evet. - Selam. Selam Patrick. Ben Whitney.
Sadece şunu söylemek istedim, çok yanılıyorsun.
Hayatım boyunca kimseyi tahliye etmedim.
Ve bu yaşandığı için çok üzgünüm.
Belli ki bir yanlış anlaşılma olmuş ve kovulmuşsun.
Görüşürüz!
- Phoebe kim? - Sürücülerden biri.
Tanrım. Phoebe. Aman Tanrım! Hayır. Onunla konuşmak istiyorum.
Lütfen hemen. Onu çağırabilir misin? - Tamam. Evet. Getiririm.
Aman Tanrım. Phoebe'yi çok severim. Bu...
Sadece laf arasında bahsettim.
Birisi onun nerede yaşadığını sordu, ben de Bookends dedim ama...
...senin bununla bir bağlantın olduğunu bilmiyordum. Çok üzgünüm.
Hayır, hayır. Phoebe. Sorun değil. Sorun değil.
Başın belada değil, tamam mı? O binayla hiçbir bağlantım yok ama...
...neden öyle düşündüğümü anlayabiliyorum.
Ve amcanı oraya geri döndürmek için...
...bağlantılarımı kullanmayı deneyebilirim. Tamam mı?
Tam adı ne? - Bunu yapmak zorunda değilsin.
- Hayır, lütfen söyle. Tam adı ne? - Gordon MacIntosh.
Gordon MacIntosh. Elma gibi. Ekşi ve tatlı.
Bana ilk günümde ne söylediğini hatırlıyor musun?
Hatırlatman gerekecek. Eminim hatırlarım.
Çok fazla kadın sürücü olmadığını söylemiştin.
Sonra "bastır kızım" dedin. Bu benim için çok değerliydi.
Evet. Phoebe. Ciddiydim. Gerçekten ciddiydim.
Programın yayınlanmasını sabırsızlıkla bekliyorum.
Herkes senin gerçekte kim olduğunu görecek.
- İyi misin? - Evet. Mutluyum.
Tamam. Bu konuyla hemen ilgileneceğim, tamam mı?
Söz veriyorum. - Tamam.
Tamam. Yaklaşık 10 dakikamız var.
Santa Fe'nin Gecekondu Ağaları
"Kiracılar Bookends'te Yaşamanın
Dünyadaki Cehennem Olduğunu Söylüyor"
- Gitmemi ister misin? - Hayır, neden?
No comments yet. Be the first to leave one.