The Handmaid's Tale

The Handmaid's Tale

Download Turkish Subtitle

Season 2

Release info

The Handmaids Tale S02 1080p BluRay x264-ROVERS
A Commentary by SunGod
Çeviri: Net-Rip | The.Handmaids.Tale.S02.1080p.BluRay.x264-ROVERS | 720p.BluRay.x264-DEMAND | BDRip.x264-DEMAND | Senkron: Oldspider

Tags

BluRay
x264
1080
Published on: 2021-07-23
Downloads: 89
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Kaçın, kaçın!

The Handmaid's Tale'de daha önce...

- Lütfen kızımı götürmeyin! - Anne!

Siz kızlar sadık liderlerinize...

...ve onların kısır karılarına hizmet edeceksiniz.

Onlar için çocuklar doğuracaksınız.

Komutan, belki de yapamaz.

Belki de başka bir yol deneyebiliriz.

Bayan Waterford sorunca hayır diyemedim. Üzgünüm.

Siktir!

Artık Mayday'in işine yaramıyorum.

Ama sen onlara yardım edebilirsin.

- Onlar kim? - Savaşanlar.

Karşı cinse ihanetle suçlanıyorsun.

Senin için şaşırtıcı olduğunu biliyorum Emily.

Yine de çocuk sahibi olabilirsin.

Bu gece seni dışarı çıkartacağım.

Böyle yerler yasak sanıyordum.

Seni trende bıraktığım için çok üzgünüm.

Sorun değil. Seni buradan çıkaracağız.

Burası Gilead. Kimse kaçamaz.

Moira, seni alt etmelerine izin verme. Kendine gel.

Kalk ve savaş.

Offred, kocana bir mesaj iletebilirim.

- Benim kocam öldü. - Lucas Bankole. O yaşıyor.

Bizi birlikte görürlerse, beni koloniye gönderirler.

Sen bir Göz'sün. Sen dokunulmazsın.

Dualarımıza yanıt verdi.

- Tanrı'nın adıyla. - Çocuk senden değil.

Sen baba olamazsın çünkü bunu hak etmiyorsun.

Lütfen çıkayım! O benim kızım!

Bebeğim güvende olduğu sürece, seninki de güvende.

Hayır!

- Mayday'e yardım etmek istiyorum. - Jezebel'e geri dönmelisin.

Oradan bir paket çıkaracaklar.

Galiba Boston'dayım. Bizler mahkumuz.

Neler olduğunu herkese anlat. Lütfen beni burada unutma.

Lütfen bizi unutmayın.

Ontario'ya hoş geldin. Kanada'da ailen var mı?

Merhaba.

Angela'yı bana ver.

Onun adı Charlotte, seni yalancı pislik!

Çocuğa zarar vermekten daha büyük bir günah yoktur.

Bu suçun cezası taşlanarak ölümdür.

Lydia hanım, bunu yapamayız.

Üzgünüm Lydia hanım.

Üzgünüm Lydia hanım.

Üzgünüm Lydia hanım.

Hepiniz evlerinize gidin! Sonuçlarına katlanacaksınız.

Onlarla birlikte git. Güven bana.

- Kızı nereye götürüyorsun? - Neler oluyor?

Bu ya sonum olacak, ya da yeni bir başlangıç.

Bunu bilmem imkansız.

İçimdeki karanlığa adım atıyorum.

Ya da ışığa.

Yürü!

Sıraya geçin!

Yürüyün!

Sırayı bozmayın!

Yürüyün!

Yürüyün!

Giriş yapıyoruz.

Çabuk!

Yürüyün!

Yürüyün!

Yürüsenize!

Çabuk! Sallanma!

Çıkar onları!

Sonunuz geldi!

Yürü!

Yukarı çıkın!

Kalksana!

- Hazır mı? - Evet efendim!

Yerlerinize geçin!

Tanrı'nın eliyle!

Tanrı'yı bütün kalbinizle seveceksiniz.

Onun yolunda yürüyeceksiniz.

Ondan korkacaksınız ve ona sadık kalacaksınız.

Emirlerine ve yeryüzündeki kullarına itaat edeceksiniz.

Yoksa hükmünün acısını hissedersiniz.

Bu yüzden onu seveceksiniz.

Bu da size ders olsun.

Cennette hüküm süren babamız mı?

Sahiden mi? Bu ne boktan bir şey?

Tamam, diğer ayağın.

Teşekkürler. - Rica ederim.

Nasılsın tatlım?

- Acıktım. - Bu iyi haber.

Biz harikayız.

Öyle miyiz?

İki kaşık daha yoğurt. Tamam mı?

Mango mu? Ben vafıl istiyorum.

İki kaşık daha yoğurt. Başka bisküvi yeme, tamam mı?

Tatlım, Walgreens'e gidecek misin?

Gitmem gerek. Tylenol alacağım.

Benim deodoranta ihtiyacım var. Ve kalem pile.

- Tamam. - Çift A pil.

Kayıt için formu doldurman gerek. Son bir ayım kaldı.

Formu görmek mi istiyorlar?

Evet, kocalar için de bir satır var.

Çok saçmaymış.

Ders seçmek zorunda değilim.

Yani...

İstemiyorum.

Bırakacak mısın?

Bilmem.

Belki.

Belki mi?

- Hadi gidelim anne. - Tamam balkabağım.

Sonra görüşürüz.

- Dur biraz. - Hadi.

Tatlım...

Ders alma. Boş ver.

Peki.

- Bu delilik. - Öyle mi?

- Seni seviyorum. - Ben de seni.

- Hadi gidelim anne. - Hiç fena değil.

Tamam. Artık gitmeliyim.

Gözlerini kapat. Röntgencilik yapayım.

Hayır, gidiyoruz.

- Görüşürüz. - Aman Tanrım.

Ne kadar şımarık kızlarsınız.

Şımarık çocuklar gibi.

O size her şeyi sundu.

Fakat sizden iman istediğinde onu reddettiniz.

Size Tanrı'nın hükmü öğretildi. Ama siz...

...''Biz daha iyisini biliriz.'' dediniz.

Kolunu kaldır kızım.

Dediniz ki...

...''Ben Tanrı'dan daha iyisini bilirim.''

Sizi seviyor.

Sizi koruyor.

Geçmişi hatırlamıyor musunuz?

Artık güvendesiniz.

Kızlar, özgürlük tek çeşit değildir.

Bireysel özgürlük ve inanç özgürlüğü vardır.

Anarşi günlerinde...

...bireysel özgürlük vardı.

Şimdi size inanç özgürlüğü verildi.

Bu Tanrı'nın nimetidir.

Onu hafife almayın.

Ne?

Offred...

...bir sır saklıyormuş.

Çok büyük bir sır.

Kutsal ışıkla aydınlandı.

Şimdi ''Merhameti kutsansın.'' diyelim.

Merhameti kutsansın.

Merhameti kutsansın.

Merhameti kutsansın.

Merhameti kutsansın.

Mucizeyi nasıl karşılıyoruz?

Hasta köpekler gibi ağlayarak mı?

Merhameti kutsansın!

Merhameti kutsansın.

Merhameti kutsansın.

Merhameti kutsansın.

Merhameti kutsansın!

Islak kıyafetlerini çıkarın.

Tanrı'nın adıyla.

Yağmurlu bir günde sıcak çorba gibisi yoktur.

Büyük bir keyif.

Ye bakalım.

İki kişilik menü.

Aç değilim.

İştahsızlık, ilk haftalarda normaldir.

Biraz çaba göstermen yeterli.

Önünde büyük bir macera var.

Sana ihtiyacın olan tüm imkanları vereceğiz.

Dinleneceksin, sağlıklı besleneceksin.

Temiz hava alıp spor yapacaksın.

Uslu bir kız olman yeterli.

Bunu yapabilirsin, değil mi?

Denerim Lydia hanım.

Güzel.

Artık numara yapmanı istemeyiz, öyle değil mi?

Ne saçmalık!

Boşa kürek çekme. Ne uğruna? Bir hiç.

Janine, bir hiç değildi.

Hayır, kesinlikle değildi.

Ona iyilik yaptığını mı düşünüyorsun?

Tanrı'ya daha hızlı ulaşabilirdi.

Hem de arkadaşlarının desteğiyle.

Arkadaşlar birbirini taşlayarak öldürmez.

Janine, kolonilere gönderildi.

Senin yüzünden acı çekecek.

Seninle birlikte itaatsizlik eden bütün damızlık kızlar...

...sonuçlarına katlanacak. Ama sen değil.

Sen hamilesin. Sen dokunulmazsın.

Bunun farkındasın.

Çok cesursun, değil mi?

İsyankârsın ama risk almıyorsun.

Şimdi yemeğini ye.

Aç değilim.

O zaman yürüyüşe çıkalım.

İyi akşamlar Ofwyatt.

Ofwyatt, evde zor günler geçirdi.

Kurallara uymadı.

Kezzap içti. Ne kadar korkunç.

Ofwyatt, çocuğunu tehlikeye attı.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left