The first 200 lines.
The Husband
4. Bölüm
Gelmişsin.
Bütün gece neredeydin?
Neden buradasın?
Yatakta olman gerekirdi.
Son zamanlarda tuhaf davranıyorsun.
Hep geç kalıyorsun ve sana bir türlü ulaşamıyorum.
Bir iş çıktı.
En azından beni arayamaz mıydın?
Hayun nerede?
Seni sorup duruyordu, sonra bir süre önce uykuya daldı.
Anladım.
Seni bu saatte dışarıda tutan ne olabilir ki?
Söyledim ya, hastanede bir iş çıktı.
Hayatım.
Benden bir şey mi saklıyorsun?
Hayır.
Gerçekten bir şey olmadığından emin misin?
Eminim.
Peki.
Dinle.
Ben senin karınım.
Eğer bir şey varsa bana söylemelisin.
Zor bir dönem geçirdiğini görebiliyorum ama hiçbir şey söylemiyorsun.
Umarım gerçekten bir şey yoktur.
Ama bir şey söyleyebilir miyim?
Çok değiştin.
Seni artık zar zor tanıyorum.
Alyansın nerede?
Ameliyattan önce çıkarmıştım. Muhtemelen ofiste bırakmışımdır.
Kısıtlı Erişim
Erişime İzin Verildi
Sadece Yetkili Personel Girebilir
Ödümü patlattın.
Bu saatte burada ne işin var?
Şey, ofiste bir şey unutmuşum da.
Epey önemli bir şey olmalı.
O zaman daha sonra görüşürüz.
Tamam.
Chiung.
Ne? Söyleyecek bir şeyin mi var?
Aslında...
Pardon, şunu hemen cevaplayayım.
Ben Choi.
Doktor Choi, benim. Hemen konuya gireceğim.
- Taeju'dan haber aldın mı? - Evet, ne tesadüf ki karşılaştık.
Şu anda onunla birlikte misin?
Evet.
Polis yolda,
o yüzden ne olursa olsun onu orada tutmalısın.
Evet, anladım.
Chiung, çok üzgünüm.
Sonra açıklarım!
Kırmızı Işık ve Hız Kontrol Kamerası
Amirim, Kang'ın konumuyla ilgili yeni bir bilgi aldık.
Neredeymiş?
Saat 21:46'da Deoksam Kavşağı'ndaydı.
O tarafa doğru gidiyoruz.
Plaka numarası 1228, lütfen kenara çek.
Kenara çek, 1228.
Şüpheli araç Shinyudong'a doğru ilerliyor.
İkinci ve üçüncü birimler, takibe geçin.
Kang Taeju!
Hemen kenara çek!
Bu kadar pervasız davranma!
Yolunu kes! Önüne geç!
Siktir.
Geri dön! Gaza bas!
Merkez, takip sırasında şüpheli aracı kaybettik. Plaka numarası 1228.
Herkes geri çekilsin!
Onları uzak tutun!
Amirim, ana yola doğru gitmiş gibi görünüyor.
Peşinden gidin. Uzağa gitmiş olamaz.
Seongjin Karakolu
Halkın Sorumluluğunu Üstleniyoruz
Seongjin Karakolu
Bekle, dur orada.
Kang Taeju şurada! Geri çekilin!
Kang Taeju'yu bulduk. Şurada!
Gidin!
- O tarafa! - Başüstüne!
Hemen ikinci kata çıkın!
Başüstüne.
Nereye gitti?
Diğer tarafa gidin! Önünü kesin!
Ne oluyor be? Dur!
Ne bok yediğini zannediyorsun?
Yakalayın onu!
Bekle, Kang Taeju!
- Hareket ediyor! - Şu deli herife bak.
Kang Taeju, dur!
Kang Taeju!
Peşinden gidin!
- Kim. -Efendim?
- Hemen destek iste! - Başüstüne.
Dikkat, Seongjin destek istiyor.
İki devriye ekibi hemen yola çıkıyor.
Dedektif ekibi de peşinden gidecek.
Seyun.
Şu işe bir son verelim.
Boşanmak istiyorum.
Piç kurusu.
Aman be! O da neydi öyle?
Hızlı!
Şu tarafa!
Şu tarafa.
İşte buradasın.
Polislerle oyun oynayabileceğini mi sanıyorsun? Avukat tutma hakkın var...
Hayır!
Hay!
Kang Taeju.
Kollarını ve bacaklarını hareket ettiremiyor musun?
Omuriliğin hasar görmüş.
Hareket etmeye çalışırsan sinirlerine kalıcı hasar verirsin.
Kıpırdama, tamam mı?
Dayan.
İşte böyle.
Alo, ambulansa ihtiyacımız var.
Evet, Ilseo Tedarik Merkezi'ndeyim.
Bodrum katına inen merdiven boşluğunda omurilik hasarı olan bir hasta var.
Evet, acilen hastaneye kaldırılması gerekiyor. Lütfen acele edin.
The Husband
Acil Servis
-Kim. İyi misin? - Bekle, bir saniye.
Amirim, Kang Taeju
silahımı aldı.
Silahını mı?
Özür dilerim.
Tamam. Şu anda bunu dert etme.
Lütfen onu hastaneye götürün.
İyi olacak mı?
Hastaneye varana kadar emin olamayız
ama zamanında yapılan ilk yardım sayesinde,
en kötüsünden kurtulabileceğini düşünüyorum.
İlk yardım mı?
Kang Taeju için arama emri verin.
- - Hemen hallediyorum. - Başüstüne.
Eumgok, Junseong
Kapılar kapanıyor.
Kapılar kapanıyor.
Bu Tren Junseong'a Gidiyor
Etkilendim, Kang Taeju.
Gerçekten başardın.
Eşim şu anda nerede?
Benimle gel.
Namgang Hayvancılık Dağıtım
Neredeyiz?
Eşimi bulmaya gideceğimizi sanıyordum.
Bundan sonrasını senin çözmen gerekiyor.
Anlamadım?
Bu bir şaka mı?
Eşimi kaçırmadığımı bildiğini söylemiştin.
Onu bulmama yardım edeceğini söylemiştin. Peki şu anda nerede?
Beyin ve Sinir Cerrahı Kang Taeju
Seyun
Ne oluyor lan?
O piç kurusuyla mı iş birliği yapıyorsun?
Eşim nerede?
Cevap ver!
Sana söyledim.
Artık bunu çözmek sana kalmış.
Ne?
Dalga mı geçiyorsun?
Hemen burada ölmek mi istiyorsun?
Seyun nerede?
Seyun nerede? Nerede o?
Daha önce hiç birini öldürdün mü?
Ne?
Bir doktor olarak fırsatların olmuştur herhalde.
Bir hayatı kurtarmakla bir hayatı almak arasında çok ince bir çizgi vardır.
Ne diyorsun sen?
Kang Taeju, karısı için ne kadar ileri gidebilir?
Birini öldürebilir mi?
Selam ver.
O benim eşim.
Eğer o piçi bir an önce bulamazsan,
eşin de onun gibi olacak.
Bu yüzden sen benim yemim olacaksın.
Sen eşini geri alacaksın,
ben de o piçi öldüreceğim.
Ne, yani o senin eşin mi?
Bu ne anlama geliyor ki...
Park Gyeongmin
Mesleği: Fotoğraf Eğitmeni
Biliyor musun, haklısın.
Bir hayatı kurtarmakla bir hayatı almak arasında çok ince bir çizgi var.
Benim işim bu.
Bu iş mutlak hassasiyet gerektirir.
On milimetrenin onda biri bir insanı ya öldürebilir ya da kurtarabilir.
Beyin sapına tek bir çizikle ameliyat masasında ölürler.
Omurilik sinir köküne dokunursan,
ömür boyu tedavi edilemez, yakıcı bir acıyla karşı karşıya kalırlar.
Bak dostum.
O fotoğrafta kim olduğu umurumda değil, karın olsun ya da olmasın.
Tek bir şey umurumda.
Benim karım nerede?
Ne dedin?
Neler oluyor böyle?
Merhaba?
No comments yet. Be the first to leave one.