Penn & Teller: Fool Us

Penn & Teller: Fool Us

Télécharger le sous-titre en Turkish

Saison 1

Informations sur la version

Penn & Teller - Fool Us S01E01 How to Saw a Woman in Half
Un commentaire de balloumowgly

Tags

other
Publié le: 2022-03-11
Téléchargements: 12
Malentendants: No

Aperçu des sous-titres Turkish

Les 200 premières lignes.

Karşınızda televizyonun Bay Sihir'i Jonathan Ross!

İyiyim, çok teşekkürler.

Merhaba millet, hem buradaki seyirciler

hem de bizi evlerinden seyredenler için büyülü bir gece olacağına

söz verdiğim geceye hoş geldiniz.

Sihri her zaman sevmişimdir.

Küçükken büyükbabam beni büyülerdi.

Benden ufak bir bozukluk isteyip

onu ortadan kaybederdi.

Harika bir sihirbazdı. Ayrıca, ne yazık ki bir hırsızdı

çünkü... Parayı asla geri alamadım.

Ülkenin hokkabaz topluluğunun seçkinlerini bir araya getirdik.

Başım derde girmeden bu cümleyi tamamlayabilmiş olmam inanılmaz.

Size bir Hogwarts topluluğundan daha çok sihir göstereceğiz.

Beni mükemmel takım elbiseli, büyüleyici yakışıklılıkta

bir Dumbledore olarak düşünebilirsiniz.

Sıkıcı! Pekâlâ.

Hepsi sanatında usta ve son on yıldır Las Vegas'ın afişlerini süsleyen

iki adamı kandırmaya çalışmak için buradalar.

Penn ve Teller.

Aslına bakılırsa Vegas'ta onlardan büyük olan tek şey şehrin elektrik faturası.

Onların büyük hayranıyım, umarım siz de öylesiniz.

Onlar sahneye gelmeden evvel şunu izleyin.

Selam! Vegas'a hoş geldiniz!

ŞAHANE LAS VEGAS NEVADA'YA HOŞ GELDİNİZ

Ben Penn Jillette, bu da ortağım Teller.

Biz Penn ve Teller'ız. Tüm yetişkin hayatımız boyunca

birlikte çalışıp sihirbazlık yaptık.

Yaklaşık on yıldır burada, Las Vegas, Rio'dayız.

Bırak!

Birinin veya birçok kişinin bizi kandırabileceği umuduyla

İngiltere'deyiz.

Nasıl yapıldığını bilmediğimiz numaralar yapabilmeleri umuduyla.

PENN VE TELLER

Yalnızca bir defa izleyerek numarayı nasıl yaptıklarını anlayabilmeliyiz.

Seyircinin bakış açısından, yalnızca bir defa izleyerek.

Ekranlara bakmıyoruz, sinsi kamera açılarımız yok,

önceden aldığımız bir bilgi yok.

Orada oturuyoruz, siz geliyorsunuz ve bizi kandırıyorsunuz.

Kandıramazsanız eve dönüyorsunuz. Kandırırsanız Vegas'a geliyorsunuz.

Bizi kandıran olursa tüm masrafları karşılanacak.

Bizimle Las Vegas'a uçacaklar.

Numaralarını yapabilmeleri için onlara sahnemizi vereceğiz.

Bu gece gösteriye gelecek olan herkes çok ama çok cesur olacak.

Sonrasında fikrini söyleyebilecek birinin karşısında

numara yapmak gerçekten zordur.

Bu gösterinin olayı, beş yaşındayken

ilk defa birinin ellerinde bir şeyi yok ettiğini ilk gördüğümüzde

hissettiklerimizi tekrar yaşamak.

Bu çok güzel, harika bir duygu ve bu duyguyu tekrar yaşamak istiyoruz.

Yani, kandırın bizi!

35 yıldır birlikte gösteri yapıyorlar!

İnanılmaz, birçok evlilikten daha uzun

ama her evlilikte olduğu gibi bence yürümesinin nedeni

birinin diğerinin konuşmasına izin vermemesi.

İşte karşınızda eşsiz ikili Penn ve Teller!

Beyler. Bay Teller! Bay Penn!

-Nasılsın? -Sizi burada görmek güzel.

Teşekkürler.

Herkes heyecanlı, ben de heyecanlıyım.

Biliyorum ki siz de heyecanlısınız

çünkü genel itibariyle kandırılmak istiyorsunuz, değil mi?

Evet, bu bir yarışma değil.

İnsanın sihre bulaşmasının nedeni

kandırılmaktan daha güzel bir his olmaması.

Sihir alanında ne kadar çalışırsanız, kandırılmak da o kadar zor oluyor.

-Yalnızca bir defa izleyeceksiniz demek? -Bir defa, evet.

Kamera numarası yok, kurgu yok, böyle şeyler yok.

Evinizden gördükleriniz Penn ve Teller'ın gördüğüyle

ve buradaki seyircilerin gördüğüyle aynı. Numarayı nasıl yaptıklarını

anlamaya çalışacaksınız...

Anlamak için elimizden geleni yapacağız.

Bize nasıl yaptıklarını söylemeyeceksiniz

ama sanırım meslek dilini kullanarak

şu konuda yeteri kadar bilgi vereceksiniz ki

biliyoruz, biliyorlar, biliyorsunuz, biliyorlar

ve böylece ne yaptıklarını bilmeden sizin bildiğinizi bilmiş olacağız.

-Ne istersek onu yapacağız. -Evet.

Gösteriye başlamadan evvel,

Penn ve Teller'ın nasıl gösteri yaptığını

daha önce görmemiş kişiler olabilir.

Size göstermek üzere, bu işin en ustalarından

Penn ve Teller, bayanlar ve baylar.

Başlamadan evvel sizden ufak bir iyilik isteyebilir miyiz?

Lütfen cep telefonlarınızı çıkarın ve açın.

Zil sesini de sonuna kadar açın. Yüksek sesli ve hatta olmanızı istiyoruz.

Şöyle kaldırın

çünkü seyirciler arasından birini seçip

telefonuyla sahneye gelmesini ve bu ilk numarayı

o kişiye nasıl yapıldığını gösterecek bir açıdan kaydetmesini isteyeceğiz.

Cep telefonunuz varsa

ve kullanmayı biliyorsanız, böyle havaya kaldırın.

Buna uygun birini bulacağız. Size şunun sözünü verelim,

hepimizin cep telefonlarımızda özel bilgileri var.

Söz veriyoruz bunlarla uğraşmayacağız.

Tek yapacağımız, size bu numaranın nasıl yapıldığını gösterecek

bir açıdan videoya çekmeniz.

Sanırım Teller telefonunu kullanmayı bilen birini buldu.

Buraya gelin.

-Adınız nedir hanımefendi? -Stephanie.

Stephanie. Buraya gel lütfen Stephanie.

İzin verirsen seni bu tarafıma alacağım.

Stephanie, cep telefonun burada.

Yanında numaranı bilen biri var mı Stephanie?

-Evet. -Kim biliyor Stephanie?

-Şuradaki arkadaşım Emily. -Arkadaşın Emily.

Emily, lütfen Stephanie'yi ararsan

telefonu kaldıracağım ki zil sesini hepimiz duyalım.

Ben açayım. Emily arıyor,

-doğru mu? -Evet.

Merhaba Emily, üstünde ne var?

Hoşça kal!

Bu gösteri sırasında iki defa daha aramanı isteyeceğiz.

Buna hazır ol, tamam mı Emily?

Telefonu video moduna alıp kaydı başlatır mısın?

-Kayıtta mı? -Evet.

Tamam, sana bir hatıra verelim.

İyi akşamlar, ben Penn Jillette, bu Teller, biz Penn ve Teller'ız

ve Fool Us Stephanie'yi gururla sunar! Evet, ona bir alkış!

Çok güzel bir video, buna bayılacaksın.

Şuna bak! Senin için çıldırıyorlar Stephanie.

Stephanie, poz ver!

Poz ver. İşte bu!

Bu çok güzel Stephanie.

Seni sahneye alıp da

seni çok ünlü biriyle videoya çekmemek olmaz Stephanie.

Elton John'la poz verir misin? Aslında İngiltere'de

o yalnızca Elton John değil, Sör Elton John.

Buraya gel Stephanie.

Onun yanında dur.

Güzel, işte. Burada Sör, burada Elton John,

burada Stephanie, burada da harika seyirciler.

Çok güzel.

Stephanie, şuradaki mavi iki noktanın üzerinde dur lütfen.

Koltuğunun altında bir kupa var, onu bana verir misin lütfen?

Bunu koymadan evvel...

Kendin aç Stephanie.

Boş bir kahve kupası, temiz ve kuru.

Bunu bilmeni istiyorum

çünkü telefonunu içine koyacağız.

Stephanie, bunu tekrar izlediğinde

bu noktada bütün sesi duyacaksın

ama tabii ki kupanın içinde olduğundan görüntü beyaz olacak.

Sonra görüntü kararacak çünkü bunu takıyorum.

Ufak bir içme deliği var.

Buraya takacağım Stephanie. Telefonun güvende olsun...

Affedersin Stephanie!

Ben aynı zamanda akrobatım, tuhaf kısmı da bu.

Burada dur Stephanie, biraz geride.

Bardağı tam buraya koyacağım.

Şimdi ona odaklan Stephanie.

Orada gördüğün telefonuna odaklan.

Odaklan. Telefonu düşün ve...

Mazel tov!

Stephanie, ben telefonumu bulamadığımda

genelde karıma telefon açtırırım.

Sonra herkes zil sesini dinler.

Hepimiz dinleyip sesin geldiği yeri gösterirsek

genellikle telefonu bulabiliriz.

Telefonumu bulduğumuz yerler seni çok şaşırtır Stephanie.

Çok ama çok sıra dışı.

Emily, lütfen,

Emily'nin telefonunu tekrar çaldır ve hepimiz dinleyelim.

Sesi duyarsanız geldiği yeri gösterin.

Duyarsanız gösterin.

Sanki ses...

...şuradan geliyor gibi,

yanındaki iyi aydınlatılmış boş koltuktan.

-Evet. -Koltuğun üstünde ne var?

-"Dokunma." yazan bir kutu. -"Dokunma." yazan bir kutu.

O kutu salona girdiğinden beri orada mıydı?

Evet.

Kutuyu alır mısın lütfen?

-Kutu tamamen kapalı, değil mi? -Evet.

Kutuyu ileriye uzatır mısın? Bu köşeye kadar uzatın

ve bu köşedeki hanımefendi, kutu size geldiğinde

kalkıp Stephanie'ye doğru yürür müsünüz?

Şimdi buraya, sahnenin ortasına gel Stephanie.

Kutuya dikkatlice bak. Sıkı sıkı kapalı, değil mi?

Kutuyu açar mısın lütfen? Bandı sök.

Sonra kapağı kaldır.

Yok...

Evet, bu taraftan yırtıver.

Kapağı kaldır

ve kutunun içinde ne olduğunu söyle Stephanie!

-Balık! -Bir balık!

Kutunun içinde balık var!

Bu ne tür bir balık, Stephanie?

-Kokan. -Kokan, evet. Ayrıca Tilapia.

Bu aslında bir Afrika balığı ama artık her yerde tatlı suda üretiliyor.

Burnunu kullanmanı istiyorum Stephanie.

Bunu zaten söyledin ama balık olduğundan emin ol.

Teller senin için tutacak. Kokla.

-Gerçek balık mı? -Evet.

Tamam, içeri koydum. Lütfen şu mikrofonu tutar mısın Stephanie?

Balığın solungacına tut.

Şimdi birkaç şey duyacaksınız,

balığın başının kesildiğini duyacaksınız. Emily, telefonu tekrar çaldır.

Balığın başının kesildiğini duyun. Ara Emily.

İçinin dağıldığını duyacaksınız.

More Turkish subtitles for Penn & Teller: Fool Us

Commentaires

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left