MobLand

MobLand

下載 Turkish 字幕

第 1 季

發布資訊

MobLand S01E03 Plan B 720p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-FLUX
由 pitiko 評論 pitiko
TOD Altyazısı. Süre: 47:13

標籤

webdl
發布於: 2025-04-16
下載次數: 184
聽障人士: No
FPS: 23.976

Turkish字幕預覽

前 200 行。

Bunun için üzgünüm Arch.

Seni hep sevmişimdir.

Önceki bölümlerde... Fentanil. Evet mi, hayır mı?

Yüzde 100.

Paranın peşinden gitmelisin.

Silahlı polis! Silahlı polis!

Teşekkürler. Gidelim mi?

Seni ararım.

- Tommy nerede? - Bilmiyorum.

Medyum muyum ben?

Oğlunu çağır da gelsin yüzüme söylesin?

Eddie'yi Cotswolds'a götür.

Harrigan Ekspresi buhar kaçırıyor.

O zaman bir sürü insan da onunla birlikte batacak.

Sana bir paraşüt verebilirim.

Buradan çıkmam lazım.

Archie fentanil içinde Stevenson'larla çalışıyordu.

Bu işi onlara bırakmam için beni ikna etmek üzere

- yüzde alıyordu. - Bundan çok emin değilim.

- Sen Maeve'e yalancı mı diyorsun? - Şunu diyorum, çok daha kötü olabilirdi.

Oğlumu bu gece buraya getirmezsen,

Cotswolds'a çekirge istilası

gibi çökerim.

Tommy nerede?

Günaydın Londra.

Biliyorum, hava kapalı,

ve saat daha çok erken, daha altı bile olmadı,

ama beni dinliyorsanız bir kahve alın,

varsa yanına da bir çörek.

Beni dinliyorsunuz, Claude ve arkadaşları.

Biz sana bakarız. Hadi başlayalım...

Kev?

Richie hepimizin peşine düştü.

Bebeğim, hey.

- Ne oldu? - Kalkman gerek.

Gina nerede?

Bir an önce giyinmen lazım.

Gina!

Gina? Gina.

Ne? Ne oluyor?

Harry, ödümü patlattın.

Bir şey yok. Hey, bebeğim. Giyinebilir misin?

- Baba, ne oldu? - Yok bir şey. Bir yere gideceğiz, o kadar.

- Polis yüzünden mi? - Hayır canım, anlatırım.

Sen giyin, bir gecelik eşya hazırla, olur mu?

Mike.

Evet, biliyorum daha erken. Bir ricam var.

Çok kötü. Yan komşu Kerry bana bazı fotoğraflar gönderdi.

- Elinde bir video var. - Ama Richie bunu bilmiyordu.

Herkes beklemede kalsın. Seraphina'yı ara.

Çünkü yanıyordu bebeğim.

Söyle ona, bir çanta hazırlayıp hemen buraya gelsin.

Evet, onları sana gönderirim.

Richie Stevenson Kevin'ın evini havaya uçurdu.

Almaya değer bir şey yok. Hepsi gitti.

Kev. Ne oldu?

Bir dakika.

Bir şey yok anne. Herkes iyi.

Bella nerede?

Otelde. Harry'nin fikri.

Paul, Harry nerede?

Kesin o arıyordur.

Ben seni ararım. Seni ararım.

Harry.

Kev. Depoda buluşalım, Eddie'yi getir.

Hayır, babam herkesi buraya çağırdı.

Depoya Kev. En kısa zamanda.

Ne oldu?

- Ne diyor? - Ne, hoparlörü aç.

Geliyorum.

Harry depoda buluşmak istiyor, Eddie'yi getir dedi.

Ne? Dedim ya, herkes buraya gelecek.

- Baba... - Evinin çatısını havaya uçurdular.

Sen, Seraphina, Brendan, herkes buraya gelecek.

Saldırıya hazırlanın, hemen.

Harry Tommy'yi bulmuş.

- Hazır mısın? - Neye hazır mıyım Harry?

Ne olduğunu söyle, hazır olup olmadığımı söylerim.

Harry.

Harry?

Hadi. Gidelim.

Eddie'yi uyandır.

Bir şey söyleyebilir miyim?

"Seraphina ve Brendan" değil.

"Brendan ve Seraphina."

Brendan bizim oğlumuz.

Seraphina Stringfellows'ta bir batakhanedeki

bir striptizciyle on saniyelik ayakta ilişkinin meyvesi.

Yani "Brendan ve Seraphina," "Seraphina ve Brendan" değil.

Seraphina ortadan kaybolan bir İsviçreli bankere

nakit bir milyon pound vermedi.

Seraphina, Wimbledon'da yemek standında tanıştığı

Belaruslulara babasının beş milyonunu kaptıran

ciğeri beş para etmez bir evlat değil.

Harry?

Direksiyona geç.

Günaydın beyler. Ne yapıyoruz?

Anladım. Bu bana mı?

Artık aileleri de mi vuruyoruz?

Ailen umurumda bile değil.

Richie'nin oğlu kayıp,

yani göze göz.

Tamam.

Aileme zarar vermene izin veremem.

Hey! Dalga geçmeyi kes.

Burada olmayı ben de istemiyorum.

Silahın bile yok.

Haklısın, yok ama,

elimde bu var.

Duyabiliyor musun Conrad?

Çok net Harry.

Çok net.

Evet, bunu bir düşün.

O tetiği çekebilirsin.

Bunu yapabiliriz, değil mi?

Ama emin ol, sen eve gidene kadar,

kız arkadaşın Sonya'yı

bu gece Thames nehrinden çıkarırsın.

Ve uzun sürekli evdeki nikahsız eşin...

Neydi adı? Precious mı?

Saçının tek telini bulursan şanslısın.

Bence kötü olur.

Değil mi?

Yarına kadar annen, baban,

köpeğin, kedin,

Japon balığın, artık ne besliyorsan...

Aynen dediğim gibi.

Kes sesini.

Veya bunun yerine Richie'yi arayabilirsin, değil mi?

Ona buraya geldiğini ve kimseyi görmediğini söylersin.

İstersen evi de yak.

Acele etmeyin çocuklar.

Acele etmeyin.

Kararın nedir?

Evet. Evet. Pardon.

Tamam. Rafa kaldır, olur mu?

O neydi öyle?

Cadılar Bayramı. Yanlış günü seçtiler.

Gel buraya sersem. Gel buraya.

Dikkat çekmeyeceksin, duydun mu beni?

Dikkat çekme. Tamam mı?

- Hadi. - Tamam.

Tamam, Richie şimdi depoya saldırmaya çalışacak, tamam mı?

- Dikkatli olurum. - Tamam.

Tamam, bana haber ver.

- Tamam. - Tamam.

Baba.

Tamam.

İyi misin Mike?

Bu karım Jan.

Merhaba Jan. Memnun oldum.

Gina, bu Mike. Eski bir arkadaşım.

Bir süre onun teknesinde kalacağız.

- Mike kim? - Söyledim ya, eski bir dostum.

Adını hiç duymadım.

Sorun olmayacağına emin misin Mike?

- Açıkçası Harry... - Evet? Söyle.

- Hayır. - Çok teşekkürler.

Teşekkürler.

Wendy nerede? - İspanya.

- Ne güzel. - Evet.

Ve kedi yavruladı.

- Öyle mi? - Evet. Dokuz yavru.

Gina, yavru kedi.

- Talimatları bıraktım. - Sağ ol Mike.

- Evet. - Sen bir efsanesin.

- Görüşürüz. - Teşekkürler.

- Mike kim? - Dedim ya,

eski bir dost. - Mike kim Harry?

Mike tanınmış bir gazeteci.

Spor gazetecisi hatta, ayrıca yazar.

Bir de ahlaksız bir kumarbaz, bana 30 bin borcu var.

Ne olduğunu bana söyleyecek misin?

Evet, küçük bir sorun var, tamam mı?

Ve onu hallettiğim anda, sorun kalmayacak.

O zamana kadar Gina'yla bir süreliğine burada kalmanız en doğrusu, tamam mı?

Burası çok güzel. Biraz dolaş.

- Maria aradı. - Öyle mi?

Annesini ziyarete gitmiş, onu kendi pisliği içinde

- yatarken bulmuş. - Hayır. Tamam, bak,

ben halledeceğim dedim, halledeceğim.

Halledeceğim, tamam mı?

- Baba? - Efendim.

- Dikkatli ol. - Bana bir şey olmaz.

Git yavrulara bak. Ne tatlı, değil mi?

Yavrular, ha? Görüşürüz.

Bu sabahki toplantıyı unutma.

Geleceğim.

- Mutlaka gel Harry. - Geleceğim.

Burada mı büyüdün?

İlk fırsatta ayrıldım.

15 yaşındaydım.

Daha fazla katlanamadım.

Zengin olup güzel bir evinin olmasına mı katlanamadın?

Babama katlanamadım.

Bizi başbakanla görüştürebilir mi?

Başbakanla görüşmek için Malcolm'a ihtiyacın yok.

Onu ben de yapabilirim.

Seni istediğin kişiyle görüştürebilirim.

Düzgün değerlendirme için.

評論

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left