İlk 200 satır.
Hadi. İt, it, it. Sonuna kadar. Güzel.
İt, it, it. Aferin, güzel.
Belki de işe seni giymeliyim?
Bunlara para ödemek zorunda kaldım.
Teşekkürler.
Asya özetini bitirdim. E-postanda.
Erken gelip, canlı olarak dinledim.
Güzel bir girişim.
Arada masadan kalkıp sağlama yapsan fena olmaz,
bir kahve, bira falan içersin.
İlerlemen ve işten çıkarmalardan önce alacağın pozisyonları konuşuruz.
Buna göre değerlendiriliyorum.
Evet. Harika olur.
Yarın nasıl? Olmaz, mezunlar yemeğimiz vardı.
Cuma nasıl?
Olur, tamam.
Gündüz daha iyi olur. Akşama sevgilimle planımız var da.
Bunu o anlamda söylemedin, değil mi?
Şu bir gerçek ki dışarıda bir sürü insan dolanıyor,
ve ben bu akışın neden bize doğru gelmediğini bilmek istiyorum.
Benimkilerin yüzde sekseni burada değil.
Mikonos mu, İbiza mı?
Kızlar Disneyland'i sevdi mi?
Kızlarımın Goofy'nin kafası küçük Faslı bir çocuk olduğunu anlamaları
bana 3 bin dolara patladı.
Space Mountain'daki kuyruk tam bir cehennem.
Özellikle dilek dileme bölümünün gerisindeysen.
Hadi o zaman daha fazlasını kazanma umuduyla
birkaç insanı para harcamaya ikna edelim.
Tamam şef.
-Hep burada mı giyinir? -Genel müdür gücü.
Fenmarsh'ın olayı ne? Felim'den haber alamadım.
Günde iki kez aradım. Astından öteye gidemedim.
Bana çalıştığını söyledin mi?
-Evet. -Tamam. Saat başı ara.
Benim bir görüşmem var.
O benim borsacı gülüşüm. Sadece sana yapıyorum.
Çünkü seni aşırı komik buluyorum.
Müşteri kahkaham değilse muhtemelen gerçektir, evet...
Hangisi olduğunu asla bilemezsin. Sonra konuşuruz.
Aslında gitmek istemedi. Bu Felim olayı onu korkuttu.
Sence neler oluyor?
Bilmiyorum.
Ama Eric'in ayrıcalığı hayra alamet değil.
Eric müşterilerine piyasa genelinde sadece onunla konuşmalarını diretir.
Departman kârının yarısından fazlasını Felim oluşturuyor.
Bir daha birisi mesaj yerine masama gelirse,
bizzat annelerini öpeceğim!
Tabii ki eğitimsiz...
Birini ücretsiz verdiler...
Hayır. İki saniye bekler misin?
Bu süreklilikte kendini nereye koyardın?
Bu nedir?
Mesela bir hemşire buradaysa,
sen neredesin?
Y ekseni maaş, X ekseni yükseklik.
Gizlilik ayarların iyiymiş.
Hem de çok.
Ne saklıyorsun?
14 yaşındaki profil fotoğrafım dekolteliydi.
Özel mesajlarımız tam bir lağım çukuru.
Bobbi de üç ay gizlenmişti. -Üç ömür gibiydi.
İnternetteki erkekler standartlarını çiğnemekte düşürmekten daha hızlı.
-Bu iyiydi. -Komik biriymiş.
Teşekkürler.
Kirayı zamanında ödeyen birine benziyorsun.
Evet. Finans sektöründeyim.
Sizinki kadar ilginç bir iş değil.
Biz sadece yaşıyoruz.
Ama çalışan bir kadın olmanı sevdik.
Bu yüzden mi öğle yemeğinde çağırdınız?
Neyse. Uyandığımızda mutfakta rastgele erkekler görme dönemini
geride bıraktık sayılır. -Çok yazık.
Bir dizi sansürsüz pipi görmek için sabırsızlanıyordum.
Evinizi sevdim. Çok aydınlık.
Şeytanları çıkarıyoruz.
Yeni favori rengimiz.
Benim de.
Felim'in asistanı tam bir duvar.
Patronunu istemeden önce ona kaç soru sordun?
Burada satıcı olmaya çalışan çok fazla kadın var.
Sence Felim'in asistanını günde kaç kişi arıyordur?
Bilmem, yedi?
Neden yedi?
Aklıma ilk bu geldi.
Bu hafta dolaştığım dairelerin sayısı da bu.
Peki kaç kadın arıyordur?
Ve kaç tanesi gerçekten ilgisini çekiyordur?
İşte seçkin bir alt kümeye bu şekilde ait olursun.
Bu senin cinsiyetine bir ihanet değil.
Hoşsohbet biri olmak geriye yönelik bir şey değildir.
Onları arkadaş olduğuna ikna edersin,
ve kendilerinin kim olduğunu unuturlar.
Yani?
Taraf olmak.
Bunu her telefon öncesinde ters çevir,
ve bitene kadar iş konuşma.
-İnanılmaz. -Çok güzel.
Hadi yumulun lütfen.
Vay canına. Çok teşekkürler.
Tam bir yetişkin işi.
Onurlu olanı yapıp sesimi alçaltıyorum.
Beyefendinin çatal bıçak takımı.
Damak tadın için iyi olmaz.
Ben kokainle yiyorum.
Ayrıca sevgilinin maaşını ben ödüyorum.
Maaşımı şirket ödüyor.
Ne? Yani küçük girişimime şirket mi diyoruz?
Evet.
Bence öğrenci gazeteciliğinde tek başıma
devrim yaptığımı söylemek adil olur.
Yasmin bunları yapacak vakti nereden buldun?
Fazla bir şey değil. Çoğunu sabah yapmıştım.
Hepsini ne ara yaptın?
Bu sabah.
Pardon, affedersin, çok kabayım.
Seb'in doğum günü anne.
Bunu asmam gerek.
Ben alayım.
Yasmin mi o?
-Nice yaşlara Sebastian. -Teşekkürler.
-Bizim zemin kata taşınmışsın. -Evet.
Burada bana da zaman ayırman beni çok etkiledi.
Bir şey içer misin?
Elbette.
Eviniz çok güzelmiş Bayan Kara Hanani.
İnsanlar bu sporu neden seviyor?
Neşeyi ve kederi rastgele dağıttığı için.
Hayatın taklidi. -Harika.
The Guardian'da yüksek mevkide solcu bir dostum var
ve Pierpoint'in kirli çamaşırlarını ortaya çıkaracaklarını söylüyor.
Gerçekten mi?
Evet.
Hari hakkındakileri mi?
Ve daha fazlasını.
-Lanet serseri! -İşte başlıyoruz.
Kesinlikle olmaz. Kişi başı 4 tane ediyor.
Bir eve daha bakacağım.
Tavsiyem sarhoş olman. Daha kolay olur.
Senden nefret ediyorum Robert Spearing.
Şerefe dostum.
Satış ve ticarete geçmeyi teklif etmeyi düşünüyorum.
Satışçılar alçağın da alçağıdır.
Sen farklısın. Çünkü kendi başına düşünüyorsun.
Yani, bak...
Fazla entelektüelsin. İşte şimdi satışçıya benzedin.
Tamam ama göremiyorum.
Seni lens takarken görmüştüm.
Odayı beğendin mi? Biraz...
Aşırı küçük.
Her şey yatak odası banyosu gibi.
Baksana, Trump'a mı oy verdin?
Peki ne iş yapıyorsun?
Satış işindeyim.
Bankada, Pierpoint'te.
Şu adamın öldüğü yer, değil mi?
Geceleri nasıl uyuyorsun?
O ne demek?
Bilirsin işte...
Hayır bilmiyorum. Senin söylemen gerekecek.
Bankacılar.
O seviyede bir bencillik zehirleyici olmuyor mu?
Bu biraz küçümseyici oldu.
Başarıyı parayla ölçmek biraz ucuz olmuyor mu?
Paran yoksa olmuyor.
Zekanı ticaret katında ziyan etmene göz yumduğuna inanamıyorum.
Defol şuradan. Şakaydı o.
Burası bir satışçının yaşayacağı bir yere benziyor.
Kırsal bir cazibesi var...
-Kırsal, öyle mi? -Evet.
İçki isteyen var mı?
Gerek yok, ben...
Tuvalet nerede?
İlerde solda.
Solda, tamam. Ben bir...
Bu durum ne zaman başladı yine?
Bir şey başlamadı. Şimdi konuşmasak olmaz mı?
Tamam.
Bu Yasmin Kara Hanani mi?
Evet, varoş gibi durmuyor mu?
Kadınlar neden erkeklere, onların kadınlara geldiğinden
daha ilgi çekici gelir?
Yasmin mükemmel bir çocuktu.
9 yaşına gelene kadar yatağını ıslattı.
Benim mesanem de zayıftır.
Ama onun dışında mükemmeldi. Çok tatlıydı.
Çağdaş İngiliz Edebiyatı'nın yeni sesini bulmuştuk.
On dokuz yaşında ve kesinlikle muhteşemdi.
Yayıncılığın en güzel yanı yeni yetenekler keşfetmektir.
Yazarlığa meraklı biri için tavsiyeniz var mı?
-Bir zenginle evlen. -Ya da evinde otur.
Bristol'dan ayrıldığından beri kaç işte çalıştın?
Sayamadım da.
-Sevdiğim bir şeyi bekledim. -Doğru cevap.
Peki sen, yemek getirmeye devam mı?
Bu konuda deneyimin yok. Nereden bileceksin ki?
Dünya artık öyle değil.
Ayrıca lütfen Arapça konuşma.
Dünyanın nasıl işlediğini biliyorum.
Alice taşındıktan sonra dengeler değişti mi?
No comments yet. Be the first to leave one.