İlk 200 satır.
Seni götürebildiğim kadar götüreceğim,
sonra annemin avukatını görmem lazım.
Biliyorum, söylemiştin.
Düşük Pil-
olmaz.
Kesinlikle olmaz.
Olur.
Ne düşünüyorsun?
Pelerin yok, Lyra.
- "Pelerin Yok." - O ne anlar ki?
Yada şapka.
Amacımız kalabalığa karışmak.
Bu senin için iyi mi, Pan?
Pan'i onun içine koyamazsın.
Lyra, insanlar beni arıyor.
Kötü insanlar, polisler.
Farklı görünmemelisin yoksa dikkatleri üzerimize çekersin.
Soru sormaya başlarlar.
Bu pencereyi ve herşeyi öğrenirler.
Burası iyi bir saklanma yeri.
Burada güvendeyim, ve öyle kalmasını sağlayalım.
Lyra?
Üzgünüm, Pan.
İnanamıyorum.
Kokuşmuş keçi gibi kokuyor!
Nerede olduğunu hatırladığına emin misin?
Geçit bu.
Görebiliyorum Will.
Lyra, bekle!
Bekle!
İyi misin?
Evet. Benim Oxford'umda bu kadar hızlı arabalar yok.
"Bekle" kelimesi de yok sanırım.
Hadi ayağa kalk.
Bu taraftan.
Ben iyiyim, sorduğunuz için sağolun.
Burası senin Oxford'una benziyor mu?
Sanırım.
Birazcık.
Dikkatlı olmalıyız.
Uyum sağla.
Subtitle By NightVigilante İyi Seyirler
Üzgünüm.
Gel hadi.
Önüne bak!
Lyra.
Bekle, o bina benim dünyamda Jordon'a yakın.
Lyra, yavaşla!
Jordon Kolejini hiç duymadım.
Oradaki kule, onun hemen yanında!
Oh! özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim.
Şuranın gerisinde.
Sorun ne?
Sen haklıydın.
Jordon Koleji senin dünyanda bulunmuyor.
Burası hiç de bizim Oxford gibi değil.
Gel hadi.
Sayın din büyüklerim
Muhterem kardeşlerim,
Bu önemli günü kardeşimiz Sturrock'ı
vahşice öldüren cadı hakkında
konuşmak için harcamayacağım.
Ama sakın korkmayın.
O ve onun türü bunun hesabını verecekler.
Bu Majisteryumun...
Vekil Kardinali olarak,
bu sıkıntılı zamanların
güçlü, kararlı bir liderliği
gerektirdiğini söylemek benim görevim.
Ve Otorite bana
acımı bir bıçak gibi
delip geçen
kesin bir görev bahşetti
En derin saygımla,
kendimi bu büyük göreve adıyorum.
Bu hiçbir şey.
Bir keresinde, bir ağaçtan düşmüştüm
ve kütüphaneci bacağımı kırdığımı düşünmüştü.
Bu yüzden de beni Botanik Bahçe'den
Jordan'a kadar taşımıştı.
Bizde de Botanic Bahçe var.
Annem beni götürürdü.
Yeni gibi oldu.
O şey de ne ki?
Neden sürekli ona bakıp duruyorsun?
Sadece bir şey yapmalıyım.
Ne işe yarıyor?
İnsanları arayabiliyorsun,
ve sana bazı şeyler söylüyor, haberler gibi.
Biraz ona benzeyen bir şeyim var, ama daha iyisi.
Mm-hm.
Ona senin hakkında sordum, Will.
Senin bir katil olduğunu söyledi.
Ne?!
Senin hakkında bişeyler bilmem gerekiyordu ben de ona sordum.
Ve sorun değil, iyi olan türden bir katil, sen tıpkı...
O kelimeyi söylemeyi bırak.
Ne hakkında konuştuğunu bilmiyorsun.
Başka şansım yoktu.
Ne söylüyor?
Annemi görmem gerektiğini söylüyor.
İyi olduğundan emin olmam lazım.
Beladan uzak dur tamam mı?
Akşam saat 5 de Botanik Bahçe'de seninle buluşuruz.
Ona katil dememeliyin.
Burası bizim Oxford'a daha çok benziyor.
- Burayı sevmedim. - İçeri gir!
Bana Toz hakkında
bir şeyler söyleyecek bir Akademisyen nerede bulurum ?
- Anahtarlar, hangi aziz anahtar taşıyordu? - Aziz Peter değil mi?
Ozaman bir Aziz Peter Koleji olmalı.
Kapısında dağ olan bir kapıyı bulmamı söylüyor.
O diyor ki
Akademisyene yalan söyleme.
Bunu nasıl başaracaksın?
Çocuğa(Will) odaklanmamı istiyor.
Babasını bulması için yardım etmemi.
Ama...
Will'in bize yardım etmesi gerektiğini sanıyordum.
Çok fazla vaktimiz yok. Önce akademisyeni bulalım
Peki.
Kurukafalarla mı ilgileniyorsun?
Ne?
İnsanların bunu...
hala yaptığını biliyor muydun?
Kafalarına delik açıyorlar.
Manyak olmalılar
Bunun bir ismi vardı.
Ne olduğunu unuttum.
Boşaltma işlemi.
Oxford'da öğrenci misin?
Hayır, burada yazıyor.
Keşke senin yaşında bu kadar şey bilseydim.
Ben Charles.
Lizzie.
Ben bir koleksiyoncuyum.
Buraya çeşitli nesneler bağışladım.
Dinle, eğer bu eserler hakkında daha fazla şey bilmek istersen...
Teşekkürler.
Tanıştığıma memnun oldum, Lizzie.
Sen haklıydın.
Will mesaj attı, yakında irtibata geçicek.
Majisteryum'un başı mı Ruta?
O cahillik ve korku salan
şişkin bir canavardı.
Bu pisliği temizlemesi için Doktor Lanselius'u
barış elçisi olarak göndermek zorunda kaldım.
Bu anlamsız intikam zincirine katılamayız.
Kıza ve kehanete odaklanmalıyız.
Tüm bunları aşmışsın gibi konuşuyorsun.
Sen de kendine hakim olamıyormuş gibi hareket ediyorsun.
Ben kehaneti korudum.
Benim sayemde düşmanımız hala çocuğun ismini bilmiyor.
9 klanı bir araya getirmeliyiz.
Majisteryum'un başını kestik.
Hadi onların başlattıklarını bitirelim.
Dünya değişiyor.
Hepimiz hissettik.
Gök kararıyor.
Işık sönük.
Çocuğa ulaşmaya çalışıyorum ama...
o belirsiz...
sanki bir perdenin arkasında.
Eğer ona ulaşamazsak herşeyi kaybederiz.
İşte burası,Aziz Peter Koleji.
Unutma, akademisyene yalan söylememen lazım.
Pan, Ona yalan söylemeyeceğim Bunu yapabilirim.
Selam.
Eee, bana fizikçinin nerede olduğunu söyleyebilir misiniz?
Ne tarz bir fizikçi arıyorsun? Ben olur muyum?
Sen akademisyen misin?
İster inan ister inanma, evet, öyleyim.
Ne yapıyordun?
İzliyorum...
Giderde yavru kuş dolu bir yuva var, Wrens.(Bir şehir)
Her sene gelirler.
Pardon, sen kimdin?
Lyra Silvertongue.
Mary Malone. Öğrenci değilsin değil mi?
Bana Toz 'dan bahseder misin?
Toz mu?
Ne demek istiyorsun?
Şey, benim dünyamda ona Toz diyoruz,
yada Rusakov parçacıkları da diyoruz, hiç duydun mu?
Senin dünyann... Senin okulun demek istedin değil mi?
Hayır.
Bizim Toz hakkında çalışmamız yasak
çünkü Majisteryum onun ilk günah olduğuna inanıyor.
Çocukları kuzeye götürüyorlar, ve şimdi de bir açıklık var.
Ve babam da...
Herşeyi yanlış anlatıyorum.
Bu kadar zor olacağını düşünmemiştim.
Aradığın kişinin ben olduğumdan emin değilim Lyra.
Evet.
Evet, sensin.
Bunu biliyorum.
Yardım etmesi için çağırabileceğim biri var mı,
- ailen ya da...? - Hayır.
Bu önemli.
Bu çok... önemli.
No comments yet. Be the first to leave one.