The Vanishing

The Vanishing

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ข้อมูลรุ่น

The Vanishing 2018 HDRip AC3 X264-CMRG
ความคิดเห็นโดย Nafta
CMRG / EVO / FGT / MkvCage

แท็ก

hdrip
HDRip
x264
AC3
HD
เผยแพร่เมื่อ: 2019-01-25
ดาวน์โหลด: 52
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

200 บรรทัดแรก

- Tamam mı, James? - Çok teşekkür ederim.

- Baba! - Hey! Lizzie!

Selam tatlım.

Merhaba.

Bu sizi geçindirir.

Ama eğer paranız kalmazsa...

Sadece NLB ofisine git ve avans iste.

Hey. Sen nasılsın bakalım?

Thomas?

Gitsem iyi olacak.

Seni seviyorum, Mary.

Biliyorum.

Hey, Jonny.

- İyi misin evlat? - Günaydın, Kenny.

Ne oluyor?

Kaptanın ile konuşuyorum, değil mi Thomas?

Bir ücrete anlaştık.

Hey, gitmeye hazır mıyız?

Şu küçük iş yardımcı oluyor mu?

Bunun için çok minnettarız.

Hallettiğin için teşekkürler, Thomas.

Karşılayabileceğine emin misin?

Sorun değil.

Bak kim gelmiş!

Hayır, beni korkutmuyorsun koca adam.

Şu eski hurda gemiye çıkma iznim var mı, Kenny?

Kapa çeneni.

Bu günlerde nerede uyuyorsun seni küçük serseri?

Orada, burada.

Yanına sadece bu kadar şey mi alıyorsun?

Sahip olduklarım sadece bunlar.

Beklettiğim için üzgünüm, Thomas.

Ne kadar kaldı?

Al. Çizmelerin içine kus, evlat.

En azından balıklar seni gördüklerine memnun olurlar.

Sanırım deniz için doğmamışsın evlat.

İhtiyacın olan her şeyi aldın mı dostum?

Altı hafta sonra görüşürüz...

Sadece şu lanet olası tekneyi sür dostum.

- Thomas. - Duncan.

Seni görmek güzel.

Önceki gece ağır bir hasar aldı.

Dengesini kaydırdı ve cıvasını akıttı.

Temizlemek saatler sürdü.

Bu pis bir iş. Göz kulak olacağım.

Görüyorum ki yeni birini yanına almışsın.

Evet.

Sen elemanlara ne oldu?

Bu uzun bir yolculuktu.

Ve vinçte sıkıntı yaratıyor, bu yüzden üzgünüm...

...ama eşyaları sizin taşımanız gerekecek.

Ve radyoda hiçbir frekans yok.

Çaresine bakarım.

Buna dikkat et.

Sen nasılsın, Thomas?

Gitmemiz gerekiyor.

Senin için dua edeceğim.

Deneyebilirsin.

Işığı açık bırak.

Bırakacağım.

Hey, Jed. Jed.

Rahat mısın?

Hadi, Don.

Şimdi, yavaşça döndür.

Bu ne işe yarıyor?

Bu bir sis düdüğü.

Ne zaman kullanırız?

Sisli hava olduğu zaman.

Hey, dokunma.

Biraz daha yüklen.

Çek. Aşağıya doğru.

Bu asla dayanmayacak.

Tom?

İşte.

- Tamam mı? Bırak. - Tamam.

İyi iş, Donald.

- Bu kadar mı? - Bu kadar. Hadi gidelim.

Şimdi seni yakaladım, seni koca serseri.

Kendini cesur mu hissediyorsun?

Adi herif.

Oh, tam bir pisliksin evlat.

Ye onu.

Onu öldürme.

Bekle. İzle şimdi.

Korsanlar...

...buna "ip işkencesi" derlerdi.

Birinden bir şey almak istiyorsan...

...bunu kullanırlardı.

Bunu adamın başına doğru geçirip...

...çubuğu arkasına koyarsın...

...sorunu sorarsın...

...ve sıkarsın.

Cevap yok mu?

Tekrar sorarsın ve sıkarsın.

Hala cevap yok mu?

Sıkar...

Ve sıkarsın.

Ta ki...

Baskı o kadar güçlüdür ki...

...kafatasından gözlerini çıkartır.

Sen ve senin lanet hikayelerin.

Bunları yakaladığın şeye ne isim veriliyor?

Kanca.

Jessica.

Freya.

Cathy.

Tüm kömürleri harcamayın beyler.

Unutmayın, son ana kadar dayandıralım.

Fırtınalı bir gece olacak.

Pekala, Jed.

Seni koruyalım, hadi. Seni dolaba saklayalım.

Thomas, ışık.

Işık!

Donald, geri dur.

Bu cıva.

Bu ne işe yarıyor peki?

Işığın yanmasını sağlıyor.

Dikkatli ol dostum.

Birçok bekçi akıllarını bununla kaybettiler.

22 dakikadır karanlıktayız, James.

Hızlanmalıyız.

Hızlanıyorum.

Hey evlat!

Bana bakma öyle!

Bana dokunamazsın!

Hayır!

Hadi, Thomas. Gel.

Günaydın.

İlk fırtınanı atlattın.

Hey.

İyi miyiz?

Evet.

Güzel.

Dışarı gelin. Kürekleri getirin.

Daha önce böyle bir şey görmüş müydün?

Hayır ama olağan bir şey.

Hadi temizleyelim.

Çuvala girmesi için kanatlarını kırman gerekebilir.

Ne var oğlum?

Thomas!

Ne oldu?

Aman tanrım!

Kim bu?

Onu yukarı çekebilir miyiz?

İpi getir, Donald. Aşağıya iniyorsun.

Neden me?

Çünkü ben öyle diyorum.

Peki ya James?

Çünkü o çok iri ve çok kıymetli biri.

Git hadi!

Tamam mısın?

Sanırsam bunun için sike sike olmak zorundasın.

Diline dikkat et.

Onun sıkıca sağlam olduğundan emin ol.

Hey, hey, seni tutacağım, merak etme.

Tut siktiğimin şeyini!

- Yavaş. Yavaş. - Tamam. Tamam.

Neredeyse indim!

Yaşıyor mu?

Nefes almıyor!

Teknesi buraya gelebilmesi için çok küçük.

O zaman nereden geldiğini düşünüyorsun?

Bilmiyorum.

Sandık!

Kilitli!

Cesedi yukarı çekmeli miyiz?

Hayır.

Öldüyse, öldü demektir.

Akıntı gelmeden önce o sandığı yukarı çekelim.

Tamamdır!

- Yukarı çekin! - Çek dostum.

Çek!

Çek!

Tanrım.

Donald! Donald!

- Hayır lütfen... - Hadi şunu yukarı çekelim!

Hayır!

Donald!

Dayan, Donald!

Yardım edin!

Yukarı çek!

- Yardım edin! - Dayan, Donald!

- Geliyorum, Donald! - Pekala!

Al, iç şunu.

Bak bana.

Yapabileceğin bir şey yoktu.

Unut gitsin.

- Ne yapıyorsun? - Sandığı açıyorum.

Hayır, kilitli kalacak.

- Ama bu... - James, kapalı kalacak.

- İçinde ne var... - Neyi bilmek isteyeyim?

Az kalsın Donald'ı öldürecek şeyi mi?

Kapalı kalacak. Hafızamızdan bunu sileceğiz.

Ve gece yaklaşıyor. Sen ışıkta görevlisin.

Peki.

Sen iyi misin?

Ceset ile ne yapacağız?

Radyo tamir olduğu an...

...ekip çağıracağım.

Bir tekne gelecek ve onu eve geri göndereceğim.

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left