Burn After Reading

Burn After Reading

ดาวน์โหลดคำบรรยายTurkish

ข้อมูลรุ่น

Burn After Reading 2008 1080p BluRay DD+5 1 x264-playHD
ความคิดเห็นโดย 1see0ne

แท็ก

BluRay
x264
1080
HD
TS
REMUX
เผยแพร่เมื่อ: 2024-04-08
ดาวน์โหลด: 83
ผู้พิการทางการได้ยิน: No

ตัวอย่างคำบรรยาย Turkish

200 บรรทัดแรก

Çeviren=Dante66

Ozzie.

İçeri gel.

Ne vardı?

- Peck ve Olson'i tanıyorsundur. - Peck evet, merhaba.

Olson'un sadece methini duydum.

Ben Osbourne Cox. - Merhaba.

Sen şeyle değil miydin...

Evet doğru. Otur hadi.

Bak Oz, bunu söylemenin kolay bir yolu yok...

...seni masandan alacağız.

Ne?

Neden?

Aslında seni buradan tamamen gönderiyoruz.

Hiçbir konuşma olmadan... Çıktım mı yani?

Şimdi konuşuyoruz işte.

Bak, Ozzie, tatsız bir durum olmasına gerek yok.

Tüm saygıma rağmen ne sikimden bahsediyorsun sen?

Hem Olson niye burada ki?

Ozzie, bak...

Ne sikim iş bu böyle? İşimle ilgili olduğunu biliyorum.

- Ozzie! - Ben süper bir analistim.

Sen de biliyorsun ki işler iyi gitmiyor.

İçki sorunun var.

İçki sorunum mu var?

Bunun tatsızca olması gerekmiyor.

Devlet Dairesi'nde sana uygun bir şey ayarladık.

Daha düşük bir güvenlik seviyesi ama...

...bak... seni işten çıkarmıyoruz.

Bu bir saldırı.

İçki sorunum mu var? Siktir Peck, sen mormonsun.

Seninle karşılaştırılınca hepimizin içki sorunu var ki.

Ne sikim iş bu?

Kimin götünü öpmedim?

Haydi dürüst olalım.

Yani, haydi tamamen dürüst olalım..

Bu tam anlamıyla bir çarmıha germe.

Politik bir olay bu ve öyle olmadığını da söyleme bana.

İçki sorunu diyorlar bir de.

Eve gelmişsin.

Tatlım, sıkı tutun. Bazı haberlerim var.

Peynir aldın mı?

Peynirler hazır mı?

Peynir mi?

Bu kadar erken eve geleceğini bilmiyordum.

Sana Arno'nun oraya uğra diye mesaj da bıraktım.

Macgrudell ve Pfarrer'ler bu akşam yemeğe geliyor.

Pfarrer...Kathlyn ne dedi?

Ne?

Mesaj bıraktığın zaman diyorum.

Sana mesajı o verecekti sanıyorum.

Bilemiyorum, bugün daha büyük şeyler oldu sanırım...

...günüm böyle bir şeyin...

Yani peynirleri almadığını mı söylüyorsun?

Mesajı almadıysam peyniri nasıl almış olabilirim ki?

- Kahretsin, benim mi almam gerekiyor? - Sana haberlerim var dedim.

- Burada kal ve giyin. - Tatlım, konuşmamız gerek.

Şimdi olmaz. Bir saate gelirim.

Keçi peyniri mi şu?

''Chevre''. Evet, keçi peyniri.

Çünkü benim laktoza karşı...

Laktoz hassasiyetin mi var?

Yoksa asit refleksin mi var? İkisi farklı şeyler.

- Öyle olduklarını biliyorum. - O zaman ikisi de var.

Beni düzelttiğin için teşekkürler.

- ''Chevre'' dene Harry, çok güzel. - Evet, teşekkürler.

Ben de tam kocana söylüyordum... benim...

...anafilaktik bir şok geçirdiğimi...

Harry hükümet için çalışıyor Doug.

Yasama kısmındayım ben de, Senatör Hoddy'le.

Ben eskiden Ulusal Güvenlik'teydim, şimdi ise FBI'dayım.

İstersen sana koca silahını göstersin.

Çok komik.

Silahlar önemli değil.

20 yıl boyunca silahımı bir kere bile ateşlemedim ben.

Bunlar sanki psikiyatristine anlatman gereken şeyler gibi.

Psikiyatristim var zaten.

Sanırım benim işim hiç de öyle dramatik değil.

Yasama kısmındayım ben.

Bayan Pfarrer, siz ne yapıyorsunuz? Sizin de büyük bir silahınız var mı?

- Hayır, yok. - Çocuk kitapları yazıyor.

''Kedi Oliver'' ve ''Billy Joe''.

Bu harika. Yeğenlerim ve kuzenlerim bayılıyorlar onlara. Evet.

Hayranlarından gelen mektupları görmelisiniz.

Keçi peyniri olduğuna emin misiniz bunun?

Bırak da karın kendi kitaplarını anlatsın...

...sen benimle mutfağa gel.

Kahretsin. Biliyor değil mi?

Döşeme ne güzel öyle.

- Neyi biliyor? - Bizi.

Bizi biliyor o küçük hergele.

Öyle deme, hiçbir şey bilmiyor.

Bu ne, Forbo mu?

Ne hıyar herif.

Onlarla neden görüştüğümüzü anlamıyorum.

Kadın fena değil.

Buz gibi, gudubet bir sürtük o.

İşten ayrıldın mı?

- Neden söylemedin bana? - Sana söylemeye çalıştım.

Çalıştın mı? Sonra ne oldu, aldığın ilaç mı baskın geldi?

- Hayır. Sonra misafirler geldi. - Neden, kahretsin neden Ozzy?

Bilmiyorum, sadece çok yoruldum.

- Yoruldun mu? - Sanki akıntıya karşı yüzmek gibi.

Bağımsız düşüncelere orada yer yok, karşı çıkıyorlar, savaşıyorlar.

Sana tazminat falan verdiler mi yoksa...

Emekli olmadım ki, istifa ettim. Onların yardımına ihtiyacım yok.

Ama benim yardımım olur değil mi? Bu daha mı iyi yani?

Para kazanmanın tek yolu o değil.

Evet. Peki ne yapacaksın?

Danışmanlık yaparım.

- Danışmanlık mı? - Evet.

Yardım etmek amaçlı... Hep yazmak istemişimdir.

Yazmak? Ne yazacaksın?

Bir kitap yazmayı..düşünüyordum...

...bilirsin işte, bir çeşit anılar kitabı.

Rahat mısın orada baba?

Baba, şirketteki işimden ayrıldım.

Üzgünüm baba.

Şu an şirketteki işler...

...senin zamanındaki gibi değil.

Her şey artık farklı.

Bilemiyorum, belki de soğuk savaşın bitişindendir.

Artık her şey bürokrasi gibi gözüküyor.

Görev değil.

Bir anı kitabı yazıyorum.

Çok etkileyici olacağını düşünüyorum ve onaylamayacağını sanmıyorum.

Onaylamayacağını sanmıyorum.

Katie kabul etmekte zorlanıyor...

...ama bazen daha üst seviyelerde vatanseverlik de var baba.

Bu tür adamları bilirim.

Daha önce de gördük.

Bayan Cox, bu adamın sizden faydalanmasına izin veremezsiniz.

- Faydalanacaktır da, kesin. - Evet.

Benim korkum da bu. Dediği şey kendisini bir düzene sokacağı ama...

Elbette size sorunlarınızı çözmeniz gerektiğini söylemekle yükümlüyüm.

Çözmelisiniz de.

Bu tür şeylerden kendisini kurtaran bir sürü insan yok değil.

Ama... boşanma ihtimaline daha gelmediniz değil mi?

- Hayır. - Güzel.

Öncelikle mali durumunu öğrenmelisiniz. O saklamadan önce.

Çünkü bu adam...

Çünkü bu adam, aldatma üstadı.

Bu neredeyse onun işi.

Dürüst olmak için bir sebep yok.

Evin hesabını ve mali durumunu öğrenmemeniz için de hiçbir sebep yok.

Dosyalar, bilgisayardakiler, her neyse işte. Önceliğiniz bunlar.

Siz de bir ajan olabilirsiniz bayan.

Yapın şu işi.

Alarma geçmeden o.

Kaplumbağa kafasını ve şeyini içeri sokmadan...

- Ayaklarını. - Ayaklarını, evet.

Her şey yolunda da giderse...

...boyun eğecektir.

Ama yolunda gitmezse...

...savaş için hazırlıklı olmalıyız.

Genç ve işimizi seviyorduk. Yapamayacağımız hiçbir şey yoktu.

Biz düşündük de şirketin...

George Cannon'un prensipleri...

...ki şahsi kahramanımdır o.

''Mükemmel Merv'in Çocukları'' gibi kahramansı...

...o zamanda...

Cox ailesine ulaştınız. Şu anda cevap veremiyoruz.

Alo?

Bayan Cox evde mi?

Hayır, değil. Onun numarası 5791.

Burası Coxların evi.

Ona cep telefonundan ya da ofisinden ulaşabilirsiniz.

Koşmaya başlasam iyi olur.

Ozzy?

Ozzy!

''Tatlım, Princeton'da mezunlar yemeğindeyim. Sonra görüşürüz. ''

KÜTÜPHANE ÖZEL PARTİ İÇİN KAPALIDIR

Vücudunuzdaki fazla yağları alabiliriz...Buradan...

...koldan da...

...ve biraz da karın bölgesinden. - Evet, güzel.

Göğüs düzeltme işlemi de yapıyoruz.

Çok küçük bir kesik açıyoruz şuraya. - Gıdıklandım.

Bir de buraya.

Peki ya bacağın üst kısmı, iç bölüm?

Oradan da yağ alabiliriz ama...

...egzersize daha iyi tepki verir o bölge.

Ama kalça ve kollar 40 yaşından sonra daha çok yağ toplamaya başlar.

Vücut oraya gitmesini söylüyor yağın işte.

Ama kasık bölgesi egzersize çok iyi yanıt verir.

Gerekli tüm egzersizleri yapacağım.

Evet ama ayrıca bir de genetik faktörler var.

Kalçalarım hep büyüktü benim.

- Herkesin ailesinde... - Annemin kalçaları otobüs kadardı.

Vay canına, bu...

Babamın da kilo sorunu vardı ama onun kalçası yerine göbeğindeydi.

Peki ya yüz? Bilirsiniz, ruha açılan pencere?

İyi dediniz.

Gözlerinizin şekli oldukça iyi.

Ama şu karga ayaklarına bir şey yapabiliriz.

Bebek karga ayağı o. Hatta tavuk.

Evet, gene iyi dediniz. Kelimelerle aranız iyi.

Çok küçük bir kesim yapıp sarkan deriyi yukarı çekeceğiz.

Ama çok çekmeyeceğiz, yüzünüzde ifade kalsın isteriz, ameliyat belli olmamalı.

Evet, Boris Karloff gibi gözükmek istemem.

Yani cinsiyet değiştirmek istemiyorsunuz.

More Turkish subtitles for Burn After Reading

ความคิดเห็น

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left