Mistari 200 ya kwanza.
Uçuş ekibinin dikkatine.
Lütfen sayıma devam edip fırlatmaya hazır olun.
- LTS? - Hazırız.
- TTC? - Hazırız.
- CBC? - Yörünge grubu hazır.
BTC.
BTC, rampanız hazır mı? Onaylıyor musunuz?
Onaylıyoruz. BTC hazır.
- Anlaşıldı. OPS? - Hazırız.
- Elektrik ekibi? - Hazır.
- SRO? - SRO hazır. Fırlatma için beklemedeyiz.
- Kılavuzluk? - Uçuşa hazır.
- Tito? - Kingfisher kalkışa hazır.
- Ya siz CDR? - CDR hazır.
Komutan Barnett
Hyperion ekibi ve dünyada bizi izleyen milyonlarca kişi adına
bol şans diliyorum. Selametle. İki yıl sonra görüşmek üzere.
Teşekkürler Jim. MTS programındaki herkese
ve fırlatma ekibine teşekkürler. Mürettebat fırlatmaya hazır.
Anlaşıldı. Otomatik sırayı başlatmaya hazırız.
Belirtilen zamana 15 saniye. Sayım için beklemede kalın.
On, dokuz, sekiz, yedi, altı.
Ana motor çalıştı.
Üç, iki, bir, sıfır…
Ayrılmanın ilk etabına üç, iki, bir…
Sorunsuz atıldı.
Dönüş tamam MTS.
İleri bağlantı kurulmuş olmalı MTS.
Anlaşıldı. Kurulduğunu görüyorum.
Ayrılmanın ikinci etabına geçiyoruz.
Anlaşıldı. Ayrılmanın ikinci etabı.
İrtifa 70 kilometre.
Hedef yönünde 170 kilometre.
Hyperion, ana motorlar zayıf çalışıyor.
- Anlaşıldı, ana motorlar zayıf çalışıyor. - Değer doğru.
Beklemede kalın. Uçuşu istişare edeceğiz.
Vizörlerinizi indirin.
Dönüş noktasını geçtik. Okyanus sonuna varınca iptal tamam. İptal mi?
TLA İPTAL
Hyperion?
İptal olumsuz MTS. Kusuru idare edecek kadar yakıt var.
İptal olumsuz.
Anlaşıldı. İptal olumsuz.
MTS, Mars Transfer Yörüngesine giriyorsun.
Son sistem kontrolü.
Hazır mıyız?
Hazırız.
Hazırız.
Anlaşıldı Hyperion. Hazırız. MTY'yi başlatın.
Anlaşıldı. Hepinize iyi yolculuklar.
MTY'ye üç, iki, bir…
Geri dönüş olumsuz MTS.
Azami dinamik basınç noktasını geçtiniz MTS.
Ana motorun kapatılmasına üç, iki, bir…
Başlıyoruz.
İşte orada.
MTS, Kingfisher'ın ayrılmasına yaklaşıyoruz.
Anlaşıldı. Kingfisher ayrılıyor.
Ayrılma normal.
Kingfisher MTS'e kenetlendi.
- Taksi konumuna geçiyor. - Anlaşıldı.
MTS, mevcut kapanma hızı nedir?
Kapanma hızı normal. Saniyede beş santimetre.
MTS serbest sürüklenmede.
Sıkı tutunun.
Bağlanmış yer çekimi dönüşü başlıyor. Başla Hyperion.
Yapay yer çekimi artıyor.
Yaklaşık 5G kuvvetine ulaşacağız.
Bağ çıkıyor.
Güneş tertibatı ayrılıyor.
BYD normal ve tam hızda.
Pekâlâ. Kemerleri çıkarın.
Fırlatma için teşekkürler Jim. İlk kontrolde görüşürüz.
Dalga mı geçiyorsun? Bu inanılmazdı!
Tamam.
- Nasılsın? - İyiyim.
Gidelim.
- Ver bana. Hadi. - Sağ ol.
Tanrım.
Zoe, bunu al. David, arkada çalışmaya başla.
- Bunu mu? - Tamam.
- Son kanatta olacağım. - Anlaşıldı.
- Selam. - Selam.
Nasılsın?
- Bir şey lazım mı? - Kendime gelirim.
Bira?
Çok düşüncelisin.
Bu iyi gelir.
Sağ ol Zo.
Yapma Zo.
Ne oldu?
- Ciddi misin? - Ne… Ben hiç…
Yük Birimini buna nasıl ikna etmiş?
Yük Biriminde bir tanıdığım yok. Nasıl…
Müsaade edilir kişisel yük hakkının 800 gramını buna mı harcadın?
- Bu rekabet umurunda bile değil. - Hayır ama senin umurunda David.
Çok kolay oldu.
Öyle olsun.
Beş saat geçti,
iki yıl kaldı.
Doktorun olarak bunu iç diyorum.
BAĞLANTIYI BAŞLAT
BAĞLANIYOR
Hangi telaffuz doğrusu?
- O İngiliz İngilizcesi. - Öyle mi?
- Nasıl görünüyorum? - Enfes.
Hayır, cidden. Bu çok önemli.
İyi görünüyorsun. Cidden güzel görünüyorsun.
Güzel.
Evet, duyuyoruz.
Sesiniz net ve gür geliyor. MTS-42'ye hoş geldiniz.
Evet, bunu yaşadık.
Fırlatmada birkaç aksaklık olması sıra dışı sayılmaz
ama hazırlıklar ve yer ekibimizin tecrübesi sayesinde
MTS Cycler ile sorunsuz bir buluşma gerçekleştirdik.
Doğru.
Hem acı hem tatlı.
Bugüne dek iki göreve katılma onurunu yaşadım.
Son ve üçüncü görevim olan bu görevde daha yetenekli bir ekiple çalışamazdım.
Birkaç saat oldu ama şimdiden hayatımı değiştiren bir deneyim.
Burada olduğum için çok mutluyum.
Açıkçası burada olmayı beklemiyordum.
Kariyerimde dünyadaki araştırmalar olur sandım.
Hayat sizi nereye savurur bilemiyorsunuz.
Hyperion tarafından reddedilmek ilginç bir hikâye olur diye
HARP programına başvurmuştum.
Ama şimdi bunun hayal bile edemeyeceğim şekilde
hayatıma anlam katabilecek nadir fırsatlardan biri olduğunu anladım.
Uzay keşfi her zaman
Dünya'daki insanlara uygulanabilir müthiş tıbbî buluşlara yol açmıştır.
Fırlatma inanılmazdı.
Yapay yer çekimine alışmak biraz zaman alıyor.
Eşimden ayrı geçecek iki yıl uzun bir süre
ama bu, hayatta bir kez gelen bir fırsat. Eşim beni desteklediği için minnettarım.
Araştırmam Mars'ta uzun vadede
hayatı kalıcılaştırma ve sürdürmeden oluşuyor.
Mars'a ikinci yuvamız diyebilmenin ilk adımlarını atıyoruz.
Hayır, öyle olmadı.
Dünyanın dört bir yanındaki
üniversite öğrencileri ve profesörlerinden gelen binlerce öneri arasından
bu ikisi kesinlikle öne çıktı.
Yeteneklerine ve aldıkları eğitime çok güveniyorum.
Karşılaştıkları her şeyin üstesinden gelirler.
KT - YAŞAM DESTEĞİ
Siktir.
Siktir!
Komutan!
Ha siktir!
- İyi misin? - Kaldır şunu!
Neler oluyor?
- Kaldır şunu! - İyi misin?
- Yaşıyor mu? - Kaldırın.
Al şunu.
Durun. Onu revire götürelim.
Tuttum.
- Tamam. - Bir, iki, üç.
- Buraya mı? - Evet.
Güzel.
- Bu da kim? - Hadi.
David, eldiven giy.
Tamam.
Kapalı tut. Orayı olabildiğince kapalı tut.
Vay canına.
Harika.
Hasar işlevsel birimle sınırlı kaldı.
MTS'den önemli miktarda atmosferik oksijen sızdı.
Gövdede bir kırık var. Hepsini not aldınız mı?
Güzel.
Jim.
Gemimdeki adam da kim?
Evet, hâlâ baygın. Tehdit oluşturuyor mu?
Onu zapt etmenin bir yolunu mu bulalım yoksa…
Kendine gelir mi sence?
Hâlâ hayatta olmasına bile şaşırdım.
Adı Michael Adams. Tek bildikleri Fırlatma Destekten olduğu.
- Onu nasıl gözden kaçırmışlar? - Araştırıyorlar.
Biz böyle hatalar yapmayız.
- Kasten mi kaçak binmiş? - Hyperion henüz bilmiyor.
Şu an nasıl acıdan bağırmıyorsun?
Çok acıyor.
Durum epey ciddi.
Ne kadar?
Sağlamcı olmak için en az altı hafta.
UYARI
Karbondioksit yüzde iki arttı.
Nasıl?
KT kapalı.
Yaşam destek de dâhil tüm işlevsel birimi kapattık.
Lityum hidroksit tüpleriyle ilgilenelim.
Olur. Tamam.
Antrenman odasındaki solunum maskeleri de KT'ye bağlı.
Bu işi halledene dek antrenman yapmayı erteleyelim.
- Peki. - Peki komutan.
Başlamaya hazırız.
UYARI
Hyperion dışında bunu bilen var mı?
Henüz yok.
Duyulması an meselesi.
Siktir.
Tanrım.
No comments yet. Be the first to leave one.