Resident Alien

Resident Alien

Shkarko Titrat Turkish

Sezoni 3

Informacioni i lëshimit

Resident Alien S03E06-08 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-FLUX
Një Komentar nga BartuW

Etiketat

webdl
Publikuar më: 2026-07-18
Shkarkime: 15
Dëgjim i Dëmtuar: No
FPS: 23.976

Pamje paraprake e titrave në Turkish

200 rreshtat e parë.

Daha önce Resident Alien'da.

Harry o kuşla çıkamaz. Dünyayı kurtarıyor olmalıydı.

- Geçit edildi. - Evet.

Onun ana gezegenine taşınıyoruz!

Bazı insanlar ciltlerinde uzaylıların

izleme cihazı olarak kullandığı çipler buluyorlar.

Orada ne varmış, Şerif Yardımcısı?

Biri otobüs durağının orada bulmuş. İnceleyip kime ait olduğunu bulacağım.

Heather'la benimki gibi aşkı hiç tadamayacaksınız.

Biz, insanlar gibi birbirimizden sırlar saklamıyoruz.

Harry'nin uzaylı DNA'sını almamıza yardım edeceksin.

Gezegeni terk edecek ve onu bir daha görmeyeceksin.

Bu da ne böyle?

Grilerin Dünya'nın atmosferini değiştirme planlarını

öğrendikten sonra ben de bir plan hazırladım.

Grilerin uzay gemisini yok edebilecek bir bomba yapıyorum.

Ve sonra, o aptal ve güzel hibritleri burada yaşamaya mecbur kalıp kişisel antrenör

ve dış muhabir olarak çalışmak zorunda kalacaklar.

Bir sorun var.

Kan şekerim tehlikeli düzeyde düştü.

General bombayı aldığında görevi tamamlayabilir

ve ben de kendi yeni görevime yelken açabilirim.

Gezgenden ayrılmak ve hayatımın kalanını Heather'la geçirmek.

Günaydın, benim güzel cennet kuşum.

Sana güzel bir kahvaltı hazırlayabilir miyim?

Bir kase dolusu böceğim ve solucanım var.

Buzdolabındaki o su omurasızı da hâlâ duruyor.

- Gerek yok. Pek aç değilim. - Peki.

Senin için

çiğneyebilirim.

Sonra ağzına çıkarabilirim. - Çok tatlısın ama hayır.

Galiba pek iyi uyuyamadım.

Bu insan yatağın bana otelde yaptığın o yuva kadar rahat değil.

O zaman, yeni bir yuva yaparım. Bugün kasabaya inip dallar,

ipler ve biraz da saç toplayacağım.

Harry, zaten çok fazla şey yaptın.

Ben senin için bir şey yapmak istiyorum.

- Kanat işi? - Daha iyi bir şey.

Önce, dönüşmelisin.

Solungaçlarının kesinlikle temizliğe ihtiyacı var.

Geldiği yerde daha bol bol var.

Evet. Evet. Evet.

- Hoşuna gitti mi? - Evet, gitti.

Yanında kendin gibi olabildiğin birini bulmak çok güzel.

Her şeyi öylece ortaya dökebilmek.

Sır yok.

Evet.

Aşkım?

Kafan kıpırdaşıyor.

Aklında bir şeyler mi var? - Tuhaf. Hayır.

Hiçbir şey yok. Kesinlikle saklayacak bir şey yok, o kesin.

Daha sert yapabilirsin. Acıyı seviyorum.

Bir güvenli kelime seçebiliriz.

- Merhaba. - Merhaba.

- Burada ne yapıyorsun? - Geç saate kadar çalıştım.

Eve dönerken yorulup kenara çektim. - Evim, yolunun üzerinde değil.

Beni yakaladın.

Sadece

iyi olduğundan

emin olmak için geldim. - Ve burada mı uyudun?

Tuvalet işini ne yaptın ki?

Dur.

Geçen gece anlattığın o uzaylı işleri yüzünden mi geldin yoksa?

Uzaylılar mı?

Bu delilik. Sadece

seni yokluyorum. Bu uzaylıları uzak da tutarsa ne harika.

Uzaylılar tarafından kaçırılmadım.

Kate gelip sorular sormaya başlamadan önce gitmelisin.

Peki.

Rica etsem su şişemi atabilir misin?

- İçine mi işedin? - Biliyorsun.

- Epey dolu. İdrar korkuyor. - Atacak mısın atmayacak mısın?

- Hayır. - At şunu.

İdrar dolu.

Sahi mi? Sadece sidik.

Seni seviyorum.

Güzel.

İşte buradasın. Bir geceyi daha Ben'le Kate'in evinde

nöbet tutarak geçirmediğini söyle.

Evet ama beni yakaladı. Yani

artık devam edemem. Bu gece dürbün alıp sokağında karşısına

park edip gözetleyeceğim.

Burada amacın ne? Kaçırılmaya şahit oldun diyelim.

Tam olarak nasıl engel olacaksın? - Beyzbol sopası.

İnternette Grilerin fotoğraflarını gördüm. Uzun boyunları

ve kafaları vuruş mesafem için mükemmel.

Şikayet etmek gibi olmasın ama Jay arada bir bulaşık yıkasa ölür mü?

Gayet şikayet etmek gibi oldu.

Kızın olduğunu biliyorum. Bu durum temizlik yapmıyor olmasını da

açıklıyor ama eşyaları her yerde. Çekyat sürekli açık.

Ahududulu yoğurdum yine gitmiş.

Ne şaşırdım! - Onu dün bitirmiştin.

Evet. Bitirmezsem yiyeceğini biliyordum.

Peki. Sana yoğurt alıp temizlik yaparım. Memnun musun?

Hayır.

Bunları Jay yapmalı.

Bak, şu sıralar Jay'le aram çok iyi ve işi riske atmak istemiyorum.

Hem endişelenmemiz gereken daha büyük şeyler var.

Mesela, Harry'nin Heather'la gitmesine engel olmak.

Jay şu anda endişeleneceğimiz son...

Ne haber?

Sütünüz bitmiş. Haberiniz olsun.

- "Jay şu anda endişeleneceğimiz..." diyordun? - Beni rahat bırak.

Kendini yeniden doğmuş gibi hissetmek için iyi bir solungaç temizliği gibisi yok.

Nasıl teşekkür edebilirim?

Teşekkür etmene gerek yok. Hak etmiyorum.

Her şeyi hak ediyorsun.

Bu bombayı o yüzden bitireceğim. Böylece gidip bir daha ardımıza bakmayacağız.

Gezegenini görmek için sabırsızlanıyorum.

Sence arkadaşların kanatsız bir uzaylıyla çıkıyor olmanı kabul eder mi?

Gelecekten bahsetmeyelim.

Sadece şu andan bahsedelim çünkü çok özel.

Biliyor musun, galiba ona o yüzden şu an deniyor. Yaşandığı için.

Şimdi hatırladım. Sana yeni bir şiir yazmıştım.

Sahi mi? Şiirlerini seviyorum. Ama okuma.

Olduğun yerde dur ve okuma. Çünkü

bunu çıkaracağım.

Ve geri dönmezsem

sigaram almaya gittiğim için dönmüyordum.

Ama sen sigara içmiyorsun ki.

Yeni şeyler denemeni seviyorum!

Gerçek aşk böyle bir şey olmalı. Sevgilin gittiğinde

onu bir daha hiç göremeyecekmişsin gibi hissediyorsun.

Ve araba patinaj yaptığına göre bana geri dönmek için acelesi olduğunu anlayabiliyorum.

Al bakalım, Dedra. Günaydın, Şerif.

Merhaba, Şerif Yardımıcısı.

Hiç izleniyormuşsun gibi hissettiğin oluyor mu?

Şu anda gibi mesela.

Dün gece birinin beni izlediğini hissettim. Bu sabah yolumu değiştirdim

ama galiba o baş belası Joseph peşime takılıyor.

Bunun anlamını biliyor musun? Soruşturmamıza doğru izdeyiz.

Soruşturmamızda mı? Hayır.

Söylemiştim, işe karıştığımda insanlar zarar görüyor. Ben yokum.

Ne? Zamana ihtiyacın var sanmıştım.

Zaman ihtiyacım yok, mesafeye ihtiyacım var.

Ara vermek durumu daha net görmeni sağlar, Şerif Yardımcısı.

Bak, Cletus bir keresinde yatağıma işemişti, tamam mı?

Kızdım ama ondan kurtuldum mu?

Hayır. Düşünüp doğru hamleyi bulmak için zaman ayırdım.

Gidip o küçük köpek yatağına işedim

ve "Bunu nasıl buldun bakalım?" dedim. Böyle öğrenirler.

Üzerine işerlerse üzerlerine işe.

Burnunu sürtecek değilim. Düpedüz zalimlik olur.

Bu hikayeyi dinlememden daha büyük bir zalimlik olmazdı.

Merhaba. Sizinle bir şey konuşmam gerekiyor.

Şerif departmanı hakkında birkaç şikayet aldım.

Sana o öneri kutusunu asmanın berbat bir fikir olduğunu söylemiştim.

Evet. Onu, öneri kutusuna, öneri kutusunun kaldırılması hakkında

attığın önerinden zaten biliyorum.

Anlaşılan, bazı seçmenler vergilerinin uzaylılarla

alakalı konuların araştırılmasına harcanmasından pek memnun değiller.

Vergi mükellefleri vergilerinin nasıl harcandığına karışamamalı. O anarşidir.

Bazıları demokrasi diyor.

Aynen. Bu özgür bir ülke. İnsanlar isterlerse uzaylı arayabilirler.

Veya ormanda peri ararlar.

Ama ancak eski çifte fişekleri içinde yaşayan küçük kurbağalar bulabilirler.

Şimdi, belli insanların şikayette bulunduğunu söyledin.

Kim, bilmek istiyorum. - Onu söyleme hakkım yok.

- Merhaba, Şerif. - Büyükanne.

Küçük sohbetimiz için teşekkür ederim.

Haydi ama Liv. Pantolonunda o kırışıklık varken

insanların seni ciddiye almalarını nasıl beklersin?

Haklı. Kırışıklık var.

Bunu nasıl gördü?

Şerif,

seni ofisimde görmek isterdim

Pekala, Şerif, gel,

otur.

Seni ofisime çağırmıştım.

Hayır, "Seni ofisimde görmek isterdim." dedin.

Seni suçlamıyorum. Ben bir erkeklik heykeliyim.

O oda benim olsaydı sonra her sabah

"Vay canına. İşte böyle olmak istiyorum." diye düşünecektin.

Heykel olsaydın ceketimi üzerine asardım.

Bunu isterdim çünkü metalden yapılmış olurdum ve müthiş olurdum.

İşte, heykel olarak bile istediğim gibi oluyorum.

Tamam. Şöyle bir şey var. Liv'le ikiniz kasabada sivil kıyafetlerle

etrafta dolaşıp bir şeyleri araştırırken görülmüşsünüz.

Üstüne üstlük yeni bir şerif yardımcısı için

bana yalvarmana rağmen adam gittikten sonra yerine yenisini bile almadın. Ne oluyor?

Neden gizli saklı işler çeviriyorsun? - Sen neden sorup duruyorsun?

Çünkü bilmek benim hakkım. Bu benim kasabam.

Sahi mi? Kasabalarda işler nasıl yürür, bilmiyorsun.

Hiç western seyrettin mi? "Benim kasabamdasın." diyenler

şeriflerdir, belediye başkanları değil.

Üzerinde "belediye başkanı" yazan bir araba kullanıyor musun?

- Evet. Kullanıyorum. - Öyle mi?

Evet. Bazen kirli olduğunda Max cama belediye başkanı yazıyor.

Ve öyle yazması belediye başkanı olarak kasabanın

başı beladaysa

işi ben çözerim anlamına geliyor.

Arabanın kapısında şerif yazıyor olabilir

ama bu kasabanın ruhunda Hawthrone adı yazıyor.

- Tamam. O zehirli deredeki gibi. - Dereyi unut. Adı değiştiriliyor.

Neden böyle olduğunu bilmiyorum. Eskiden seninle ortaktık.

Asla ortak olmadık. Biz devletin ayrı kollarında çalışıyoruz.

Madagaskar ve Doğu Timor gibiyiz. Ayrı güçleri paylaşan iki lideriz,

tamam mı? Şimdi mahsuru yoksa işlerim var.

İnsanlar birbirleriyle kurdukları bağlarla serpiliyorlar.

Ama o bağ koptuğunda boşlukta kaldıklarını hissediyorlar.

More Turkish subtitles for Resident Alien

Komentet

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left