His Dark Materials

His Dark Materials

Shkarko Titrat Turkish

Sezoni 2

Informacioni i lëshimit

His Dark Materials S02E03 Theft 1080p 10bit WEBRip 6CH x265 HEVC-PSA tr
Një Komentar nga sasadesign
His.Dark.Materials.S02E03.Theft.1080p.10bit.WEBRip.6CH.x265.HEVC-PSA.tr

Etiketat

webrip
web
BRip
1080
x265
HEVC
Publikuar më: 2020-11-30
Shkarkime: 56
Dëgjim i Dëmtuar: No

Pamje paraprake e titrave në Turkish

200 rreshtat e parë.

Enara Gölünün cadıları, duyun sesimi.

Yüzyıllardır görmediğimiz bir yıkımla karşı karşıyayız.

Majisteryum suçlarının cezasını ödeyecek,

ama önümüzdeki Büyük Savaşı görmezden gelemeyiz.

Kehanet'e göre tüm dünyalardaki

yaşam çocuğa bağlı.

O artık daha önemli.

Lyra'yı başkası bulmadan önce bulmalıyız.

Bunu gerçekten yapmayacağız değil mi?

Mary'ye geleceğime dair söz verdim,

ve bence o makinenin bize söyleyeceği daha çok şey var.

Ama Aletiyometre netti.

Will'e babasını bulmasında yardım etmeliyiz.

Önce Toz hakkında dahasını öğrenmeliyiz.

Roger için.

- Eğer gerçekten iyi bir fikirse... - Sh!

Neden gizlice yapıyoruz?

Will'le kalmamız lazım.

Oxford Will için çok tehlikeli.

Polis onu arıyor.

Ama Aletiyometre dedi ki bizim...

Lyra, bundan emin misin?

İyiyiz, etrafta kimse yok.

Subtitles By NightVigilante İyi Seyirler

Lee Scoresby...

Sana sesleniyor ve sana beyan ediyorum.

Dön!

Dön.

Dön.

Dön.

Dön.

Dön.

Dön.

Return.

Dön.

Dön...

Dön.

Lee, hareket ediyoruz.

Rüzgar uğulduyor!

Lee, uyan!

Bu garip.

Yenisei'e doğru gitmiyorduk.

Ünlü kaşiflerin geleceği bir yere benziyor.

Önceki üç şehir için de aynısını söylemiştin.

Geliyoruz, Bay. Grumman.

John Parry,

yanınızı evinizden neleri alacaksınız?

If Yapabilsem her şeyi alırdım.

Ama bunu yapamam, bu yüzden oğlumun oyuncak arabasını alıyorum.

Bu dünya bozulmuş.

Onu düzeltmek için olağanüstü insanlar gerekli.

- Üzgünüm, Will. - Baban gibi. Senin gibi.

Gerçekten epik mektuplar.

Onun rolünü üstlen.

Hayatım Elaine.

Sonunda vardık.

Adanın 140 mil güneyinde sıkıştık...

Tatlım Elaine.

Burada uzanıp seni düşünüyorum.

Neredeyse yaz gün dönümü...

Ağustos'un 22'si.

Seni geride bırakmak çok büyük ızdırap.

Oğlumuz hakkında daha fazla haber gönder.

Lyra! Uyanık mısın?

Aletiyometre'yle tekrar konulmalıyız.

Babam hayatta.

Onu bulabiliriz.

Lyra?

Lyra'ya sen ne dedin?

Kelimelere Çevir-

I Ching Kutusu-

Bakalım çalıştırabilecek miyim.

Oh, hadi ama, Lyra için daha iyisini yapmıştın.

Merhaba.

Merhaba.

Ben AD Walters.

Dün gelen ziyaretçinizle ilgileniyordum.

Daha ne kadar bu çantada duracağım?

Mary!

Gitmelisin.

Neden fısıldıyorsun?

Ofisimde senin hakkında sorular soran bir polis var.

Dün beni görmeye geldiğini biliyor.

- Nasıl biliyor? - Hiçbir fikrim yok.

Lyra, başın belada mı? Yardıma ihtiyacın var mı?

Beklettiğim için üzgünüm, ben sadece...

Lütfen, ikiniz de ofise geçebilir misiniz?

Harika bıyıkmış.

Aziz Peter Kolejinde gözetimsiz dolaşan

bir çocuğun olduğunu duyduk.

Adın nedir?

Lizzie. Sizinki?

Ben Müfettiş Walters, Lizzie,

ve sana birkaç sorum var, eğer sana da uygunsa.

Tabii ki.

Nerelisin?

- Londra. - Ama Oxford'da kalıyorsun.

- Evet. - Kimle?

Bazı kişilerle. Arkadaşlarla.

- Adresleri ne? - Tam olarak bilmiyorum,

ama isterseniz sizin için bulabilirim.

Bu gerçekten gerekli mi?

Çocuğun ebeveynlerini beklememiz gerekmez mi?

- Okula gidiyor musun? - Evet, bazen.

- Ama bugün okulda değilsin. - Şey, bugün tatil.

Bunun uygun olduğunu düşünmüyorum.

Ve bugün Dr. Malone'u görmeye geldi çünkü ...?

- Çalışmasıyla ilgiliyim. - Lizzie'ye kapım hep açık.

Onun çalışmasını anlıyor musun?

- Bazılarını. - Will seninle mi kalıyor?

Evet, öyle. O...

O nerede...

Lyra?

Pardon, sizinle şurada bir konuşabilir miyiz, lütfen?

Ben gerçekten düşünüyorum ki çocuğun...

Hayır, hayır!

Durdurun onu!

Koşmak yok!

Yardım et, Pan!

Sola dön, Lyra, hemen buradan.

Şüpheli öğrenci...

Buradan!

Onu göremiyorum.

Belki de atlatmışızdır.

Lizzie'ydi değil mi?

Müzeden.

Kaybolmuş gözüküyorsun.

Seni gideceğin yere bırakayım mı?

Hayır.

Emin misin?

Hey!

Aslında, olur.

Nereye?

Summertown.

Emniyet kemeri.

Sol tarafında, kendine doğru çek.

O baktığın kurukafalar hakkında

daha fazla bilgi bulabildin mi?

Onları çok büyüleyici buldum.

Sizle konuştuktan sonra onlar hakkında soru sordum.

Sen iyi misin?

Şey, evet, sadece... Ben...

Geç kalamam, annem endişelenir.

Eminim ki endişelenir.

Sa-sanırım burayı biliyorum,

beni nerede istersen bırakabilirsin.

Seni eve bırakmayı tercih ederim, kimse endişelenmesin.

Sorun değil, gerçekten, inmeme izin ver.

İnememe izin ver!

Lütfen, Bay. Latrom, inmeme izin verin.

Lizzie!

Çantan.

Teşekkür ederim.

Görüşürüz.

- Gitmiş. - Ne?

BEKLE!

Aletiyometre'yi çaldı.

Hırsızdan başka bişey değilmiş!

Biliyor musun, bunun hakkında içimde iyi bir his var.

Bu saatlerdeydi, hava kararıyordu.

Elimde hala sopa vardı,

ve az önce söylediği şeyi düşünüyordum...

ve sonra tekrar söyledi.

Ki sonra, ben de ona söyledim...

Ne söylediğimi tahmin edebilir misin?

Hayal bile edemiyorum.

Dedim ki...

"Hayır."

- Bu mu? - Mm-hm.

Şey, iyi bir hikayen varmış.

Aslında, şimdi arkadaş olduğumuza göre, belki bana yardım edebilirsin.

Stanislaus Grumman'ı duydun mu?

Mm.

Garip adam.

Sıska, sert, herşey hakkında meraklı...

Nerede olduğunu biliyor musun?

Biliyor musun, o bir jeolog ya da arkeologdu.

Bazıları onun şaman olduğunu

ve Yenisei'den bir kaç kişiyle

- doğada yaşamaya gittiğini söylüyor. - Bu ilginç.

Ama son duyduğumda, ölmüştü.

Öldü mü?

Bir tüccar bana Grumman'ın bir tuzağa bastığını...

ve kemiğe kadar kestiğini söyledi.

Geçen hafta burada biri vardı,

Grumman'ın tuzaktan sağ kurtulduğunu söyledi.

Şey, bu iyi haber. Başka bişey söyledi mi?

Bir süre gözlemevinde çalışmıştı,

dağın tepesinde,

buradan uzak değil.

Orayı deneyebilirsin.

Teşekkür ederim.

Pekala, eğer doğru yaptıysam,

senin kelime oluşturabilmen

ve benim de onları duyabilmem gerekiyor.

Basit bir cevabı olan basit bir soru.

Lyra güvende mi?

Evet yada hayır.

Lyra?

Neye bakıyorsun?

Komentet

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left