The End of the F***ing World

The End of the F***ing World

Download Turkish Subtitle

Season 2

Release info

The End Of The Fucking World S02E05 720p HDTV x264-LiNKLE
A Commentary by mennoberg

Tags

HDTV
hdtv
x264
720p
720
HD
Published on: 2019-11-07
Downloads: 38
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 127 lines.

Bazen uyanmaktan nefret ediyorum.

Hatan yokmuş gibi davranabilirsin.

Kötü biri değilmiş gibi.

Ama içten içe kötü biri olduğunu hep bilirsin.

O gün banyoda uyandığımda kendimi yeni biri gibi hissettim.

Yeniden beraberdik.

Alyssa?

Merhaba?

Kimse yok mu?

Günaydın.

Günaydın.

İyi görünüyorsun.

Ben ninen değilim James.

Kimse yok, adam gitmiş.

Telefonu kullanabiliriz.

Bence sakıncası olmaz.

Bonnie?

Uyanık mısın?

Üstümde kıyafet yok.

Peki.

Tamirci yola çıkmış.

Şimdiden mi?

Evet, gitmeye hazır mısın?

Evet.

Bunu sormak istemezdim ama araba için para ödünç alabilir miyiz?

Geri ödeyeceğiz, söz.

-İçeride başka biri mi var? -Aman Tanrım.

O adamla yatmış.

-Ne? -Dün akşamki motel sahibiyle.

Sağ ol, dediğim gibi...

Niye onunla yatsın ki?

Erkek arkadaşı ölmüş, öz güveni azalmıştır.

İnsan kendini kötü hissedince her türlü boku yer.

Birini mi kızdırdınız?

Ne?

Bu bir kaza değil.

Herhâlde aracı çeken adamdır.

Ya da Bonnie'dir.

-Ne? -Şaka yapıyorum.

Şimdi nereye?

Sola dön.

Sen iyi misin Bonnie?

Sanırım dün içkiyi fazla kaçırdım.

Nereye gidiyoruz?

Ablama.

-Ablandan bahsetmemiştin. -Sormadınız ki.

Nerede oturuyor? Dağın başında mı?

Yirmi dakika ötede.

İyi uyudun mu?

İyiydi.

-Ne yaptığını biliyoruz. -Alyssa.

-Ne? -O adamla.

Moteldeki adamla.

-İçki ısmarladı. -Anlatmasan da olur.

Ya sonra?

-Bizde yargı yok. -Ne?

Altı üstü yattınız.

Bir sebebin vardır. Hepimiz pişman olduğumuz şeyler yaptık.

Çok sıcakladım, camı açsam?

Kazağını çıkarsana.

Sanırım kusacağım...

Vay be, dün bayağı içmiş anlaşılan.

Fırsatı bulmuştum.

Bir şey söylemeliydim.

Dün gece demişken...

Ne olmuş?

Yani, nasıl hissediyorsun?

Tanımadığımız birinin yol kenarına kusmasını izliyormuş gibi.

Peki.

-Yani konuşmak istemiyorum. -Peki.

Daha ne kadar sürecek?

Acelemiz mi var?

-Bugün dönmem lazım. -Ne?

Evet.

Bunu söyleyeceğimi bilmiyordum.

Ama onu bırakıp gidemeyiz.

Araba konusunda yardım etti.

Tamam, neyse ne. Ama keşke elini çabuk tutsa.

Sanırım bitirdi.

-Daha iyi misin Bonnie? -Eczaneye gitmem lazım.

ECZANE

Ablasından bahsetmemiş olması garip mi?

Bence garip.

Gece orada kalabilirdi.

Sence de...

-James. -Efendim?

Kız garip, garip şeyler yapıyor. O kadar da ilginç değil.

Bazen James'e bakmazken bile surat ifadesini biliyorum.

Şu an gergin ve üzgün.

-Alyssa. -Para bulmalıyız.

-Bonnie için. -Evet.

Acaba Alyssa'nın vakte mi ihtiyacı vardı?

Ve mesafeye.

Onu öpmemeliydim.

-Günaydın. -Evet.

Ne istemiştiniz?

Ağrı kesici lazım, en güçlü olanlardan.

Peki, ne için olduğunu öğrenebilir miyim?

Neden?

-Efendim? -Neden soruyorsunuz?

Çünkü benim işim bu.

Sırt ağrısı mı?

Evet, çok ağrıyor.

Alın bakalım.

24 saat içinde altıdan fazla içmeyin ve tok karnına için.

-Tamam. -Yoksa kusabilirsiniz.

Kustum zaten.

İyi misiniz?

Ne?

-Kanamanız var. -Hayır, yok.

Canınızı mı yaktılar?

-Yardım mı lazım? -Ne?

Yakında bir sığınma evi var.

-Ödeme yapsam? -Adam dışarıda mı?

Nerede? Söyleyebilirsiniz.

-Motelde. -Hangi motel?

Bakın, ben feministim, tamam mı?

Teşekkürler.

Tuvaletiniz var mı?

Şurada.

-Acaba neler oluyor? -Gidip baksan iyi olur.

-Yalnız kalmak istiyor. -Gideli çok oldu.

Akşamdan kalma.

-Kek filan atıştırıyordur. -Eczanede mi?

Sağlıklı olanları var, çekirdekli, kuru erikli filan.

Gidip kıza bir bak işte!

Ne?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left