The first 200 lines.
Gönül ister ki
Gönül ister ki
Gönül ister ki
Peki.
Yarın getirin.
Tamam.
Affedersiniz.
Bay Sinha, hastaya siroz teşhisi konuldu.
Karaciğerinde hasar var. Onu müşahede altında tutuyoruz.
Şu an kesin konuşmak zor.
Ama iyileşecek, değil mi?
Elimizden geleni yapıyoruz.
Ancak karaciğer nakli için hemen donör bulunmuyor.
Neyse, hastanın yanına dönmeliyim.
Ailesini bilgilendirmek isterseniz
telefonumu kullanabilirsiniz.
Müsaadenizle.
-Alo? -Sameer.
Sid?
Sid. Merhaba.
Nasılsın kanka? Neredesin?
Hastanedeyim.
Hastane mi? İyi misin?
Ben iyiyim.
Sorun ne öyleyse?
Orada bekle. Geliyorum.
Akash, Bombay'a döndü. Onu da getiririm.
Gelmez.
Mazide kaldı, unut artık. Burada olduğunu duyunca sevinir.
Takma kafana, birazdan geliriz.
Peki.
Alo?
Efendim Sameer?
Sen git Sameer, beni sayma.
Evet, üstünden çok zaman geçti ama olmamış gibi davranamam.
Sid'le yollarımız ayrıldı artık.
Sen git.
Tamam.
Alo?
Sameer, hemen eve gel.
Alo? Sid?
Alo?
Akash? Sammer? Ne oluyor?
Beğendiniz mi?
Delirdin mi? Niye bu saatte aradın? Eve hırsız girdi sandık.
Çok güzel.
Neymiş güzel olan Akash?
Vay be! Harbiden güzel olmuş.
Bravo oğlum.
Sid, tanıdığımız birini anımsatmıyor mu?
Kimi?
Sameer, sence?
Herkesi birilerine benzetmek mümkün.
Ama Bayan Kashyap'a benziyor.
-Ekonomi öğretmenimiz mi? -Aynen öyle.
Yok artık.
Evet, Bayan Kashyap'ı sizden iyi tanıyorum.
Özel dersler.
Ona özel derse gidiyordum.
Yalnız mıydınız, başka öğrenciler var mıydı?
Sence?
Sadece ikiniz miydiniz?
-Hiç söylememiştin. -Haklısın Akash.
Bayan Kashyap'a benziyor ama bir şeyi olmamış.
-Hatları mı? -Hatlarını nereden biliyorsun?
Ekonomiden nefret ediyorum.
Hey!
Akash!
Kırmızı.
Yeşil.
Ve...
Affedersiniz.
Sid'e bakmıştım.
-Sid? -Pardon.
-Sinha, Siddarth Sinha. -Bir dakika.
Sameer.
Seni görmek güzel Sid.
Özlemişim.
-Bombay'a ne zaman döndün? -Bu sabah.
İyi ki dönmüşüm.
Ben olmasaydım ne olurdu?
Durumu nasıl?
Bilmiyorum. Bir şey söylemek için erken.
Neyse.
Neler yapıyorsun?
Babamın bilgisayar şirketindeyim.
Onun dışında her şey aynı.
İyi gidiyor.
Hatta çok iyi.
Hâlâ amcanın Pune'daki çiftliğinde misin?
Evet, güzel yer. Bir ara gelmelisin.
Gelirim.
Öylesine mi söylüyorsun?
Bazı planlarım var.
Evlenmeyi düşünüyorum.
Teşekkür ederim.
İlk senin evleneceğin beliydi.
Akash da evleniyor.
Ne?
Akash hayatta evlenmez.
Şaka değil.
İnanmam.
Ciddiyim.
Okulda ona âşık bir kız vardı, onunla mı?
Adını bir tuhaf söylerdi.
Akash!
Eyvah!
Deepa geliyor.
Deepa mı?
-Herkese merhaba. -Merhaba Deepa.
Hoşça kal Deepa.
Hadi Akash, dans edelim. Diğer çiftleri kıskandırırız.
Sen önden git, hemen geliyorum.
-Gerçekten mi? -Söz.
Tamam, görüşürüz çocuklar.
Daha çok bekler.
Sameer, sevgilim.
Ağzım kurudu, içki getirsene.
Gitmişken Deepa ile dans ediver.
Baksana Sid.
Ne yapıyorsun?
Ravi'nin kardeşisin demek.
Ravi nasıl?
Priya. Sameer'in içkini getirmesi uzun sürecek gibi.
-Baksana şuna. -Seni ararım.
Görüşürüz.
Selam.
Ne oldu?
-Biri mi öldü? -Evet, sen.
Seni içki almaya mı gönderdim, kızlarla muhabbete mi?
Aranızda bir şeyler var, değil mi?
Ben Panchgani'deyken evde durmuyordun.
Kes şunu Akash.
Priya, yok öyle bir şey.
Doğru söyle Sameer. O kızı nereden tanıyorsun?
Bitti.
Bu suratlar ne?
-Kim bu kız? -Bilmem.
Bir yerde görmüş olmalısın.
-Gördüm. Şurada. -Nerede?
Vay be! Bir içim su!
Priya, onu tanıyor musun?
Boş versene, hiç senin tipin değil.
Ne olmuş yani? Evlenmeyeceğim ya!
Senin tipin ne peki?
Kendi hayatı olacak, benim hayatıma saygı gösterecek.
Böyle bir kız bulduğunu söylemişti.
İlişkileri iki hafta sürdü.
İki hafta uzun süre.
Neyse, elimi çabuk tutayım da yanına gittiğimde yaşlanmış olmasın.
Bir düşün. Sana âşık olduğunu görmüyorum.
Sam Amca. Akash hedefi tam on ikiden vurur.
Deneme, bir, iki, dört.
Mikrofonda sızıntı mı var? Üç nereye kayboldu?
Herkese iyi akşamlar.
Mezuniyetimi kutluyoruz, hepimiz için önemli bir gün.
O yüzden de
sizin için bir şarkı söyleyeceğim.
Yeni bir dünyaya adım atmak üzereyiz.
Kendimizi kanıtlamak zorundayız, harikalar yaratmak zorundayız.
Şarkının adı şu:
İş bulmanın yüz yolu.
Sakin olun.
Şaka yapıyordum.
Geleceği düşünmenin sırası değil. Gönder!
İnsanlar bize çılgın diyebilir Derlerse desinler
İnsanlar bize çılgın diyebilir Derlerse desinler
Şimdi bizim zamanımız
Şarkı söylemek varken neden susalım?
Şarkı söylemek varken neden susalım?
İçimizden gelen şarkıyı söyleyeceğiz
Dünya kızarsa kızsın
Dünya kavga ederse etsin
Dünya savaşırsa savaşsın
Biz şarkı söyleyeceğiz
Somurtmak isteyen somurtsun
Gitmek isteyen gitsin
Bağlar koparsa kopsun
Sakın korkma
Biz bugünün erkekleriyiz Eski kafalı değiliz
Biz bugünün erkekleriyiz Eski kafalı değiliz
Gözlerimizde şimşekler Nefesimizde fırtına
Korkmak nedir, yenilmek nedir, bilmeyiz
Dünya ve gökyüzü bizim için var
Gecelerden yıldızları söküp alabiliriz
Gökyüzünün ötesinde yaşayabiliriz
Biz bugünün erkekleriyiz Eski kafalı değiliz
Hayaller diyarında büyüdük
Sevmeyi biliriz, çekingen olabiliriz
Nereye gidersek gidelim herkesi büyüleriz
Güzellere aşk sanatını öğretiriz
Bir kadının kalbini çalmasını Uykularını kaçırmasını biliriz
Biz bugünün erkekleriyiz Eski kafalı değiliz
İnsanlar bize çılgın diyebilir Derlerse desinler
Derlerse desinler
Derlerse desinler
Şimdi bizim zamanımız
Şarkı söylemek varken
neden susalım?
Şarkı söylemek varken
No comments yet. Be the first to leave one.