Spooky in Love

Spooky in Love (오싹한 연애)

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Spooky in Love S01E02 1080p WEB h264-EDITH
A Commentary by desprite
‎Alt yazı çevirmeni: Hayrullah Doğan

Tags

webdl
Published on: 2026-07-19
Downloads: 4
Hearing Impaired: No
FPS: 23.976

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

‎SPOOKY IN LOVE

‎CEO CHEON YEO-RI

‎2. BÖLÜM

‎REINA OTELİ ‎SEUL

‎Niye her karşılaştığımızda ‎kaçıyorsunuz Bayan Cheon?

‎Kaçmadım, sizinle görüşmekten kaçındım.

‎Niye kaçınıyorsunuz? Virüs müyüm ben?

‎Peki. Benden kaçındınız.

‎Bir suçunuz yoksa bunu niye yapasınız?

‎Suçsuzlar da ‎birilerinden kaçınmak isteyebilir.

‎Ya, demek herkesi görmezden geliyorsunuz.

‎Açıkçası size katlanamıyorum.

‎-Kötü bir ilk izlenim bıraktınız. ‎-Sizinki daha iyi değildi.

‎Peki ne öğrenmek istiyorsunuz?

‎Haewang Dağı'ndaki cesedi ‎siz bildirdiniz, değil mi?

‎Suçluyu yakaladınız ve cesedi buldunuz.

‎Kimin bildirdiği önemli mi?

‎Birden fazla suçlu olabilir

‎ve cesedin yerini bilmeniz ‎büyük bir şüphe yaratıyor.

‎Suç ortağı

‎olduğumu mu söylüyorsunuz?

‎Bir sorun varsa ‎her ihtimali düşünmek gerekir.

‎Savcılık hezeyansız olmuyor sanırım.

‎Olguları kontrol etmek için buradayım.

‎Cesedin yerini nereden biliyordunuz?

‎Sormak istediğiniz her şeyi sordunuz.

‎Lütfen gidin.

‎Cevap alamayınca ‎soru sormanın ne önemi var?

‎Tek bir şey söyleyin.

‎Cesedin yerini nasıl öğrendiniz?

‎Bana söylediler.

‎Kim söyledi?

‎-Bir hayalet. ‎-Ne?

‎Benimle kafa mı buluyorsunuz?

‎İnanmayacaksanız niye soruyorsunuz?

‎Hayaletlerle konuştuğunuza göre medyum

‎-ya da şaman mısınız? ‎-Bayan Cheon.

‎Hassas bir noktaya mı değindim? ‎Durup dururken suçluluk hissettim.

‎Hey!

‎Seni gördüğüme inanamıyorum.

‎Böyle bir yerde ne işin var?

‎Arama emirleriyle ‎sık sık böyle yerlere gelirim.

‎Nasıl buldun? Çok lüks, değil mi?

‎Bu otelin sahibi müstakbel eşimin kuzeni.

‎Nüfuzumu kullanıp ‎seni buraya üye yapayım mı?

‎Otellere özel bir ilgin var galiba.

‎Jang Eun-ju da bir oteldeyken ‎kaybolmamış mıydı?

‎Niye şimdi ondan bahsediyorsun?

‎Biraz daha bekle.

‎Ne kadar iyi saklamış olursan ol,

‎Jang Eun-ju'nun cesedini bulacağım.

‎Hayal gücün çok gelişmiş.

‎Montun güzelmiş. Sana yakışmış.

‎Hayaletler seninle konuşuyor mu?

‎Ne söylüyorlar?

‎Hiçbir şey.

‎Şaka yapıyordum.

‎Şaman Baek, hayalet görmemen için ‎bir hapsetme ritüeli yapmıştı.

‎Başarısız mı oldu?

‎Tabii ki hayır.

‎Fevri davranma.

‎Yerin kulağı var.

‎Zaten garip bir söylenti yayıldı.

‎Ne söylentisi?

‎Şaman olarak atanmışsın.

‎Sanırım eski nişanlının ailesi bunu yaydı.

‎Dedikodu malzemesi olmaktan kaçın.

‎Dikkat ederim.

‎Ha, doğru.

‎Rekabetçiliği İyileştirme Stratejisi ‎konusunda…

‎Lüks markaların en üst segmentleri için ‎yaptıkları gibi Reina için de

‎segment yükseltme önerdin sanırım.

‎Reina Seul yükseltme ve iyileştirme ‎stratejisine bağlı kalacak.

‎Busan ve Gyeongju ‎şubeleri için de aynısı geçerli.

‎Ama markanın bütününü düşününce ‎yapımızı değiştirecek

‎stratejik bir yenilemeye ihtiyacımız var.

‎Hemen şimdi alınacak bir karar değil

‎ama CL Raymond Oteli'ni izliyorum.

‎Marka stratejilerini çok cazip buluyorum.

‎CL Grubu ilk otelini açarken

‎başarılı olmak için küresel otel zinciri ‎Raymond'la iş birliği yaptı.

‎Küresel otel zincirlerinin ‎sadece Seul'e değil,

‎diğer büyük şehirlere de ‎girdiği bir gerçek.

‎Yine de buna karşıyım. Sırf bir isim için ‎para ödemeye ne gerek var?

‎Geçen yıl açıldı ‎ve çok büyüdüğünü biliyorsun.

‎Fena bir fikir değil.

‎Bir düşün.

‎Benim. Neredesin?

‎Nerede olacağım? Ofise gidiyorum.

‎Bugün izin almadın mı?

‎Neden izin alayım?

‎Benim gibi insanların ‎izin kullanma lüksü yok.

‎Geçen aydan beri sürekli hatırlatıyorum.

‎Bugün Maymun Saati'nde ‎bir iyilik yapmalısın.

‎Lisede miyim ki üniversite için ‎iyilik puanı biriktireyim?

‎İyilik ancak insanın ‎içinden gelirse makbuldür.

‎Kötülükten kaçınmak için uğurlu bir günde ‎iyilik yapmanın ne anlamı…

‎Aman Tanrım.

‎Biricik torunum hiçbir sözümü dinlemiyor.

‎Bana bu kadar az değer veriyorsan

‎daha fazla yaşamamın bir anlamı kalmadı.

‎Artık dünyada yerim kalmamış.

‎Hadi ama, böyle söyleme. ‎Torununu üzüyorsun.

‎Geleceğim, tamam mı?

‎Öğleden sonra izin kullanacağım.

‎Dikkatli olun.

‎Bundan istemiştin.

‎-Dikkatli olun. ‎-Bu benim!

‎-Bir, iki, üç, hadi! ‎-Hadi!

‎İleriye at.

‎Topu kaybettik!

‎Olamaz.

‎-Hayır, topu kaybetme! ‎-Yakala!

‎Hey, olmaz.

‎Faul! Faul yapıyorsunuz!

‎-Kurtaramadın mı? ‎-Çok iyi vurdu.

‎-Hayır, sadece… ‎-Nasıl kaçırdın?

‎-Çok kötü. ‎-Olamaz.

‎O camı daha üç gün önce değiştirmiştik.

‎Müdür şu anda işte, değil mi?

‎Evet.

‎Delili yok edeyim.

‎Müdürün ofisi kilitli ‎ve bizde anahtar yok.

‎Her zaman bir yol bulunur.

‎Yol mu?

‎Topu buldum!

‎Jang kaybolduğu sırada ‎yakın odalarda kalanlar mı?

‎Evet, yan, alt ve üst odalarda kalanlar,

‎otele giriş çıkış saatleri ‎ve o sırada ne yaptıkları.

‎Anladım.

‎Peki.

‎Park Seung-jae, şampiyonada ‎art arda harika atışlar yaptı

‎ve üçüncü turda lider durumda.

‎Vay be, bir rock yıldızı gibi ‎şov yapmışsın.

‎Mahcup oldum. İçkimizi içelim.

‎Bay Park, harikasın.

‎Aramızda kalsın

‎ama bu skor eski oyunlarına göre ‎bir mucize değil mi?

‎Sonuçta istatistik bir bilimdir

‎ama şans bilimin önüne geçebilir.

‎Sanırım şansım yaver gitti.

‎-Hepsi bu. ‎-Evet, güzel.

‎-Anne. ‎-Efendim?

‎Şansının tükenmemesi için Şaman Baek'ten

‎ona bir tılsım yazmasını isteyelim mi?

‎Yani…

‎Niye olmasın? ‎Şansı hayaletler kontrol edermiş.

‎Şaman Baek, ruhları kontrol etmekte ‎çok iyidir. Yeo-ri'de etmişti.

‎Ha-ri.

‎Bayan Cheon'a ‎bir hayalet mi musallat olmuştu?

‎Yok canım.

‎Musallat olma değil.

‎Kendisi hayalet. ‎Başkalarını aşağıya çeken türden.

‎Geçen gün hakkında kötü şeyler söyledi.

‎Benim hakkımda mı? Ne dedi?

‎Ne demişti?

‎Eski sevgilini param için bırakmışsın ‎ve asalakmışsın.

‎Hey, boş ver.

‎Ne var? Öyle dedi.

‎İzinsiz giremezsiniz.

‎Ne istiyorsun?

‎Bayan Cheon, hakkımda ‎ileri geri konuşuyormuşsunuz.

‎Asalakmışım ve Ha-ri'nin parası için

‎sevgilimi terk etmişim.

‎O alaycı gülümseme de ne?

‎Cheon Yeo-ri, ‎benden bu kadar mı nefret ediyorsun?

‎Kuzenine layık değil miyim?

‎Layık olmadığını söylemek yetmez.

‎İşin aslı şu ki Jang Eun-ju

‎kaybolmadan önce otelimize geldi.

‎Merhaba hanımefendi.

‎Onunla ben konuşurum. İzin verir misin?

‎Elbette.

‎-Siena Salonu'nu tutmak mı istiyorsunuz? ‎-Evet.

‎Bir sorun mu var? ‎Neden bizzat görüşmek istediniz?

‎Hayır, bir sorun yok.

‎Sadece damadın adını duyunca

‎tanıdığım kişi olup olmadığını

‎merak ettim.

‎Evet, o.

‎Bakın, yapabileceğim bir şey yoktu.

‎Buraya gelmekten başka çarem yoktu.

‎Bana evlenme teklif edip ‎parmağıma bu yüzüğü taktı

‎ama sonra benden ayrılıp ‎başka biriyle çıkmaya başladı.

‎Hamileyim.

‎Seung-jae olmadan yaşayamam.

‎Lütfen yardım eder misiniz?

‎Ne saçmalıyorsun?

‎El ele tutuşmaktan ‎hamile kaldığını mı sandın?

‎-Yani senden değil miydi? ‎-Tabii ki hayır!

‎Blöf ve yalan konusunda uzmandır.

‎Ona inanmıyorsun, değil mi?

‎Sanırım bunu öğrenmenin tek yolu

‎üçlü bir buluşma ayarlamak.

‎Üçlü buluşma mı?

‎Sen, ben ve başka kim?

‎Jang Eun-ju.

‎Bir ölüyle nasıl toplantı yapabilirsin?

‎Ölmediğini, saklandığını söylemiştin.

‎İddian bu değil miydi?

More Turkish subtitles for Spooky in Love

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left