Buffet Froid

Buffet Froid (Buffet froid)

Download Turkish Subtitle

Release info

Soğuk Büfe (1979)
A Commentary by mennoberg
MUBi

Tags

other
Published on: 2022-04-29
Downloads: 36
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

SOĞUK BÜFE

- Neye bakıyorsunuz? - Kim? Ben mi?

- Evet. Neye bakıyorsunuz? - Hiçbir şeye.

Evet yahu, bir şeye bakıyorsunuz.

Kulağınıza baktım.

nesi var? Kulak burun doktoru musunuz?

- Hayır. - Beni rahat bırakın o halde.

Aynı muhasebecilere benziyorsunuz.

Muhasebeciyim zaten.

- Beni mi takip ediyorsunuz? - Evet.

- Neden? - Arkadaşa ihtiyacım var.

Ne yapmak için?

Konuşmak için. İnsanlar artık konuşmuyor.

Ben konuşmak istemiyorum ama.

Sizden de hoşlanmadım.

- Yanılıyorsunuz. Tanısanız seversiniz. - Buna şaşarım işte.

Garip fikirleri olan birine benziyorsunuz.

- Ne tür fikirler? - Of, düşün yakamdan!

- Sizin de garip fikirleriniz olmuyor mu? - Ne gibi?

Bazen sizin de içinizden birini öldürmek geçmez mi?

Nasıl?

Arada birini öldürmek istemiyor musunuz hiç, diyorum.

- Kimi? - Herhangi birini.

Niye ki?

Öylesine. Sebepsiz. İçinden geldiği için.

- Hayır. - Hiç mi?

- Metroda bile mi? - Yani...

Pek değil.

- Kolaydır çünkü. - Hayır.

Evet!

Cebinizde bıçağınız var diyelim.

Hop! Bıçak cepten çıkıyor.

Tık! Düğmesine basıyorsun. Kırt! Sapladın karnına gitti!

Falanca yere düştü. Kimse durup bakmıyor.

"Serserinin teki uyuyor" diyorlar.

Falanca derken?

Meçhul biri.

Ölümü kimseyi üzmeyen, önemsiz bir adam.

- Böyle bir şey yapmayı hiç düşündünüz mü? - Hayır.

Ne düşünüyorsunuz?

Bıçağınızı.

- Beğendiniz mi? - Hayır. Cebinize geri koyun.

Böyle aletlerle oynamak tehlikelidir.

Haklısınız.

- Hadi, alın. Size hediye edeyim! - İstemem!

Alın canım! Kırmayın beni!

Bıçağa ihtiyacım yok!

Bende kalırsa elimden bir kaza çıkacak!

Bana ne yahu sizin bıçağınızdan! Alın işte. Buraya koydum.

Öyle ortalık yere konmaz bıçak. Birinin aklına bir şey gelir.

Çalışmaktan yorgun mu düştünüz?

Alakası yok, işsizim.

Şanslısınız.

Hiç sanmıyorum. Zaman öldürmeye çalışmak çok yorucu.

Bir işte çalışmak dinlendirici mi sanki?

İşine bağlı.

Benim işim tam bir ömür törpüsü.

Televizyon açıkken uyuyakalıyorum.

Ben uyumaya korkuyorum. Uyursam korkunç kâbuslar görüyorum.

- Ne tür kâbuslar? - Polisin peşimde olduğunu görüyorum.

- Cinayetten mi? - Elbette.

Sizi yakalıyorlar mı?

- Kim? - Polis!

Hayır, sorun bu zaten!

Bütün gece kovalıyorlar ama yakalamıyorlar!

Soğuk terler içinde, bitap halde uyanıyorum.

Cebinizde bıçak taşımak için bahane değil bu.

Cebimde her zaman bıçak taşırım.

- Niye ki? - Etimi kesmek için.

- Siz mi aldınız? - Ne?

Bıçağı!

- Hayır. - Gitmiş!

Öylece bırakmayın, birinin aklını çeler demiştim size!

Benim vagonumdan uzak durun!

Niye ki? Ne güzel kaynaşıyorduk!

Katil!

Size bunun bir kâbus olduğunu söyledim!

Beni yalnız bırakamazsınız!

Burada ne yapıyorsunuz?

Karnımda bir bıçak var!

Olamaz!

- Bu bıçak benim. - Evet işte! Fikir havaya saçıldı bir kere.

- Bunu size hangi serseri yaptı? - Paltolu genç bir adam.

- Benim gibi mi? - Evet.

Yerinizde olsam kaçardım.

Ben değildim! Ben olamam!

Buraya şimdi geldim!

- Siz yaptınız demedim! - Kim yaptı?

Ne bileyim! Dikkat etmedim.

Gözünüzü açsaydınız ya madem!

Rahat bırakır mısınız artık beni? Ölüyorum! İkileyin!

- Sizi böyle bırakamam! - Bırakın, ben neler gördüm...

- Daha fazlasını görmeyeceksiniz ama! - Kötü bir ânıma denk geldi sadece.

Canınız acıyor mu?

Pek değil. Ama pek kendimde değilim gibi.

Nasıl yani?

Sanki bir lavabo boşalıyor gibi.

- Paramı ister misiniz? - Çok mu var?

Hayır ama taşımamın anlamı yok. Bekleyin...

Alın!

Alsanıza!

Sağlığıma içersiniz!

Olur, peki.

- İyi yolculuklar. - Teşekkürler. Deneyeceğim.

Bıçağınızı almayacak mısınız?

Alayım mı?

Üzerinde parmak iziniz var.

Polis şıp diye bulur sizi.

Hem daha sonra ihtiyacınız olabilir.

İşe yarar bir alet.

Kapısız köyden mi geldin?

Metroda bir cinayete şahit oldum.

Al şu süngeri de masayı sil hadi.

Muhasebecinin biri karnına bıçak yedi.

Al!

Asıl merak ettiğim şey...

Acaba onu ben mi öldürdüm...

- Saçma sapan konuşma lütfen. - Al işte, bak!

Kanı kurumamış bile.

Akıllı biri olsaydın iş bulurdun.

Paltoyla mı oturacaksın?

Üşüyorum.

Emanet gibi duruyorsun. Misafirliğe geldin sanki.

Hepimiz misafiriz. Geliyoruz, biraz turistlik yapıp gidiyoruz!

Paltomu neden çıkarayım ki zaten?

Vaktinden önce soğuk alıp ölmek için mi?

- Ne dediğini anlamıyorum. - Ben anlıyorum, önemli olan da bu.

Senin günün nasıl geçti?

Sıradan bir pazartesi işte.

Biraz daha balık?

Evet.

Ne diyecektim asıl...

- Ne? - Tahmin et.

Söyle işte, ne?

Binada yalnız değiliz artık. Yeni bir kiracı geldi.

Hadi canım!

- Kaçıncı kat? - Bilmiyorum. Üst kat.

Ben 5. kattaki kiracıyım.

Binaya hoş geldiniz demek için gelmiştim.

Siz benim ilk komşumsunuz.

Gelmenize sevindim. Kendimizi daha az yalnız hissedeceğiz.

- Bekâr mısınız? - Dulum.

Başınız sağ olsun.

Ben işsizim. Siz?

Polis müfettişiyim.

- İyiymiş. - Ne?

Polis müfettişi olmanız.

Neden?

Az önce metroda bir cinayete şahit oldum çünkü.

Öyle mi?

Zavallı bir adam karnından bıçaklandı.

- Öyle mi? - Evet.

Sorun şu ki bıçak bana ait.

Yani?

Kendinizi benim yerime koyun. Aklıma sorular geliyor.

- Ne sorusu? - Şimdi onu ben mi öldürmüş oldum?

Öyle birine benzemiyorsunuz.

İsterseniz bıçağı size gösterebilirim!

Evde, bulaşık makinemde!

Bakın azizim, bütün gün suçlularla, katillerle boğuşuyorum.

Şu an görevde değilim, yemek yiyorum.

Yeni taşındım, yorgunum, canımı sıkmayın.

O yüzden aşağı inin ve beni unutmaya çalışın.

Yatağa gelmiyor musun?

Sigara içiyorum.

Geç oldu.

Bütün gece sigara üstüne sigara mı içeceksin?

Neden olmasın?

Uykun yok mu?

- Var, evet! - O zaman?

Kâbus göreceğimi bildiğim için canım uyumak istemiyor.

Bu yüzden sigara içiyorum.

İster misin?

Hareketsizlik seni asabi yapıyor.

Güzel, sıkıcı bir işe ihtiyacın var. O seni sakinleştirir.

Neden aramayı bıraktın?

Aradığımda bulamıyorsam aramamın ne anlamı var?

Beni dinle...

Yatağa gelirsen söz, geceliğimi çıkaracağım.

Hiç havamda değilim, emin ol.

Ben de değilim ama arada bir biraz çaba sarf etmek lazım.

Ne düşünüyorsun?

- Korkuyorum. - Neyden?

- Yeni kiracının işini biliyor musun? - Hayır.

- Polis. - Yani?

Anlamıyor musun?

Uyuyunca rüyamda polis görüyorum.

Uyanıyorum, kimi buluyorum? Polisi!

Binamda!

- Garip değil mi sence? - Sen bir şey yapmadın ki.

O yüzden zaten!

Ben de bu soruyu soruyorum.

Ben bir katille evlenmedim.

Bir katille evlenmek hiç yoktan daha iyi olabilir.

Öldürülmesi gereken kaç kişi var, hiç fark ettin mi?

O kadar çok ki!

Ben peki? Öldürülecek biri gibi miyim sence?

Dikkat etmelisin.

- Öyle mi diyorsun? - Evet.

Beni korkuttun bak şimdi.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left