Salem's Lot

Salem's Lot

Download Turkish Subtitle

Release info

Çevirmenin Notu
A Commentary by Mss
FLUX / GalaxyRG / YTS.MX / PSA

Tags

webdl
transcript
Published on: 2024-10-16
Downloads: 197
Hearing Impaired: No
FPS: 23.976

Turkish subtitle preview

The first 196 lines.

LONDRA KRALİYET GEMİCİLİK A.Ş.

KARGO TESLİM ALINDI

AHŞAP SANDIK İÇERİĞİ BİLİNMİYOR

ÇIKIŞ: LONDRA, İNGİLTERE VARIŞ: PORTLAND, MAINE, USA

Londra'dan Gelen Kargo Gemisinde Gizemli Kayıplar

Kötü Şöhretli Marsten Evi Satıldı

TAPU SENEDİ 18 TEMMUZ, 1975

Bangor Arazi Şirketi'nden Kurt Barlow & R.T. Straker'a

Marsten Evi'nin Yeni Sahipleri Antikacı Dükkânı Açtı

YAKINDA AÇILIYOR BARLOW & STRAKER SEÇKİN ANTİKALAR

Kasabanın Papazı Yardım Etkinliği Düzenliyor

Salem's Lot'ın Küçük Lig'deki Takımı Eyalet Ligi'ne Yükseldi.

Kasaba, 30 Yıllık Hizmeti İçin Polis Memurunu Onurlandırdı

Açık Hava Sineması Sezonu Açıyor!

STEPHEN KING'İN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

LANETLİ EV

Geldiğiniz için minnettarım, Bay Snow.

Londra'dan taşınma sürecimi tamamlayıp

kasabanıza yerleşmek üzereyim.

Fakat son ve önemli bir eşyayı almak için yardımınıza ihtiyacım var.

Bu akşam saat tam 6:00'da,

iskeleye büyük bir sandık gelecek.

Geldiğinde orada olacak, ve bahsettiğim bu sandığı,

zaman kaybetmeden kamyonetinize yükleyeceksiniz.

Bu sandık, çok ağırdır.

İçindeki şey de, çok eskidir.

Bu yüzden, taşırken dikkatli olmalısınız.

Eşi benzeri yoktur.

Beni anladınız mı, Bay Snow?

Buraya kadar evet.

Kargoyu aldıktan sonra,

onu tepedeki yeni evime

teslim edeceksiniz. Orayı biliyor musunuz?

Evet.

Herkes Marsten Evi'ni bilir.

Oraya vardığınızda, Marsten Evi'nin yan tarafındaki mahzen kapısını açacak,

sandığı mahzene taşıyacak,

merdivenleri geçecek ve sonunda arka tarafa bırakacaksınız.

Kapıyı sizin için açık bırakacağım.

Sandığı güvence altına almak için gerekli belgeler

ve tabii ki ücretiniz, bu zarfın içinde.

Büyükannem bizi hizaya sokmak için

bu yer hakkında hikâyeler anlatırdı.

Hubert Marsten'ın şeytana taptığını söylerdi.

Bu yüzden karısını vurmuş,

- ve kendisini öldürmüş. - Bunlar sadece söylenti.

Onu... şuradan aşağı indirmemiz gerekiyor.

- Mahzene mi? - Bay Straker'ın söylediği bu.

Kahretsin.

Ben kamyoneti geri geri yanaştıracağım, girişe yakın oluruz.

Sen de... gidip mahzen kapısını aç.

Ben mi açacağım yani?

Kahretsin.

İçinde ne var demiştin?

Paper, şifonyer dedi.

Sikeyim, amma ağır şifonyermiş.

Yere bırakabilir miyiz artık?

Hiçbir bok göremiyorum ve bu şey elimden kaymaya başladı.

Kahretsin.

Lanet olsun, Hank!

- Önümü göremiyorum ki! - Şşşş...

Toprakla mı doldurulmuş?

Bir şifonyer neden toprakla doldurulur ki?

Bilmek istemiyorum.

Kaldırıp arka tarafa doğru götürelim, tamam mı? Hadi.

Yüce Tanrım.

Kahretsin.

Döndür. Döndür.

Tamamdır. Yere bırakıyoruz.

Yavaşça...

Royal...

Yaklaş.

Yaklaş.

Bana katıl...

Royal!

Bilmek istemiyorum demiştin, hatırlasana.

Hadi siktir olup gidelim artık buradan.

Pekâlâ. Bugün sonbaharın ilk günü, 23 Eylül 1975,

ve sizler WVAB Radyosundasınız.

Raspberry Kardeşlerin, "Sonbaharın En İyi 25 Şarkısı"

listesine iki numaradan giren, son şarkılarını dinlediniz.

Bu çocuklar, önümüzdeki ay, Portland'da özel bir

Cadılar Bayramı konseri verecek.

Yarın satışa çıktığında, biletlerinizi aldığınızdan emin olun.

Tanrım!

Kayıp mı oldun, evlat?

Hayır, hayır. Affedersiniz.

Sadece geziyordum. Eskiden buralarda yaşardım.

Ha? Ziyarete geldin demek?

Evet.

Yoksa sen, yazar falan mısın?

Evet.

Bana bir iyilik yap, olur mu?

Buradayken sorun çıkarma.

Bela benim için ekstra iş demek.

Ve ben çalışmayı sevmem.

Benden dolayı sorun yaşamazsın.

Sadece biraz ilham almak almak için buradayım.

Pekâlâ. Kendine dikkat et.

Şimdi, bu muhteşem günde,

yolculuğunuza biraz gün batımı sıcaklığı katmak için,

Gordon Lightfoot'un geçen yıl piyasaya sürdüğü şarkısını dinleyeceğiz.

Görüşürüz, Robbie.

Biraz daha kahve?

- Evet, teşekkürler. - Al bakalım.

Hey, Ray. Baksana.

Bütün evrak işlerini hallettim.

Tamamdır. Hepsi burada.

Geriye sadece sizin imzalamanız kaldı.

Tanıdık geliyorsunuz?

Öyle mi... Kitabı nasıl buldunuz?

Okuyucunun hikâyeye devam edip etmeyeceğine

karar vereceği noktadayım.

Size nasıl yardım edebilirim?

Kiralık ev arıyorum. Uygun bir yer varsa...

Sadece siz mi oturacaksınız?

- Evet, sadece ben. - Güle güle.

Burada yaşamak istediğinize emin misiniz?

Susan!

Oraya hangimiz gidiyor?

Merhabalar! Ben Larry Crockett.

Tanıştığımıza memnun oldum. Kahve alır mıydınız?

Hemen yeni kahve demle, Susie, olur mu?

Doğru şekilde nasıl yapılacağını öğrettim ona.

Ya...

Kahve alayım o zaman. Teşekkürler.

Ben de tam ortağınıza soruyordum...

Sekreterim.

Evet... sanırım yolda gelirken Marsten Evi'nde birini gördüm.

Şu an orada yaşayan biri var mı?

Eğer Marsten Evi'nin satıldığını duyduysanız,

bu size, benim her şeyi satabileceğimi ispatlamalı.

Neredeyse 40 yıldır öylece boş duruyordu.

Kim satın aldı?

Kimdi? Hım, Avrupalı bir adam. Şu süslü takım elbiselerden giyiyor.

Sokağın karşısındaki dükkânı açan da o.

BARLOW & STRAKER KALİTELİ MOBİLYALAR

Siz Marsten Evi'ni nereden biliyorsunuz?

Buralardan mısınız?

Dokuz yaşına kadar burada büyüdüm, evet.

Belki de o yüzden bu kadar tanıdık geliyorsunuzdur.

İsminiz ne demiştiniz?

Ben Mears.

Yok, bir şey çağrıştırmadı.

Bay Mears, siz...

satın almak için mi ev bakıyordunuz?

Hayır, sadece kiralık bir eve ihtiyacım var.

Yani, eminim Maine'in güzelliğinden haberdarsınızdır.

Belki de, yatırım olarak...

Eva Miller'ın birkaç odası boş.

Evi Railroad Caddesi'nde.

Eva Miller. Railroad Caddesi.

Anladım.

İyi okumalar.

Aferin, harikaydın, Susan.

Bravo sana, Suz.

CROCKETT EMLAK SİZİ DOĞRU YERE YÖNLENDİRİR Elm Sokağı No:4 Jerusalem's Lot, Maine 04101 Larry Crockett - Tel: 207-106-2285

Ya işte, birazcık sallarsanız çalışır.

Weasel'a tamir etmesini söyleyip duruyorum.

Kim bilir, belki de günün birinde yapar.

Hiç bana güvenme.

İşte geldik.

Pekâlâ, eğer isterseniz, saat tam 7'de kahvaltı servisi yapıyorum.

Akşam yemeği genelde saat 6'da masada hazır olur.

Çamaşır gününüz, salı.

Ve misafir yasak.

Mesleğim ne demiştiniz? Yazar falan mıydınız?

Doğru. Evet.

Ödemeyi peşin alırım.

Günaydın, Jim.

Günaydın.

STANLEY CADDESİ İLKOKULU Stanley Caddesi No:36

- Şu yeni çocuğa bak. - Galiba bir sihir numarası yapıyor.

Yok be! Mümkün değil.

İyice sıkı bağla.

Peki, tamam.

Ralph, ben yaparım.

Bundan kurtulması imkânsız.

Saatini hazırla.

Ne zaman başlayacağımı söyle.

Yapabilir mi?

- Sanmam. - Mümkün değil.

Kahretsin.

Olamaz.

Richie Boddin geldi.

- Dur, yardım edeyim. - Hayır, yapma. Açabilirim.

- Hadi, Mark! - Az kaldı.

Hadi, çabuk.

Tanrım.

Lot'a hoş geldin, mankafa.

Ne bakıyorsunuz be?

- Yüzünü gördün, değil mi? - Hayır, yerde kal! Dur!

- Ayağa kalkıyor. - Yapma!

Hayır.

Ne yapıyor?

Lanet olası aptal.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left