The Siege

The Siege

Download Turkish Subtitle

Release info

The Siege 1998 BDRip 1080p DTS multisub-HighCode
A Commentary by HighCode

Tags

bdrip
bdr
1080
TS
BDR
Published on: 2014-06-09
Downloads: 50
Hearing Impaired: Yes

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Yurt dışındaki USA askeri birliğindeki...

...barakalarda bugün bir...

...bomba patladı.

Dahran, Suudi Arabistan'da.

Uluslararası güçler...

...askeri barakaların önünde patlayan bomba US ordusunun...

..bazen ne kadar zayıf kalabildiğini de gösteriyor.

Denizciler bu sabahın dehşetini...

...üzerlerinden atamamış gibi görünüyorlar.

Gelen haberler bu saldırının...

Şeyh Ahmet Bin Talal'ın işi olduğunu gösteriyor.

Kökten dinci bir terörist olan Ahmet...

Patlama teröristlerin işi gibi görünüyor.

Ve bu saldırı sonunda...

Tüm Amerikalılar gibi ben de kızgınım.

Bu suçu işleyen korkaklar...

...cezasız kalmamalı.

Kum lideri, burası kartal gözü.

Bir paketimiz var.

Bir Mercedes'in içinde. Güneye doğru gidiyor.

Koordinatlarınızı veriyorum.

Bir, sekiz, sıfır, beş, sıfır.

Paket hedefe yaklaşıyor.

Tahmini varış süresi 1 ile 4 saniye.

Yallah! Yallah!

Bir daha söyleyeyim. America bizimle ilgileniyor.

Bunu yapanlar cezasız kalmamalı.

Kartal gözü, burası kum lideri.

Şeyt bizim gözetimimizde.

Yaşıyor ve...

Yarın sekizde merkeze getirilecek.

FBI. Günaydın.

FBI. Evet. Günaydın efendim.

FBI. Anti terörist gücü.

O NYPD idi.

Brooklyn South az önce mavi kod alarmı verdi.

İşin içinde rehine olduğunu düşünüyorlar.

- İş yeri mi ev mi? - Bir otobüs.

Otobüste bomba olduğunu öğrendik.

- Perimetre var mı? - Çalışıyor.

Ara bulucularımız? - Adamlarımız yolda.

Tamam.

- Peki bomba ekibi? - Şimdi devredeler.

Oraya ne kadar çabuk ulaşabiliriz?

Günün bu saatinde mi? Belki yarın.

Lanet olsun.

Kapıyı aç!

Ne?

Yaralı var mı?

Bu ilk ve son uyarıız.

İsteklerimizin karşılanmasını bekliyoruz.

Uzlaşma olmayacak.

İletişimin her türü yasak.

Hepsi bu.

Ne isteği? Sen istek duydun mu?

- Belki de espridir. - Değişik bir espri mantığı.

Bildiğim kadarıyla...

B.P., mavi kod...

Ses değiştirme teknolojisi. Sen ne dersin?

Keskin imaj katalogunda olabilir.

Son baktığımda patlayıcı boya bombaları yoktu.

Politik bir konuşma gibi. Sanırım etkileyici.

- Hayır, onların tarzı değil. - Frank?

İslami Cihat'ın espri yeteneği yoktur.

Ve Hamas burada dünyanın parasını topluyor.

- Anlaşma nedenleri ne? - İyi bir nokta.

İslamın rengi yeşil, mavi değil.

İyi bir nokta daha. Bu iyi noktaları bir araya getir.

Günün sonunda ortaya şüpheliler listesi çıkacaktır.

- Anita! - Evet?

- Bu işi sen hallet. - Pekala.

- Laboratuar sonuçları geldi mi? - Rapor henüz gelmedi.

Belli miktarda mavi boya satılıp satılmadığını kontrol ediyoruz.

Danny, kurbanlarla ilgili soruşturma nasıl gidiyor?

- İyi sayılmaz. - Otobüs duraklarını kontrol et.

Belki biri onu otobüse binerken görmüştür.

Sanırım bu iş için hafta sonu tatilimizi feda etmeye hazırız.

Burada suç işleyen biri var mı?

Yani saldırının ölümcül bir rengi var mı?

İşte hoşlanmadığım nokta. Patlayıcıları biliyorlar.

Bu o kadar önemli değil ama karşılık verecekleri zamanı da biliyorlar.

Telefon edip uzaklaşıyorlar. Bundan hoşlanmıyorum.

Sanırım bunu görmelisin. Az önce faksla geldi.

"Onu bırakın." Kimi bırakacağız?

- Bill Clinton mı? - Bunu o yapmadı.

- Charlie Manson mı? - Hamas'ın adamı nisanda bırakıldı.

- Neden bu kadar nazlı? - Sanırım sahte mesaj.

Bu Floyd Rose.

Biri hükümet rozetini gösteriyor.

Otobüsü inceledikleri ambarda.

Teknisyenlerimiz diğer ajanlarla işbirliği...

...yapıp yapmayacağımızı bilmeli.

Cihazın kablo imzalarını arıyor.

Ve parmak izlerinin kopyasını alıyor.

- CIA'den mi? - Öyle görünüyor.

Ayrıca bazı yolcularla konuşuyor.

Hangisi o?

İşte orada. Masanın yanında.

- Nasılsınız? - Merhaba.

Adım Anthony Hubbard, Yardımcı özel ajanım.

Lanet olsun.

Sabahtan beri size ulaşmaya çalışıyorum.

Elise Kraft, ulusal güvenlik konseyi.

Sabahtan beri beni bulmaya mı çalışıyorsunuz?

Telefon rehberine baktınız mı? 14 hattımız var.

Merhaba. Elise Kraft, Ulusal güvenlik konseyi.

Nasılsınız? Colin Powell.

Otobüsümden ne istiyorsunuz?

Burada aynı ekipteyiz ajan Hubbard.

Biz dediğiniz ekip hangisi?

Aslında bu soru sayılmaz.

Bu sadece cevap.

Bak ne diyeceğim Elise.

İşbirliği için bana resmi talepte bulun.

Ben de sana elimizdeki her şeyin kopyasını vereyim.

Bunun dışında, gitmenizi istemek zorundayım.

Benim suç mahallimi daha fazla alt üst etmeden önce.

ClA iç işlerine müdahale edemez.

Bunu yapmakla federal yasaları çiğnemiş olacaksınız.

İğrenç olmak için sebep yok.

İğrenç olduğumu mu sanıyorsunuz?

Benimle paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?

Maalesef henüz yok. Ama bir şey olur olmaz...

Bana haber mi vereceksiniz? Ne yapacağımı söyleyeyim.

Ekip arkadaşlarımdan size çıkışa kadar eşlik etmelerini isteyeceğim.

- Şirin. - Ukala.

Elise.

Teşekkür ederim.

Elise "A" ile mi "E" ile mi yazılıyor?

Ben de tanıştığımıza sevindim.

Özel ajan yardımcısı Hubbard.

Anthony.

Peşini bırakma.

Peşindeyim.

Burada mı uyuyorsun?

Göçmen bürosu aradı.

Bunu bulduk.

Küçük banknotlar halinde.

Dünkü terörist saldırısını düşünecek olursak...

...Frank'i arasak çok iyi olacak.

Patronundan sayı almaya çalışan kim?

Yasaları çiğnedi mi?

Hayır. 100 dolar sınırının 20 dolar altında.

Artık değil.

Bunun miras kaldığını mı söylüyorsun?

Biri öldü. Ve onlara para getiriyordun.

Hayır.

Çeyizi kastediyor.

Şunun boynuna bak.

Bir düğün için 10 bin dolara mı ihtiyacın var?

Burada...

Bölgeler.

Onu oyuna sok.

Kuzeye, Belt otoparkına doğru ilerliyor.

Güvenlik servisi bu adamın...

...canına okuyabilir.

Gitmesine izin verelim.

- Biraz geride kalın. - Bu ilk randevum değil.

Paketi Brooklyn'e götürüyor gibi.

Büyük olasılıkla.

Artık senin, Ray.

Ray, ona daha yumuşak davran. Geçmesine izin ver.

Pasty, yansımalara dikkat et.

Tamam. Onu yakaladın.

İşte. Yargıcı bul.

Günaydın yargıç. Nasılsınız?

Evet. İkinci yarıda durum nasıl?

Sizi anlıyorum. Bakın. Burada acil bir durum var.

Kiminle konuşuyor? Bir dakika yargıç.

Bunu filme mi çekiyoruz? Kiminle konuşuyor?

Onu tanımıyorum.

Onlara dinleme cihazı taksaydık bunu bilirdik.

Evet yargıç.

Hayır efendim.

Hayır, henüz değil.

Henüz değil efendim ama... Bunun için nedenimiz...

Lanet olsun. Geri çekil...

Lanet olsun. Onu ürkütecek.

- Lanet olsun! - Bütün ekipler harekete geçsin.

Sizinle sonra konuşmam gerekecek yargıç.

Lanet olsun.

Etraftan dolan Frank.

Onu buldum.

İşte orada.

Onu yakaladık.

Önünü kesin!

İşte orada.

- Hey, geri gel! - Halil!

Halil!

Tüm birimler, kırmızı bir aracın peşindeyiz.

Şu an Stuyvesant, Vernon yolunda ilerliyor.

Plakasını aldınız mı?

Hayır. Ama bu hamleyi sevmeniz gerekecek.

Plaka yok.

Aracı bulmuşkar. Üstünde parmak izi yok gibi.

- Aracın kimliği? - Çalıntı. Plakası sahte.

- Peki ya saç ya da fiber? - Laboratuara gidiyor.

Kırmızı kitaptaki adamı kontrol ediyoruz.

İyi iş Mike.

Floyd Rose.

More Turkish subtitles for The Siege

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left