The first 200 lines.
--Muhal---
HAMNET
Aslında Hamnet ve Hamlet, 16. yüzyılın sonları...
...ve 17. yüzyılın başlarındaki Stratford kayıtlarında...
...aynı ismin birbirinin yerine kullanılabilen iki versiyonudur.
Hamnet'in ölümü ve Hamlet'in doğuşu
İşte buradasın.
Acıkmışsın.
İşte böyle.
Tekrar edin.
İyi günler efendim.
Size de iyi günler
Seni Hewlands'a hangi rüzgar attı?
Buradaki çocuklara özel ders veriyorum.
Latince öğretmeni. Sizi duymuştum.
Seni bahçeye ne getirdi?
Basit bir soruydu özel öğretmen.
Evet, ben...
...sanırım dışarıdaki hava temizdi ve...
...seni kuşunla birlikte gördüm.
Bu bir şahin.
İzin verir misin?
Fazla yaklaşma.
Seni tanımıyor.
Senden hoşlandı.
Adın ne?
Sana söylemeyeceğim.
Söyleyeceksin.
Söylemeyeceğim.
- Söyleyeceksin. - Söylemeyeceğim.
Öpüştüğümüzde söyleyeceksin.
Ne yapıyorsun?
Agnes.
Adım Agnes.
Nerelisin?
Yanlış bir şey mi söyledim?
Hayır.
- Hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun. - Bekle, seni tekrar görmek istiyorum.
Beni bir daha göremezsin.
Neredeydin?
Tarlada Bartholomew'a yardım ediyordum, yeni doğan kuzu hasta.
Pekala...
...tarlaya gittim seni orada göremedim.
Oradaydım. Söyle ona Bartholomew.
Oradaydı.
Yeni Latince öğretmenini gördün mü? Eldivencinin oğlu?
Çocuklar koşarak çıktığını ve geri dönmediğini söylediler.
Babasının borçlarını ödemek için onlara ders vermesi gerekiyor.
- Onu görmedim. - Daha dikkatli olmalıydım.
Oğlu da babası gibi.
Sizler bu bölgenin en güzel kızlarısınız.
- Öyleyiz. - Bir gün...
...size talip olacaklara karşı tüm aklımı kullanacağım.
Agnes en büyüğümüz, önce o evlenecek.
- Böyle giderse, evlenemeyecek. - Çingene gibi ormana kaçıyor.
Neredeydin? Saatlerdir seni bekliyoruz.
- Ben... - Ee?
- Çalışıyordum. - Otur.
Yemeğin soğumak üzere.
Çocuklar, çocuklar. Herkese yetecek kadar var.
Hewlands'taki dersler nasıl gidiyor?
O çocuklar hiç bilgili değiller.
Latince öğrenme fikrine hayret ediyorum.
Koyun yetiştiricisi olacak çocuklar neden Latince öğrenir ki?
- Bu, hava atmak için. - Hayır, hayır, hayır!
- Bu yeterli! - Tamam Gilbert.
Anneniz duydunuz, herkese yeter.
Sen kim oluyorsun da Hewlands'ın gençlerini...
...bilgili olmamakla suçluyorsun.
Ama sana bir şey söyleyeyim. senden daha erkek olacaklar.
Onlar senin gibi işe yaramazların aksine...
...doğru dürüst işlerde çalışacaklar.
Tüm o eğitime rağmen bir gram bile akıl yok.
Bu aileye olan borçlarınızı ödemek için...
...o çocukları eğitiyorum, yanılıyor muyum?
O aileye önemli miktarda borcun var.
- Yanılıyor muyum? - Kes şunu!
Hewlands'taki ailenin geri kalanlarıyla, tanıştın mı?
- Sadece anneleriyle. - En büyük kızla?
Hayır.
Söylendiğine göre...
...kız bir orman cadısının çocuğuymuş.
Onu arka yolda kolunda bir şahinle...
...tek başına dolaşırken gördüm.
- Şahin mi? Hewlands'ta mı? - Evet.
Diyorlar ki onu tek başına ormana götürüyor.
Emin misin Eliza?
Büyük kız şahin yetiştiren, o hizmetçi değil mi?
Evet, evet.
Agnes?
Merhaba.
- Burada ne işin var? - Sana bunu getirdim.
- O nedir? - Bu...
...kuşun için yeni bir eldiven.
Eldivenim var.
Agnes!
Agnes, bekle!
Kim olduğunu biliyorum.
Kimim?
Şey... seni tanımıyorum ama diyorlar ki...
Orman cadısının kızı olduğumu.
- Evet öyle diyorlar ama... - Ben annemin kızıyım.
Ondan birçok şey öğrendim.
- Neye bakıyorsun? - Sana
Neden?
- Ben... - Seni söz ustası sanıyordum öğretmen.
Evet.
Değil misin?
Bazen insanlarla konuşmak benim için zor oluyor.
O zaman bana bir hikâye anlat.
- Hikâye mi? - Evet.
Hangi hikâyeyi istersin?
Seni etkileyen bir şey.
Orpheus ve Eurydice'in hikâyesini biliyor musun?
Orpheus...
...bir müzik adamı.
Onun muhteşem bir sesi var.
Kithara çalıyor, bu...
...bu arp benzeri bir lir, o kadar ilahi ki.
Kuşlar...
...hayvanlar, hatta taşlar ve ağaçlar bile...
...onun müziğinin ritmine göre hareket ediyordu.
Orpheus, güzel peri kızı Eurydice'ye aşık olur.
Evlendikten kısa bir süre sonra...
...Eurydice'yi bir engerek yılanı ısırır ve zehirlenir.
Zehir vücuduna yayılarak ölümüne neden olur.
Ve kederle dolu Orpheus...
...onu geri almak için yeraltı dünyasına yolculuk eder.
Üç başlı köpek Cerberus'u büyüler...
...Hades'i baştan çıkarır...
...ve nihayet...
...sevgilisini yaşayanların dünyasına geri götürmesine izin verilir.
Ancak.
- Tek bir şartla. - Nedir?
Kadın onun arkasından yürümeli...
...adam da arkasına dönüp ona bakmamalı.
Yükselmeye başladıklarında...
...Orpheus onun ayak seslerini duyamaz bu yüzden dinler.
Dinler, dinler, dinler.
Ama duyabildiği tek şey kendi kalp atışının sesi.
Gerisi sessizlik.
Yeraltı dünyasının kapılarına yaklaştığında...
...kendini tutamaz, ona bakmak için arkasını döner ve kadın...
...sonsuza dek yeraltı dünyasında hapsolur.
- Güzel bir hikâyeydi. - Beğendin mi?
Unutma Pelin otu...
...Regenmeld'de neler yaptığını, neler hazırladığını...
Senin adın Una, en kadim bitki.
Üçe meydan okursun, otuza meydan okursun...
...zehire meydan okursun, hastalığa meydan okursun...
...toprağı kasıp kavuran dehşete meydan okursun.
Ve sen, yol azığı, bitkilerin anası.
Arabalar senin üzerinden geçti...
...kadınlar senin üzerinden at sürdü.
Hepsine karşı koydun, ve geri püskürttün.
Bir insana dokunarak...
...onun hakkında her şeyi bildiğin doğru mu?
- Her şeyi değil. - Bana dokundun, ne gördün?
- Bir manzara gördüm. - Manzara mı?
Evet.
Uzaylar, mağaralar, uçurumlar...
...tüneller ve okyanuslar.
...bu derin, karanlık, siyah boşluk...
...keşfedilmemiş ülkeler.
Konuşuyor!
Konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor.
Şu pencereden süzülen ışık ne kadar da yumuşak?
Juliet güneş gibi doğuyor...
...ve kıskanç ay...
...ölüyor.
Merhaba.
Merhaba.
Seninle nişanlanmak istiyorum...
...hayır ben…
...seninle mutlaka evlenmeliyim, başkası olmaz.
Üvey annen ve kardeşinle konuşacağım elbette...
...kabul etmeyecekler ama...
...umurumda değil çünkü beklemekte yetenekli değilim.
Beklemeye tahammül edemiyorum.
Peki ya anne baban? Onlar asla kabul etmeyecektir.
Beni takip et.
Bana bak.
Bekle. Bekle.
Bekle.
- Hayır. - Hayır!
Hayır!
Eldivenim.
Bu annemin eldiveni
Ormandan çıktı...
…o da tıpkı annesi ve ondan önceki annesi gibi.
Ailemdeki kadınlar başkalarının göremediği...
...şeyleri görüyorlar.
Agnes.
Unutma Pelin otu...
...Regenmeld'de neler yaptığını, neler hazırladığını.
Senin adın Una, en kadim bitki.
Üçe meydan okursun, otuza meydan okursun...
...zehire meydan okursun, hastalığa meydan okursun...
...toprağı kasıp kavuran dehşete meydan okursun.
Bartholomew, iyileşecek.
No comments yet. Be the first to leave one.