The first 200 lines.
Günaydın.
Kızlar!
Günaydın.
Günaydın.
Günaydın.
Uyanık mısın?
Çok yorgunum. Bütün gece Corso'da sokak lambalarını tamir ettim.
Kanepenin kirlenmesin.
Anneme yazdım.
Senin adına da imzaladım...
Teşekkür ederim.
- Gidip postalar mısın? - Tabii.
Köyde sahip olduğumuza benziyor.
Yavaşça...
Gel. Sana yardım edeyim, Ginietta.
Bana küçük bir kız gibi davranmayı bırak.
Günaydın.
- Nasılsın? - Ferruccio...
- Merhaba, Tina. - Merhaba.
Kaygan.
Merhaba, Pino.
- Merhaba. - Merhaba.
Nasılsın?
- Rosa... - Merhaba.
Ee?
- Pino sana parayı geri verdi mi? - Hayır.
Ama beni tarlalara götüreceğine söz verdi.
- Günaydın! - Merhaba, Rosa.
- Biraz kayar mısın? - Tabii.
- Merhaba, Massimo. - Merhaba, Ginia.
Haydi ama!
Zavallı Rosa, neden hep gülüyor?
Pino'nun suçu.
Amelia!
Ferruccio!
Orada bekle, atlayacağım!
Yüzme biliyor musun?
Birbirinizi tanımak için harika bir yol.
- Üşüdün mü? - Hayır, iyiyim. - Gel.
Millet, bu Amelia.
- Merhaba. - Merhaba.
Burada içecek bir şey yok mu? Burası papaz çocukları kulübü mü?
Buyrun.
Teşekkürler.
Affedersin...
Sigaran var mı?
Sigara içmiyorum.
Çok yazık.
- Bende var. - Teşekkürler.
Bizim için bir şey çalabilir misin?
Neden bu kadar erken burdasın?
Bunu sen mi yaptın?
Evet. Ama mesai saatleri dışında ve sadece artan kumaşlarla.
Kağıt kalıbı da mı?
Evet.
Güzel.
Bitir şunu.
Ama müşterilerimizin teslimat tarihlerine saygı göstermeyi unutma.
- Ödeyebilir miyim? - Tabii.
- Başka bir şey ister misiniz? - Hayır, teşekkürler.
Nefis bir tatlımız var...
- Ne kadar? - Benden.
Bana bir gülümseme verirsen benden.
Hayır, teşekkürler.
Genç bayanın hesabını ben ödeyeceğim.
Merhaba.
Barlara tek başına gitmemelisin.
Bize katılmak ister misin?
- Eve gidiyorum. - Bekle beni.
Üzgünüm, gitmek zorundayım. Bir arkadaşımla karşılaştım.
- Uzak mı? - Hayır, yakınlarda oturuyorum.
Adını unuttum...
Ginia.
Nereden geliyorsun?
İşten. Şehir merkezindeki moda atölyesinden.
Elbisemi beğendin mi?
Evet.
Tıpkı senin gibi bir terzide çalışırken nasıl yapılacağını öğrendim.
Ben de elbise yapmayı biliyorum.
Başkası senin için yapınca daha güzel oluyor.
O zaman bana yeni bir elbise yapabilirsin...
Sen de terzi misin?
Ressamlar için poz veriyorum.
Nasıl yani?
Baştan, profilden, oturarak, uzanarak...
Çıplak mı?
Öğrenecek çok şey var...
Sanatçıların söylediklerini dinlersin...
Sen çıplakken başka ressamlar da geliyor mu?
İyi bir model olmak için, hareket etmemeyi öğrenmelisin.
Bir heykel gibi.
Bunun gibi.
- Kim vardı yanında, Ginia? - Kimse yoktu. Gitti.
Kim?
Amelia.
Tekneden yarı çıplak atlayan kız mı?
Neden onun gibi biriyle vakit geçiriyorsun?
Ona rastladım.
Bana eve kadar eşlik etti. O iyi bir kız.
Gerçekten mi?
Ne iş yapıyor?
Ressamlar için poz veriyor.
Bu bir iş mi?
Polentaya fasulye de ister misin?
Başka bir iş bulmam gerek.
Buna gerek yok.
Çok yorulursun, ders çalışmaya bir daha asla başlayamazsın.
Üniversite zenginler içindir.
Neden kaydolduğumu bile bilmiyorum.
Tüm İtalyan radyo istasyonlarından,
Mussolini'nin konuşmasının canlı yayınını yapıyoruz.
İtalyan istasyonlarına bağlı olarak
Almanya, Avusturya, Macaristan, Polonya ve İngiltere'deki istasyonları da alıyoruz.
Bu zamanlarda, bu güneşin altında
ki bu özellikle büyük yaz dönemimizde biz toprak adamlarına çok hoş geliyor
çöküyor...
Hoşça kal.
Amelia!
Burada çalıştığımı nereden bildin?
Torino o kadar büyük değil...
Kadınlar en komik olanı.
- Kadın ressamlar da olduğunu biliyor muydun? - Hayır.
Kendi kendilerinin kopyasını çekebilirlerdi.
Hızlı ol!
- Amelia! - Hadi! Acele et!
Beni de götür.
Nereye?
Bir ressamın stüdyosuna. Poz verdiğin zaman.
Ne görmek istiyorsun?
Ressamların nasıl çalıştığını ve senin nasıl poz verdiğini.
Ressamlar pisliktir. Dikkatli olmalısın.
Modellerle genç kızlar değil, erkekler ilgilenir.
- Bana yardım eder misin? - Tabii.
- Nasılsın? - İyiyim.
Sen de kimsin küçük hanım?
O, Ginia. O, Rodrigues.
Burası çok hoş,
Rodrigues.
Fransız anne... Portekizli baba...
Yemek ister misiniz?
Hayır, teşekkürler.
Bekle...
- Teşekkür ederim. - Şerefe.
Nerede saklanıyordun bu zamana kadar, Ginia?
Öğrenci misin?
Hayır, bir moda atölyesinde çalışıyorum.
Terzi mi?
Evet, ama aynı zamanda kağıt kalıpları da yapıyorum.
- Yani sen de Amelia gibi bir model değilsin? - Hayır.
Ben bir ressamım.
Amelia'yı resmettin mi?
Rodrigues!
Benimle gel, Ginia.
Ginia, bu arkadaşlar. Millet, bu Ginia.
Ne güzel...
Daha önce tadına baktın mı?
"Yeşil peri"...
Yorgun musun?
Neye bakıyorsun?
Ginia?
Gemma Hanım o bildiğin elbiseyi getirmeni söyledi. Acele et.
Çok güzel bir elbise...
İşte geldi.
Gel Ginia. Madam'a elbise konusunda yardım et.
İşte. Buyrun...
Çok güzel.
Böyle daha da güzel görünüyor.
Gidebilirsin, Ginia.
Hoşça kal!
Dinle...
Bayan Legnani'nin gelinliği...
Neden onu sen yapmıyorsun?
Teşekkür ederim.
Harika değil mi?
- Biraz daha alabilir miyim? - Diyette değil miydin?
Çalışan insanlar acıkır.
- Buyrun. - Teşekkür ederim.
Arkadaşını bugün gördüm.
- Gerçekten mi? - Evet. "Ressamlara poz veren" kız.
O bizim gibi değil, Ginia.
Buna şükür.
Çorbayı uzatır mısın lütfen?
Onu unut.
O iyi bir insan. Onunla eğleniyorum.
Geçimini çıplak poz vererek sağlıyor...
Güzel bir vücudu var. Bunu karşılayabilir.
Benim de güzel bir vücudum var.
- Biraz ister misin? - Evet, teşekkürler.
O zaman sen de model olarak çalışmalısın.
Sokak lambalarını yakıp söndürmekten daha fazla kazanabilirsin.
Ginia...
Üzgünüm.
Bana yardım eder misin?
Rosa...
Sevişmek nasıl bir şey?
Birileri için önemli olursun...
birkaç saatliğine.
Birkaç saatliğine mi...?
Belki daha da uzun.
Düşünme bunu.
No comments yet. Be the first to leave one.