The End of the F***ing World

The End of the F***ing World

Download Turkish Subtitle

Season 2

Release info

The End of the Fucking World S02E01 1080p HDTV H264-PLUTONiUM
A Commentary by mennoberg

Tags

HDTV
hdtv
1080
HD
Published on: 2019-11-06
Downloads: 38
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 113 lines.

Hayatınızdaki önemli anların önemini olurken fark etmiyorsunuz.

Önemlerini geçmişe bakınca görüyorsunuz.

Sikerim emniyet kemerini.

Ne yapalım?

Yakınlarda güzel bir yer bulmamız gerek.

Ha siktir.

Haneye tecavüz ederek gizlenilir mi?

Sanırım evin sahibi bu.

Burada istediğimiz kadar takılabiliriz.

Bazen James gerçekten sevebileceğim biri gibi geliyor.

Alyssa'yla olmak bana bir şeyler hissettirdi.

-İçeri nasıl girdin? -Lütfen yapma.

Seni incitecekti Alyssa.

Sürsene be!

Onu ben öldürdüm, Alyssa bir şey yapmadı.

-Yürüyün! -Benim yaptığımı söyle, sen yırtarsın.

-Silahlı polis! -James!

ŞİMDİ

Bonnie.

Sensin.

Ben Ray, Saint Joseph's'ten hani?

Aynı sınıftaydık.

Bir ara göz bandı takıyordum hani.

Doğru.

Bir de şundan.

Nasılsın? Çoluk çocuk var mı?

Hayır.

-Evli misin? -Hayır.

Neler yaptın?

Hapisteydim.

Anladım.

Peki niye...

Ne yaptın?

Birini öldürdüm.

Bilerek.

Peki.

Siktir.

Beni iyi kandırdın.

Yedim.

-Mizah anlayışın hep garipti. -Evet.

Gidip başka birini öldüreceğim.

-Poşet vereyim mi? -Yok, kalsın.

Güle güle Ray.

Ceza kavramını çok küçük yaşta öğrendim.

Ceza sevgiden doğarmış.

-Avusturya. -Viyana.

-Çin. -Pekin.

-Kongo Demokratik Cumhuriyeti. -Kinşasa.

Letonya.

-Letonya. -Kiev.

Yumruk yemiş gibi oldum.

Annem hep üniversiteye gitmemi istemişti.

Hamile kaldığı için kendi gidememişti.

Bana.

Önceliği hep bendim.

Morina.

Yine.

Sinapslara çok faydalı.

Babam bahçede çok vakit geçirirdi.

17 yaşına bastığımda işsiz kaldı.

Bize söylemek istemedi.

Her gün arabasına atlar, iş çıkış saatine kadar gezerdi.

Annem öğrendiğinde çok kızdı.

Babam kısa süre sonra taşındı.

Ben...

Süt almaya gidiyorum.

Annem gittiği iyi oldu, dedi.

Anne?

Böylece bana odaklanabilecekti.

Bu nereden çıktı?

Buldum.

Bunu kim sürer, biliyor musun?

Fahişeler.

Fahişeler sınavlardan geçemez.

Ye hadi.

Ne?

Ye.

Hadi.

Hepsini.

Hayat zor olabiliyor.

İyice çiğne.

Annem başa çıkmayı öğretti.

Siktiğimin ucubesi.

İnsanlarla başa çıkmayı.

Uzaklaştırma vermem gerek.

Tamam.

-Saç bende kalsa? -Olmaz.

18 yaşındayken tüm sınavlarımdan kaldım.

Annem pek sorun etmedi.

Üçü de A.

Güzel.

Üniversiteye gitmemin önüne geçmedi.

Teşekkürler.

Üniversitede iş buldum.

Burada mı okuyorsun?

Bazen küçük bir kararın büyük sonuçları olabilir.

-Evet. -Süper.

Hem de çok büyük.

Alabilir miyim?

Bu dönemki ders kitabınız bu.

Kıpırdama.

Başlayalım.

Foucault tam bir utanç kaynağı. Adamda zerre kalite yok.

Özgürlük, size yapılanlarla ne yaptığınızdır.

Sartre.

Kendi hikâyenizin başkahramanı olun.

Bu hikâye de entelektüel bir isyanla başlar.

Max Weber okuyun, Erving Goffman okuyun.

Ya da daha modern bir bakış açısı için bu da fena değildir.

Burada okumuyorsun, değil mi?

Burada çalışıyorsun.

İnsanlar dersime hak ederek giriyorlar.

Sen hak etmedin.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left