Saltburn

Saltburn

Download Turkish Subtitle

Release info

Saltburn 2023 720p AMZN WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
A Commentary by hadilan

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
720p
720
1080
HD
webrip
x264
BRip
x265
HEVC
Published on: 2023-12-22
Downloads: 48
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Ona âşık değildim.

Herkes öyle sanıyordu.

Ama değildim.

Onu sevdim. Tabii ki.

Felix'i sevmemek imkânsızdı.

Ve bu sorunun bir parçasıydı.

Herkes onu severdi. Herkes onun etrafında olmak isterdi.

Bu onu tüketirdi.

İnsanlar onu rahat bırakmazdı.

Özellikle kızlar.

Tanrım.

Kızlar.

Utanç vericiydi gerçekten. Herkes ona pervaneydi.

Dürüst olmak gerekirse bu yüzden beni çok sevdi.

Onu korudum.

Ona karşı dürüsttüm.

Onu anladım.

Onu sevdim.

Onu sevdim.

Ben onu sevdim.

Peki ona âşık mıydım?

Gerçekten sinirimi bozuyorsun. Çok can sıkıcı.

Hindistan'dan aldım.

Atkısı var.

Ceket havalıymış.

- Ya kravatı? - Çok banal.

Tanrım.

2006 SINIFI HOŞ GELDİNİZ

Aslında çok şiirselmiş.

Çok havalı.

Burası boş mu?

Oturabilir miyim?

Ben Michael Gavey.

- Oliver. - Oliver ne?

Oliver Quick.

Sen de mi tek tabancasın Oliver Quick?

Herkes öyle değil mi? Bu daha ilk gece.

Etrafına bak.

Bir tek ikimiz öyleyiz.

Bir de agorafobisi olan kız ama elbette o da odasında.

Ne okuyorsun?

Ben matematik.

Dâhiyim. Matematiğe de aslında bayılmam.

Tüm işlemleri kafadan yapabiliyorum.

- Bir şey sor. - Hayır, gerek yok.

- Hadi. - Sana inanmıyor değilim.

- Lütfen. Hadi. - İnanıyorum.

Bana bir soru sor lan!

423 çarpı 78?

32.994.

Oxford'u nasıl buldun?

İyi. Evet, güzel. Teşekkürler.

Uzaktan mı geldin? Memleketin neresi?

Prescot.

- Neresi? - Prescot.

Merseyside'da?

Hiç gitmedim.

Hiç gitmedim.

Prescot.

Yaz okuma listesinde ne durumdasın?

Evet. Fena değil.

- Hepsini okudum. - Hepsini mi?

- 50 kitap var. Delirdin mi? - Sanmıştım ki biz...

Kral James İncili bile var!

Yazını İncil okuyarak mı geçirdin?

Okuma listesi isteğe bağlı.

- Ben o kitapların yarısını bile okumadım. - Üzgünüm.

Nerede olduğunu biliyor musun? 20 dakika gecikti.

Pekâlâ, o hâlde başlasak iyi olur.

Çok affedersiniz. Üzgünüm, geç kaldım!

Çok affedersiniz. Tamamen kayboldum.

Selam, memnun oldum. Üzgünüm.

Sen Farleigh

Start'sın sanırım.

Sonunda bize katılman güzel.

Frederica Start'ın akrabası olma ihtimalin var mı?

- O benim annem. - Yapma!

Onu senin yaşındayken tanırdım. İkimiz de buradayken.

Amerika'ya gitmeden önce Frederica Catton'ken.

Hadi canım!

Tanrım. Ona söylerim.

Bir arkadaşının hocam olmasına çok sevinir.

Hayır, arkadaş değildik.

Daha çok hayranıydım.

Evet. Uzaktan.

Konuştuğumuzdan bile emin değilim.

Hayır, benden hiç bahsetme.

Başlayalım mı?

"G.K. Chesterton'da vardı.

Muazzam bir yalanlar sarmalı.

Nitekim dizenin biçemi için

Browning'in 'Son Düşes' şiirindeki gibi hayat dolu denebilir."

Tamam, evet. Çok iyi.

Üzerine düşünülecek çok şey var. İlgi çekici.

"Nitekim..."

Affedersin, "nitekim".

Komik bir kelime.

- Neden? - Bilmiyorum.

Günlük hayatta kullanmıyoruz, değil mi?

Biraz ağdalı değil mi sence?

- Hayır, pek sayılmaz. - Hayır.

Sence değil. Yedi kere kullandın.

- Hayır, ben... - Evet, öyle. Saydım.

Seni yakaladı Oliver.

Yani denememin içeriği yerine üslubuna mı takıldın?

Bu biraz...

- Biraz ne? - Tembellik.

Bir argümanın retoriğini tartışmak gayet mantıklı.

- Neyi değil, nasıl tartıştığın önemli. - Haklı.

Evet, özellikle de şiirleri okumadıysan.

Denemeni dört gözle bekliyorum.

Oliver.

Oliver!

Sana Crunchie aldım.

Teşekkürler.

Akşam okul Noel partisi var, biliyor muydun?

Ben ve sen DD olduk.

Davetli değiliz yani.

Eminim herkes gidebilir.

Hayır. Sadece davetiyeyleymiş. Posta kutuna baktın mı?

- Henüz bakmadım. - Ben baktım. Yoktu.

Lanet olası ezikler.

- Gitmek istiyormuşuz gibi. - Evet.

Sanki o mallarla konuşmak istiyoruz!

- Doğru. - Hayır.

- Kendi eğlencemizi yaratırız, değil mi? - Evet.

- Yiyecek misin? - Hayır, alabilirsin.

İyi misin?

Evet. Lastiğim patladı.

- Şansa bak. - Evet.

Tamir etmeye çalışıyordum.

Gerçi şimdiden derse 10 dakika geç kaldım.

Siktir.

- Nerede? - Iffley Yolu'nda.

Tüh.

Evet. Geçen hafta ektiğim için zaten başım dertte.

Bak, ben bir yere yetişmeyeceğim, bunları kütüphaneye geri götürüyorum.

Bisikletimi al.

Hayır, alamam. Yani... Yağmur yağacak gibi, seni...

Gerçekten önemli değil.

Sonra senden alırım.

- Aynı okuldayız. - Öyle mi?

Evet.

Vay be, çok naziksin. Ciddi misin?

Çok naziksin, sağ ol.

Emin misin? Bunu okula geri götürmek yorucu olur.

Seninkini geri mi götüreyim?

Hayır. Özür dilerim, sandım ki...

Demek istediğim, geri götürürüm. O kadar uzak değil.

Sağ ol. Adını bilmiyorum, üzgünüm.

- Ben Felix. - Oliver.

- Oliver mı? Oliver. - Evet.

Oliver, seni seviyorum.

Seviyorum...

Seni seviyorum! Seviyorum seni. Cidden.

Çok teşekkürler dostum!

Çok naziksin, kurtarıcısın. Gerçekten.

Sağ ol. Pekâlâ. Bisiklet kulübesine bırakırım.

- Tamam. - Pekâlâ. Sağ ol Ollie!

Jameson kızın göğüslerine bakıp duruyor,

çarpım tablosunu doğru düzgün bilmemesini bile umursamıyor.

Çarpım tablosu Oliver!

Git sanat tarihi oku güzelim.

Oliver?

- Evet? - Sohbetine doyum olmuyor.

Özür dilerim.

Vay canına!

İşemeye gidiyorum. Bana bir bira daha al.

- Tamam. - Sağ ol.

Buyurun.

- Bir tane daha. - Tamam.

İşte orada! Ollie! Oliver!

Gel buraya dostum.

Hey! Buraya gel.

Buraya gel. Evet! Buraya gel.

Olamaz.

Selam dostum.

Selam.

Bu benim kahramanım işte.

Dün beni kurtardığını anlatıyordum.

Çok şirin!

- Sağ ol. - Şirin!

Otur. Sana içki borçluyum. Bize katıl, olur mu?

Pardon, arkadaşınla mısın?

Hayır. Az önce gittiler.

- İnanılmaz. - Hangi okuldasın?

Öylece durdu...

- Sizinkinde. - Peki.

Ne okuyorsun?

Shot, shot!

- Dur, dur. Jägerbomb! - Evet!

- Jägerbomb! - Evet.

- Sıra sende dostum. - Gidip yatmam lazım.

Dur, hayır, hayır!

Sıra sendeyken tüyemezsin.

- Tüymüyorum. - Öyle görünüyor.

Hadi ama.

Tamam, tamam.

Tamam.

- Farleigh. - Ne?

More Turkish subtitles for Saltburn

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left