Evil Dead

Evil Dead

Download Turkish Subtitle

Release info

Evil Dead 2013 EXTENDED 720p BluRay x264-CREEPSHOW
A Commentary by Firewalker.dk
Retail

Tags

BluRay
x264
720p
720
Published on: 2017-05-12
Downloads: 49
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Yakaladık sürtüğü!

Lütfen, canımı yakmayın.

Korkma, kız.

Kimsin sen?

Biri yardım etsin.

Kötülük kitabının yaptıklarını ancak kötülük kitabı yok edebilir.

Lütfen. Evime gitmek istiyorum sadece.

Lütfen. Evime gitmek istiyorum sadece.

Baba?

Baba, bana bunu niye yapıyorsun?

Kim bu insanlar?

Dinle, bunlar iyi insanlar.

Yardıma geldiler.

Neden söz ediyorsun?

Annem nerede?

Annen öldü, canım. Bunu biliyorsun.

- Sen öldürdün. - Ne?

Sen öldürdün.

Hayır. Neden böyle konuşuyorsun? Baba lütfen, eve girmek istiyorum.

Eve gitmek istiyorum.

Yap hadi! Ruhu ancak böyle kurtulur!

Çok üzgünüm, canım.

Baba, bu nedir?

Baba.

Baba, bana bak. Benim.

Yap hadi! Kızını huzura erdir!

Bana sarılıp eve götürmeni istiyorum sadece.

Lütfen.

Lütfen dur.

Ruhunu sökeceğim bedeninden, baba.

Ruhunu sökeceğim senin, sefil it!

İtheHH

Seni öldüreceğim, tıpkı

0 fahişen gibi!

Lanet olsun!

Lanet olsun!

Seni seviyorum, canım.

Merhaba.

Nasıl gidiyor, Fiyakalı Şehirli?

- Merhaba, Olivia. - Gel buraya.

İki kolunla, lütfen. Beni özlemişsin gibi.

Bu da sevgilim Natalie.

Oto galerindeki gönül çelen.

Doktor mu?

- Aslında 0-- - Ben hemşireyim.

Hemşire. Evet, özür dilerim.

İki saat önce burada olmalıydın.

Bu da dayanılmaz cazibeli Eric.

Lisede öğretmenlik nihayet seni karamsar biri mi yaptı?

Hayır, sen yaptın.

Bizi bütün sabah burada beklettin.

Seni görmek de güzel. Gel buraya.

İyi görünüyorsun.

Seni arkada bekliyor.

Harika.

Merhaba, Mia.

Vay canına.

Gerçekten de geldin.

Yapma, senin abinim.

Tabii ki geleceğim.

Leş gibiyim, biliyorum.

Her zamanki gibi güzelsin.

Sen de her zamanki gibi nazik bir yalancısın.

Dede?

Merhaba.

Merhaba, canım.

Burayı hep severdik, değil mi?

Seni çok özledi.

- Aman Tanrım. - Ne oldu?

- Bu nedir? - Ne?

Bu şey-

Komik değil.

Bu akdiken ağacından yapılma. Güya iradeyi kuvvetlendiriyormuş.

Ama bu tür şeylere inanmadığını sanıyordum.

Inanmıyorum. Sen inanıyorsun ama, belki işe yarar.

Tamam.

Başlayalım hadi.

Sonuna kadar benimle kalacağına söz ver.

- Hiçbir yere gitmiyorum. - Yemin et.

Tamam.

Ölümü göreyim.

Tamam.

Arkadaşlarım ve akrabalarım, tanık olsun...

...bu eylemin bağlılığıma dair vaadime...

Neyse ne.

Bu boka bir daha dokunmamaya

yemin ediyorum.

Tamam.

Kötü alışkanlıklardan kurtulalım.

Yani,

birkaç sürtüğün bu akşam parti yapacağını biliyorum.

David,

Mia hayatının en kötü üç gününü geçirmek üzere.

Tamam mı? Yoksunluk nedeniyle aşırı bedensel acı yaşayacak,

mide bulantısı, üşüme, paranoya... Pek hoş olmayacak.

- Neden üç gün? - Çünkü üç gün sonra

acıhaûûeyecek.

Ve artık sıkıntı yaşamayacak.

Mia güçlü bir kızdır. İyileşecek.

Aynen.

Umarım hala çalışıyordur.

Dur.

Biri içeri girmiş sanki.

Dikkat et.

Bu koku da ne?

Bira içip çirkinlere atlamak için ergenler girmiştir.

Aynen.

Annem kulübeyi böyle görmek istemezdi.

Tamam.

Yaşanır hale getirelim.

Hayır, fotoğraf makinemi kullan.

Peki.

Hey!

HSY-

İyi misin?

Annemin söylediği ninniyi hatırlıyor musun?

Şöyle bir şeydi...

"Bebeğim, küçük bebeğim, veda etme vakti geldi."

"Bebeğim, küçük bebeğim."

Mia, lütfen. Şu anda üzücü anılara ihtiyacım yok.

Annem üzücü bir anı değil.

Ne demek istediğimi anladın.

Bir şey diyeyim mi? Hastanedeki son günlerinde...

Annem bazen beni sen sandı.

Hatta bir keresinde bir gün boyunca bana David dedi.

Ben de uyandırmadım çünkü...

Mia, bak, orada olmak istiyordum. Tamam mı? istiyordum.

Ama annem fenalaştığında...

...Chicagddaki tamirhanede yeni iş bulmuştum.

Bilemiyorum. Dönmek için uygun anı bulamadım.

Sonra da çok geç oldu. O yüzden...

Belki de onu benim gibi görmediğin için şanslısın.

İdare ediyor gibi.

David, bilmen gereken bir şey var.

Tamam.

Tüm bunları geçen yaz Flint'te denemiştik.

Mia aynı sözleri vermişti.

Mallarını tuvalete atmadan önce aynı ayıklık yeminlerini etmişti.

Sekiz saat dayandı ve vazgeçti.

Bu sefer ona bu fırsatı vermek istemiyoruz.

Ne demek istiyorsun?

David, vazgeçtiği zaman

ve inan bana vazgeçecektir,

gitmesine izin vermeyeceğiz.

Nasıl yani? Kalması için zorlayacak mısınız?

Mia'yı?

Bu sefer tek yol zorlu yol, dostum.

- Bir aşırı doza daha dayanamaz. - Ne?

Mia aşırı doz mu aldı?

O kadar da değil.

Yasal olarak kardeşin öldü.

Şok vermeleri gerekti.

Tanrım.

Bu işte birlikte hareket etmeliyiz. Yoksa işe yaramaz.

Aferin oğlum.

Kardeşimle aramı düzeltmeye geldim, daha da bozmaya değil.

Onu eve götürmemi istediğinde bunu yapmam gerekecek.

Buna dayanamıyorum! Lanet olsun!

- Dayanamıyoruml - Koku mu? Ne kokusu?

Bu koku da ne?

Biliyorum, biliyorum.

Bir şey yok. Bir şey yok.

Kahrolası kokuya dayanamıyorum artık.

Yat, tamam mı?

Yanındayız. Biliyorum, biliyorum.

Hepimiz buradayız.

Hepimiz buradayız.

Bir yere gitmiyoruz.

Yoksunluk kendini fena gösteriyor.

Bu geceyi atlatmanı sağlayacak.

Derdiniz ne bilmiyorum ama

burada ölü bir şey var ve fena kokuyor.

İyi de koku yok.

Şu anda aşırı hassassın.

Kahrolası kokuya dayanamıyorum artık.

Durun.

Kan mı bu?

Lanet olsun.

Şimdi tıbbi teşhisin nedir?

Leş gibi kokuyor.

Lanet olsun. Dikkat et.

Basamaklar eski ve çürük.

Evet, aynen bu ev gibi.

Biliyorum.

Yanmış saç kokuyor.

Arkada galiba.

Aman Tanrım.

Lanet olsun.

Bu da ne?

Bilmiyorum. Cadılık mı?

Kim böyle bir şey yapar ki?

Lanet olsun, bir şeyler yanmış.

Bak.

Lanet olsun.

Neler olmuş burada?

Aşırı tepki vermeyelim hemen. Tamam mı?

Ölü kedileri sonradan arkaya gömerim.

Evet. Zamanla koku yok olur.

Evet, tamam.

Ya burada yaptıkları vudu büyüsü?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left