The first 200 lines.
M.S. 2054 NIFLHEIM GEZEGENİ
Bundan nasıl kurtuldum?
Feci bir düşüştü.
Lanet olsun. Telsizim gitmiş.
Isıtıcım da patlak.
Yavaşça etten dondurmaya dönmek yerine
düşerken ikiye bölünüp havada ölmem gerekiyordu.
Timo?
Timo!
Aşağıdayım Timo!
Timo.
Mickey?
Timo!
- Aşağıdayım Timo! - Mickey.
Sen daha ölmedin mi ya?
- Yok. - Bekle.
Hay aksi.
Alev makinen hâlâ çalışıyor.
Çizik bile yok.
İyi ki buraya gelmişim.
Silah birimi bunu gördüğüne sevinecek.
Bunu iade edeceğim, tamam mı?
Ben götürebilirim.
Bunu götürdüğüme kızmadın, değil mi?
Yani durumun pek parlak görünmüyor.
Ayrıca ip de buraya kadar yetişiyor.
Hayır, sorun yok.
Risk almak zorunda kalmamalısın.
Evet, ben de onu diyorum.
Zaten yarın seni tekrar basacaklar.
Evet.
Baksana Mickey.
Efendim?
Ölmek nasıl bir duygu?
Eminim şimdiye alışmışsındır. Ama yine de…
Bu kaç etti?
Sen Mickey 16 mısın?
On yedi. Serseri.
Bundan sonra 18 olacak.
Seni tanımak güzeldi, iyi ölümler.
Yarın görüşürüz.
Şahane.
Neden olmasın?
Bu epey büyükmüş.
Umarım tek seferde yutulurum.
Yavaşça donarak ölmekten iyidir herhâlde.
Sanırım.
Belki de değildir.
Ama her öldüğümde beni yeniden bastılar.
Tüm verilerim saklandı ve yepyeni bir beden aldım.
Düzenli olarak anıları
ve kişilik özelliklerimi yükleyip
onları tekrar beynime yerleştiriyorlar.
Bu deli bir teknoloji ya.
İleri diyelim.
Çok ileri.
Evet.
Hadi ama…
Bekle. Bir saniye bekler misin?
Yani… Sakin ol.
Sakin ol, nefes al. Evet, nefes al.
Evet!
Tüm bu beden basımı ve anı yükleme olayı,
doğrusunu isterseniz zamanının öyle ötesindeydi ki
bir sürü etik kavgaya
ve dinsel tantanaya sebep oldu ki
o yüzden Dünya'da yasaklandı
ve artık sadece dış uzayda Harcanabilirler üzerinde kullanımına izin veriliyor.
Benim gibilerin.
Atmosferden çıktığımız anda
bu gezegene gelene dek beni eşek gibi çalıştırdılar.
Görev üstüne görev verdiler.
Teknik, neler oluyor? Ekstra kablo zaten burada.
Olay şu, Mickey…
Sen söyler misin Medikal?
Neyi söyleyecek?
Selam Mickey. Nasılsın?
Vertigo, mide bulantısı ya da baş dönmesi yaşıyor musun?
Sanırım biraz başım dönüyor.
Bundan sonra daha kötü olacak Mickey. Ateşleneceksin de.
Doğrusu şu anda akıllara zarar miktarda radyasyona maruz kalıyorsun.
Zaten seni oraya o yüzden yolladık.
Peki.
Bize belirtilerin hepsini aktarabilirsen…
Önce kozmik radyasyon listemizden
sormak istediğim bir iki şey var.
Cildin ne zaman yanmaya başlayacak?
Sonra ne zaman kör olacaksın?
Tabii ki ne zaman öleceksin?
Esas merak ettiğimiz o zaten.
Bir keresinde dördüncü sınıfta fen dersinde bir laboratuvar kurbağasına
kötü davranmıştım.
Anladım ki bunlar da cezam.
Uzay kıyafetinin altında olanları görebilmem için eldivenini çıkar Mickey.
Vay canına! Gördünüz mü?
Günaydın.
Günaydın.
Susuz kalma Mickey.
Aşırı susuzluk hissetmeye başlayacaksın.
Bence doz çok fazlaydı Arkady.
Kimin umurunda Dorothy? On dakikaya ölecek zaten.
Sen kan örneklerini almaya odaklan.
Gözlerinden, burnundan, ağzından, kulaklarından ve rektumundan kan gelecek.
Bütün deliklerden ayrı numune alın, tamam mı?
Aynı anda hafıza yükleme de devam etsin.
Bu Mickey özel, biliyorsun, değil mi?
Tüm Mickey'ler içinde en kısa ömür seninki olacak.
Duydum. On dakika.
Aslında iyi haber, 15 dakika civarı.
Çok daha iyi, değil mi?
Hayat sigortasıyla şimdiye acayip zengin olurdum
ama malum, Harcanabilirler sigortalanamıyor.
İşçi hakları yok, sendika yok, emeklilik yok.
Şu anda "O zaman bunu kendine neden yaptın?"
diye düşünüyorsanız buna pek şaşırmam.
Çünkü bana bir gün gelecek makaronlar
hamburgerden çok satılacak diyen bir arkadaşım vardı.
Ben de bu vasıfsız arkadaşıma güvendiğimden makaroncu açmak için
harika bir beyefendiden yüklü miktarda borç aldım.
4 1/3 YIL ÖNCE DÜNYA
Kahretsin.
Tamam, sakin olun.
Dört haftanız kaldığının farkındayım.
Bunu ufak bir saha gezisi gibi görün.
Ödemenizi vaktinde yapmazsanız neler olacağına dair ufak bir gösteri.
Ayrıca makaron dükkânınız battığından
ikinizin de bir sürü boş vakti var.
Benim için müthiş bir gösteri hazırlamışsın. Müthiş.
Mesaj net. Seni anladım. Mesajı çok net aldım.
"Geciktim. Para gecikti."
Para geliyor. Arkadaki iki kişi…
Darius Blank. Keşke duymasaydım dediğim bir isim.
Bay Blank parayı o kadar dert etmiyor.
Çok parası var.
Bu bina onun birçok mülkünden biri.
Ödemeyen borçlularının ölümünü izlemek, ölüm detaylarının tadını çıkarmak…
Esas keyif aldığı bu.
Mesaj net. Durabilirsiniz. Artık durabiliriz.
Yani… Anladım.
İki hafta. Bana sadece iki hafta lazım.
Tek gereken bu. Daha gelecek. Daha fazla gelecek, daha fazla para…
Daha fazla para…
O beyefendiyi dört gün önce Moğolistan, Ulan Bator'da yakaladık.
Pahalı görünüyor.
Emin olun ki ödeme tarihini geçirenleri
Dünya'nın en ücra köşesine dek kovalarız.
NIFLHEIM GÖREVİ
Biz de Dünya'yı terk etmeye karar verdik.
Hiçbir şey işe yaramıyordu ve bana bağlı olan bir ailem yoktu.
Ben de koloni seferine başvurdum
ama aynı fikre sahip bir milyon kişi falan vardı.
Sanki bu çürük gezegenin tamamı bir şeyden kaçıyordu.
Sanırım herkesin para sorunları var.
Neyse, bizim şu gemiye binmemiz gerekiyordu
çünkü sezonun son gemisiydi.
İnsanlar dalga dalga çaresizce Dünya'yı terk etmek istiyor.
Başka gezegene yerleşerek canlarını riske atmak yerine
Dünya'yı düzeltelim diye ısrar eden
göç karşıtlarını kimsenin dinlemediği çok açık.
Bu adaylar sanki çoktan uzaya çıkmış gibi geliyor.
Daha da önemlisi bu keşif yolculuğuna
girdiği son iki seçimi de kaybeden kongre üyesi
Kenneth Marshall'ın liderlik ediyor olması.
Bu başarısız siyasetçi şimdi yıldızların ötesinde bir krallık kurmaya mı çalışıyor?
Malum dinî oluşum ve holdingden yüklü bir sponsorluk ayarlayanlar
acaba onun fanatik destekçileri mi?
Birçok cevapsız soru var.
Şimdi insanlarla konuşalım.
Affedersiniz, Kenneth Marshall destekçisi misiniz?
Evet. Hem de çok.
Tam destekçiyim.
Kraldan çok kralcıyım.
Marshall'ın resmî kanalından mısınız?
- Ben EC 20… - Yok artık.
Yani Marshall şu an bunu izliyor mu?
- Tanrım! - Beni seçmeniz gerek.
Yemin ederim, lütfen beni seçin.
Yolculuk için size genç ve sağlıklı insanlar lazım.
Hanımlar ve beyler, bugün yine hafif bir kum fırtınası var.
Erişim sadece üçüncü kapıyla sınırlı.
İndirimli gözlük ve maskeler için lütfen standımızı ziyaret edin.
Marshall Pay'le ödemelerde her zamanki gibi ilave yüzde beş indirim var.
Diğer seferler beni seçmedi ama yanılıyorlar. Yemin ederim.
Tuvalet tamir ederim, kurabiye yaparım. Beni almalısınız, bana şans verin.
Bizi temiz bir yıldıza götürün Marshall ve Ylfa.
Beni de götürün!
Harcanabilir.
Harcanabilir olmak için mi başvuruyorsun?
Cidden mi?
Başvurunun tamamını okudun mu?
Evet.
Hepsini okumalıydım.
Ama fazla seçeneğim yoktu.
Gerçek olan bir sertifikam yok.
Herhangi bir kabiliyetim yok.
Sonra Timo'nun Flitter pilotu olmak için
önceden başvurduğunu öğrendim.
Stajyer ehliyetini alalı daha iki hafta olmuştu.
Bunu becerebilmek için ne yaptığını bilmiyorum
ama hakkını vermeniz gerek.
No comments yet. Be the first to leave one.