Reversal of Fortune

Reversal of Fortune

Baixar Legenda em Turkish

Informações de lançamento

Reversal of Fortune 1990 1080p BluRay FLAC 2 0 x264-iFT
Um comentário por 1see0ne
Amazon Prime altyazısıdır. Süre: 01:51:35.732

Tags

bluray
hd
bluray
1080p
x264
Publicado em: 2025-02-03
Downloads: 53
Deficientes Auditivos: No
FPS: 23.976

Pré-visualização das legendas em Turkish

As primeiras 200 linhas.

Bu benim bedenim.

Aralığın 27'si, 1979 yılında

bütün gün yatakta yattım.

Uyuyor muydum

yoksa komada mıydım?

Bu sonra bir tartışma konusu hâline gelmişti.

Nefesim tıkandığında…

Maria!

…kocam Claus von Bulow

nihayet hizmetçimin bütün gün ısrar ettiği şeyi yaptı.

Doktor çağırdı.

Dr. Paultees?

Nefes almayı bıraktım.

Kalbim durdu.

Bu noktaya kadar kesinlikle derin bir komadaydım.

Birkaç saat sonra uyandım.

Ertesi sabaha kadar

yine kendim gibi oldum.

Bu kadar yaygaraya hiç gerek yok.

Hayatım boyunca bu kadar iyi hissetmemiştim.

Bu ilk koma hizmetçim Maria'nın zihninde şüphe ve korku uyandırdı.

Oğlum Alex

ve büyük kızım Ala'nın da.

Bu andan itibaren

her ne kadar şüphelerini bana dile getirmemiş olsalar da

gözleri hep Claus'un üstündeydi.

Bir yıl sonra, Noel'den hemen önce

en karanlık korkuları haklı çıkmaya başladı.

Annen kahvaltı yapmadı mı?

Yok, onu görmedik.

Kocam, kızımız Cosima'nın bulduğu şeyi görmesini istemedi.

Üvey oğlu Alex'i işaretiyle çağırdı.

İkinci komam.

Nabzım 38'e düştü.

Ateşim ise 27,5 dereceye.

Ambulans çağırdın mı?

Nicholas, Robert'a söyle, ana kapıları açsın.

Ambulans bekliyoruz.

Hemen ambulans gönderin.

- Sıcak bir şeye sarın. - Teşekkürler.

Bir battaniye bul.

Tüm bu yapılan anlamsızdı.

Röntgen çeksek iyi olur.

Bu seferki komadan hiç uyanamadım.

Asla da uyanamayacağım.

Ben doktorların "kalıcı bitkisel hayat" dedikleri durumdayım.

Bir sebzeyim.

Tıp uzmanlarına göre

bu şekilde çok uzun süre kalabilirim.

Beynim ölü

ama bedenim turp gibi.

- Robert Brillhoffer… - Komaya girdiğinden beri…

…eski Manhattan bölge savcısı.

İlk evliliğimden olan iki çocuğum, Alex ve Ala von Auersberg

davayı soruşturması için Brillhoffer'ı işe aldı.

Hastane dosyasına "hayata döndürmeyin" emri koymuş.

Alex'i ve bir dedektifi, Newport'taki yazlığım Clarendon Court'a gönderdiler.

Evde uyuşturucu aramak için.

Claus'un dolabında bol miktarda buldular.

Hastane laboratuvarı raporunda

hasta kabul sırasında kanımdaki insülin seviyesinin normalin 14 katı,

kesinlikle iğneden kaynaklanan bir seviye olduğunu yazdı.

İnsülin iğnesi kolayca komaya neden olabilir.

Hatta ölüme bile.

Bu kullanılmış iğne insülin için pozitif çıktı.

- Alex dönüp iğneyi Brillhoffer'a… - Hadi gidelim.

…hemen göstermek istedi.

Cinayet silahını bulduklarını düşünüyorlardı.

Tek eksikleri motivasyondu.

O anda kocam metresiyle tatildeydi.

Kendisi çok güzel bir pembe dizi oyuncusuydu.

Alexandra Isles.

Tanrım! -Bayan Isles kocasından boşanmıştı.

Eski bir dostum Kont Billy Botsky'nin kızıydı.

Brillhoffer ayrıca benim ölümümden

kendi serveti sadece bir milyon dolar olan Claus'a

14 milyon miras kalacağını keşfetti.

Alexandra daha sonra ifadesinde

Claus'un ona vasiyetimin yasal analizini gösterdiğini söyledi.

Alex, Ala ve avukatları Brillhoffer tarafından toplanan kanıtlar üzerine

kocam iki kez beni insülin iğnesiyle öldürmeye çalışmaktan suçlandı.

Martın 16'sı, 1982 yılında

her iki suçtan da suçlu bulundu.

Sanığın 27 Aralık 1979 tarihinde işlediği…

Alexandra Isles bile onun aleyhinde ifade verdi.

- Kararınız nedir? - Suçlu.

İkinci suçlamanın iddiasına göre, sanık 21 Aralık 1980 tarihinde

cinayet kastıyla saldırıda bulundu.

- Kararınız nedir? - Suçlu.

Claus von Bulow'un jürinin kararını nasıl tersine çevirmeye çalışacağını

veya karardan kaçmaya çalışacağını görmek üzeresiniz.

Siz söyleyin.

İki!

Geliyor! Şimdi göreceksin! Dersh!

Al bakalım! Faul!

Tamam! Başlıyorum.

Ellere dikkat!

Alo?

Ne?

Siktir. Özet geç.

Siktir!

Merhaba.

Tekrar deneyelim. Merhaba, Maggie'yi hatırladın mı?

Merhaba Maggie.

Kızaracaklar.

Johnson kardeşler.

Ne?

Şu var ki,

iki siyahi çocuk babalarını hapisten kaçırdı.

Baba iki kişiyi vurdu, oğulları cinayetten hüküm giydi.

Avukatlar masum müvekkil için dua eder.

Nihayet iki tane bulmuştum. İkisine de elektrik verecekler.

- Temyiz yok mu? - Yüksek Mahkeme var ama tek yol buydu.

Basın.

Basınla konuşmak istemiyor musun?

Dershowitz Psikiyatri Enstitüsü.

Bir saniye.

Claus von Bulow.

Muhabirdir.

İngiliz aksanıyla mı?

Hangi gazetedensiniz?

İki masum çocuğu bile kurtaramadım.

- Kapatayım ofisi gitsin. - Bir saniye.

Gerçekten von Bulow sanırım.

Merhaba, Alan Dershowitz. Siz kimsiniz?

Cidden von Bulow.

İşe geri döndük.

- Evet? - Claus von Bulow burada mı?

Asansörler solda. Dümdüz gidin.

Vay anasını.

Merhaba?

Merhaba?

Profesör Dershowitz. Merhaba.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Oturmaz mısınız?

Oynar mısınız?

Tavla mı? Hayır.

Çoğu insan şans oyunu sanır.

Aslında büyük ölçüde metanet meselesidir.

Bir şey istemem Charles.

Delmonico's'a gidip düzgün bir yemek yiyelim mi?

Fark etmez.

Size büyük saygı duyuyorum doğrusu.

Yahudi halkının zekâsı ve dürüstlüğüne hayranımdır.

Sunny ile evlendiğimde dünyanın en güzel dul kadınıydı

ve en zenginlerden de tabii.

Onunla bile

bu masaya hiç oturamadık.

Profesör Dershowitz.

Dr. Von Bulow.

İki insülin iğnesiyle doktor olduk.

Amerika'da sınıf değil, şöhret önemlidir.

Tüm bu tatsızlıklardan sonra bile her zaman en iyi masayı bana veriyorlar.

Tatsızlık demişken…

Evet, sanırım ücreti konuşsak iyi olacak.

Tamam.

Saatim 300 dolar.

Tanrım.

Eskiden Londra'da avukatlık yapıyordum.

Kulağa biraz pahalı geliyor.

Böyle bir dava için ortalamadır.

Hem çok fazla hayrına iş yapıyorum. Onları da ödeyeceksin.

Öğrenci, ortak ödemeleri var.

Yani 300 dolar ödemeyi kabul edersem temyizimi halledecek misin?

Yok, benim tarzım bir dava gibi görünmüyor.

Ben kiralık katil değilim.

Ahlaki ya da anayasal bir mesele olmalı.

Ben kesinlikle masumum.

Vatandaşlık haklarım korkunç bir şekilde ihlal edildi.

İşlemedikleri bir suç için sandalyeye oturacak iki siyahi çocuk var.

Masum olan onlar.

Suçlu olduğumu farz etmeden önce hikâyemi dinlemeyecek misin?

Hayır.

Sanıklara açıklama yaptırmam. Çoğunu zor durumda bırakır.

Nasıl yani?

Yalan söyleyerek.

Size bir beyefendi olarak söz veriyorum.

Peki.

En azından kayıtları okumaz mısın?

Belki anayasal bir şeyler

bulursun.

Lehine olan bir şey var. Herkes senden nefret ediyor.

Bu da bir başlangıç.

Hadi Maxwell. Evet! Hadi Max!

- Sayı! - Evet!

Ne düşünüyorsun?

Yapmış.

Tabii ki yaptı. Kazanabilir miyiz?

Yüze karşı bir.

Hizmetçi iki komada da ona karşı konuşmuş.

Şuna bir bak. Burada şöyle diyor.

Bayan Von Bulow'un kalkmadığını fark ettikten sonra

ne yaptınız?

Aşağı indim.

Bay Von Bulow, hanımın boğazının çok ağrıdığını söyledi.

O gün hiç iş yapmam gerekmedi.

Bütün gün yataktaydı.

Ne yapıyorsun?

Seni çağırdık mı?

Comentários

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left