Aparajito

Aparajito (অপরাজিত)

Baixar Legenda em Turkish

Informações de lançamento

Aparajito 1956 4K Restoration CC 1080p BluRay FLAC1 0 x264-ZoroSenpai
The Unvanquished 1956 UHD BluRay 2160p FLAC 1 0 SDR HEVC REMUX-FraMeSToR
Um comentário por 1see0ne
Çeviri: Oktay Hanhan - Süre: 01:50:14.650

Tags

bluray
Publicado em: 2025-01-31
Downloads: 79
Deficientes Auditivos: No
FPS: 23.976

Pré-visualização das legendas em Turkish

As primeiras 190 linhas.

Çeviri: Oktay Hanhan

APARAJITO (YENİLMEYEN)

Bibhutibhushan Banerji'nin Romanından alınmıştır.

Oyuncular: Karuna Banerji - Shanti Gupta

Kanu Banerji- Smaran Ghosal, Pinaki Sengupta

Müzik: Ravi Shankar

Senaryo ve reji: Satyajit Ray

Varanasi şehri- 1327 senesi Bengal takvimine göre. Miladi: 1920

Maymunu gördün mü?

- Eve mi girmiş? - Biricik oğlunu soruyorum.

İçmesi için süt kaynatmıştım ama ortadan kayboldu.

Ortalık çocuk kaynıyor...

Hep gözüm üstünde olsun diyorum ama bu kalabalıkta nasıl olacak?

Civarda bir okul yok mu? Okula gitseydi o kadar merak etmezdim.

- Çocuğa hazırladım dedin. - Artık sen de iç. Mutfakta duruyor.

- Bakkala gider misin? - Elbette. Ne alacağım?

- Söylerim de... - Parası mı? Nakit vermemiz şart değil.

- Veresiye mi verecek? - O kadar şifalı otu bedava mı götürüyorum?

Öyleyse biraz hardal yağı, gazyağı ve baharat getir.

Bak bakalım nohudu var mı? Nohut veya kırmızı mercimek, hangisi varsa...

Apu geçenlerde ırmak kenarında yediği keşkekten isteyip duruyor.

- Baharatlı dolma da alabilir misin? - Ne marka? - Bilmem.

- Yukarıda oturan kadın biraz vermişti. - Markasını öğren, yarın getiririm.

Tanıdığım bir tatlıcıya rastladım. Romatizması varmış.

Ona ilaç götürüyorum. Krema vermesini isteyebilirim.

- İsteyeyim mi? - Önce ilacın bir işe yarasın.

Ganj'da yıkanmayacak mısın? Sonra halas bulamazsın.

Yeni geldiler. Önce bir yerleşsinler.

Sırası gelince yıkanırlar, Vishwanathji'ye tazimde bulunurlar.

Su!

Apu. Bekle.

Acıkmadın mı? Dışarıda bir şey yedin mi?

Şekerli kaymak bile yedim.

- Ray efendi evde mi? - Hayır.

Bir takvim verecektim. Dün gece geç geldiğimden veremedim.

Odasına bırakayım mı?

Her sene çıkarıyoruz. Önemli kutsal günlerin hepsi kayıtlıdır.

Kolay görülsün diye dini festivaller kırmızıyla gösterilmiştir.

Dünyanın sahibi efendimiz, ne mutlu sana inananlara...

...sana tapanlar kutsanmıştır, senin ismini yüceltenler...

Bakın! Başını Krişna'nın göğsüne dayamış ağlıyor.

Ağabeyime söyleyeyim.

Sonra Jatila ağabeyi Ayan'ı kadının saklandığı yere götürür ve der ki:

"Şunu görüyor musun? Bak karın neler halt ediyor?

"Başını Krişna'nın göğsüne dayamış ağlıyor."

Bu arada neler olmuş biliyor musunuz?

Krishna Radha'ya demiş ki: "Ayak ucuma adak olarak bir çiçek bırak..."

"...ben de Ayan'ın gönlünü almak için tanrıça Kali'nin suretini alırım."

Sopayı sallamak ister misin?

Apu sen misin?

- Yukarıdaki adamın ismi ne? - Nanda Babu.

Ona de ki: annemin kibriti kalmamış, babam da daha gelmedi.

Sadece iki tane iste.

# Sallarım sopayı öyleyse #

- İçeri gel evlat. Ne istedin? - Kibrit.

- Kibriti ne yapacaksın? - Annem istedi.

Şu benim ilacım. Hastayım, doktor her akşam içeceksin dedi.

Annem yalnız iki tane istedi.

Kutuyu al, ben de daha çok var.

Annene, Nanda Babu onda kalabilir diyor de.

Sesiniz güzelmiş.

- Galiba şarkıcıymışsınız da. - Öyleydim.

Yakında mı oturuyorsunuz?

Acaba bir çay içebilir miydik? Hava soğuk, boğazım ağrıyor.

Bakın, çay yapraklarını örtümün ucuna sardım.

Gidelim, buralarda oturuyorum. Ganeş Mahallesinde.

Rahatsız etmeyeyim? Adım Kalişaran Banerji.

Bakalım iyi olmuş mu?

- Ben de isterim. - Sonra. Önce onlara götür.

Sonra gel sana şeker veririm.

Çay nefis olmuş.

Oğlunuz nerede? İyi bir çocuk.

Perşembe günü Teota Sarayında ziyafete götüreyim. Gelir misin?

Her sene sarayda ziyafet verirler...

Oğlunu götürmeme izin verir misin?

Dostum, çoğu zaman aç kalarak 400 rupi kadar biriktirdim.

Yüz rupi daha olursa, iyi bir aileden kendime bir gelin alabilirim.

İnsanın kendi ailesi olmazsa mutlu olamıyor değil mi?

- Tanıdığınız bir kız var mı? - Maalesef yok.

Pandey'ler Ramlila gösterisine gitmişler.

Apu'yu da götüremez misin?

Şunları alır mısın?

Çok ateşin var.

Bakkala gittim, sonra tatlıcıya krema almaya gittim...

...sonra akşam duası için "ghat"a indim...

Merdivenlerden yukarı çıkarken...

Apu havai fişek almaya gitti. Apu'yu ne yapacaksın?

- Doktor çağırsak? - Zahmet olmasın? - Seni dinlemeyeceğim.

Şu teneke kutuda bitkisel ilaç var.

Bir parça içeyim.

Zencefil suyu ve balla iyice karıştırın.

Onu içeyim. Yarına kadar daha iyi olmazsam, bakarız.

Babanın yanında kal, hastalanmış.

Hangi havai fişekten aldın?

Nishchindipur'dakiler kadar iyi değil, öyle değil mi?

Terastan havai fişek atanları mı seyrediyordun?

- Çağıran kim? - Shambhu.

Kukurgali'de oturuyor. Bengal'li değil.

Arkadaşın mı? Sana İngilizce öğretiyordu? Bizi de davet etti.

İngilizce "Apu bala çeli" nasıl denir?

"Apu iyi bir çocuktur."

- Onu içeri çağırsana? - Şimdi havai fişek atacak.

- Yanında mı olmak istiyorsun? - Evet.

Git öyleyse.

- Şimdi nasılsın? - Daha iyi.

Ödümü koparttın. Galiba biraz soğuk almışsın.

İşleri ağırdan al. Yeterince kazanıyorsun.

- Biraz otursana. - Yapacak iş var. Apu'nun yatağını toplayacaktım.

Şekerci Man Mandir yakınında bir evden bahsetti.

İlk kat, iki odalı, güneye bakıyor. Kirası 7 rupi.

Yakınında bakkal ve okul var. Oğlan da rahat eder.

İyileşince konuşuruz. -Nerede o? - Sesini duymuyor musun?

Maymunları olmasa Kashi iyi bir yer olurdu.

- Dışarı mı çıkıyorsun? - Gat'a gitmem gerekmez mi?

- Ateşin yüksekti. Biraz daha kalsaydın. - İyileştim. İlaç işe yaradı.

Bütün o merdivenleri tırmanacaksın...

Gözlüklerini unuttun.

Geceleyin bir şey duymadım. Gösteriden geç dönmüştük.

Karım gat'a giderken onun yere yığıldığını duymuş.

Umarım yaralanmamıştır.

Göğsünü üşüttüğü anlaşılıyor.

Oda rutubetli. Soğuk olmasın diye kapı ve pencereleri kapatın.

Birisi benimle gelsin. alacağı ilaçları yazayım.

Ben sizinle geleyim.

Hardal yağı ve kâfur varsa sırtına ve göğsüne sürün.

Bir şeye ihtiyacınız varsa sıkılmayın, isteyin.

Bhu-tan... Baharatlı dolma mı yapıyorsun?

Hemen defolun!

Ganj...

Gat'a git, nehirden su doldur. Derhal koş gel.

Neredeyse gelir.

"Ölü yakma yeri"

Apu geldi.

Büyük amcanın elini öp.

- Kaç yaşında? - On yaşına bastı.

- Kutsal iplik ne zaman verildi? - Kashi'ye geldikten sonra.

Benimle gelir misin?

Karar veremiyorum. Buradan ayrılmayı düşünmemiştim.

Ne zaman geleceğinizi bilmiyordum.

Hep bu aylarda gelirim. O kadar kötü durumda olduğunuzu bilmiyordum.

- İşverenleriniz nasıl? - İyi insanlar. Dewanpur'a gideceklermiş.

Bir türlü karar veremedim.

İyi düşün. Birkaç gün daha buradayım.

Evimde kalırsanız, boş kalmaktan kurtulur. Rahat edersiniz.

Git şu çekmeceyi aç...

Hayır, onun yanındakini.

Bir deri kese olacak.

Bizimle geliyorsun değil mi? Önümüzdeki ay Dewanpur'a gideceğiz.

İşini beğenirsem seni de alacağımı söylemiştim.

Umarım kabul edersin. Burada bir akraban var mı?

Ya geldiğin yerde? O zaman bizle gidebilirsin.

Mokşada iştahsız olduğunu söylüyor. İyi misin?

Öteki evdekilere Takur-maşai'nin döndüğünü söyle.

Bak anne! Tren!

- Yakacak odun getirdim. Yiyeceğiniz var mı? - Evet, yarına kadar yeter.

Yarın gene gelirim. İstediğiniz bir şey olursa söyleyin.

- İsmini söylemedin. - Nirupama.

Bir iki hafta daha buradayım. Yerleşmiş olur musunuz?

Apu, yarın benimle gel. Rahip olarak yapacaklarını öğreteyim.

Mabudu tahtına yerleştir ve üstüne biraz tulsi yaprağı koy.

Hayır, önce yıkaman gerek.

Neyin var senin?

Sabahtan beri surat asıyorsun. Hasta mısın? Üzüntülü müsün?

Kashi'yi mi yoksa Nishchindipur'u mu özledin?

Mansapota'yı sevmedin mi? Sana kaba mı davrandılar?

İşini düzgün yapıyor musun?

İyi insan bunlar. Memnun olurlarsa geçimimizi sağlama almış oluruz.

Bir iki sene dayan. Sonra Nishchindipur'a dönebiliriz.

- Anne, okula gitmek istiyorum. - Hangi okula?

- Yakındakine, Arboal'da. İyi okul. - İyi olduğunu nereden biliyorsun?

- Gördüm. - İşin ne olacak? - Sabahları iş. Okul öğleden sonra.

İkisini birden yapabilir misin? Okula gitmek için para lâzım değil mi?

Bir kenarda paran yok mu anne?

Tatlılar, diğer şeyler hazır mı?

Yarım saat kaldı.

Ben bakarım efendim.

- Bugünkü konu nedir? - Bengal efendim.

"Edebiyatın Yeşil Örtüsü". Buradaki yeşil örtü nedir?

Yeşil örtü, şey...

Yeşil yaprakları kastediyor efendim.

"Bengal. Ülkelerin en yeşili hangisi?"

"Ayakların taze çimenlere nerede basar?"

"Bengal'imizde, öz yurdumuz Bengal'de, hepsinden yeşildir o."

"Ardıç kuşu ve nar bülbülü nerede öter?"

"Bengal'imizde, öz yurdumuz Bengal'de, hepsinden yeşildir o."

"İçinizi özlemle yakan dil hangi ülkede konuşulur?"

"Yürekten söyleyen saz şairinin berrak sesini nerede duyabilirsiniz?"

İmza nerede? Niye yapılmamış?

Gel, otur. Annenin sıhhati iyi mi?

Müfettiş çok memnun kaldı. Ben de onun kadar memnun oldum.

Comentários

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left