As primeiras 200 linhas.
BİRİNCİ SAAT 7:00-8:00
Soyadınız?
J-A... Jackson.
Doğru mu?
Simi, Hector'a Doktor Deranjian'ın...
...hastanenin satılacağını söylediğini anlatmış.
Burayı acil servis olmayan bir ortopedi merkezi yapabilirlermiş.
Bizi sürekli kapatmakla tehdit ediyorlar...
...ama asla kapatmıyorlar.
Sence doğru mu söylüyor?
Doktorlara asla güvenmem.
Gloria seni arıyor.
Cesaret yoksa Gloria da yok.
Demek haftalık azar vaktim geldi.
Herkesin iyiliği için uslu durmaya çalış.
Bugün burada olmaktan emin misin?
Evet. Neden olmayayım ki?
Konuşmak istersen...
Yok, istemem ama sağ ol.
Abbot nerede?
Hava alıyor.
Selam.
Orada iyi misin?
Harikayım.
Geçer demek isterdim ama ikinci kızıma hamileyken...
...altı ay boyunca sabah bulantısı çektim.
Kimi kandırıyorum ki?
O hâlâ beni endişeden hasta ediyor.
-Sağ ol. -Ama buna değer.
Kimseye söyledin mi?
Hayır.
12 haftayı geçene kadar söylemeyeceğim, bu sefer olmaz.
Sadece güzel şeyler düşün.
Ama haberin olsun, Robby bugün çalışıyor.
Bugün Doktor Adamson'ın öldüğü gün. Dört yıldır bu gün çalışmıyordu.
Peki neden burada?
Tek bildiğim hâlâ Adamson'ın ölümü için suçladığı.
Bugün biraz asabi olursa, anlayışlı ol, olur mu?
-Tamam. -Teşekkürler.
Sık dişini.
Günaydın, Jack.
Burada ne işin var?
Çalışıyorum.
Ya sen?
Bilmiyorum.
Bir adam geldi.
Yaya geçidinde sarhoş bir sürücü çarpmış.
39 yaşında bir gazi.
Üç seferi çizik almadan atlatmış.
Son iki saatimi onu hayata döndürmeye çalışarak geçirdim.
Akşamı böyle bitirmek her zaman zordur.
Bir zamanlar buraya geri dönmek için bir sebebim vardı.
Ama şu anda onu hatırlayamıyorum.
Çünkü bu iş hep bir şeyler verir.
Kabuslar.
Mide ülseri.
İntihar eğilimleri.
Ayrıca benim vardiyamda intihar etmen büyük kabalık olur.
Umarım asla senin hastan olmam.
Umarım dostum.
Bugün mifepriston için geri gelecek hamile bir genç kız var.
Bir de son üç saattir ameliyat bekleyen...
...ince bağırsak tıkanıklığı hastam.
Ayrıca ne yazık ki Kraken hâlâ BH'de yatıyor.
Hâlâ mı?
Adam bir haftadır burada, psikiyatri yatağı bekliyor.
Evet, durumu gittikçe kötüleşiyor.
Şimdilik biraz Zyprexa'yla uyuyor.
Ama uyanınca, Tanrı hepimizi korusun.
Ölen gazinin ailesi için not yazdım, belki biri gelir diye.
Bir de bugün tıp öğrencileri ve yeni stajyerler başlıyor, kolay gelsin.
Ne kadar şanslıyım.
-Beyefendi, buraya gelin! -Başka iğne istemem!
-Beyefendi, durun! -Başka iğne istemem!
Bugün çalışmak istediğine emin misin?
Beni incitecekler!
Beyefendi, söz veriyorum, kimse size zarar vermeyecek.
Beyefendi!
Bu karmaşayı kim bıraktı?
Zor bir gece geçirdiler.
Günaydın güneş ışığım.
Bu panoyu henüz görmediğin belli.
Daha beterini de gördük.
Arada sırada küçük bir mücadele gibisi yoktur
Herkesi tetikte tutar.
-Doktor Robinavitch? -Evet.
Melissa King. Bugün sizinle çalışacağım.
Virginia'da iki ayımı tamamlayıp geldim.
Selam, Pitt'e hoş geldin.
Bu da Doktor Jack Abbot.
Memnun oldum.
Burada olmaktan ne kadar heyecanlı olduğumu anlatamam.
Günün sonunda aynısını diyor musun bakalım.
Onu görmezden gel. Zor bir gece geçirdi ve...
...hâlâ devam eden bir varoluşsal kriz yaşıyor.
Merak etme, sen de yakında o noktaya gelirsin.
İkinci eşim Everett ile 1964 yılında evlendim.
Ne yazık ki 1976 yılında...
...Kissimmee, Florida'da tatildeyken kalp krizinden vefat etti.
-Çok kötüydü. -Günaydın.
Doktor Mohan, vizite zamanı.
Affedersin, Estelle. Hemen dönerim.
Her asistanın hastalara ne kadar zaman ayırdığına...
...baktığımızı biliyorsun.
Sadece hikâyesini dinledim.
Bu, neden geldiklerine dair kısa bir öykü, otobiyografi değil.
-Neredeyse bitmişti. -Bu yüzyıla bile ulaşamamıştın.
Hastalar burada kayıt için giriş yapıyor.
Bir hemşire onlara göz gezdirip ölüyorlar mı diye kontrol ediyor.
Ölmüyorlarsa hayati belirtiler ve hızlı bir sandalye muayenesi için...
...iki triyaj odasından birine alınıyorlar.
Burada laboratuvar testleri ve röntgen isteklerini yapılıyor.
Ve sonra tekrar...
Bekleme salonuna, bir yatak boşalana kadar.
Ne kadar süreliğine?
Şanslılarsa sekiz saat. Çoğu zaman 12.
Her zaman bu kadar yoğun mu burası?
Hayır. Çok daha yoğun oluyor.
Bunu al.
-Selam Mateo. -Günaydın, Cass.
Bu Sherry.
Merhaba.
Sherry, ben Dr. McKay.
Bugün yanımda öğrenci doktorlar var. İzlemelerinde bir sakınca var mı?
-Tabii. -Tamam.
-Neyin var, Sherry? -Ben...
Elimi Sterno'ya yakmışım.
Sterno'yla ne yapıyordun?
-Yemek yapıyordum. -Sterno'yla mı yemek yapıyordun?
Evet, s'mores yapıyorduk.
Ne tatlı. Oğlum s'mores'a bayılır.
Saatlerdir bekliyoruz ve onları okula götürmem gerek.
Bu daha ne kadar sürecek biliyor musunuz?
Evet, bir bakalım.
-Ağrı için bir şey aldın mı? -Henüz almadım.
1000 Tylenol, 400 ibuprofen ve salinli pansuman?
Evet, lütfen.
McKay, vizite zamanı.
Ve eğlence başlıyor.
Tamam Sherry, seni bandajlayıp...
...mümkün olan en kısa sürede buradan çıkaracağız, tamam mı?
-Sonra döneceğim. -Tamam.
Gördüğünüz gibi, bu sabah aramıza yeni yüzler katıldı.
Günaydın, günaydın. Buyurun gelin.
İkinci yıl asistanımız Doktor Melissa King ile başlıyoruz.
Virginia'dan yeni geldi.
Herkes bana Mel der.
Burada olmaktan çok mutluyum.
Trinity Santos, stajyer.
Victoria Javadi, üçüncü sınıf tıp öğrencisi.
Dennis Whitaker, dördüncü sınıf tıp öğrencisi.
-Pitt'e hoş geldiniz. Ben... -T'den iki travmamız var.
-Beş dakika uzakta. -Tamam, anlaşıldı.
Aslında bugün tanışacağınız en önemli kişi işte burada.
Bu Dana. Baş hemşiremiz.
Sirkimizin lideridir.
Ne derse, dediği an yapın.
Gördüğünüz gibi, hastanemiz her zaman dolup taşıyor.
Departmanımız genellikle yatan hastalarla tıkanıyor.
Yukarıda bir oda açılmasını bekliyorlar, bazen günlerce.
Burada yataklar çok değerli...
...o yüzden lütfen tetkiklerinizi hızlı ve verimli yapın.
Başka ne vardı?
Daha ağır hastaları burada tedavi ediyoruz ama...
...lütfen bekleme odasına da göz kulak olun.
Orada kimsenin ölmediğinden emin olun.
Kıdemli asistanlarınız Doktor Collins ve Doktor Langdon.
Onlara hesap vereceksiniz, onlar da bana hesap verecek.
Tamam mı? Harika.
Kıdemli asistanlar, günlük raporlarınızı aldınız mı?
-Evet. -Evet.
Tamam. Hadi başlayalım.
Virgil Straker.
9 mm kurşun yarası, sol omuz.
BT anjiyogram negatif, cerrahi bir gece gözlem için yatış istiyor.
Hayati değerler iyi. Hematokrit tekrarı?
Her iki saatte bir üç kez stabil hematokrit.
Ceftin'le taburcu, yarın tekrar kontrol.
Evde çok daha iyi dinlenir.
Günaydın, Bay Straker. Eve gitmek istiyor musunuz?
-Kesinlikle. -Tamam.
Ro! Ro, sonunda buradan çıkıyorum!
Tamam, Murphy Rottenstein.
48 yaşında kadın, siroz ve üst GİS kanaması.
Bir ünite sonrası entübe ve stabil.
Yoğun bakım yatağı bekleniyor.
Selam doktor.
Ve hepimiz Louie Cloverfield'ı tanıyoruz.
Saat 23:00'te alkol seviyesi .420.
-Azalttım biraz. -Nasıl hâlâ nefes alıyor?
Bu, seninle benim için ölümcül doz. Louie içinse mutluluk.
Ayılmış. İki doz lorazepam aldı.
Ellerini uzat Louie.
-Bir iki doz daha lorazepam. -Hemen.
Ve Librium reçetesi.
-Seni görmek güzel, Louie. -Her zaman bir zevk doktor.
Bar kavgası, sekizinci dişte tam avülsiyon.
Gülümse, Charlie.
Dişin nerede, Charlie?
Nereden bileyim.
No comments yet. Be the first to leave one.