As primeiras 200 linhas.
NÜRNBERG, ALMANYA - 1948
Bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum.
Bu eski binalar birkaç kibritle yok olup gider.
Nürnberg'in eski ve yeni taraflarını ayıran bir duvar var.
Epey eskiye dayanıyor.
Ne kadar eskiydi Schmidt?
- 1219 efendim. - 1219.
Nazi Partisi burada asker topluyordu, değil mi?
Hepsi buraya geldi. Hitler, Goebbels, tüm ekip.
Almanya'nın dört bir yanından binlercesi.
Bu kadar sık korna çalmak zorunda mı?
Bu kadar çok korna çalmana gerek yok Schmidt.
Görevinizi biliyorsunuz.
İşte geldik. Eski Almanya'dan kalan bir yer.
- Senatör Burkette. - Yüzbaşı.
Yüzbaşı Byers, bu Hâkim Haywood.
- Byers sizin emir kulunuz olacak. - Ne olacak dedin?
Yardımcı, rehber ve ara bulucunuz.
Ne isterseniz yapmaya hazırım.
İşte çalışanlarınız efendim. Bay ve Bayan Halbestadt.
- Merhaba. - Tünaydın.
Tünaydın Sayın Hâkim.
- Hoş geldiniz. - Şoförünüz Schmidt'le çoktan tanıştınız.
Gece gündüz hizmetinizdeyim efendim.
Teşekkür ederim.
Ona etrafı gösterelim, ne dersin Dan?
Burası kabul salonu.
Burası oturma odası. Çalışma odası ileride.
Bu katta iki, üst katta üç yatak odası var.
Eşyaların bir kısmı antika, diğerleri Amerikan ordusuna ait.
Piyanoda ufak tefek eskimeler var ama
bu gerçek bir Bechstein.
Güzel bir manzara, değil mi?
Evet.
Senatör, benim bunlara ihtiyacım yok.
Birleşik Devletler Hükûmeti ne yaparsa doğru yapar.
- Bunu biliyorsun Dan. - Burada kim yaşadı?
Önemli bir Nazi generali ve eşi, efendim.
Hâkim Haywood'un bilmesi gereken bir şey var mı?
Sorunuz var mı efendim?
Evet, var.
- Harp okulu mezunusunuz değil mi Yüzbaşı? - Evet efendim.
- Adın nedir? - Harrison. Harry.
Dinle Harry, ben asker değilim.
Bu resmiyet artık canımı sıkıyor ve
böyle devam ederse beni hasta edecek.
Bana yalnızca Hâkim ya da Dan dersen
kurallarını çok mu esnetmiş olursun?
Pekâlâ Hâkim.
Alışverişimizi askerî markette yapıyoruz.
Marketlerde Almanlara yetecek kadar yiyecek yok.
Şoför marketimizin yerini biliyor.
Bu, dava ithamnamesinin bir kopyası.
- Bakmak isteyeceğinizi düşündüm. - Teşekkür ederim.
Umarım rahat edersiniz efendim.
Yüzbaşı, bence tüm Maine halkı gelse burada yine rahat ederdik.
Bir ihtiyacınız olursa ofisim Adalet Sarayı'nda, sizinkinin yanında.
Teşekkür ederim.
Senatör.
Gerçekten üç uşağa ihtiyacım olduğunu mu düşündün?
Kendimi aptal gibi hissediyorum.
Bu iş senin kadar onlara da yardım ediyor.
Burada karınları doyuyor.
O hâlde üç uşağa ihtiyacım var.
İyi ki buradasın Dan. İtibarlı bir adamın gelmesi çok güzel.
Tabii, tabii.
Amerika'da bu işe uygun tek adam benmişim gibi.
Senatör, ilk seçenek değildim. Hatta onuncu bile olmadım.
- Bunu sen de ben de biliyoruz. - Ne demek istiyorsun?
Gerçeklerle yüzleşelim.
Hitler, Goebbels ve Göring gitti.
İdam edilmeye kalmadan intihar ettiler.
Onların ardından bize doktorları, iş adamlarını ve
hâkimleri yargılamak kaldı.
Bazıları hiç yargılanmamaları gerektiğini savunuyor.
Yani?
Yani bu işi yapmak isteyen kimse kalmıyor.
Benim gibi bir köylüyü bulana kadar Maine'i altüst ettiler.
Umarım geldiğine pişman değilsindir.
Hayır, pişman değilim.
Sadece her şeyi gayet iyi bildiğimi söylüyorum.
Duruşmalar devam etmeli.
Özellikle de Alman hâkimlerin duruşmaları.
Umarım bunu yapabilirim.
Yapabilirsin.
- Biraz rahatla. - Teşekkürler.
Fırsatın varken buranın keyfini çıkar.
Yakında işten başını kaldıramayacaksın.
Sağ ol Senatör. Her şey için teşekkür ederim.
- Yarın görüşürüz Hâkim. - Tabii.
Bavullarınızı üst kata çıkaralım mı?
Evet, evet. Teşekkür ederim.
- Bunu ben taşıyab… - Hayır, ben taşırım. Lütfen.
İşte geliyorlar.
Duruşma an itibariyle başlamıştır.
Tanrı Birleşik Devletleri ve bu onurlu mahkemeyi korusun.
Sanıklar şimdi savunma yapmak üzere kürsüye çıkacak.
Sanık Emil Hahn savunma yapmak için mikrofonu kullanabilir.
Emil Hahn?
Sizi temsil eden bir avukatınız var mı?
Suçlu değilim.
Sizi temsil eden bir avukatınız var mı diye sordum.
Ben temsil ediliyorum.
Hakkınızdaki suçlamalar konusunda
bir savunma yapacak mısınız? Suçlu musunuz suçsuz mu?
Hiçbir konuda suçlu değilim.
Friedrich Hofstetter?
Sizi temsil eden bir avukatınız var mı?
Evet, avukatım var.
Savunma yapacak mısınız? Suçlu musunuz suçsuz mu?
Oturabilirsiniz.
Werner Lampe?
Sizi temsil eden bir avukatınız var mı?
Avukat mı?
Evet, tabii ki. Bir avukatım var.
Kendinizi savunacak mısınız? Suçlu musunuz suçsuz mu?
Oturabilirsiniz.
Ernst Janning?
Ernst Janning, sizi temsil eden bir avukatınız var mı?
Ernst Janning, sizi temsil eden bir avukatınız var mı?
Sanığı ben temsil ediyorum Sayın Hâkim.
Hakkınızdaki suçlamalar konusunda
savunma yapacak mısınız? Suçlu musunuz suçsuz mu?
Sayın Hâkim, mahkemeye hitap edebilir miyim?
Sanık bu mahkemeyi tanımadığını ve savunma yapmak yerine
protesto etmek istediğini belirtti.
Savunması "suçlu değil" olarak yazılsın.
Savcı açılış konuşmasına başlayacak.
Biraz ağırdan al.
Bu davada sanıklar
kanunlara uyarak suç işlemekle itham ediliyor
ve bu olağandışı bir durum.
Bu adamlar, ölmüş ya da kaçak meslektaşlarıyla beraber,
Nazi Almanyası'nda adaletin vücut bulmuş hâlidir.
Sanıklar Nazi Almanyası'nda hâkim olarak görev yapmışlardır.
Bu nedenle, siz, kürsüde oturan Sayın Hâkimler,
sanık durumundaki hâkimleri yargılayacaksınız.
Olması gereken de budur.
Çünkü bu salonun sadece bir mahkemeden fazlası olduğunu yalnızca bir hâkim bilir.
Bir süreç ve ruhtur.
Burası kanunların evidir.
Sanıklar da bunları gayet iyi biliyordu.
Kara cübbeleriyle o kürsüye oturup Almanya'nın
adaletini ve hukukunu yerle bir ettiler.
Lütfen önünüzdeki ışığa dikkat eder misiniz?
- Tercüman size yetişemiyor. - Üzgünüm Sayın Hâkim.
Almanya'nın adaleti ve
hukukunu yerle bir ettiler.
Bu bile tek başına büyük bir suçtur.
Ancak mahkeme, sanıkları
anayasal süreci ihlal ettikleri ya da
geciktirdikleri için çağırmadı.
Mahkeme, sanıkları
cinayet, vahşet, işkence ve
zulüm suçlamalarıyla çağırdı.
İnsanlık tarihinin en tahrip edici ve
kötücül suçları konusunda Nazi Almanyası'nın
liderleriyle ortak sayılırlar.
Bazılarından daha suçlu bile olabilirler.
Çünkü onlar Hitler iktidara gelmeden önce zaten yetişkindi.
Genç yaşta Nazi öğütleriyle akılları bulandırılmadı.
Adalete önem vermeleri gerekirken onlar
Nazi Almanyası'nın ideolojisini savundu.
Diğerlerini inkâr etmiş olsalar da burada yargılanacaklar.
Bu mahkemede sunulan kanıtlara göre yargılanacaklar.
Söyleyeceklerim bu kadardı.
Bay Rolfe savunma için açılış konuşmasını yapacak.
Mahkemenin izniyle…
…bu duruşmada bir avukat olarak…
…görev almak benim için hem bir onur…
…hem de büyük bir meydan okumadır.
Tüm dünya bu duruşmayı…
…yakından takip edecek.
Çünkü bu hiçbir şekilde…
…sıradan bir dava olarak kabul edilemez.
Bu duruşmanın asıl amacı…
…birkaç adama ceza vermekten çok daha fazlasıdır.
Adaletin temellerini güçlü bir şekilde
tekrar atmamız gerekmekte.
Tüm dünyanın yükümlü olacağı
bir kanun konması şarttır.
Peki bu kanun nasıl konacak?
Bu kanun…
…işlenen suçların mahkeme tarafından
yargılanmasının ardından
dürüstçe ve açıkça kabul edilecektir.
Büyük bir hukukçu olan Amerikalı Oliver Wendell Holmes'un sözlerine göre,
"Bu sorumluluk sadece kimsenin
itiraz etmeyeceği belgelerde değil,
siyasi ve sosyal düşüncelerde bulunacaktır.
En önemlisi de, bir insanın…
…karakterinde bulunacaktır"
Ernst Janning'in karakteri nasıl?
Hadi hayatını biraz inceleyelim.
1885'te doğdu.
1907'de hukuk fakültesinden mezun oldu.
1940'ta Doğu Prusya'ya hâkim olarak atandı.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Weimar Cumhuriyeti'nin kurucularından biriydi.
Aynı zamanda demokratik anayasa kurucuları arasındaydı.
Sonraki yıllarda hem hâkim olarak
No comments yet. Be the first to leave one.