As primeiras 200 linhas.
İKİZ TEPELER ATEŞ BENİMLE YÜRÜ
Hayır!
Bana hemen Ajan Chester Desmond'ı bağla.
Fargo, Kuzey Dakota'da.
James, buraya gel de yardım et.
Telefon.
Alo.
Chet, seni Portland Oregon'dan arıyorum.
Ben Bölge Şefi Gordon Cole,
Portland Oregon'dan arıyorum.
- Dinliyorum Gordon. - Oregon.
Genç bir kız öldürüldü. 17 yaşında.
Adı Teresa Banks.
Chet, sana bir sürprizim var.
Sana ilginç bir şey göstereceğim.
Düzenlemeler yapılıyor,
seninle özel Portland havalimanında buluşacağım.
Tamam Gordon.
Teşekkürler.
- Chet, seni gördüğüme sevindim. - Gordon.
Chet, Sam Stanley'ye sıcak bir selam ver.
Spokane'den geldi.
Memnun oldum. Hakkında çok şey duydum.
Whiteman davasını çözen Sam'di.
Tebrikler.
Duymuştum.
Chet, sürprizin.
Adı Lil.
Teyzemin kızı.
Federal mi?
Bol şans Chet.
Sam, Chet'in yanından ayrılma.
Kendine has bir çalışma yöntemi var.
Bana Philadelphia ofisinden ulaşabilirsiniz.
Bugün uçağım var.
Dansçı kız acayipti değil mi?
Tam olarak ne anlama geliyordu?
Anlatayım.
Lil'in suratı asıktı ya hani.
Ne demek istiyorsun?
Asık suratlıydı işte.
Yerel yetkililerle sorun yaşayacağız.
FBI'i hoş karşılamazlar.
İki gözünü kırpması, üst mercilerde sorun var demek ,
yerel yetkililerin gözleri.
Tahminim şerif ve yardımcısı.
Fark ettiysen bir eli cebindeydi,
bir şey saklıyorlar demek,
diğer elini yumruk yapmıştı,
agresif davranacaklar yani.
Lil durduğu yerde adım atıyordu,
bir sürü ayak işi olacak demek bu.
Cole, Lil teyzemin kızı dedi.
Ne eksik bu cümlede?
Enişte.
Cole'un değil ama muhtemelen şerifin eniştesi federal hapishanede.
Sana bir şey soracağım Stanley.
Elbiseyle ilgili dikkatini çeken bir şey oldu mu?
Elbise üstüne göre ayarlanmıştı.
Tadilat yapıldığı yerde ipliğin rengi farklıydı.
Gordon iyi olduğunu söylemişti.
Tadilattan geçmiş elbise uyuşturucu için şifremiz.
Haa.
İğnelenmiş şeyi gördün mü?
Mavi gül.
Güzel.
Ama bunu sana söyleyemem.
Söyleyemez misin?
Söyleyemem.
İyi akşamlar. Federal Soruşturma Bürosu.
Ben Özel Ajan Chet Desmond.
Şerif Cable ile görüşebilir miyim?
Partnerinizle şuraya oturabilirsiniz.
Rahatınıza bakın.
Biraz zaman alacak çünkü.
Kahve de alabilirsiniz. Buyurun.
İki gün önce filan tazeydi.
Bekleme salonuna doydum.
Öyle mi?
Yeni kahve demleyebilirsin bence.
- Buraya nasıl girdin? - Federal Soruşturma Bürosu.
Özel Ajan Chet Desmond.
Teresa Banks cinayetini soruşturmak için geldim.
Küçük bey,
dışarıdan yardım almaya ihtiyacımız yok.
Benim çöplüğümde eşelenmeniz hoşuma gitmiyor.
Hatta eyaletten beni arayıp J. Edgar'ın geleceğini söylediklerinde
şöyle dedim:
"Ne yapayım?"
Sorun yok.
Şerif Cable ile aramızda hallediyoruz.
Cliff.
Hiç komik değilsin,
ayrıca federal hükümetin vaktini boşa harcıyorsun.
Seni harcamadığıma şükret.
O zaman şöyle söyleyeyim küçük bey.
Buradaki kilit kelime "federal".
Teresa Banks'in hayatına ve ölümüne dair
tüm önemli bilgileri paylaşmanı emrediyorum.
Sıradan bir cinayet.
Banks başıboş bir tipti, onu tanıyan yoktu.
Ceset nerede?
Morgumuzda.
Saat dört buçuk. Beşte kapatıyoruz.
Bizim mesaimiz farklı. Biz kapatırız.
CABLE ÇELİĞİ BÜKÜYOR
Biliyor musunuz Ajan Desmond,
tahminime göre tüm ofis, mobilyalar da dahil
27 bin dolar değerinde.
Teresa Banks.
Teresa Banks bir ay Fat Trout karavan parkında yaşamış.
Kontrol edelim.
Tamam.
Hap's Diner'da garsonluk yapmış.
Gece vardiyasında çalışmış.
Burada işimiz bitince orada yiyebiliriz Sam.
Tamam.
Cenazeye sahip çıkan olmamış.
Akrabası yok.
Kafatası ezilmiş.
Muhtemel ölüm sebebi: keskin olmayan, geniş açılı bir cisimle
kafasının arkasına aldığı darbeler.
Yüzüğü nerede acaba?
Kişisel eşyaları bir saat, iç çamaşırı,
pembe garson üniforması.
Yüzük kayıp.
Sol yüzük parmağının altında
ilginç bir ezilme var gibi.
Kaza mıdır?
Ajan Desmond,
rica etsem parmağı tutabilir misiniz?
Burada bir şey var.
Nedir?
Üstünde "T" yazan
beyaz bir kağıt parçası. Gelip bakın.
Ajan Desmond, saat sabahın üç buçuğu.
Nerede uyuyacağız?
Uyumayacağız.
Bir şeyler yiyeceğiz.
Irene'e sor onu.
Irene şurada.
Adı Irene ve gece oldu.
Daha fazla kurcalamayın.
Hayır gelmez bundan.
Teşekkürler Jack.
Ne yapıyorsun o lambayla be?
Federal Soruşturma Bürosu, Özel Ajan Chet Desmond.
Teresa Banks'le ilgili birkaç soru sorumak istiyorum.
Jack onu tanıdığını söyledi.
Ne kadar iyi tanıyordun?
Burada sadece bir ay çalıştı.
İyi kızdı.
Hep geç kalırdı ama.
Bana kalırsa minik bir problemi vardı...
Teresa Banks'i kokain kullanırken gördün mü hiç?
Hayır.
Sen kokain kullanıyor musun Irene?
Kullanmıyorum.
Hayatımda kokain de kullanmadım, başka uyuşturucu da.
Uyuşturucu kullanmıyorum.
Nikotin de uyuşturucu.
Kafein de uyuşturucu.
Sarı kafa kim?
Onlar yasal uyuşturucular.
Benimle.
Teresa'yla ilgili bize faydası olabilecek bir şeyler söyleyebilir misin?
Bunu düşünüyordum ben de.
Bana soracak olursanız
ölümüne şöyle denebilir:
görünmez kaza.
Teşekkürler.
Öldürülen o genç kızdan mı bahsediyorsunuz?
Söylemek istediğin bir şey mi var?
Bir bok bildiğim yok.
Ajan Desmond, onu sorgulayalım mı sizce?
Saat kaç Stanley?
Geç oldu Sam.
Geç oldu. Hey... Pardon.
Erken. Çok erken.
Bunu daha önce kimseye söylemedim
ama bir kere, üç gün boyunca,
ölmeden hemen önce yani,
Teresa'nın kolu felç olmuştu.
Nasıl yani?
Sol kolu.
Uyuşmuştu.
Kolunu kullanamadığını söylemişti.
Aldığı uyuşturuculardan herhalde.
Söyleyeyim dedim.
Teşekkürler.
Öldürülen o genç kızdan mı bahsediyorsunuz?
Uyuşturucudan olduğunu sanmam.
Muhtemelen sinirsel bir sorundu.
Yaralanma var mı diye koluna tekrar bakabilirim
ama sinirleri incelemek için cesedi Portland'a götürmem gerekir.
Bence iyi fikir Sam.
Irene.
Sipariş vermek istiyoruz.
Spesiyalleri sayayım mı?
Spesiyalimiz yok.
No comments yet. Be the first to leave one.