As primeiras 200 linhas.
ÇEVİRİ: BON JOVİ
Teşekkür ederim,efendim.
Diplomanı alana kadar kalmanı isterdim.
Kalamayacağım.
Ama yazmayı bırakma.
Üniversite dergisinde köy hayatı üzerine yazdığın hikayeleri hatırlıyorum.
Çok iyidiler. Biliyorsun, bir insan yazarak hayatını kazanabilir.
Satyajit Ray Productions Sunar
APUR SANSAR
Apu: Soumitra Chatterji. Aparna: Sharmila Tagore
Kajal: Aloke Chakravarty. Pulu: Swapan Mukerji
Prodüksiyon, Yazan ve Yöneten: Satyajit Ray
Günaydın. Geç,otur.
Bu ne işe yarayacak?
Bacaklarının kalan kısmı olacak.
Daha bacaklarımı bırakmadım.
Neden burada olduğumu gayet iyi biliyorsun.
Sana dürüstçe bir soru soracağım.
Ve cevabınında dürüstçe olmasını istiyorum.
- Bugün ayın kaçı? - Onu.
- Benden borç alalı kaç ay geçti? - Üç.
Bu yirmi bir rupee yapar.
Şimdi mi ödeyeceksin, yoksa akşam mı geleyim?
Bu üç soru yapar, bir değil.
Adil değil.
Birçok şey adil değil.
Seni bedavaya bu evde barındırmam, adil mi?
Ya da hiç ödeme yapmadan bütün gün elektriği kullanman?
Sen mürekkep yalamış birisin.
Duvarında büyük adamların resimleri asılı.
Kirayı ödememen, adil mi?
Bu büyüklüğün bir işareti.
Ben de iyi bir şekilde tabir edebilirim...
...ama bu senin genç kulakların
için pek iyi olmaz.
Herneyse, ya paramı bu akşam alırım...
...ya da yeni bir kiracı bulurum.
Bu mektup sana, bana değil.
İkimiz de Ray'iz.
Kısa hikayeniz "Toprağın Adamı"nın gelecek Sahityik'in sonunda...
...yayımlanmasının kabul edildiğini memnuniyetle bildiririz.
Kötü bir haber değildir umarım.
Neden çok az mektup alıyorsun?
Kimse sana yazmıyor mu?
Yanlışlıkla bir aşk mektubu açmak isterdim.
Belki de
evlilik hakkında tecrübeliyimdir.
HARIMATI İLKOKULU
Öğretmenlik için ilan vermişsiniz.
Vasıfların?
- Intermediate Science - İyi değil, Matriculation arıyoruz
Ama ben onu Intermediate'tan önce gördüm.
İlanda ne diyordu?
Matriculation
O zaman niye Intermediate deyip duruyırsun? Bunun ne anlamı var?
Ayda on rupeeye çalışır mısın?
Ne vardı?
Fabrikanızda çalışpması için birilerini arıyormuşsunuz.
Matriculation eğitimim var.
Etiketleme tecrüben var mı?
Etiketleme? Hayır,ama öğrenebilirim.
Şu kapıdan gir ve koridoru geç.
Önce bir bak bakalım.
Pulu!
Çok iyi bir arkadaşsın.
Neden okul yurdunu bıraktığını söylemedin?
Saat dörtten beri seni bulmak için Kuzey Calcutta'yı araştırıyorum.
Sonunda adresini özel ders verdiğin insanlardan aldım.
Bu kadar komik olan ne?
Kilo almışsın.
Aldım. Şu son üç saatte de verdim.
Köşedeki cafeden çay ister misin?
Tamam.
Ama Sadhabar Ekadashi'yi izlemek için iki biletim var.
Burası bir saklanma yeri mi? Para falan mı basıyorsun ?
Basabilmeyi dilerdim.
Ve yemeğini kendin yapıyorsun?
Sana bir gün yemek yapacağım. Pilav ve patates.
Demiryolu işinden ne haber?
İşi aldığını düşünmüştüm.
Grev vardı ve onlarda grev kırıcı insanlar istiyorlardı.
Yani işsiz misin?
Özel ders veriyorum.
- Ne kadar yapıyor? - Ayda onbeş rupee.
Daktilo öğrendin mi?
Evet, yararlı olabilir diye düşündüm.
İyi. Sana döner dönmez bir iş bulucağım.
Nereye gidiyoruz?
Pazartesi kuzenim Aparna'nın nikahına benimle geleceksin.
- Nereye? - Sadece bir kaç günlüğüne.
- Ama nereye? - Khulna.
Khulna! Orası yüzlerce mil uzakta.
Orayı seveceksin.
Eski bir köy, üzerinde kayıklar olan güzel bir nehir,
yeşil çayırlar ve çeltik tarlaları.
Bamboo koruları, mango bahçeleri
İmrenmedin mi?
Ağaçlar kuş dolu. Saksağanlar, ardıç kuşları, bülbüller
ve akşamları, ateş böcekleri ve gaz lambaları parlar.
Elektrik yok.
Kulağa hoş gelmiyor mu?
Geleceksin,değil mi?
Beni kucağına geri al, Ey Toprak Ana
Oğullarını geri al and geniş cüppenle onları sar.
Toprakla kendimi neşredeyim.
İlkbaharın neşesi gibi uzak ve bol.
Kalbimin kafesinden çıkayım.
Mutluluk içerisinde ileri atılmak için
Kendi duvarlarını ve aklının kasvetli zindanlarını aş.
Ve dünyanın uzak ucuna taş.
Dalgalan, gürle, coş.
Polis.
Nerede?
Ben Mainaak'ım. Himalayaların oğluyum.
Kanatlarımı denizin altında saklarım.
Sana ne oluyor?
Sesin sarhoş gibi geliyor.
O işi alacağımı düşünmüyorum.
Gülünç olma.
Neden memur olayım? Memur olmam için bir neden yok.
Kimseyle bağı olmayan özgür biriyim. Endişe edilecek kimsem yok.
Neden memur olayım?
Ama kirayı ödemek için kitaplarını rehinde tutamazsın.
- İşler değişecek. - Çalışmadan mı?
Dinle, bunlar gerçekten hünerli...
Yemeye ihtiyaç duymadan mı?
Apurba Kumar Ray
Sen daha benle dalga geç, ama bekle ve gör.
Sen bir şeyler mi saklıyorsun? Yeni şiirler falan?
Çok sıradansın.
Sen mühendis olacaksın.
Rahat bir iş bulacaksın ve bir yerlere yerleşip keyfine bakacaksın.
Yani ben sıradanım? Çok minnettarsın!
Seni Calcutta'da kim kolladı? Köylü ahmak trafikten korkardı.
İlk kısa hikayeni kim okudu ve hikaye için ne dedi?
Bu kadar heyecanlanma.
Neden bu kadar mutluyum biliyor musun?
Aylardan beri ilk kez iyi bir yemek yedim, sana teşekkür ederim.
Şey, bir şeyler yazıyor musun?
Harika bir roman.
Neden bana söylemedin?
- İyi bir editör tanıyor musun? - Sorun değil.
Bir çocuk.
Bir köy çocuğu. Fakir, ama duyarlı
Babası, rahip. Ölür.
Çocuk rahip olmak istemez. Okumak ister.Hırslıdır.
Çalışır.
Olaylarda, onu mücadeleci görüyorum.
Etrafında hurafeler ve garez yayılır.
Ama o hiçbir şeye itimat etmez.
Akıllı olmaya çalışır.
Onda hayal gücü vardır, Küçük şeylerle ilgi çeker.
Belki içinde büyüklük vardır. Yaratma kabiliyeti vardır.
Ama yok.
Doğru ama bu bir trajedi değil.
İçi hep fakir kalmıştır.
Ama hayata sırtını dönmez, kaçmak istemez.
Bir şeyler yapmak, yaşamak ister.
Bu bir otobiyografi.
Kısmen ama romanda hayali karakterler, entrika, aşk...
Aşk? Sen aşk hakkında ne biliyorsun ki?
Sen hiç bir kıza on adımdan daha yakın olmadın.
Bu o kadar kolay değil. Hiç tecrüben yok.
- Hayal gücünün değeri yok mu? - Aşkın olduğu yerde yok.
- Tamamen yanılıyorsun. - Kesinlikle haklıyım.
Beni daha ne kadar götürecektin, Ey Doğru Olan?
Söyle bana hangi kıyıda altın kayığın dokunacak.
Senden , soğuk topraklarından ne istersem
Tatlı yolunla gülümsersin.
Ve ben aklında ne olduğunu asla bilemem.
Sessizce, bir parmağını kaldırıp kuş uçmaz kervan geçmez vahşi denizi göstermenle
Batının uzak ucunda, güneş semada batar.
Orada ne vaki olacak? Biz oraya ne aramaya gidiyoruz?
Söyle bana. Sana dua ediyorum.
Akşamın kıyısında, gün parıldar...
Elini ver bana.
Harika.Gerçekten harika.
Bak kim var orada!
Bu Pulu ve yalnız değil.
Umarım yolculuk şehir insanları için çok sıkıcı olmamıştır.
Küçük oğlum, Murari.
Daulatpur Üniversite'sinde okuyor
Bavulunu al.
Teyzem.
Onu müstakbel damadın olarak düşünmemen yazık oldu.
Ben onu daha önce nerede gördüm?
Mümkün değil. Daha önce hiç buraya gelmedi.
Ama yüzünü çok iyi hatırlıyorum.
Evet, Lord Krishna'nın aynı sana benzeyen bir resmini görmüştüm.
Lord Krishna...
...flütüyle bütünleşir.
Binu, oğlum dışarı çık şimdi.
Ne oldu? İyi değil mi?
Yok bir şey. Hava çok sıcak.
Uzun yolculuk ve oruç dokunmuştur.
Su ve yelpaze getir.
Bu güzel bir düğün.
O çocuk deli.
Kim demiş? Kesinlikle aklı başında.
Yolculuk ve hava...
No comments yet. Be the first to leave one.