As primeiras 200 linhas.
YAZAN WILLIAM SHAKESPEARE
Ey yaratıcılık cennetinin
en üst mertebesine çıkan ateşten ilham perisi.
Sahnemiz krallık, prensler oyuncular
ve abartılı gösterimizi izleyen krallar.
O zaman savaşçı Harry, kendine yakışır Mars'ın suretine girer
ve kralın emrindeki itler gibi bağlı,
kıtlık, kılıç, yangın üçlüsü onun önünde el pençe divan durur.
Bayanlar baylar, bu müptezel sahnede böylesine önemli bir olayı
canlandırmaya cüret eden bu sığ ve basit ruhları affedin.
Bu horoz dövüşü alanı Fransa'nın muazzam topraklarının yerini tutabilir mi?
Ya da Agincourt'u inleten miğferleri
bu ahşap tiyatroya tıkıştırabilir miyiz?
Affınıza sığınıyoruz.
Bu büyük olayı sizin hayal gücünüzle zenginleştirelim.
Zira sizin düşüncelerinizdir sahnedeki krallarımızı süsleyen.
Onları zihninizde oradan oraya, o zamandan bu zamana sürükleyip
yılların başarısını birkaç saate sıkıştıracak olan.
Beni bu hikâyenin anlatıcısı olarak kabul edin…
…girizgâh benden, sabır sizden.
Oyunumuzu sabırla dinleyin,
merhametle muhakeme edin!
Lordum, size bir şey diyeceğim.
Son kralın 11'inci yılında çıkarılan yasa aleyhimize dönmek üzereydi.
Buna nasıl direniriz Lordum?
Üzerinde düşünmeliyiz.
Eğer geçerse hâkimiyetimizin yarısını kaybederiz.
Nasıl önleyebiliriz?
Kral lütufkâr ve adildir.
Ve kutsal kiliseye gönülden bağlıdır.
Gençliğinde tuttuğu yol vaat etmezdi bunları.
Nitekim boşa harcıyordu tüm vaktini.
İsyanlar, ziyafetler ve spordu vaktini dolduran,
çalışmak için bırakmazdı bir an.
Avamların teklif ettiği bu yasa nasıl yumuşatılır sevgili Lordum?
Taraf mı buna majesteleri yoksa karşı mı?
Kayıtsız görünüyor.
Ya da bizim tarafa daha yakın,
zira bir teklifte bulundum kendilerine Fransa konusunda.
Kıymetli Canterbury Başpiskoposu nerede?
Tanrı ve melekleri kutsal tahtınızı korusun, yönetiminiz daim olsun.
Teşekkür ederiz.
Bilge Lordum, adil bir şekilde
ve dini kuramlardan kopmadan, Fransa'daki Salyan hukukunun
taleplerimizi nasıl engelleyip engellemeyeceğini bize açıklayın.
Ve lütfen, bizi ne tür yükümlülükler altına sokacağınıza,
savaş kılıçlarımızı nasıl uyandırdığınıza dikkat edin.
Tanrı adına sizi uyarıyoruz, dikkatli olun.
Bu iki krallık ne zaman karşı karşıya gelse kan dökülür.
Öyleyse dinleyin beni Haşmetmeap.
Fransa'yı almanıza hiçbir engel yok,
Pharamond'dan çıkardıkları bu alıntı hariç.
"In terram Salicam mulieres ne succedant."
"Salyan topraklarında hiçbir kadın hüküm süremez."
Fransızlar burayı haksız bir şekilde kendi toprağından saymakta.
Oysa kendi ataları dahi Sala ve Elbe nehirleri arasında bulunan
Salyan toprağının, Almanya toprağı olduğunu kabul etmekte.
Yani açıktır ki Salyan Hukuku Fransa için yazılmamıştır,
onların Salyan toprağına girmesi 421 yılında,
bu kanunu çıkardığı varsayılan
Kral Pharamond'un ölümünden sonradır.
Childeric'i deviren Kral Pepin, Kral Clothair'in kızı Blithild'in
soyundan gelmesini gerekçe göstererek
Fransız tacına sahip oldu.
Hugh Capet de Büyük Charles'ın gerçek vârisi
Lorraine Dükü Charles'ı devirmişti.
Ancak vicdanının sesini durduramamış, Büyükannesi Kraliçe Isabel'in
Leydi Ermengare'nin soyundan geldiğini,
yani bahsi geçen Lorraine Dükü Charles'ın kızı olduğunu ispatlamıştı.
Bu evlilik yoluyla Büyük Charles'ın soyu Fransa Krallığı'yla tekrar birleşmişti.
Böylece kabak gibi ortadadır ki
bugüne kadarki Fransa krallarının hepsi
kadından gelen verasetle hak ve unvanını devam ettirmişlerdir.
Mamafih, tüm bunları görmezden geliyor, Salyan Hukuku'na dayanarak
Siz Haşmetmeap hazretlerinin soy bağını reddediyorlar.
Bu talebimi haklı ve vicdani rahatlıkla devam ettirebilir miyim?
Günahı benim boynuma Haşmetmeap.
Hakkınızı arayın, kanlı bayrağınızı açın.
Kardeş krallarınız ve dünya hükümdarları
tıpkı soyunuzdan gelen diğer kahramanlar gibi
harekete geçmenizi bekliyorlar.
Hiçbir İngiliz kralının böylesi zengin soyluları ve sadık tebaası olmadı,
onların bedenleri burada olsa da kalpleri
çoktan Fransa topraklarına konuşlanmıştır.
Bırakın kalpleri de bedenlerinin peşinden gitsin,
kan, kılıç ve ateş onlara eşlik etsin ki hakkınızı alabilin.
Biz din görevlileri olarak bugüne kadar hiçbir atanıza sağlanmamış
bir maddi desteği sunmaya hazırız.
Dauphin'in yolladığı ulakları çağırın.
Karar verilmiştir. Tanrı'nın ve gücümüzün
asil gücünü oluşturan sizlerin yardımıyla Fransa'yı alacağız. Ona boyun eğdireceğiz…
…ya da paramparça edeceğiz.
Şimdi sevgili kuzenimiz Dauphin'in dileklerini dinlemeye hazırız.
Yakın zamanda Fransa'ya haber salıp
büyük atanız Kral III. Edward'ın vârisi sıfatıyla bazı dukalıklar istemişsiniz.
Bu isteğiniz karşısında efendimiz, Prens'imizin cevabı
gençliğinizin verdiği coşkuya kapıldığınızdır.
Bu yüzden bu coşkunuza uygun olan bu sandıktaki hazineleri yolladı.
Ayrıca talep ettiğiniz dukalıklarda isminizin duyurulmamasını arzulamakta.
Dauphin bunu size bildirir.
Ne hazinesi amca?
Tenis topları efendim.
Dauphin'in nezaketine,
hediyesine ve zahmetinize teşekkür ederiz.
Raketlerimiz bu toplara uygun hâle gelince,
Tanrı'nın izniyle Fransa'da bir set oynayıp
babasının tacını söküp atmaya niyetliyiz.
Neyi kastettiğini anladık, daha çılgın günlerimizi bize hatırlatıyor.
Hâlbuki biz o günlerden çok şey öğrendik.
Dauphin'e bildirin, serinkanlılığımı koruyacağım.
Fransa tahtına çıktığımda
bir kral gibi davranıp gücümü ortaya koyacağım.
Söyleyin prensinize, bu alaycı tenis topları
artık gülleye dönüştü ve o uçuşan güllelerdeki
gereksiz intikamdan onun kederli kalbi sorumludur.
Onun bu alaycı tavrı binlerce kadını dul bırakıp
biricik eşlerinden, oğullarından edecek, kaleleri yıkacak, daha doğmamışların
dünyaya gelmesine mâni olacaktır.
Onların her biri Dauphin'e lanet okuyacaktır.
Şimdi sakince buradan git ve Dauphin'e söyle,
yaptığı şaka hiç komik değildi,
ona gülecek yerde binlerce kişi gözyaşı dökecektir.
Sağ salim dönmelerini sağlayın.
Güle güle.
Ne muzip mesaj yollamışlar.
Gönderenin yüzünü kara çıkarmayı umuyoruz.
Bu yüzden lortlarım, hiç vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz.
Artık aklımızda Fransa'dan başka düşünce yok.
Bunun önüne ancak Tanrı'ya olan bağlılığımız geçebilir.
Bu sebeple her birimiz
bu iş için doğru hareket etmekten başka bir şey düşünmemeli.
Artık coştu tüm İngiliz delikanlıları,
süslü, ipek kıyafetleri dolaplara asıldı.
Havada beklenti kokusu var,
içinde saklar sivri ucundan kabzasına kadar kılıçları,
imparatorluğun irili ufaklı taçlarını,
Harry ve taraftarlarına vaat edilen.
-Hoş geldin Onbaşı Nym. -İyi sabahlar Çavuş Bardolph.
Çavuş Pistol'le hâlâ barışmadınız mı?
Benim pek umurumda değil.
Bu konuda pek laf etmem
ama zamanı gelince gülenler olacak.
Olması gereken olacak.
Aranızı bulmak için sizi kahvaltıya davet edeceğim.
Fransa'ya birlikte gitmek için kardeşlik andı içeceğiz.
-Olmaz mı sevgili Onbaşı Nym? -Elimden geleni yapacağım.
Onbaşı, Çavuş Pistol'ın Nell Quickly'yle evlendiği aşikâr
ve sana ihanet ettiği çok açık, zira kadın seninle nişanlıydı.
Şimdi nasılsın, Hancı Pistol?
Seni menfur!
Bana hancı mı diyorsun?
Yemin ederim bunu hakaret sayarım. Nell de hancı değildir.
Evet, gerçekten, uzun sürmez.
Kendi yağıyla kavrulan, bir düzine ya da 14 namuslu hanımı
eve alıp burada barındıramayız yoksa genelev işletiyoruz sanılırdı.
-Öf! -Esas sana öf İzlanda iti!
Sevgili Onbaşı Nym, yiğitliğini göster ve indir kılıcını.
Çekil başımdan!
Niyetim iyi, bağırsaklarını sökeceğim, işin esprisi de bu.
Seni rezil!
Dinleyin beni, ilk hamleyi yapanı kılıçtan geçiririm, zira ben bir askerim.
Ne büyük bir yemin edildi, öfke dinmeli.
Hancı Pistol,
efendimin yanına gelmelisiniz, siz de hanımefendi.
Çok hasta, yataklara düştü.
Sevgili Bardolph, kırmızı, irinli yüzünü çarşaflara göm ve onu ısıt.
Git buradan seni yaramaz.
Gerçekten çok hasta.
Yemin ederim,
Kral onun kalbini fena kırdı. Umarım çabuk dönersin sevgili eşim.
Hadi, barışın. Fransa'ya birlikte gitmeliyiz.
Birbirimizi neden doğrayalım ki?
Kumarda kazandığım sekiz şilini bana ödeyeceksin.
Ödersem adi olayım.
Şu kılıç üzerine yemin ederim ki ilk davrananı doğrarım.
Sizi de bir ana doğurduysa hemen gelin Sör John'un yanına.
Her gün gelen bu ateş onu öyle sarsmış ki dayanamıyorum bakmaya.
Sevgili beyler, hadi gelin.
Zavallı Sir John.
Heybetli ve inançlı bir adam.
Hoş bir görünüşüm var, göze hitap ediyorum ve asil tavırlarım var.
Ama bozulmuyor muyum?
Bol gelen yaşlı kadın elbisesi gibi sarkıyor derim.
Arkadaşlıklar, iğrenç arkadaşlıklar beni mahvetti.
Bir beyefendinin olması gerektiği kadar erdemliydim ben, gerektiği kadar.
Biraz küfürüm vardı.
Haftada yedi günden fazla kumar oynamazdım.
Kalmazdım gittiğim genelevde 15 dakikanın üzerinde…
bir saat içinde.
Borçlarımı da ödedim,
üç dört seferinde.
Güzel bir hayat yaşadım güzel bir ortamda.
Öyle şişmansınız ki Sör John, hiçbir ortama sığmazsınız.
Sen suratını düzelt, ben de hayatımı düzelteyim.
Şarap ve tatlı günahsa Tanrı kötülere acısın.
Yaşlı ve mutlu olmak günahsa
şişmanlık nefret sebebiyse
o hâlde sevgili lordum, kral olduğunuzda
Pistol'u, Bardolph'u, Nym'i cezalandırın
ama sevgili, cesur Jack Falstaff'ı değil.
No comments yet. Be the first to leave one.