A Passage to India

A Passage to India

Baixar Legenda em Turkish

Informações de lançamento

A Passage to India 1984 1080p BluRay DD+5 1 x264-playHD
Um comentário por 1see0ne
Amazon Prime altyazısıdır. Süre: 02:43:57.856

Tags

bluray
hd
bluray
1080p
x264
Publicado em: 2025-02-03
Downloads: 52
Deficientes Auditivos: No
FPS: 23.976

Pré-visualização das legendas em Turkish

As primeiras 200 linhas.

P&O HİNDİSTAN VE ÇİN'E

PENINSULA VE ORIENTAL BUHARLI GEMİ ŞİRKETİ

BAYAN ADELA QUESTED

Hindistan'a ilk gelişiniz mi?

İngiltere dışına ilk kez çıkıyorum.

Sizi kıskanıyorum. Önünüzde yeni ufuklar var.

Bunlar Marabar Mağaraları, Chandrapore'da sizden yaklaşık 30 kilometre uzakta.

Anladım.

Bayan Moore 12 Mayıs'ta Rawalpindi'ye dönüyor.

Dönüş biletiniz açık. Doğru mu?

Muhtemelen kalacağım.

Bayan Moore ile dönmeye karar verirseniz olabildiğince erken bildirin.

Tabii.

Etiketler, çıkartmalar, sizin biletiniz, Bayan Moore'un bileti.

İlginç bir yolculuk olacak.

Vali de gemide. Genelde daha heyecanlı geçer.

BALLARD İSKELESİ SİGARA İÇİLMEZ

BOMBAY LİMAN VAKFI

Ronny'nin bizi karşılamaya gelmemesi çok kötü oldu.

- Neredeyse 1.600 kilometre. - Onu görmek için 8.000 kilometre geldik.

"Kişi başı iki anna yeter."

- Sağ olun. - Rica ederim.

Victoria İstasyonu.

GİDEN YOLCU

FRONTIER POSTA TRENİ 3 FLYING RANI 2

DECCAN QUEEN 4 TRANS-INDIA 1

Aman.

Ben bakarım.

Bayan Moore?

Evet?

Ben Bayan Turton.

Kocam gümrük müdürüdür.

Biletlerimizi Hintli beyefendiye verdik.

Chandrapore'un baş yöneticisi. Ronny'nin Burra Sahib'i.

Sen de Adela olmalısın.

Evet.

Bizi mazur görün Bayan Turton. Çok yorucu bir gün geçirdik.

Sadece aramıza hoş geldiniz demek istedik. Kalktık sanırım.

Kendinize gelince bir şeyler içelim.

Görüşürüz.

Ronny ile Göller Bölgesi'nde tanışmışsınız Bayan Quested.

Evet, öyle oldu.

Beni mazur görün. Chandrapore'da çok az sırrımız vardır.

Ben de iflah olmaz bir romantiğim.

Bayan Quested teyzesinin yanındaydı, ben Ronny'yle birlikteydim.

Ronny'nin işleri harika gidiyor Bayan Moore.

Gurur duyacaksınız.

Aynen öyle. Tam bir sahib oldu.

Tam istediğimiz gibi.

Bay Turton, yerleştiğimizde

sosyal olarak arkadaşlık ettiğiniz Hintlilerle de tanışmak isteriz.

Aslına bakarsanız, sosyal olarak onlarla pek görüşmüyoruz.

Şüphesiz onlar da erdemli insanlardır ama görüşmüyoruz.

Doğu doğuludur Bayan Moore. Bu bir kültür meselesi.

Ronny gerçekten bir sahib olmuş olabilir mi?

Olabilir.

Bu yüzden buraya geldin.

Yakında öğreneceksin.

Korkunç bir kadın.

Evet.

Uyusak iyi olur canım.

Merhaba anne!

Adela nerede?

Buradayım.

İnanamıyorum.

Anthony.

Anthony bavullarla ilgilenecek.

Bağışlayın, karşılama komitesindeyim.

IMPERIAL AVM

Kusura bakmayın, kendisini karşılamak zorundaydık.

Bu kadar önemli biri olduğunu bilmiyordum.

Öyle mi?

Dikkat et!

- Bu Turton'dı. - Turton mı?

McBryde.

İlk geldiğinde Hamidullah çok iyi bir adam olduğunu söyledi.

Hepsi aynı şeye dönüşüyor.

Gelen her İngiliz'e iki yıl veriyorum.

Kadınlar daha da kötü.

Onlara altı ay veriyorum.

Ronny, naaş mıydı o?

Evet. Özür dilerim. Yakında buradan kurtulacağız.

TRAFALGAR SOKAĞI - KITCHENER CADDESİ WELLINGTON SOKAĞI

Neden İngilizleri tartışarak bu kadar zaman harcıyoruz?

- Onlara hayranlığımızdan doktor. - Sorun da bu.

Yarın akşama!

İngilizler!

Geldik.

Çok güzelmiş canım.

Şurası Marabar Tepesi mi?

Evet.

Mağaralar orada mı?

Sanırım öyle. Yarın çok yoğun bir günün var.

Sonra da kulüpte gösterimiz var. Gel, çay içelim.

Tamam.

İyi geceler anne.

Evet?

İyi geceler canım.

İyi geceler.

ŞEHİR SULH HUKUK MAHKEMESİ

Kanıtları dinlediğime göre

Hindistan Ceza Kanunu'nun 415. Bölümü uyarınca dolandırıcılıktan suçlusunuz.

Sizi iki ay ağır iş cezasına çarptıracağım.

Mahkûmu götürebilirsiniz.

Nasıl geçti?

Her yeri görmüşüzdür.

Evet. Kilise, hastane, savaş anıtı, kışla.

Bay Hadley çok titiz davrandı.

Muhteşem, şimdi de kulübe gidiyoruz.

Salatalık.

Canım, hayat bize istediklerimizi nadiren uygun olduğunu düşündüğümüz anda verir.

Maceralar olur ama asla zamanında değil.

BEGUM SAHIBAH İÇİN KRAL EDWARD HASTANESİ - CHANDRAPORE

Doktor Sahib, seni ne zaman evlendireceğiz?

Yeterince sorumluluğum var teyze.

Zavallı adamı ne zaman yemeğe davet etsek

önce doktorluk yaptırıyoruz, sonra da bu soruyu gündeme getiriyorsun.

Benim için bir zevk.

Bu ilaç ağrılarını geçirir.

Begum Sahibah,

musluktan su içmemen için sana bir kez daha yalvarıyorum.

Lütfen kaynatmadan içme!

Artık yiyebiliriz. Selim!

Neden hep şu evlilik meselesini gündeme getiriyorsun?

Maaşının tamamını çocuklara gönderiyor, kıdemsiz memurlar gibi yaşıyor.

Ondan daha ne istiyorsun?

Bu chitthi az önce Binbaşı Callendar'dan size geldi.

Acilen bungalovuna gitmeliyim.

Bisikletimin de lastiği patlak.

CERRAH BİNBAŞI A. CALLENDAR BROS

Binbaşı yarım saat önce ayrıldı.

- Not bırakmadı mı? - Not yok.

- Bayan Lesley, tongayla gelmişler. - Gelin! Ne kadar muhteşem.

Sanırım fena değil.

Hediyelere burun kıvırma canım, özellikle de bu ülkede.

Kulübe!

Kulübe tongacı! Kulübe! Bu aptal neden hareket etmiyor?

Yarın öderim.

Lütfen.

Hanımefendi, burası bir cami!

Buraya giremezsiniz. Ayakkabılarınızı çıkarmalıydınız.

Ayakkabılarımı çıkardım. Dışarıda bıraktım.

O zaman affınıza sığınıyorum.

- Gireyim. - Hanımefendi.

Haklıyım, değil mi?

Ayakkabısız girebilir miyim?

Tabii ki.

Çok az kadın buraya gelir.

Görecek kimse yoktur.

Tanrı burada.

Tanrı burada.

Çok iyi.

- İsminizi öğrenebilir miyim? - Bayan Moore.

Kulüpten geldim.

Londra'da izlediğim oldukça sıkıcı bir müzikali oynuyorlar.

Çok sıcaktı.

Bence yalnız yürümemelisiniz Bayan Moore.

Etrafta kötü insanlar var,

Marabar Tepesi'nden leopar iniyor, çevrede yılan da var.

Siz yalnızsınız.

Buraya sık gelirim, alışkınım.

Yılanlara mı?

Ben bir doktorum. Yılanlar beni ısırmaya cesaret edemez.

Buyurun.

Bayan Moore, Hindistan'a yeni geldiniz galiba?

Evet. Nereden anladınız?

Bana hitap etme şeklinizden.

Bakın.

Bazen Benares'ten ölülerin geçtiğini görürüm

ama çok sık değil.

Timsahlar var.

Timsahlar mı?

Ne kadar korkunç.

Ne korkunç bir nehir.

Ne harika bir nehir.

Size bir soru sorabilir miyim?

Neden Hindistan'a geldiniz?

Oğlumu ziyarete geldim. Kendisi şehir yargıcı.

Hayır. Affedersiniz. Şehir yargıcımız Bay Heaslop.

Kendisi benim oğlum.

İki kez evlendim.

İlk kocanız öldü mü?

Öldü. İkincisi de öldü.

O zaman aynı durumdayız.

Şehir yargıcı tek kalan aileniz mi?

Hayır.

İngiltere'de ikinci kocamdan bir kızım var.

Stella. Kendisi ressamdır.

Bayan Moore, sizin gibi benim de bir oğlum ve bir kızım var.

Tam olarak aynı durumdayız demek ki.

İsimleri Ronny ve Stella mı?

Kesinlikle hayır. Ekber ve Cemile. Eşimin annesiyle yaşıyorlar.

Peki karınız?

Oğlumu doğururken öldü.

Tanıdığım İngiliz hanımlar arasında en nazik yüze sahip olan sizsiniz.

Sanırım artık geri dönsem iyi olacak.

Âşık olduğuma dair garip bir his var içimde

Âşık olmuş!

Sokakta dolaşırken

Bekle. Şimdi!

Comentários

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left