As primeiras 200 linhas.
Bir dolarım olsaydı keşke
Karşıma her çıktığında
Şu üç kuruşluk Romeo'lar
Şu âşık numarası yapanlar
Nedense aklıma gelir
Son hüsrana uğrayışım
Bilsem de âşık olacağını
Bir zaman
Bir
Yerlerde
Çağlar boyunca
Bütün bilgeler
Paranı aşka harcama demiş
Hile, hurda olur o işte
Herkes girmesin öyle
Eski defterlere bak
Neler var neler
Yol ayrımlarında
Bir sorun vardır ortada
Köprüyü su basmıştır, yol kapalıdır
İyi bir sebep vardır
Şüphen olmasın
Aşk demek sömürmek, aldatmak demek
Dahası da vardır
Ne zaman yollasan onlara
Yüreğinde yanan ateşi
Göreceksin
Aslında basit bir birleşme
Geleneği sürdüren
Paranı aşka harcama
Herhangi bir kenti, Bir şehri, bir kasabayı seç
Çık ana caddeye
Git sonuna kadar yolun
Görürsün, aşk mezarlığını
Onlarla dolu her yer
Kendi düşen ağlamaz
Bedeli ağır olur
Küreğin bir kadeh
Kaz kendi çukurunu
Göm zavallı ruhundan kalanları
Çağlar boyunca
Bütün bilgeler
Paranı aşka harcama demiş Paranı aşka harcama
Hile, hurda olur o işte
Herkes girmesin öyle
Eski defterlere bak
Neler var neler
Yol ayrımlarında Yol ayrımlarında
Bir sorun vardır ortada
Köprüyü su basmıştır
Yol kapalıdır
Trafik. Kalabalık. Gürültü.
Las Vegas'tan çıkın ve cennete gelin.
Bora-Bora'yı keşfedin. Tahiti'yi keşfedin.
Tur fiyatlarımız değişmedi.
Dolarınız hâlâ bir dolar. Her gün uçak!
Huzur.
Tropikal cennet.
İşte geliyor gelin
Ve karşınızda damat
Sanki bir kasırga
Geçmiş bu odadan
Bilardo salonu gibi kokuyor
- Öbür ayakkabım nerede -Git. Hoşt!
Bıktım usandım
Arkanı toplamaktan
Geceyi siperde geçirmiş gibisin
Haydi, söyle bana
Ne zamandır kederle tarıyorsun saçını
Bu da ne?
- Güller soldu -Bu harika, Frannie.
Menekşeler gibi
Bıktım usandım arkanı toplamaktan
-Kimse var mı? Frannie? - Sana söylemiştim
Bir daha söylemeyeceğim
Buzlar kalemle çözülmez
Demiryolundaki bu daireyi
Tutkal tutuyor bir arada
Ve ben bıktım usandım
Arkanı toplamaktan
Tanrım! Korkuttun beni! Alo?
Alo? Alo.
Kapattı lanet olası.
-Kim aradı acaba? -Sevgililerinden biridir.
-Senin sevgililerinden biridir. -Tabii ki. Kesinlikle.
-Kim bilir? -Kim bilir?
Yarın ne biliyor musun, Frannie?
Dört Temmuz. Tanıştığımız gün.
Beş yıl önce.
Bence hediyeyi hak ettin.
-Bu bizim için. -Tatlım benim.
-Ben de bize hediye aldım. -Öyle mi?
Evet. Mutlu yıllar, Frannie. Seni seviyorum bebeğim.
-Ben de seni seviyorum. Hediyeni aç. -Hediyeni aç.
-Önce sen aç. Haydi. -Peki.
-Ne bu? Ne aldın? -Sürpriz.
Bilet.
Bora-Bora'ya iki bilet.
-Bora Bora mı? -Evet.
Sahilde sadece sen ve ben.
Biraz seks. Biraz sörf. Altımızda kum.
Seks ve sörf. Denizim, kayağım var.
Haydi. Bir de buna bak. Açsana.
-Bir tapu. -Evet.
-Bir tapu! Ev tapusu. -Bu evin tapusu.
Moe'nun hissesini aldım.
-Dalga geçme? -Onu oyuna getirdim.
-Hayır. Hissesini satın aldım. -Bu evin tapusu mu bu?
-Evet. Bizim oldu! -Harika.
-Bu ev mi? -Evet.
Güzel. Hank, bu eve? İyi bir tadilat gerekir.
Tam elden geçirip satılacak ev.
Neler, neler yapılır. Ne diyorsun sen?
-Bilemiyorum. -Harika bir ev, Frannie.
Bayılacaksın bak. Tamir ettireceğiz ve kendi evimiz olacak.
-Pekâlâ. -Göreceksin.
O zaman istediğin her yere gidebiliriz.
-Ben Tandaleo'yum. -Tandaleo mu?
Sen kimsin, pagan köle?
-Diz çök. -Dans edelim mi, Tandaleo?
-Ben dans etmem, bana sorma. -Dans et yavrum.
-Güney Denizlerini seveceksin. -Bilekler güzelmiş.
Harika bir fikir ama şu an buna para ayıramayız.
Çünkü biliyorum
Kazıklandım
Böyle anlaşmamıştık
Üstelik umurunda bile değilim
Neden kendi evin yok?
Orada dilediğin gibi yaşarsın
Bıktım usandım artık
Arkanı toplamaktan
Merhaba Hildie. İyi akşamlar.
Neyin varsa al
Ayakkabılarını da unutma
İnan bana mutsuz olmam
Sen gidersen
Tavuk yer şarap içerim
Biz ayrıldıktan sonra
Bulacağım birini
- Senden sonra -Ne yapıyorsun?
Özel yıl dönümü yemeği yapıyorum.
-Sen neden böyle giyindin? -Dışarıda yeriz dediğini sandım.
Hank, kavga etmeyelim.
Ne alakası var? Seni seviyorum.
Tatlım, söz verelim.
Bir daha kavga etmeyelim, olur mu?
-Söz mü? -Söz.
Öperek onayla.
Gayet açık görüyorum
Hiçbir şey belli değil
Darmaduman oluyorum
Her geçen yıl
Israrla
Çizelim altını
- Hiç cazibesi yok -Bir saniye. Hemen geliyorum.
- Kurtulmanın yolu yok mu bu rüyadan? -Bu seferlik olmasa olmaz mı?
-Belki çocuğumuz olur. - Hüzünlüyüm
-Evli bile değiliz. - Alabildiğince
Yok mu bana göre başka birisi?
Yaz günleri
Kalırken geride
Eksik kalıyor bir şeyler
Bu rüyadan kurtulmanın yolu yok mu?
Yaz günleri
Kalırken geride
Eksik kalıyor bir şeyler
Yok mu bir yolu
Bu rüyadan
Kurtulmanın
Biliyor musun Frannie, bence bir tatil macerası
çok iyi bir fikir bizim için.
Bu ev oldukça sağlam değil mi?
Yani, gayet iyi bir ev.
-Bu ev belki de... -Aslında, Bora-Bora'da...
-Özür dilerim. Söyle. -Sen söyle.
-Hayır. Sen söyle. -Yani, önemli olan şu tatlım.
Bu iyi bir yatırım olabilir.
Biliyorum. Paramız yetseydi.
Nasıl yani? Satın aldık. Bizim oldu.
Sen aldın.
Ama bizim paramızla.
Bizim paramız mı? Paramızı bana sormadan mı harcadın?
-Biletleri neyle aldın? -Biletle ev bir mi?
Bilette özel indirimim var.
İnan bana tatlım. En iyisini yaptım.
Bu arada, yıl dönümümüz kutlu olsun.
Yıl dönümümüz kutlu olsun.
Seninle tanıştığımda Hank,
bu adam bana göre değil diye düşünmüştüm.
Olamaz. Ona benzemiyordun. Onun gibi konuşmuyordun.
Sen o değildin.
O kim?
Yani sen,
beyaz atlı prensim değildin.
Yine de senden hoşlanmaya başladım.
Sonra da seni sevmeye başladım. Çünkü iyiydin.
-İyi mi? -Evet. Sen iyiydin.
Gerçekten iyiydin.
Sen biraz değişirsin, ben de biraz değişirim diye düşünmüştüm.
Bir yerde uzlaşırız ve her şey yoluna girerdi.
No comments yet. Be the first to leave one.