As primeiras 200 linhas.
Çeviri: ONSRAMAN Süha DEMİREL İyi seyirler dilerim.
Sen ne ayaksın?
Ben mi?
Ben...
ÖNEMSİZ BİRİ
PAZARTESİ
SALI
Hadi ama! Siktir!
Çöpçüyü kaçırmışsın!
ÇARŞAMBA
PERŞEMBE
CUMA
Çöpçüyü kaçırmışsın.
Telefonu bırak!
Sorun çıksın istemem.
Nakit paranı ver!
Hemen!
Elimdekinin hepsi orada.
Bu kadarcık mı?
Bankamatik kartı kullanıyorum.
İsa aşkına!
Hiçbir şey bulamadım!
Saate ne dersin?
Değerli midir?
Bana göre eder.
Al şunu!
Yüzüğünü de ver!
Ver şu siktiğiminin yüzüğünü!
Hey!
Hey! Hemen bırak onu!
Bırak onu, hemen!
Tanrı şahidim olsun ki seni vururum!
Baba!
Hemen bırak!
Evlat, bırak gitsin!
Ne?
Bırak gitsin, dedim!
- Hey! - Ne? Ne var?
Lütfen durun!
Ne alacaksanız alın ve gidin! Lütfen sadece...
Kes sesini!
Buradan defolup gidelim!
Bebeğim, gidelim!
Siktiğiminin yanlış evini seçmişiz!
- Lanet olası pislik! - Kes sesini!
Lanet olsun, baba!
Bunun olmasına izin verdiğime inanamıyorum.
Güzel eşim...
...güzel çocuklarım, evim...
...sikimsonik bir pizza kutusu yüzünden...
- Bay Mansell. - Pardon.
Demek böyle mi girdiler, ha?
Bir pizza kutusunu kullanarak mı?
Evet.
Golf sopası ile ne yaptınız?
Kullanma şansınız oldu mu?
Kadının elinde...
Kadını haklayabilirdin, baba!
Aslında doğru şeyi yaptınız, Bay Mansell.
Biliyor musun, bu benim aileme yapılsaydı...
Buradaki işimiz bitti.
Garaj kapısını kapalı tutun, tamam mı?
Merhaba baba!
Selam ufaklık!
- Uyuyamadın mı? - Hayır.
Pekala...
Korktun mu?
Neden korkayım ki? Sen buradasın.
Evet, buradayım.
Baba?
Ne var?
Bir kedi almalıyız.
- Emin misin? - Evet.
Tamam.
Aynı şeyi düşünüyormuşuz.
Hadi ama!
Siktir git!
Şey, tarih dersi için eski bir askerle ilgili bir röportaj yapmalıyım.
Seninle yapabilir miyim diye düşündüm.
Evet, neden olmasın evlat.
Biliyorsun, ben denetçiydim. Yani önemsiz biriydim.
Bu, epey bir sıkıcı bir röportaj olur.
Evet, aslında pek umursamıyorum.
Çalışmayı bitirip projeyi teslim etmek istiyorum.
Dayın Charlie'ye ne dersin?
O, gerçek bir askerdi.
Öyle demek istemedim.
Annen haklı.
Aslına bakarsan...
...ona çoktan bir mesaj bıraktım bile.
Sonra tekrar sorarım.
Büyükbabanla da yapabilirsin.
Birkaç çarpışma yaşamışlığı vardır.
Evet, belki o da olur.
Güzel bir gün dilerim.
Şey...
Çöpçüyü kaçırmışsın.
Yalnızca...
Tüm kahveyi almışım.
Günün güzel geçsin, Hutch.
Seninki de...
Tamam çocuklar, gidiyoruz! Hadi ama!
Hadi gidelim!
Lütfen kemerini tak!
N'aber?
Geçen gece biraz hareket yaşadığınızı duydum.
Evet, yalnızca...
Adamım, benim evi seçmelerini isterdim.
Antreman için iyi olurdu.
Bu yeni mi?
Oldukça iyi, değil mi?
Eskisi tahtalı köyü boyladı!
Yine de iyi iş çıkarmıştı...
...en azından yenisine vesile oldu.
Hadi ama tatlım!
Gitmemiz gerekiyor.
Eski araban için üzgünüm.
Yas tutmaya gerek yok, adamım!
Yine de epey mükemmel, değil mi?
72 Challenger, 4,9 litrelik V8 motor.
0'dan 100'e kaç lanet saniyede çıktığını birazdan öğreneceğim.
İçerideki ne? Normal mi yoksa keseli bir sıçan mı?
Bilmiyorum.
Demek...
Günaydın, Charlie.
Duyduğum doğru mu?
Kiminle konuştuğuna göre değişir.
Aslında oğlun aradı.
O halde, doğru duymuşsun.
Dediğine göre, içlerinden birini yere düşürmüşsün.
Neden kafasına indirmedin?
Demek istediğim, bu bok...
...çocuk oyuncağıydı.
Yalnızca en az zararla işi bitirmek istedim.
Öyle mi? İstediğin gibi oldu mu?
Kimse zarar görmedi, yani... İsa aşkına!
Tasalanma.
Emniyet açık.
Yo, bekle!
Pardon, şimdi oldu!
Bak, gördün mü?
Işıkları kapatmak için beyne bir mermi sıkmaktan...
...daha hızlı hiçbir şey yoktur, adamım!
Yani... Bunu al!
Onu istemiyorum.
Sorun isteyip istememen değil, Hutch.
Bu bir ihtiyaç ilkesidir.
O halde dostum, kız kardeşimi güvende tut!
Hey!
Sana da merhaba.
Becca'dan seni aramasını istemiştim.
Aradı.
Elinden gelenin en iyisini yapmışsın.
Demek istediğim, kendin gibi davranmışsın.
Evet, seni anladım.
Dinle, burayı satın almak istemenle ilgili konuşalım.
Charlie ve benden kurtulmayı bu denli çok mu istiyorsun?
Eddie, sen ailedensin.
Sen emekliliğinin tadını...
...Charlie de gençliğinin tadını çıkarsın istiyorum.
Bu, adil bir teklifti.
Bilirsin, mükemmel de bir teklif değil.
Burayı, kendi ellerimle sıfırdan kurdum.
Eğer burayı satacaksam, kahrolasıca teklifin...
...gerçekten çok iyi olması gerekiyor.
- Anlatabildim mi? - Evet.
Yine de anlamadığım, burayı alıp ne yapmak istiyorsun?
Sanırım bunu anlarsın, bana ait bir şey olmasını istiyorum.
Anladım.
Hey, Hutch!
Bu konuda seni destekliyorum.
Sesin iyi geliyordu.
Ne zamandır dinliyordun?
Sesini daha güçlü kıldığını anlayacak kadar uzun.
Bok! Resmi olarak öldüğünde...
...epey bir boş zamanın olacak.
Zor bir hayat.
Pekala, bana geçen geceden bahset?
Mevzu baya hızlı duyulmuş, ha?
Bak, bilirsin, eğer birileri biliyorsa, ben de biliyorumdur.
İki kişilerdi.
Bir erkek ve bir kadın.
Yirmili yaşların sonlarında diyebilirim.
Korkmuşlardı.
Çaresizlerdi.
Kadında silah vardı.
Ne tür?
Eski, özel yapım bir 38'lik.
Kabzasına elektrik bandı sarılıydı.
Bir Smith & Wesson idi.
Uzun bir süredir ateşlenmediği belliydi.
Ayrıca...
...içinde mermi yoktu.
- Cidden mi? - Cidden.
Kafasına neden vurmadığını şimdi anladım.
Neyini aldılar?
Çok değil. Birkaç dolar.
Şey, sanırım çok kötü de olabilirdi, adamım.
Olabilirdi.
Bak, bu konuda ne düşündüğünü biliyorum...
No comments yet. Be the first to leave one.