The Plagues of Breslau

The Plagues of Breslau (Plagi Breslau)

Baixar Legenda em Turkish

Informações da versão

Plagi Breslau 2018 PL 720p WEBRip XviD-KiT
Um comentário de desprite
NETRip

Tags

webdl
Publicado em: 2026-02-26
Downloads: 15
Para Deficientes Auditivos: No
FPS: 25

Prévia da legenda em Turkish

As primeiras 200 linhas.

Selam bebek.

Seni hiç topluca siktiler mi?

Bir soru sordum.

Pardon.

Ne yaptığını sanıyorsun amcık?

Ne oldu?

Gülümsemeye ne dersin?

- Trolü tutukla. - Ne?

Tanık olarak.

Benimle geliyorsun şampiyon.

- Biraz dolaşalım. - Ne yaptım?

Kadın adet görüyor ve sen ona amcık dedin.

Öküz gibi bakmayı kesin ve delili çiğnemelerini engelleyin.

Kolay mı sanıyorsun?

On saniye sonra hâlâ burada olanlardan merkezde parmak izi alınacak.

Güzel ülkemizde bu en az dört saat sürer.

On, dokuz, sekiz...

Tebrikler, grili kadın mesajı aldı.

Yedi, altı...

- Çekilin. - Beş...

Siz kalın. Ceset çıkarsa sorular sormamız gerekecek.

Şu boktan yerin etrafına şerit çekin. Şuraya, şuraya.

Pasaja kadar çekin.

Tezgâhları da kapatın.

Kapatın şunu.

Kapatın.

Giremezsiniz.

Kapat tezgâhı ama önce bana bir çörek ver.

Duymadın mı? Kapat dükkânı.

Merak etme, ödeyeceğim.

Giriş yok.

Limuzin.

Deri, limuzin boğasından geliyor.

Çok etkileyici, nasıl anlıyorsun?

Çiftlikte büyüdüm.

Alabileceğin en kalın florokarbon misina.

Balığa çıkmaz mısın?

Resmini çekip kesin.

Hâlâ epey taze.

Kokuyu alıyor musun?

Adamı fena sikmişler.

Geri gidin.

Kokusunu zar zor alıyorsun.

Doktor getir de gereğini yapsın.

- Merhaba. - Merhaba.

İyi günler.

İki saat önce ölmüş.

Ölüm sebebi?

Bekleyip göreceğiz Heluś.

- Tahmin edemez misin? - Bence boğulmuş.

Bence doğulu psikopatlar intikam almışlar.

Şu morluklar ne?

Bir şey onu ezmişe benziyor.

Taze sığır postu güneş ışığında hızla küçülür.

Çocuklar, beyefendiyi düzeltip çıkarın. Otopsiyi kolaylaştırır.

Yabancı değilmiş.

SOYSUZ

Müthiş bir lakap.

Bu post, safkan bir limuzinden gelmiş.

Nereden anladın?

Senin, gerçek bir erkekle arandaki fark kadar apaçık ortada.

- Senden bahsediyor. - Hayır, senden!

Polonya'daki safkan hayvanlar,

pasaport ve kimlik numarası ile kayıtlı olurlar.

Çevredeki yetiştiricilere bakın.

Çabuk getir şu kamerayı!

Koca götlü herif.

Selam hanımlar. Ne buldunuz?

Ölü bir köpek.

- Lütfen, borcum var. - Gerçek bir iş bul.

- İsviçre Frangı lazım. - Bize de.

Polis frekanslarını dinlediğin için seni vurmadığıma şükret.

- Lanet olsun. - Dışarı.

Tanrı aşkına, şu lanet güvercinleri beslemeyi kes!

Arabama sıçıyorlar!

O ekmekleri götüne sok!

Ekmeği sokağa atıyorsun, şaka gibi!

Hâlâ o vakada mısın? En azından köpeğin ırkını söyle.

Siktir git.

Sayın Başsavcı.

Gidip büfede bekleyin, bittiğinde haber veririm.

Gerek yok.

Gözlemleyip...

Haklısın, gidip bir şeyler yiyeyim.

Kızgın sıcak demirle harfler çizilmiş.

Zavallı herif, hâlâ hayattayken damgalanmış.

Sakinleştirici veya anestezi kullanılmış mı,

toksikoloji söyleyecek.

Yerde hareketsiz yatmış.

Güneş üstüne vurmuş.

Deri hızla çekerek küçülmüş.

Devasa iç kanamalar oluşmuş.

Dolaşım sistemi bozulmuş

ve kalbi durmuş.

Bu da Çavuşesku.

Ne dediğinin farkında mısın?

Görünüşe göre bir manyakla uğraşıyorsun.

Oldukça sistemli bir manyak.

Wroclaw'da limuzin boğası satan tek bir yer var.

Hepsi senin sayende, çok sağ ol.

Bir mikrofon orospusu daha.

- Biri, çitin kesildiğini fark etmiş. - Ee?

- Sürüyü saydık. - Ee?

Normalde envantere ayda bir kez bakarız.

- Boğa eksik mi, değil mi? - Sadece bir tane eksik.

- Tanık var mı? - Köyden biri yemek için çalmıştır.

Çok hızlı halledersin.

Kamyonu park ediyorlar, boğayı kapıp gidiyorlar, hepsi bu.

Fotoğrafı göster.

Kim olduğunu biliyor musun?

O postu biliyorum.

Etini buldunuz mu?

Yemişlerdir.

Katili gördün, değil mi?

Bu yıl senden boğa alan insanların listesini gönder.

Gerek yok. Onları tek bir yer alır.

Kurbanı tanıyor musun?

Bogdan Ciuman, ilk vardiyanın ustabaşısı.

- Sanırım dün gelmedi? - Ben de o yüzden buradayım.

- Kayıp ihbarında bulundunuz mu? - Hayır.

Sence biz medyum muyuz?

Daha önce de oldu, arada bir ortadan kaybolur.

Yılın çalışanı yani?

İnanmazsınız. Burayı diktatör gibi yönetiyordu.

İçmeyi severdi ama yönetimin umurunda değildi.

İşe gelmemesine şaşmamalı. Klima yok.

Klima var ama açmamak daha ucuz.

Kurbanla yakın mıydınız?

Yakın mı?

O adi orospu çocuğunun başına gelen şey Tanrı'nın adaletiydi.

Hak ettiğini buldu.

Ne yaptı?

Bize işkence etti.

Nasıl?

- İşememize bile izin vermezdi. - Tuvaletler kapalı mı?

Düşünebiliyor musun? Altına bez bağlamış yetişkin insanlar!

Ve hele ki birine kafayı taksın, ona beş litre su içirir

sonra da 12 saat boyunca çalıştırırdı.

Her gün bizi dövdü, taciz etti.

Birkaç içkiden sonra insanları dondurucuya koymayı severdi.

Zatürreden neredeyse ölüyordum.

Son zamanlarda kovduğu oldu mu?

Son zamanlarda mı? Her ay birini kovardı.

Herkes ondan korkardı.

- Burada kaç kişi çalışıyor? - Çok fazla, bilmiyorum.

Birkaç düzine şüpheli eder.

Hepsi kurbandan nefret ediyor ve hepsi kasap.

Onu böyle bulmayacağız.

Herkesin geçmişini araştırmalısın.

Sevgili yurttaşlar.

Dün, Niedźwiedzia Sokağı'ndaki pazarda korkunç bir şey gördüm.

Katil, kurbanının derisinin üzerine

"soysuz" kelimesini yakarak damgalamıştı.

Sonra kurbanın etrafına deri bir post dikilmişti.

Affedersiniz, alerjim var.

Post, doğrudan güneş ışığı altında çekti

ve kurbanı sıkıştırdı.

Ancak suçlu, birkaç hata yapmış.

Ve sizi temin ederim, çok yakında o şerefsizin derisini bizzat yüzeceğim.

Yok daha neler!

Koş!

39-200'den Branson'a.

Branson konuşuyor.

Şehirde çılgın gibi koşan bir at var.

- Çılgın gibi koşan ne? - At!

Bana ne bundan? Birini mi öldürdü?

Bilemiyorum, insanlar panik hâlindeler.

At nerede?

Biri Slowacki Parkı'nda, diğerleri Mieszczański Köprüsü'nde görmüş.

Sen parka git, ben köprüye.

Ben veteriner değilim.

Atlar benim işim değil.

- Yürü. - Araba kullanabileceğine emin misin?

Bana söylediklerimi tekrar ettirme.

Git buradan!

Hay sikeyim.

Şehir merkezinde Mieszczański Köprüsü...

- Dur, kapalıymış. - Siktir ya.

Başla.

Mieszczański Köprüsü'ndeyiz.

Trafiği felç eden delirmiş bir atı yakalamak için

dramatik bir operasyon yürütülüyor.

392-00, bu bir yarış atı. Yüksek sesler onu daha da heyecanlandırıyor.

Söyle, sirenlerini kapatsınlar.

Gördüğünüz gibi, olay yerinde bir polis var.

Kendisi, direkt atın gittiği yerde.

Uslu at, aferin...

Sakin ol, geçti.

Çekmeye devam et, belki tekmeler.

Sakin, tamam...

Alın.

Branson'dan Helena'ya.

Buradayım.

Atı buldum.

- Güzel, ben yanında duruyorum. - Seni göremiyorum.

- Tam yanında duruyorum. - Nasıl duruyorsun? Koşuyor!

YAĞMACI

Müfettiş, canlı yayındayız! Nasıl hissettiğini...

Siktirin gidin!

392-00, bir at dört memuru ezdi, tıbbi destek gerekiyor.

More Turkish subtitles for The Plagues of Breslau

Comentários

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left