As primeiras 200 linhas.
Çeviri: aytug2001
Bunu yapmalı mıyız gerçekten? Burası hâlâ bir suç mahalli.
Ödlek olma, Billy. Buna "araştırmacı gazetecilik" diye boşuna dememişler.
Evet ama bunun için basın kartı ya da izin gibi bir şey gerekmiyor mu?
Yesinler basın kartını!
Polis burada bir şeyleri gözden kaçırmış, hissedebiliyorum bunu.
Ne dersin Billy? Bir Peabody Ödülü duvarında harika dur...?
- Chuck, hızlan dostum! - Evet, hızlan.
Bu babamın arabası. Yani daha fazla hız yaparsam, beni öldürür.
Lanet olsun!
- Kahretsin! - Neredeyse vuruyorduk.
Pislikler!
Artık taşralıların arasındayız çocuklar. Domuz gibi ciyakla bakalım!
Evet!
Chad, senin öğrenci kulübünden olmamaları onları ucube yapmaz.
Bal gibi de yapar, Allison. Ya Omega Beta'sındır ya da bir ucube.
- Omega Beta! Omega Beta! - Lanet olsun.
Moronlarla dolu bir arabadayım.
Hayır, moron olsak bunu getirmek aklımıza gelmezdi.
Tamam, sözümü geri alıyorum. Siz bir dahisiniz.
Hey, Chuck, hızlan dostum. Bizi geçecekler.
Tanrım.
Adamların bize nasıl baktığını gördünüz mü?
Hey! Gençler!
Birayı unuttuk!
Hayır!
Bütün ihtiyaçlarını aldın değil mi?
Çünkü bir kez oraya gidildi mi...
Yardımcı olabilir miyim?
Evet. Biralarınız nerede?
Biralar arka tarafta.
Tipleri gördün mü?
O listeyi bana tekrar okusana.
Pekala. 19mm çiviler, demir testeresi, balyalama kancaları,...
...çalı tırpanı, işkence,...
Chad, böcek ilacı lazım...
- ...el testeresi,... - Chad?
- ...kaygan prezervatifler,... - Chad?
...matkap,...
...kadın pedleri, taş matkap ucu, 3.175mm delik testeresi...
- Aman Tanrım! - Sakin ol, benim.
Çıkalım hadi. Burası çok ürkütücü.
- Dale, başka bir şey lazım mı? - Sirkeli yumurta. 3 kiloluk.
Vay canına, Tucker. Hayatında hiç böyle bir şey gördün mü?
Çok da matah bir şey değiller.
- Ortalama üniversite hatunları işte. - Pek de ortalama değiller.
Bir şey diyeyim mi Dale?
O da bizim gibi bir insan, gidip konuşsana?
Konuşayım mı? Ne derim ki?
Bilmiyorum.
Ona ormanda bir evin olduğunu söyle. Büyük ihtimalle bundan etkilenir.
Sen aklını mı kaçırdın, Tucker?
Bunlar üniversiteli kızlar. Zaten o tür evlerde yetişmişlerdir,...
...benim gibi adamların tuvaletlerini tamir ettiği evlerde.
Kendine az güvenin olsun, dostum. Kızlar korkunun kokusunu alabilir.
Hadi ama! Sen yakışıklı bir adamsın.
Az çok.
- Çok iyi bir kalbin var. - Evet.
Bak iki güzel şey etti bile.
Hadi ama, git yanlarına. En kötü ne olabilir ki?
Baksana.
Haklısın, Tuck.
- Yapacağım bunu. - Pekala.
- Hemen şimdi hem de. - Tamam, bekle.
Şimdi, ne dersen de ama gülümsemeyi ve gülmeyi unutma.
Kendine güvenini gösterir.
Gülümseyip güleceğim.
Tamamdır.
- Yap hadi. - Peki.
Kamp yapmaya mı gidiyorsunuz?
Bak, sorun istemiyoruz. Tamam mı?
- O yüzden uza hadi! - Yavaş.
- Tamam, pekala. Özür dilerim. - Geri bas!
Arabaya binin.
Soğutucunuz da güzelmiş.
Söylemiştim Tucker. Hatunlarla hiç aram yok.
Yüzümden hoşlanmıyorlar!
Hadi ama.
Ben senin gibi değilim, Tucker. Hatunlarla senin gibi konuşamıyorum.
Hiç kimse konuşamaz. Ben...
Aptallaşıyorum, ellerim terliyor ve şişko bir aptala dönüyorum.
Senin sorunun ne biliyor musun? Aşağılık kompleksin var.
- Hayır, hiç de yok. - Evet, var. - Hayır.
Beni dinle, hayat kısa. İstediğin şeyleri kovalaman lazım.
Çünkü hiçbir şey senin ayağına gelmez.
- Doğru diyorsun sanırım. - Kahretsin.
- Ne yapıyorsun? - Lanet olsun. Peşimizde polis var.
Bana bırak.
Bir bez var burada. Kolunu çek. Apış arana hep bira dökmüşsün.
Pekala, kenara çekiyor.
- Kalk artık Dale. - Kalkamıyorum. - Dale, adam geliyor.
Gömleğin kolu takıldı.
- Kalk hadi. - Elim sıkıştı.
Sıkıştığı gibi çıkart. Arabasından çıktı adam.
- Arabasından çıktı mı? - Geliyor.
- Tucker! - Şunu...
Evet.
- Merhaba, memur bey. - Selam.
- Güzel bir gün ama, değil mi? - Evet.
Ehliyet, lütfen.
Birkaç hafta önce cüzdanımı kaybetmiştim. Yenisi yolda.
Geçici.
Nereye gidiyorsunuz böyle?
Morris Gölü kıyısındaki tatil evimize gidiyoruz.
Var yok ne varsa oraya gömdüm.
Dale ile gidip orayı tamir edeceğiz ve belki az balık da tutarız.
- Balık da tutacağız. - Hatunlarla şansı pek yaver gitmiyor.
Biraz erkek erkeğe takılmak iyi gelir diye düşündüm.
Orada hayal bile edemeyeceğiniz kadar...
...acı ve ıstırap dışında bir şey yoktur.
Sinyal lambanız çalışmadığı için sizi durdurdum.
Evet, efendim.
Onu...
...tamir ettirmeyi unutmayın.
Çok yardımcı oldunuz.
- Vay be, stresli anlardı. - Ne değişik adammış.
İşte gidiyor.
Hoşça kal.
Şuna bakar mısın? Sorunu ne, biliyor musun?
Kendi evi olmadığı için kudurdu.
Şey...
İyi hayatımıza içelim o zaman?
- Evet. - İyi hayatımıza, dostum.
- Şuradaki kamyonete bak! - Biliyorum, biliyorum.
O bizim mi şimdi?
Vay be, şurada bir tane daha var.
Aman Tanrım.
Mükemmel!
- Bu tür evlere ne diyorlardı, tadilat isteyen mi? - Evet.
- Hadi içeriye bir bakalım. - Evet.
Bunun bize ait olduğuna inanamıyorum! Aman Tanrım!
- Sadece biraz tozlu, hepsi bu. - Konak gibi burası!
Burada her kim yaşıyorsa arkeolog falandı herhalde.
Evet, Arkeo... Aynen.
Şuna bak. Aynı zamanda haber bağımlısıymış galiba.
Anma Günü Katliamı
Genç katledildi
Saldırılar artıyor
Derede ceset bulundu
Chubby'nin Acılı Sosisli Deposu mu?
Üç alana iki bedava. Süresiz geçerli.
Harika.
İşte bu. Tucker, bak! En sevdiğim kutu oyunu da burada varmış.
Sana bir şey söyleyeceğim, Dale.
Şu anda kendi tatil evimde dikildiğime inanamıyorum.
Biliyor musun?
Hayaller gerçekten de gerçekleşebiliyormuş.
Dikkat et!
- Vay canına! - Sanırım orayı onarmalıyız.
Evet, bu iyi bir fikir.
Artık üstümden kalkabilirsin.
Eğer rüyanızda ara ara bir erkeğe oral yaparsanız, eşcinselsiniz mi demektir?
- Evet. - Gerçekten mi?
- Ciddi misiniz? - Ne var?
- Korkunç bir hikaye duymak ister misiniz? - Hayır! Chuck, olmaz.
- Kesinlikle olmaz. - Bu hiç komik değil.
- Sen bir yalancısın. - Kuzenlerimin başına gelmiş sanırım.
Siz adiler gerçek bir hikaye duymak ister misiniz?
Bu hikaye burada olmuş.
Tam bu ormanda.
20 yıl önce bugün.
Anma Günü Katliamı.
Tıpkı bizim gibi bir grup üniversiteli...
...hoş bir vakit geçirmek için buraya gelmiş.
Ama bilmedikleri şey...
...bu ormanda yalnız olmadıklarıymış.
- Ne yaptığını sanıyorsun? - Evet, bizim kasedi tak yine.
Yok, tamam. Bu da güzelmiş, beğendim.
Bu hikayeyi anlatabilecek sadece bir kişi sağ kalmış.
Diğerleri ortadan kaybolmuş.
Ve cesetleri altımızda gömülü.
Şurada bir göl var.
Çıplak yüzmek isteyen?
- Ben. - Evet.
- Pekala. - Ben soyunmuyorum.
Sorun değil, Tuck. Onu sen al. Senin hakkın o.
İşte bu yüzden hayatta hiçbir zaman bir yere varamayacaksın.
Çünkü hakkını savunmuyorsun.
Aklından bile geçirme.
- Ama demin dedin ki... - Dalga mı geçiyorsun?
Ciddi misin?
Ne dedim ki?
- Hakkımı savunmam gerektiğini. - "Aklından bile geçirme" de dedim ama.
Ve söylediğim son şey buydu.
Merhaba?
Orada biri mi var?
Kimse var mı?
Chad! Ne halt ettiğini sanıyorsun?
- Tam bir pisliksin. - Hadi ama komikti bence.
Hayır, değildi.
Endişelenecek bir şey yok, Allie. Benim işte.
Ödümü kopardın.
Pekala, artık rol yapmayı kesebilirsin.
- Ne rolü? - Kendini herkesten üstün görme numarasını.
- Öyle yaptığımı... - Evet, yapıyorsun.
Ama sorun değil Allie, çünkü anlıyorum.
Yani, sen gerçekten herkesten üstünsün.
Sen ve ben, Allie...
...farklı bir kumaştan kesilmişiz.
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
No comments yet. Be the first to leave one.