As primeiras 200 linhas.
HALLOW YOLU
F. FINCH PAZARLAMA MÜDÜRÜ
AMBULANS HİZMETİ
MADELINE FINCH PARAMEDİK
SİTALOPRAM TABLET
GELEN ÇAĞRI ALICE
Saat çok geç Alice.
Öyle basıp gitmemeliydin.
Baban arabasını geri ister.
- Alice, ne diyeyim ki? - Neredeymiş?
- Dönüyor muymuş? - Ali...
Kahretsin.
Gecenin ikisi olmuş.
- Dairesine mi dönmüş? - Bilmiyorum.
Ne? Neredeymiş o zaman? Mads, arabam nerede?
Bilmiyorum Frank. Yarın benimkini alırsın.
Mesele araba değil, değil mi Mads?
- Yine mi vardiyan yok? - Yok.
Personel yetersiz diye izin verilmiyordu hani?
-Öyle zaten. - Peki.
Affedersin yetişemedim
bizi tekrar ara
Sadece bir hata yaptı Mads.
Ben onu arayıp sağ salim gitmiş mi, öğreneyim mi?
Baban dairene vardın mı diye merak ediyor.
Bizimle konuşmak istemiyorsan bize mesaj falan yazabilirsin ama...
Pardon, anlamadım.
- Ne zaman? Ne ara oldu bu? Şimdi mi? - Ne oluyor?
- Alice, sana bir şey oldu mu? - Ne?
Diğer kişi iyi mi?
- Maddie, ne olmuş? - Alice... Onun durumu nasıl?
- Yaralı mı? - Ona mı çarpmışlar?
Bırak da dinleyeyim!
Tamam. Şimdi nerede?
Peki sen neredesin? Hâlâ arabada mısın?
Tamam, yardım edebilecek birileri var mı? Bir ev, bir araba var mı?
- Etrafta kimse yok mu? - Hoparlöre alsana.
- Neden, neredesin ki? - Duymam gerekiyor! Mads!
Ne? Niye şehrin dışına çıktın? 999'u aradın mı?
- Hayır! Önce ben konuşayım. - Bir ambulans geliyor mu?
Hayır Alice, bu çok önemli. 999'u araman gerek.
Tam olarak nerede olduğunu ve ne olduğunu onlara anlat.
Telefonda sana yardım ederler.
- Aradım zaten. - Tamam, o zaman ambulans geliyordur.
Tamam. Niye şu an telefonda görevliyle konuşmuyorsun o zaman?
- Konuşman gerekir! - Kapadım!
- Yapmamalıydın. - Neyi?
- Ne olduğunu söylesene! - Sana ulaşmaya çalışacaklar.
- Olmaz, onları aramalısın. - Konuşayım!
Sana ambulansın tam olarak nerede olduğunu...
Ne yapman gerektiğini onlar söyler, ben söyleyemem.
Ne? Elbette söyleyebilirsin!
Hayır, 999'u ara Alice. Onları geri ara. Frank!
Alice. Ne? Pardon, neler oluyor?
Tanrım.
Kahretsin. Tamam. Tamam, dinle...
Ben... Annenle arabaya atlayıp geliyoruz.
- Kapatma sen. - Hayır, görevliyle konuşmalı.
Olmaz, seninle! Başkasıyla değil.
Ambulans gelene kadar kapama.
Alice, ambulans ne zaman gelecekmiş? Ne kadar sürer dediler?
Otuz... Yirmi dakika.
- Tanrım. - Geliyor musun?
Neredesin?
Ashfolk Ormanı'ndayım. Hallow Yolu'nda.
Tamam, geliyorum.
Alice, telefondayım. Ne yapman gerektiğini anlatacağım
ama yoldaki kişiye gitmelisin.
Önce durumunu öğrenmeliyiz Alice.
Tamam mı? Arabadan indin mi?
- Niye çalışmıyor, götürmedin mi? - Hayır. Biraz bastırıp oynat, çalışır.
Alice, cevap verip dediklerimi yapmazsan yardım edemem.
-Şu arabanı yaptır. - Alice, konuş benimle!
Nereye?
- Hallow Yolu. Ashfolk Ormanı. - Ashfolk mu?
Bunu yapacaksak şimdi yapmalıyız.
HALLOW YOLU KALAN SÜRE 50 DK
Alice, onu öylece yolun ortasında bırakırsan ölebilir.
Bunun olmasını istemezsin.
O zaman in arabadan.
Onu derhâl hoparlöre alır mısın?
Alice, durumu nedir?
Bir kızmış.
Tanrım, benim yaşlarımda. Anne.
Ne yapacağım? Anne.
- Nefes alıyor mu? - Kımıldamıyor.
- Tamam, yanına git. Tepki veriyor mu? - Gidemem, gözleri açık.
- Tanrım. - Yanına gidip diz çök ve...
- Hayır Alice... - Kanaması var.
Evet Alice, daha fazla bekleyemeyiz. Hemen müdahale etmelisin.
- Yanındayım. - Değilsin, kimse yok.
Canım, olabildiğince hızlı sürüyorum, hemen geleceğim.
Şu an anneni dinlemen gerek, tamam mı? Hayat kurtarmayı biliyor, işi bu.
- Birden önüme atladı. - Biliyorum, kimse seni suçlamıyor.
Nefes almıyor galiba.
Tamam, önce solunum yolunu kontrol etmeliyiz.
Bir elini yavaşça alnına koyup
diğeriyle çenesinin ucunu kaldır ve solunum yolunu aç.
- Tamam mı? - Telefonu bırakacağım.
Evet. Hoparlöre al ki yanında olduğumuzu bil.
Tamam. Solunum yolu açıldı.
Şimdi solunumuna bak.
Bir elinin avcunu göğsüne koy, inip kalkıyor mu, bak.
Aynı anda kulağını ağzıyla burnuna iyice yaklaştır.
Nefesini hissedip duymaya çalış, tamam mı?
Anne, nefes aldığını...
Kalp masajı eğitimini hatırlıyor musun?
- Nasıldı, hatırla. - Yapamam.
Yaparsın. Göğse bastıracaksın, hatırladın mı?
Bir döngüde 30 kere bastırıp arada iki kere nefes vereceğiz.
Kızın burnunu kapatmayı unutma, tamam mı?
Yapmak zorunda olmanı istemezdim
ama denemezsen daha sonra çok daha zor zamanlar geçireceksin.
Alice, masaja başla.
- Tamam. - Tamam, aferin kızıma.
- Temposunu hatırlıyor musun? - Galiba.
- Tamam, durma. - Tamam! Sayıyorum.
Tamam, ben yanındayım.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz...
Kolların dik olsun.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.
- Otuz. - Evet, şimdi de iki nefes.
Şimdi de iki nefes.
Güzel, çok güzel Alice. Şimdi baştan al.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.
- Bir, iki... - Parmaklarını kenetle.
- Avcunun dibini kullan. - ...sekiz, dokuz, on.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz...
Kollar dik.
Tekrar. Çok iyi gidiyorsun Alice.
SESSİZ
- Ne var? - Bunu yapamaz.
- Yapmak zorunda. - Mads, ya kız öldüyse?
- Birine çarptı. - Evet, biliyorum.
Ne diyorsun peki?
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.
Tamam. Tekrar yap Alice.
-Hiçbir şey olmuyor. - Tamam.
Ambulans gelmeden kalbini çalıştırsan yeter.
- Tekrara devam. - Ya vaktinde gelmezlerse?
Kolay olmadığını biliyorum ama hayatı ellerimizde.
Senin olduğu kadar benim de. Devam et.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı...
Hayır, yavaşlama canım. Şarkıyı hatırlıyor musun?
Fil Nellie hortumunu topladı Ve sirke veda etti
Borazan sesleri eşliğinde yola koyuldu...
Güzel. Evet.
Sürünün başı çok uzaklardan Onu çağırıyordu
Parmaklarını kenetleyip bastır.
- Kız... Kız nefes almıyor... - Tamam, iki kere nefes ver.
- Tamam, nabzı var mı? - Yok. Hayır, hiçbir şey olmuyor!
Nabız bulmak zordur. Bir kere daha baştan al.
Paramedik gelip devralana kadar.
- Yapamam... -Ölmesine izin verme.
- Oha be Maddie! - Lütfen yine masaja başla!
-İşe yaramıyor! - Bilemeyiz!
Canım, durabilirsin, sakınca yok. Senin suçun yok.
Öylece duramaz! Alice.
Kızın durumu belli değil, boşa çaba. Alice'te travma yaratacaksın!
Benim işim bu. Kontrolü sen bana verdin.
- Durursa ona yardım edemem! - Anne...
SESSİZ
-Birkaç kere daha yapabilirim. - Evet kızım, yapabileceğini biliyorum.
Fil Nellie hortumunu topladı Ve sirke veda etti
Borazan sesleri eşliğinde yola koyuldu
Sürünün başı çok uzaklardan Onu çağırıyordu
Bir gece Mandalay yolunda Buluştular ay ışığının altında
- Tekrar Alice. - Dursun.
Olmaz, tekrar yap Alice.
Fil Nellie hortumunu topladı
Ve sirke veda etti Borazan sesleri eşliğinde yola koyuldu
O da neydi? Ne var? Ne oldu?
- Anne, göğsü! - Sorun yok tatlım.
Olur öyle, sen yine de devam edebilirsin.
- Ne yaptı? - Kaburgası veya göğüs kafesi çatladı.
- Olur öyle, tamam mı? -Şaka mı yapıyorsun sen?
- Alice, arabaya dön. - Hayır, öldüğü anlamına gelmez bu.
- Göğsü içeri çöktü anne. - Tamam.
- Alice, arabaya dön. - Hayır. Frank, dönemez. Olmaz.
Artık bir dur yahu! Bitti! Alice, kızın başından ayrıl.
Arabada ambulansı bekle.
Tamam.
Bunun neye mal olacağını hiç bilmiyorsun.
Kız zaten ölmüştü Mads.
Geri getirmek için yapabileceğin bir şey yok, kız ölmüş.
Özür dilerim.
Alice! Sıçayım!
Hadi...
ALICE ARIYOR...
Alice Finch'e ulaştınız. Şu an çok meşgulüm.
Önemliyse mesaj bırakın. Hoşça kalın!
Alice, lütfen aç şunu.
Ambulansın gelip gelmediğini bilmemiz gerek.
Senin de iyi olduğunu, tamam mı? Yaklaştık, ara bizi.
KALAN SÜRE 39 DK
Sence yalnız mı?
Ambulans şimdiye kadar gitmiştir, değil mi?
Birinci kategori çağrıya yanıt süresi 15 dakikanın altındadır.
No comments yet. Be the first to leave one.