لومړۍ 200 کرښې.
Hadi.
- Nasılsın bakalım? - Yeni gelen siyah at nasıl?
- Selam, Jimmy. - Daha iyi görünüyor ama hâlâ biraz ürkek.
- Gözünü ondan ayırma. - İyi olacak.
Kahvaltıdan sonra çitleri kontrol etmek için onu dışarı çıkarayım diyorum.
Neredeyse hazır.
Radyoda ne varmış bakalım?
İşte oldu.
# Benim için bir anlamı var #
Benimle dans etmek ister misin?
# Yıldızlar belirir ve bir gölge düşer, kalbimin sesini duyabilirsin #
Bunu çok seviyorsun, değil mi?
# Bu gece bebeğimi göreceğim, Tüm kalbim sevgi dolu #
Büyükannen ve büyükbaban.
# Neler de kaçırıyorum, Tanrım #
Burnunu kaptım.
# Tüm dünya bunu biliyor, Sen benim için yaratılmışsın #
Lorna, tatlım, bu çok sıcak.
- Biliyorum, daha kontrol etmemiştim. - Bana bırak...
Bir şey yok.
Sorun yok, sen dinlen.
Hanimiş.
Hanimiş, tatlım.
Selam, yakışıklı.
George nereye gidiyor?
James nerede?
Hayır, olamaz.
Aman Tanrım.
GİTMESİNE İZİN VER
Çeviren: Kerem Tolu İyi seyirler dilerim.
Ben, Lorna Blackledge...
...Donnie'yi eş olarak,...
...Donald Weboy'u eşim olarak...
...kabul ediyorum.
İyi ve kötü günde daima yanında ve birlikte olacağımıza.
İyi ve kötü günde daima yanında ve birlikte olacağımıza.
Yoksullukta, bollukta, hastalıkta ve sağlıkta.
Yoksullukta, bollukta, hastalıkta ve sağlıkta.
Ölüm bizi ayırıncaya kadar.
Ölüm bizi ayırıncaya kadar.
Montana eyaletinin bana verdiği yetkiyle...
...sizleri karı koca ilan ediyorum.
Gelini öpebilirsin.
Teşekkürler, bayım.
Kesinlikle öpeceğim.
- Tebrikler, Donald. - Teşekkürler, bayım.
- Kek ister misin? - Bayan, B.
Burası da mutfak.
Daha gelecek olan şeyler de var. Taksitle birkaç koltuk aldım.
Hadi, bakalım.
- Sevdin mi, yatağını beğendin mi? - Evet.
- Yatağını beğendin mi? - Evet.
- Sana birkaç perde dikeceğim. - Olur.
Çok yakında ziyaretine geleceğim.
Uzakta değil. Kasaba hemen yakında.
Burada değil ama.
Bütün topları düşürmüşsün, dostum. Hadi gidelim.
Hadi gidelim dedim.
Hadi gidelim!
Senin için yapmadım.
- Orada kimse var mı? - Kimi arıyorsunuz?
- Sen, kızın annesi misin? - Hayır, değilim...
Lorna oğlumla evliydi. Küçük çocuk benim torunum.
Onları kaçırdın. Çoktan gittiler.
- Gittiler mi? - Ailesinin yanına.
Dün gece ayrıldılar.
Bekle, bekle. Bekle. Adamın ailesine mi? Donnie'nin mi?
- Ne zaman döneceklerini söylediler mi? - Yakın zamanda olmayacağı kesin.
Evdeki her şeyi aldılar.
Bugün gittiğiniz özel bir yer var mıydı?
Otur, George.
Bu benim son öğünüm mü?
Jimmy'yi almaya gideceğim. Bizimle yaşaması için eve getireceğim.
Kasabaya küçük bir gezi için çok iyi hazılanmışsın.
Otur, George.
Bunu bana söylemeye uygun görmedin mi?
Şimdi söylüyorum.
Bunu gören başka biri var mı?
Benden başka mı demek istiyorsun?
Ne gördüğünden emin misin diye soruyorum?
Donnie Weboy hakkında her zaman ne düşündüysem onu gördüm.
Kimse bunu sana kabul ettirebilir mi bilmiyorum ama sen de böyle düşündün.
Ve o kızın çocuğunu koruyamadığını gördüm.
Bu hesaba göre de kızın sana çocuğu vereceğini mi düşünüyorsun?
Sence böyle mi olacak?
Ya Lorna hayır derse?
Margaret, Jimmy onun oğlu.
O senin torunun, George Blackledge.
Peki onları bulma planın nedir?
Donnie'ler Kuzey Dakotalı. Onları bulacağım.
- Şu ana kadar beni iyi tanıyor olman gerekiyordu. - Öyle diyorsan.
Tanıyorum.
- O olmadan buraya geri dönmeyeceğim. - Biliyorum.
Benimle mi yoksa yoksa bensiz mi gidiyorsun?
Sana bağlı.
Gelmiyor musun?
Suyu kapatacağım. Geri döndüğümde evi su içinde görmek istemiyorum.
- Ne zaman normale döneceğini bilmiyorsun. - Hatırlatmaya ihtiyacım yok.
Ne kaybettiğimi biliyorum.
Hayat bazen böyledir, Margaret.
Kaybettiklerimizle dolu bir liste gibi.
Demek bir dilim alabiliyorum.
BENTROCK 2 KİLOMETRE SONRA
Şerif Hayden, yaklaşık yedi yıldır emekli olmuş durumda.
İyi adamdı. Benden daha iyidi.
Geçmişte aradığım birkaç kişiyi bulmama yardım etmişti...
1952'den beridir.
Pettus kardeşler. Onu hatırlıyorum. O sen miydin?
- Eminim onları yakalamışsındır. - Evet, biraz yardım aldım.
Peki nasıl yardımcı olabilirim?
Donnie Weboy'u bulmaya çalışıyoruz.
- Ailesi Kuzey Dakota'da. - Onları biliyorum.
Donnie değil ama Weboy olduğu kesin.
Oğlumuzun dul eşiyle evlendi.
Torunumuz yanlarında. Daha üç yaşında.
Güvende olup olmadıklarına emin olmak için nerede olduklarını arıyoruz.
Birkaç kişiyi aramam lazım.
Rostonun tadı nasıl?
Seninki daha iyi.
Benimkine alıştığın için öyle geldi.
Yarım litrelik var mı? Viski.
Mutlu musun?
Azarlanmadığım için mutluyum.
Kanıtı saklayacağım.
Bu da ne, Margaret?
- Bu şeyden önce... - Bu da ne?
Geleceğini bilmeden önce koymuştum.
İhtiyacın olacağını düşündün mü?
Yokluğunda ihtiyacım olup olmadığını öğrenmek istemedim.
Tanrım, Margaret. Ne yani bunu bir tartışma konusu mu yapacaksın?
- George, ben asla... - İçinde mermi var.
Forsyth'te, Weboy ailesinin bir kolu var. Tüm kasaba halkı.
Trailhead Saraçhanesi adında bir Weboy işletmesi var.
Aile işletmesi olabilir.
Kuzey Dakota'da değil ama ben olsam oradan başlardım.
Bizde öyle yapacağız. Yardımınız için minnettarım.
Bize gece için kalacak bir otel de önerirseniz seviniriz. Temiz bir yer.
Öncelik temizlikse, Sally buraları tertemiz yapıyor.
Hücreler de boş ve yeni çarşafımız da var.
- Ne düşünürsünüz bilemiyorum. - Evimizde gibi hissederdik.
- Teşekkürler, Şerif Nevelson. - Benim için bir zevk.
Kaçmaya çalıştıklarını mı düşünüyorsunuz?
Bildiğim kadarıyla, hayır.
Ama alelacele ayrıldılar. Onlara veda edemedik.
Benim istediğim sadece bu.
Onun vedalaşmasını istiyorum.
Evine dön.
Evine dön.
Evine dön.
# Şafakla yüzleşirken #
# Sonu olmayan her şeyi görebiliyorum #
# Kesinlikle sona ulaştım #
# Aşkını bir arkadaşına kaybettim #
...Kıyamet Günü geldiğinde ağlayıp...
..."Kurtarıldım." diyeceksiniz.
Ama verdiğiniz kararlar neticesinde...
...ateşten oluşan gölde boğulacaksınız...
- İstersen tekrar açabilirsin. - Dini agresifleştirmesi babana benziyor.
Agresif olduğu konu sadece İncil değildi.
Merhaba.
Eyerler çok güzel.
Sence de öyle değil mi?
Onları, güzel olanları Miles City'deki arkadaşlar yapıyor.
Çok etkileyici.
Ama bugün ne eyer satın alacağız...
...ne dizgin ne de başka bir şey.
Sen... Bir Weboy olabilir misin?
Hayır, hanımefendi. Ben kuzeniyim, soyadım Tucker.
Öyleyse biz de akrabayız.
Donnie Weboy, gelinimizle evli.
Eski gelinimiz. Bu da onu torunumuzun üvey babası yapar.
Kocam ve ben bu eyaletten geçiyorduk ve...
..."Buradayken Lorna ve Donnie'ye uğrayalım." dedik.
O yüzden buradayız.
Donnie'yi ya da Lorna'yı tanımıyorum.
Buraya neden taşındıklarını öğrendim.
Donnie amcasının dükkanında çalışacaktı.
- Kim? - George, Lorna öyle söylememiş miydi?
Gladstone olmadığına emi misiniz?
- Gladstone mu? - Kuzey Dakota'da. Nehirin diğer tarafında.
Orada da dükkanları var ama pek iyi işlemiyor. Orada da Weboy'lar var.
Belki orayı da denemeliyiz.
Yine de Lorna ve Donnie'nin neden Forsyth'tan bahsettiklerini bilmiyorum.
İsimleriniz ne demiştiniz?
Gladstone'a gidersek, Donnie'yi bulmak için kime...
...sormamız gerektiği hakkında bir fikrin var mı?
Bir Weboy aradığınızı haber salın...
...onlar sizi bulur.
- Bu işte birlikteyiz, değil mi? - Arabayı kim kullanıyor sanıyorsun?
Onu geri istediğini söyleyebilirdin. Bunu henüz duymadım.
Biz genç değiliz, Margaret.
- Yaşlı da değiliz. - Genç değiliz.
Onu özlemediğini mi söylüyorsun?
Henüz okula bile gitmediğini, kızamık olmadığını ya da...
...bisiklete bile binmediğini söylüyorum.
Genç olan o.
Biz değiliz.
Şey...
Beni kasabaya götürüp bıraktıktan sonra arkanı dönmeden gidebilirsin.
Yapmam gereken şeyi yapacağım.
No comments yet. Be the first to leave one.