Back to the Outback

Back to the Outback

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

د خپرونې معلومات

Back To The Outback 2021 720p WEBRip x264 AAC5 1-[YTS MX]
Back To The Outback 2021 1080p WEBRip x264 AAC5 1-[YTS MX]
د لخوا تبصره DrAbdellateef
🎥🎬Your Rate Will Be Great🎬🎥

تګونه

other
په خپور شو: 2024-02-23
ډاونلوډونه: 36
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

NETFLIX SUNAR

Dünyanın en tatlı hayvanlarının yaşadığı Avustralya Tabiat Parkı'na hoş geldiniz.

Geldik! Şunlara bak!

Vay be!

Anne, bir tane alabilir miyim lütfen?

Keseli tavşan yavruları!

Eve götürebilir miyim?

Fotoğrafımı çek!

Tanrım! Bu Yakışıklı!

Yaşasın! Yakışıklı!

Çocuklar ufaklığı bunaltmayalım, tamam mı?

Biraz yoruldu da.

Ama kamerası 7 gün, 24 saat açık.

Yakışıklı uygulamasından izleyin.

Oley!

Seni seviyoruz!

Hoşça kal Yakışıklı!

Çirkin hayvanları görmek istiyorum.

Dolores, buraya gel! O yaratıklar tehlikeli.

Aptal, kötü kokulu, çirkin şeylerden hiç…

TEHLİKE EVİ

Neler oluyor?

Jackie yine çocuk mu korkuttu?

Evet.

Amma da gösteriş budalası. Gösteri daha başlamadı bile.

Kimseyi ısırmadı umarım.

Yok. Mızmız bir veledi azıcık korkuttu, o kadar.

Herhâlde ilk kez yakından timsah gördü.

Onlar Maddie'yi görene kadar bekle.

Gösteri zamanı.

O kornayı çalmaları şart mı? Pan flüt çalsalar ya.

Sen ölümcül bir akrepsin Nigel. Pan flütü unut.

Gösteriden tiksiniyorum.

Maddie'yi kaldırıp dışarıyı söylesek mi?

Yok. Bırak zavallıyı, uyusun. Yakında öğrenecek zaten.

Kıskaç kullanmasalar bari!

Hiç değilse biraz ısıtsalar ya.

Hadi çocuklar. Cama yapışın.

Lütfen dur! Huylanıyorum! Dur!

Hey! Çivilere dikkat et! Yumuşak doku o!

İyi şanslar, Maddie.

Günaydın güzellik.

Selam Chaz.

Özel kızım nasılmış?

Halkla buluşmaya hazır mısın?

Evet.

Beni anlamadığını biliyorum ama seni gururlandıracağım.

Buna gülümseme mi diyorsun? Hadi, o muhteşem dişler nerede?

Maddie, o insanlar seni görünce çıldıracaklar.

Gidip ne kadar güzel olduğunu tüm dünyaya gösterelim.

Korkunçlar. İğrençler.

Gezegendeki en ölümcül yaratıklar onlar.

Ama korkmayın!

Çünkü dünyanın en sert ve en cesur kahramanı başlarında.

İşte Avustralya'nın göz nuru. Bu ters ülkenin gururu,

benim babam, Chaz Hunt.

Sağ ol, Chazzie.

Kahramanlık konusunda bir şey diyemem

ama babasının oğlu, bir konuda haklı.

Bu hayvanlar ölümcül.

Çekil evlat. Gerile.

Çünkü tuzlu su timsahı Jackie'yle tanışma vakti geldi.

Billabongdan gelme bu hayvan sizi yutuverir.

Ama ben varken olmaz!

Gel de al beni çirkin canavar!

Hadi. Sakin ol!

Baba!

O iş bende, evlat.

Sakin. Vay be!

Tasmanya kaplanına takla attırmaktan da zor.

Sırf büyük yaratıklara karşı tetikte olmayın.

Börtü böceği kap da gel Chazzie.

Getirdim baba!

Bu kutudaki Avustralya'nın en ölümcül canlılarından biri.

Ama avucumun içine sığıyor.

Sokarım. Kaparım.

Korkmadınız mı? Peki ya bu kıllı küçük güzelden?

Zehirli bir huni yuvalı örümcek!

Şu aralar çok sinirli

zira huni yuvalı örümceklerin çiftleşme zamanı

ve yalnız o esaret altında.

Bunu söylediğine inanamıyorum.

Bu aralar gerginsin, Frank.

Durun! Şapkamın altındaki bu iğrenç şey de ne?

Yüzün mü?

Dikenli şeytan kertenkelesi!

Ne var ki dünyanın en ölümcül hayvanı açık ara farkla taipan yılanıdır.

Daha ölümcül, daha zehirli bir yaratık yok.

O yüzden çekilin millet.

Yumurtadan çıktığı andan beri kendim eğittim.

Lütfen beni sevsinler.

Çıtayı alçalt, Maddie.

Hoşlansınlar. Hoşlanmaları iyi olur.

Hoşlanma sevgiye dönüşebilir, o zaman da harika olur.

-İyi şanslar bacaksız! -Bacağı yok ki.

Ben ödünç vereyim.

Tanışmaya hazırlanın. Karşınızda…

Medusa!

Güneş!

Tanrım. Teşekkür ederim.

Nihayet sizinle tanışmak inanılmaz.

Güneşi daha önce hiç görmemiştim.

Şimdi göster onlara o güzel gülüşünü.

Sizi uyarmadım mı millet? O, soğukkanlı bir katil!

Dur, ne dedin?

Şu iğrenç dişlere bakın hele!

"İğrenç" mi? Ama demiştin ki…

Korkunç tıslamayı duydunuz mu? Saldırmak üzere!

Bakın ona!

Bu yılanın zehrinin bir damlası 10 saniyeden kısa sürede

tam 100 kişiyi öldürebilir.

O canavarı oğlumdan uzaklaştır!

"Canavar" mı?

Doğru! Hemen kutuna dön!

Gir içeri, seni çirkin canavar!

Aferin oğluma!

Ama ben canavar değilim, değil mi?

Park kapanıyor millet

ama sevilen koalayı uykuda görmek için

Yakışıklı uygulamasına bakmayı unutmayın.

İyi geceler ufaklık. İyi uykular.

Bon nuit, Yakışıklı.

Burası Görev Kontrol. Şimdi sizi Yakışıklı'ya bağlıyoruz.

İyi misin Maddie?

İn aşağı, seni kaçık timsah.

Dikkat et Jackie. Şaka yaptığını bilmiyorlar.

Bayılıyorlar!

Ayrıca beni genç tutuyor.

Bu gece bebeklerim nasıl?

Maddie! Az daha unutuyordum. İlk gösterin bugündü. Nasıl geçti?

Demek o kadar kötü.

Tatlım!

Bana bak. Hadi. Jackie Teyze'ye o güzel yüzünü göster.

Ben güzel değilim. Ben bir canavarım.

Birkaç insan haykırdı diye mi?

Ödleri patladı Jackie! Onları ağlattım.

Ne çıkar bundan? Eğlen azıcık. Ben eğleniyorum.

Biz aslında öyle değiliz ki. Frank, sen kimsin?

Avustralya huni yuvalı örümceği, Hadronyche cerberea.

Kafesindeki etiketi demiyorum canım. Yüreğindeki gerçek tutkun ne?

Yorumlayıcı dans.

Ne o? Bu kadar komik ne var Zoe?

Dansçı olmak için partner gerekmiyor mu?

Kabalık etme! Çiftleşme zamanı yalnız kalması Frank'in suçu değil.

Tanrım. Herkes bu meseleyi konuşmasa olmaz mı?

Kendi isteğimle bekârım! Kendi isteğimle!

Nigel da her şeyin güzel olmasını istiyor.

Bej renkten korkuyorum.

Zoe o kadar akıllı ki

hep kaçmanın akıllıca yollarını buluyor.

Sana gelince, sen de…

Yüz kişiyi 10 saniyede öldürürsün!

Sahi mi?

Acımasız etkililiğine iltifat ediyordum.

İşe yaramıyor Frank.

İstediğin şey olabilirsin.

Bir avuç aptal insanın ne düşündüğü kimin umurunda?

Ama Chaz onların beni seveceğini söyledi. Özel olduğumu söyledi.

Özelsin zaten.

Hayır, o şekilde değil.

Onun gibi değil.

-İğrenç. -Nefret ediyorum.

Sarılmak isterdim.

Şey, evet, berbat.

İnsanlar onu seviyor. Kucaklamak için saatlerce bekliyorlar.

Beni kucaklamak istemeyecekler.

Onları kana susamışlığınla tehdit etmedikçe.

-Frank. -Moral veriyorum.

Sana gerek, söyleyeyim.

-Seni neşelendirecek bir uyku hikâyesi. -Yaşasın!

Siz çocuklar buraya daha bebekken getirildiniz.

O yüzden Vahşi Doğa'yı hatırlamazsınız.

Ben hatırlıyorum. Pek değil. Sadece annemin söylediği bir şarkıyı.

Niye şimdi söylemiyorsun?

Belki Frank de dans edebilir!

Frank'e yardım lazım.

Bu bir dal. Biliyorum. Ama gel de yüreğime anlat sen onu!

Uyu küçüğüm

Kapat gözlerini

Vücudun geceyle soğuyacak yavaşça

Bırak endişelerini, kaybolup gitsinler

Yarın yeni bir gün olacak

Çok güzelmiş tatlım.

Annen seni çok seviyordu herhâlde.

Keşke tanıyabilseydim.

Onunla tanıştığımı söyleyemem

ama buraya gelmeden önce Vahşi Doğa'da çok yeri ziyaret ettim.

-En çok nereyi sevdin? -Bak bu zor işte.

Her gece anlatıyor, Nigel.

Sanırım en sevdiğim yer, büyüdüğüm dağlar.

-Öyle diyeceğini biliyordum! -Her gece söylüyor ya!

Dünyanın en güzel dağları. Gökyüzü kadar uzun!

-Ne renk? -Çalı meyvesi gibi kırmızı.

Yalnızca gün batımında Vahşi Doğa'nın gerçek rengini alırlar.

Koyu kahverengi.

Bu, doğru.

Hepinizin geldiği yer orası.

Biliyorum ki gün gelecek

hepiniz bir şekilde o dağlara dönüp ailelerinizle tanışacaksınız.

Şimdi uyuyun bebeklerim.

More Turkish subtitles for Back to the Outback

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left