لومړۍ 200 کرښې.
Dikkat...
...bayanlar baylar.
Tren, Yonkers'a varmak üzere.
Lütfen bu sırada koltuğunuzun...
...üstüne ve etrafına bakın...
...ve şahsi eşyalarınızı toplayın.
İyi günler.
Pardon, selam. Peşimde bir kadın var.
Sanırım silahı var. Tam da...
- Kadın nerede? - Ayakkabına ne oldu?
Ne, hayır az önce...
ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
Annie? Annie, benim.
Kapıyı açar mısın?
Anahtarımı kaybettim.
Sen hiçbir şeyi kaybetmediğin için...
...kimliğinin kaybolmadığı gibi mi?
O bambaşka bir olaydı.
Bugün sana mesaj atmayı kestiğim için üzgünüm.
İşler çok karıştı.
Tahmin bile edemezsin.
Seni o evden çıkarmak için kimlerden torpil isteğimi...
...bilemezsin, Cass.
Bekle, ne?
Annie, bekle. Ne demek istedin?
Ne yaptın? Üzgünüm.
Üzgün olduğunu bilmiyordum.
Cass, başının gerçekten belada olduğunu sandım.
Bunu anlıyor musun?
Üzgünüm, ben... Selam, beni içeri alır mısın?
En iyi arkadaşımla kalıyorum.
Fazladan anahtarımı kaybettim. Ondan oldu. Bayan...
Hassler, tabii. Sorun değil.
- Teşekkürler. - Ayakkabıların nerede...
...tatlım?
Bayan Hassler, ben 4G'den...
...Annie Mouradian.
Lütfen o kadını...
...içeri almayın.
Onu tanımıyorum.
Hayır, beni tanıyor.
Tamam, biz...
Öyle yapalım. Tamam.
Annie, onu gördüm. Miranda'yı gördüm.
Tamam, yani tehlikeli bir suçlu seni kovaladı.
Şimdi de buraya çalıntı mal dolu bir çanta getirdin.
Hayır. Neden endişelendim bilmiyorum.
Bak, bu kanıt. Tamam mı?
Doğaçlama yaptım.
Belki hepsini birleştirirsek...
...bir cevap bulabiliriz...
...diye düşündüm.
Ayağındaki ne?
Arkadaşım Shane bana...
...çoraplarını verdı.
- Garip bir şey yaptım. - Alabilir miyim?
Evet, tamam. Sağ ol.
Bence...
Bebeğim.
Beni biraz dinle.
Şu anda pek çok şey...
...yaşadığını biliyorum.
Beni dinle.
Bende TSSB'den muzdarip olabilirsin.
Değilim, Annie.
Bak, Bangkok'ta korkunç şeyler gördün.
Bunlardan pek bahsetmedik.
Cass, benimle sadece psikopat kadından ve...
...FBI'dan konuşmak zorunda olmadığını...
...biliyorsun, değil mi?
Ona hislerinden bahset.
O senin arkadaşın.
Anlayacaktır.
Alex, bilmiyorum. Nereden başlasam?
Belki zaten benimle konuştuğunu söyleyerek başlayabilirsin.
Hayır, bu pek iyi gitmez, tamam mı?
Ayrıca hissettiklerim...
...o kadar korkunç ki.
Annie...
...şu anda birden fazla sorunla baş edemem.
Şu anda tek yapabildiğim bu.
Evet.
Evet. Anladım. Anladım.
Buraya gel. Sağ ol. Seni seviyorum.
Seni seviyorum. Tamam. Evet, ağlamayı kes.
Pekala, dinle. Miranda.
Düşündüğümüz kişi değilmiş.
Yani hala evime giren aynı katil.
Psikopat bir eski sevgili...
...değilse neden özellikle seni hedef alıyor ki?
Bilmiyorum. Belki Bangkok'la ilgili bir şeyler bildiğimi sanıyordur.
Bilmiyorum.
Bebeğim, bunlar düzgün bile kesilmemiş.
Bunları birleştirmeye çalışmak delilik olur.
- Bak! - İnsanların çöplerinde daha delice şeyler buldum.
Max iyi bir fikir olduğunu düşünüyor.
Hayır, öyle düşünmüyorum. Sadece delice olduğunu düşünmüyorum.
Ama destek oluyor.
Bu hoşuma gitti.
Dinleyin. Bize bantla yapıştırılmamış...
...geçerli ve gerçek kanıtlar lazım.
Bak, aklıma ne geldi. Miranda trenden indiyse...
...istasyonda illa kamera vardır, değil mi?
Bak, MTA'de bir tanıdığım var.
- Evet. - Belki kasetlere ulaşabilir.
- Ama fazla umutlanma. - Tamam.
Hasiktir. Eşleştirdim!
Kalabalık çıldırdı!
Bir bakayım.
Tam bir oyunbozansın.
Oyunbozan değilim.
Bak, eşleşti.
Max.
Yatağa geliyor musun?
Harika. Tamam.
İyi eğlenceler.
- Bize bant lazım. - Tamam, iyi fikir.
Bant.
Bant.
- Yapma. - "Yarın sende buluşalım mı?"
Hayır, Cassie. Kimse kötü haber olmadığı sürece bir mesaja...
- ...arayarak karşılık vermez. - Öyle mi yaptı?
Hayır, her şey yolunda.
- Ama sabah bende buluşamayız. - Ne?
Sorun yok. Biri...
- Evime girdi de. - Bu hiç iyi değil.
- İyi misin? - Evet, iyiyim. Garipti.
Hiçbir şey almamışlar.
Tamam.
Sormam gerek.
Biri gerçekten evine mi girdi yoksa bizi evde mi...
- ...istemiyorsun? - Tanrım, Dave.
Öyle bir konuda yalan söylemem.
Tamam.
- O zaman akvaryumda buluşuruz. - Harika. 12:30'da...
- ...görüşürüz. - 12'de mi?
- 12. Seni denedim. - Tamam, görüşürüz.
- Seni seviyorum. - Popülersin demek?
Kardeşimdi.
Sadece... Üstüme geliyor. Bilmiyorum.
Tamam.
Bir tane daha buldum!
Baya çabuk halledeceğiz.
- İyimserliğini beğendim. - Evet.
Bence biraz çiçek almalıyız.
Kafamız iyiyken daha çabuk biter.
Pekala, etkilendim.
Burada sorun yaratacak...
...ya da cinayet işlemeye değecek bir şey yok.
Sadece Lionfish'le ilgili şeyler var.
Holdingmiş.
Alex Sokolov'la bağdaşan tek şey şirketlerden birinin yönetim kurulunda olması.
Minute Jets.
O ismi hatırlıyorum.
Evet, Minute Jets, Teterboro'dan her gün Portland, Maine'e uçuyor.
New Jersey ve Maine mi? Bu komplo seksiliğini yitiriyor.
- Yani... - Bekle. Kurulda bir de...
Tanrım, M-I mı? Bu Miranda olabilir.
Peki bu uçuşun ne özelliği var?
Bakalım. Üçte kalkıyor, 4:55'te iniyor.
5:11'de tekrar kalkıyor.
Yani, neden hemen yakıt alıp geri dönsün ki?
Suç değil ama garip bir durum.
Burayı dağıtmandan ikimiz de etkileniyoruz.
Annen bu Lionfish dosyalarının seni suçlu gösterebileceğini söyledi.
Bu garip uçuşlarda seni öldürten bir şey var mıydı?
Eğer Maine'deki bir yakıt durağında öldürüldüysem...
Tamam, belki havada geçen dört...
- ...saatte bir şeyler olmuştur. - Belki ritüellere kurban kesiyorlardır.
Nereden bilelim?
- Saat üçte nerede olacaklarını biliyorum. - Şaka yapıyordum.
Bugün New Jersey'e mi gidiyorsun? Kardeşin gelecekti?
Bak, yarın tutuklanabilirim ya da deli bir sapık tarafından saldırıya uğrayabilirim.
Zaman benden yana değil. Ayrıca o uçakta ne yaptıklarını öğrenmeliyim.
- Şimdi de uçağa mı bineceksin? Olmaz. - Ne oluyorsa...
- ...uçakta oluyor. - Belki başın belaya girer.
Belki Miranda'nın seni neden öldürmek...
- ...istediğini öğrenebilirim. - Bu pervasızca ve manyakça.
Tamam, ama her şey plana göre giderse tam zamanında Davey'le yemek yiyebilirim.
Zaman mı o? Gitmeliyim.
- Bunlar ne olacak? - Harikaydın.
Yardım için sağ ol. Senden hoşlanıyorum.
Selam, ne haber?
Megan, bir şey soracağım.
Minute Jets'le mi çalışıyorsun?
Hayır, Jetset'teyim. Nate'le karıştırdın.
- Nate mi? - Hep onlarla uçar.
Ama Nate kadar kumar oynayan birinin paraya ihtiyacı olur.
Böyle berbat olmak için çok genç.
Söylediğin için sağ ol. Aramızın eski haline...
- ...dönmesine çok sevindim. - Ben de.
Kapatmam gerek, hoşça kal.
Tatlım, arabaya git.
- Anahtarları alabilir miyim? - Evet.
Sakın sürme.
Nate, ben Cassie. Kusura bakma rahatsız ettim. Bir şey isteyeceğim.
- Aslında uzun hikaye ama... - Vaktim yok, Bowden.
Ayrıca hala Seul'a giden 180 kişilik uçuş için özür borçlusun.
Tamam, buz kovasını tekmelediğim için...
- ...üzgünüm. - Sayılır herhalde.
No comments yet. Be the first to leave one.