Pocket Hercules: Naim Suleymanoglu

Pocket Hercules: Naim Suleymanoglu

Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu

Pobierz napisy Turkish

Informacje o wydaniu

Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu (2019) 1080p x264 AC3 2
Komentarz od YakisiliTalat

Tagi

x264
AC3
1080
Opublikowano: 2020-08-21
Pobrania: 47
Dla niesłyszących: No

Podgląd napisów Turkish

Pierwsze 189 wierszy.

- Ana! Ana! Ana! - Naim!

Başını yiyesinin kızanı seni. Sen gene mi girdin dereye ha?

- Ne oldu? -Sırılsıklamsın.

- Aferin oğlum, aferin. -Sırılsıklam olmuşsun be anacığım.

- Yardımcı olayım. - Yavaş.

LCF

BAŞARI VE EMEĞİN ŞEREFİ

LCF

- Kolay gelsin. - Merhaba.

Bekle.

Aferin.

Aferin oğlum sana, aferin.

Naim!

Muharrem, Raim. Haydi yemek yemeye.

Oturun.

Babamı beklemeyecek miyiz?

İşte o. Ben beklerim. Siz yiyin haydi şimdi.

-Ben babamı bekleyeceğim. -Ben de bekleyeceğim.

-Nereye gidiyorsunuz? -Acıktım.

Tamam Muharrem, koyacağım.

Soğutacaksınız yemeklerinizi. Gelir babanız birazdan.

Haydi oturun sofraya.

Kime diyorum ben?

Naim, Raim, hadi oturun sofraya.

- Acıktım. -Tamam, koyacağız şimdi, dur bakalım.

-Anne, babam otobüsü eve getirdi. - Otobüs.

Bak şimdi.

Ne otobüsü ya?

Kaçın, kaç.

-Ne bu be? -Yürü.

- Ne... -Yürü.

Potinleri çıkarayım.

-Kaçın be! Al şunu, al, al. - Ne işi var sofranın ortasında.

Al çabuk, kaldır, kaldır çabuk.

-Konur mu bu sofraya? -

Otobüsü garaja teslim edip hemen geleceğim.

Ben gelesiye kutuyu dürtmeyin.

Yemek yiyecekti çocuklar.

Şişt! Elleme. Bekleyin dedi babanız.

- Televizyon! -Gel, al.

- Televizyon! -Evet.

Açalım bakalım şunu.

Naim, sen kutuya asıl.

Yazdırmış mıydın sen bizi televizyon listesine?

Tee, beş yıl oldu be yazılalı.

Sen üç yaşındaydın daha. Hatırlamazsın.

Ağır be.

-Hah, kaldır şunları, kaldır. He... - Alayım.

- Al, al. -Yavaş.

Çocuk filmlerini burada izlersiniz gayri.

Şunlara gideyim, bunlara gideyim, yok. Çağırın, onlar bize gelsinler.

- Oynama, ilk günden bozacaksın. -Anteni takalım baba.

-Sonra taksaydınız be. - Televizyon!

Bak şimdi. Soğudu yemekler.

Birer birer. Sıraya girin.

Orada kalın, bekleyin.

Hadi, bekleyin orada. Birer, birer.

Bakın. Elli kere anlattım.

Bir kere daha anlatıyorum. Ayaklar omuz hizasına kadar açılacak.

Eller tam ayakların karşısından tutacak.

Asılınca halter kalkarken...

...böyle çömeleceğiz.

İşte böyle.

Haydi İvan, sen dene bakalım.

Bırak, bırak.

Haydi Sasho. Bir de seni görelim.

Abiciğim. Kırk kez anlattı Hilmi agam be.

Böyle tutacaksın.

Böyle kaldır diyor önce. Sonra...

...şak diye açacaksın bacaklarını.

Zıplar gibi.

Naim.

Sen daha önce halter çalıştın mı?

Cık!

-Çalışmak ister misin? -Cık!

Neden? Sporcu olmak istemez misin?

İsterim. Masa tenisi olur, yüzme olur.

Ya gel Kırcaali'ye, gir bizim takıma. Halter adam sporu, gülüm.

-Kırcaali'de mi çalışıyorsun sen? -Antrenör Enver'le tanıştırırım seni.

-Babam kullanıyor Kırcaali otobüsünü. -Getirsin işte seni de.

Naim, Muharrem!

Yine mi biletsiz girdiniz?

Beni daha ne kadar delirteceksiniz?

Bir daha biletsiz girerseniz kulaklarınızı koparırım.

KIRCAALİ-MESTANLI

Baba, çok büyükmüş bu Kırcaali.

Ya büyük. Söyledim ya ben.

OTOBÜS TERMİNALİ

Enver'in ricası olmasa ben bu çocuğu getirmezdim buraya.

Yapacak spor mu kalmadı? Halter nedir ya?

Öyle deme Süleyman aga. İyidir halter.

Anası komşulardan duymuş, bu yaşta başlarsa,

çocuğu olmaz, boyu kısa kalır, falan diye. Buna da söylemiş, ödü koptu bunun.

Bunu da takacaksın, koparma yapacaksın.

Hah, Hilmi, geldiniz mi?

Hoş geldin, Süleyman. Zahmet verdik sana da.

Zahmet ne demek? Şeref duyduk.

Hoş geldin, Naim.

-Öpsene oğlum hocanın elini. -Dur bakalım, dur.

Sana emeğimiz geçerse el öptürmeyi de düşünürüz.

E hadi bakalım. Sen pistte Hilmi aganla çalış.

Gel, gel bakalım.

Bizim sporcu sayımız biraz az.

Malum güreşe ilgi fazla da, halterle meşgul olmak isteyen pek yok.

Bize sporcu çıkartmamız lazım Süleyman. Hilmi senin kızancığı çok övdü.

Bakalım, dediği kadar var mıymış?

Ne dersin hoca? İş var mı bizimkinde?

Şuna bak sen ya.

Dur bakalım, bir dur.

Hilmi agan Mestanlı'da çalıştırmış seni, öyle mi?

-Gösterdi biraz. -

Hafta sonları gelip burada benimle çalışmak ister misin?

İstemez misin?

Ama burada bir ay sonra bir müsabaka düzenleyeceğim.

Ona katılmak istemez misin?

-Kazanana madalya var. -Madalya mı?

-Hem de altın madalya! -Olur!

E o zaman biz seninle bugün burada

-biraz çalışalım, olur mu? -Hı hı.

Süleyman aga, biz bugün biraz çalışalım.

Sen akşam gelir alırsın kızancığı. Olur mu?

Dur, dur. Dikkat et. Ayak açıklığına dikkat edeceksin.

Omuz genişliğinde açacaksın ayakları. Aç bakayım.

Haydi bakayım. Kolay gelsin.

Ha, aç, aç, aç...

- Kaçıncı sınıftasın? - Ben Türkçe biliyorum.

Eee, kaçıncı sınıfsın?

Öğrenciler...

...oyunlarınıza başlayabilirsiniz.

Şah...

...mat

Tebrikler.

Üzülme. Belki bir gün sen de kazanırsın.

İşte bu kadar. 22 kilo kategorisinde sen birincisin. Bravo sana.

-Kendi ağırlığından fazlasını kaldırdın. -Kazandım mı?

Kazandın tabii, hem de altın madalya.

Bak.

- Aferin sana. -Tebrik ederim Enver.

Kendi kendine böyle müsabakalar düzenlemeni destekliyoruz.

Hadi bakalım. Değiştir sen üstünü.

E, yeni başlayanları cesaretlendirmek lazım.

Dağıt madalyaları bol keseden de, küçük o.

Ne arıyor burada? Kaç yaşında?

-On. -Olmaz ki.

On yaşında haltere başlayamaz. Yönetmelik ne diyor? En az 14 olmalı.

-Bak Sofya'dakiler bu konuda çok hassas. -Çözülür.

Bilimsel araştırmalar var bu konularda. Çözülür, çözülür.

Herkes seni içeride nasıl alkışladı, gördün mü?

-Hı hı... -Eee, babanla dört hafta diye konuşmuştuk.

Çabucak geldi, geçti.

Belki siz konuşursanız, bir iki hafta daha gelebilirim ben.

Aaa, artık senin büyük bir sorumluluğun var.

Şimdi fark etmeyebilirsin ama...

...bu madalyanın ağırlığı halterden fazladır.

Öyle haftada bir gelmeyle olmaz.

Bak, gel seni Kırcaali'ye aldırayım. Spor okuluna yazdırayım.

Sen de tam olarak buraya ait ol.

-Yatılı mı? -Yatılı, tabii.

Spor otelimiz var burada. Orada kalacaksın.

Hilmi agalarınla.

-İster misin gelmek? -Bilmem.

Sen bilmezsen, kim bilecek?

- Söyle bakalım. -Peki...

...anam ister mi?

Ne işi varmış parmak kadar çocuğun, Kırcaali'de? Hem de bir başına.

Naim büyük şehir bilmez ki. Araba çiğner kızanımı.

Sağ olasın, Enver. İyi dersin de...

...küçücük çocuğu, hem de yatılı, hanesinden koparmak doğru mu?

E niye kopuyor hanesinden? Hafta sonları gelecek ya.

Gelecek. İki gün.

Ayıptır sorması ama... Sen niye seçe seçe benim kızanımı seçtin?

-Bu Mestanlı'da başka pehlivan mı yok? -Hah!

Güzel sordun be Hatice kardeş.

Bu kadar pehlivan arasından, neden senin kızancığını seçtim?

Bu doğurduğun kızancık var ya Hatice kardaş...

Allah vergisi bir yeteneği var.

Sen kendine kızasın ki Naim'i halter için doğurmuşsun.

Uyumadın mı sen daha?

Cık.

Naim...

...sen gitmek ister misin Kırcaali'ye?

Sen gitme dersen gitmem.

Küçüksün ama sen daha.

Büyüğüm. Madalya kazandım.

Ya...

Ya, kazandın.

Peki ama...

Korkmayacak mısın? Ne yapacaksın oralarda bir başına?

Niye korkacağım ki?

More Turkish subtitles for Pocket Hercules: Naim Suleymanoglu

Komentarze

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left