Resident Alien

Resident Alien

Download Turkish ondertitel

Seizoen 4

Release informatie

Resident Alien S04E08 1080p WEBRip x264-BAE
Een commentaar door pitiko
Çeviri: elnikurt Süre: 43:49 [JFF, ELiTE, FENiX uyumlu]

Tags

webdl
Gepubliceerd op: 2025-07-28
Downloads: 53
Slechthorend: No

Voorbeeld van Turkish ondertiteling

De eerste 200 regels.

Resident Alien'da daha evvel...

Peter Bach'ın oğlu Robert'ı

arayışımızı konuştuğum podcastime tekrar hoş geldiniz.

Aferin memure.

Bu uzaylı işleri birbiriyle bağlantılı.

Peygamberdevesi hala hayatta olabilir.

Beni öldüremezsin ama ben seni öldürebilirim.

Küçük Leroy nasıl?

Küçük bir dansçı gibi tekmelemeye başladı.

İçmeyi bırakmaya karar verdim ve bir AA toplantısı buldum.

Artık bebek güvende olduğu için

Ben ve Kate'e gerçeği söylemek istiyorum.

Beni kurtarmak için kendi babanı öldürdün.

Durumu garipleştirme.

Ne...

Selam.

Belli ki toplanmam lazım.

Rahat mısın?

Üzgünüm Jules, benimle gelemezsin.

Ama çok misafirperverdin.

Çeviri: elnikurt

İnsanlar değişimden hoşlanmaz.

Yaşamlarmın aynı kalışı onları rahatlatır.

Sanırım insanlar için oğullarının bir uzaylıya sarıldığını

görmek, rahatlatıcı sayılmaz.

Lütfen ölmüş heykelimsi uzaylı baba şeyini Örter misin?

Midemi bulandırıyor.

Az önce katlettiğim ölü babama saygısızlık etme.

İnsana dönüştüğün için teşekkürler.

Çok fenaydı.

Kolay oldu.

Sanki bir ceket giymek gibiydi.

Geniş omuzlu, muhteşem saçlı,

meme uçları İspanyol altını renginde bir ceket.

Tarihi ve meme uçlarını bizim için mahvettiğin için sağ ol.

Artık uzaylı olduğumu biliyorsunuz.

Birbirimizden çok farklı olmadığımızı da.

Şimdi dışarı.

Babamı liğme liğme edip

gölün kıyısındaki bir taş bahçesine çevirmem gerek.

Ağır ol.

Hala birkaç sorumuz var.

Cidden uzaya mı gittin? Güzel miydi?

Bir şey öğrendin mi ya da...

Belli ki bu soruları eve giderken de sorabilirsiniz.

Neden okul gezisine

gitmiş gibi soruyorsun?

Çocuk dünyadan ayrılmış.

Sadece 10 dakika falan oradaydım.

Döndüğümde de Harry'nin toplarından birine

- dokunduğum için sakalım çıktı. - Biliyordum.

Ne?

Metal küreler.

Kaybolduğumda bana yardım etmesi için

halkımca tasarlanmış bir uzaylı teknolojisi.

Sen biliyordum mu dedin?

Oğluna testislerimi sürttüğümü mü sandın?

Ben ucube değilim.

Kuşlardan hoşlanırım.

O şey de ne?

Bu benim oğlum.

Ben senin oğluna şey demiyorum.

Bana tıraşlanmış sincap,

ufaklık, bebek fare ve maksi ped diyor.

Artık televizyon yasak!

Neler oluyor böyle?

Küçük uzaylılar mı var?

Peygamberdevesi uzaylılar...

- Neden olmasın? - Dünyada hem de!

Bunları bizden nasıl saklarsın?

Evet

Oğlum, kasaba doktorunun uzaylı olduğunu

bize neden söylemedin?

Adderall reçetesi yazıyor.

Bazen de yazmıyor.

Söyledim.

Sorunlu olduğumu söyleyip Georgia'daki özel çocuklar

okuluna göndermeye çalıştınız.

Güzel okuldu.

Atları vardı.

Doğru.

Kahve isteyen var mı?

Döt boku?

Ona öyle de diyorum.

Lena, benim.

Jules'un uzaylı olduğu doğruymuş.

Mesajımı alınca beni arar mısın?

Cletus'un seni özlediği için

osurduğuna da eminim, tamam mı?

Ona ulaşabildin mi?

Delirdiğimi düşünüyor.

Saatlerce arabada oturup bir kadını takip ediyorum.

Sigara içmeye çıkınca kafasına sıkıyorum.

Deli olan ben miyim?

Hala peygamberdevesiyle bir şeyler

içtiğime ve hesabı bana ödettiğine inanamıyorum.

Tam bir K-A-L-T-A-K. Aslında...

O bir katil.

Kaltak dememde sorun yok.

Lena'nın evine araç gönderdin mi?

Evet, ona göz kulak oluyorlar.

Jules'un evini de aradılar ama bir şey çıkmadı.

Gitmiş.

Bu işe bir son vermeliyiz.

Sonraki gün maden günü başlıyor.

Belli ki peygamberdevesi

o günü yiyebildiğin kadar ye büfesine çevirmeyi planlıyor,

yanında da beni yiyecek.

Ben brokoli değilim ya hu.

Ekstra pastırmalı kumpir olabilirim ancak.

Hasiktir.

Canım kendim kadar leziz bir şeyler çekti.

Harry'nin uzaylı olmadığını söylemen yalandı yani.

O zamanlar uzaylı değildi.

Çok hareketli bir hayatım oldu.

Selam.

Konuşmamız lazım.

İnsanlar hiç kapıyı çalmayacaksa

neden o kadar kapı şakaları var?

Dışarıda arabanızı gördük.

Misafirliğe mi geldiniz?

Evet doğru.

Biz kasaba doktoruna misafirliğe gelen bir aileyiz,

ki kendisi bir uzaylı!

Terapini unutma.

Mutlu bölgene git.

Max'i babamı öldürdükten sonra uzaylı formumda

bana sarılırken gördüler.

Cesedi battaniyenin altında.

Kasığındaki tüp düşüp kırılınca

uzaylı güçlerim geri geldi.

Bugün büyük bir gün.

Normalde kabullenmesi zor olurdu

ama bu kadar normal gelmesi çok sinir bozucu.

Asıl sinir bozucu olan ikinizin

baştan beri bebeğimizden haberi olup

bize söylememiş olmanız.

Bu yüzden geldik.

Sonunda size her şeyi anlatmaya karar verdik.

Sadece önce Harry'e söyleyecektik.

Ama zaten gelmişsiniz ve anlatmış,

bir taşla iki kuş yani.

Cidden buna inanmamı mı bekliyorsunuz?

Bunu senden saklamak

işkence gibiydi Kate.

Çok pardon.

Bebeğimizle ilgili yalan söylemek

sana zor geldiği için çok üzgünüm.

Seni nasıl rahatlatabilirim?

Çok üzücü olduğunun farkındayım ama

D'arcy çok zor günler geçirdi.

Sorun değil.

Sorun yok.

Artık bıraktım.

Bıraktın mı?

Bu harika.

Sağ ol.

AA'ya katıldım...

Pardon, şu anda ayık

olduğunu zannettim.

Yani sürekli sarhoş olduğumu düşünüyorsun.

Kahve bardağında şarap zamanı yazıyor.

- Sen hediye etmiştin. - Doğru.

Aradığım tüm heyecan buradayken

neden Patience'tan ayrılıp dünyayı gezeyim ki?

Kızdığını biliyorum ama sadece

Daisy'i korumaya çalıştık.

Bebeğimize isim mi koydun?

Bana söylemeden Patience'tan gidecek miydin?

Ne? Hayır.

Babam öyle bir laf açtı da.

Ben, Kate, özür dilerim.

Size anlatacaktık ama tehlikeliydi.

Griler sizi izliyordu.

Harry dedi ki...

Evet tabii.

Uzaylı Harry, bizi tanıyormuş gibi ailemiz adına kararlar

almış.

Ama tanımıyor.

Grileri bebeğinizi bırakmaya ikna eden

Harry'di.

Resmen kendini feda etti.

Beni kurtarmak için öz babasını öldürdü.

Ve bu uğurda mükemmel bir şömine şişini berbat ettim.

Tüm fedakarlıklarına rağmen

bundan sonra ailemi rahat bırakırsan

çok sevinirim.

Siz benim evimdesiniz.

Ciddiyim, tamam mı?

Şerif Mike'ı arayalım.

Bakalım o ne diyecek?

Kimseye anlatamazsınız, özellikle de Mike ve Liv'e.

Harry, peygamberdevesini durdurmaya çalışıyor.

Mike ve Liv'in onu yavaşlatmaması lazım.

Üzgünüm.

Mike'a yalan söyleyemem.

Hep anlar.

Gözlerine bakamam.

Gözlerini oyardım ama şömine şişim

ölü babamın içinde kaldı.

Opmerkingen

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left