Invasion

Invasion

Muat Turun Sari Kata Turkish

Musim 1

Maklumat siaran

Invasion 2021 S01E07 720p ATVP WEBRip x264-GalaxyTV
Ulasan oleh chargephoton88

Tag

webdl
Diterbitkan pada: 2026-08-21
Muat Turun: 0
Masalah Pendengaran: No
FPS: 23.976

Pratonton sari kata Turkish

200 baris pertama.

Az sonra dinleyeceğiniz mesaj

Bölge Acil Durum İdare Teşkilatının isteğiyle yayınlanmaktadır.

Aktaracağım tahliye bilgisi hâlen geçerlidir.

Hastaneye mi gidiyoruz?

- ...Albany Bölgesi, Allegany Bölgesi... - Ben iyiyim canım. İyiyiz.

Sadece bir...

Sadece biraz kan var.

Oradaki o şey neydi?

O bir tür canavar mıydı?

Canavar değildi.

Şeydi...

Başka bir şeydi.

Luke, bunu nereden aldın canım?

- Nedir bu Luke? - Bilmiyorum. Buldum.

Nerede?

Baba?

- Baba? Baba! - Baba! Baba!

Siktir.

Hey?

Bu da ne böyle?

Ah, siktir.

Eller! Eller!

Çocukların ellerini kaldır, hemen!

Söyle onlara, çocuklara söyle!

Tişörtünü kaldır. Kaldır.

Sikik tişörtünü kaldır!

- Arkanı dön! -İngilizce biliyorum.

Tehlikeli değiliz.

Kendi başınıza mısınız?

Burada ne olduğunu biliyor musun?

Ölüm. Aynı şey.

Aynı mı? Neyin aynısı?

Yanan tanklar ve helikopterler de.

- Sen ne diyorsun be? - Kötü savaş.

Bir sürü silah atıldı. Sizin üste. Ben sadece sonrasını gördüm.

Gittiğim yerden mi bahsediyorsun? Camp Travis'ten mi?

Onlar koalisyon kuvvetleri. Bir sürü Alman ve Kanadalı var.

Onlar ölü. Onlar gibi.

Hayır. Hayır, hayır.

Ben oraya gidiyorum. Orada binden fazla adam ve uçak pisti var.

Artık yok. Uçaklar yanıyor.

Lütfen.

Yavaşça.

Tamam.

- Ben... Uçak mı arıyorsun? - Evet.

Belki sen de bizim gibi... Kabil'e gideceksin.

Biliyorum, Kabil'de... Kabil'de hâlâ uçaklar var.

Biliyor musun?

Evet, inanıyorum.

Biz Kabil'e yürüyoruz.

Siz... 320... 320 kilometreden fazla yol değil mi o?

320 kilometre yürüyeceğiz.

Çalışmıyor.

Telefon yok, elektrik yok, insan yok.

Teröristler. Herkesi öldürdüler.

Diğerleriyle birlikte kalmalıydık.

Şimdiye muhtemelen araç bulmuşlardır.

Ya da ölmüşlerdir.

Anca şeker hastalığından ölürler.

Hey, sersemler!

Hey!

- Hey! - Kurtulduk ha?

- Hey! - Bekle!

- Dur, dur! - Dur!

- Ne yapıyorsun Caspar? - Yürü Casp!

Sen deli misin?

Burada ne işiniz var? Hepiniz yalnız başınıza.

Bize yardım gerek.

Eve dönmemiz gerek.

Hangi eve?

Londra'ya. O tarafa.

Ben o tarafa gitmiyorum.

Dur. Yaralı mısın?

Benim kanım değil.

Ne oldu?

Ailem.

Neil.

Oğlumuz John.

Köpeğimiz.

O şey, hepsini öldürdü.

"Şey" mi?

Ne demek yani "şey"?

Siz görmediniz mi...

Bilmiyor musunuz?

Teröristler.

Londra'da mıydı?

Öyle mi?

Her yerde.

Neydi o?

- Terörist değildi. - Neydi?

Uzaylılar.

- Hadi oradan be. - Kadın saçmalıyor.

Ciddi olamazsın?

Palavra atıyorsun.

ABD başkanı dün gece televizyona çıktı.

Önce sadece orada sandık.

Sonra sadece şehirler, Londra...

Ama biz küçük bir kasabayız.

En fazla birkaç yüz kişiyiz.

Biz yalnızız.

Hep yalnızdık.

Londra'daki ailelerimize dönmemiz gerek.

Lütfen.

Hiçbir şey yapamaz mısınız?

Yapamam.

Yolda onlardan daha fazlası var.

Parazit temizleme bunda işe yaramıyor.

Yaptığım hiçbir şey yaramıyor.

Bir şey bulamıyorum.

Daha hızlı.

Hey. Görüldüğümüz yerde tutuklanacağız.

Farkında mısın?

İznimiz yok

ve çalıntı ekipman taşıyoruz. Ayrıca da...

Mitsuki.

Mitsuki. Mitsuki.

Söyleyeceğin bir şeyin beni durduracağını mı sanıyorsun?

Tecrübeye dayanarak mı?

- Hayır. - O zaman nefesini tüketme.

Beğenmiyorsan burada inebilirsin.

Mitsuki.

Hashimoto- san'ın sana ne dediğinin önemi yok,

bu yayında hiçbir şey yok.

Sadece ses var.

Ama Hoshi-12 gitti.

Yok yere hapse gireceğiz.

Tüm mürettebat öldü.

Özür dilerim.

- Ama... - Onlar ölmedi.

Bunu biliyorum.

Sen duyamasan da

ben duyuyorum.

Geldik.

Efendim?

JASA'dan geliyoruz.

Kimliğiniz var mı?

Baş Proje Uzmanı Mitsuki Yamato, SST Systems.

Operasyonel komutayı almak için geldim.

Derhâl kapıyı açın.

"Baş Proje Uzmanı" mı?

"SST Systems" mı?

Yirmi dakika önce

Direktör Hashimoto ve Müdür Kouda bir e-posta yollayarak

tüm komutanın Mitsuki Yamato'ya devredilmesini istedi.

Altmış saniye sonra bu tesisin merkezle bağlantısı kesildi.

Sen ne yaptın?

Özel bir şey yapmadım.

Hayır.

Tutuklanacağız.

Mitsuki.

Ne yapmak niyetindesin?

Temas kuracağım.

Ahmed.

Ahmed? Hadi Ahmed.

Lanet olsun.

Ölecek mi?

- Babama zarar veriyor. - Hayır.

Hadi. Hadi.

- Nefes al. Nefes al. - Baba! Baba!

Nefes al lanet olası!

Oh, hayır, hayır.

Sen... Hayatımı kurtardın.

Teşekkür ederim.

Bir şey değil.

Neler oluyor?

Kabil'e iki saat yolumuz var. Söyle idareli kullansınlar.

- Oğlan susamış. - Evet, susamış.

İki saatimiz daha var. Söyle dayansın.

Söyle beklesin.

Bu çok aptalcaydı.

Ama o bunu bilmiyor ve bilmesine de gerek yok.

Ona yardım edebiliyorsam yapmam gereken bu.

Öyle mi?

Tamam. Bir saat sonra susadığında ne diyeceksin?

Varmak üzereyiz diyeceğim.

Umut da su gibidir.

Neler olduğunu bilmiyorlar, değil mi?

Biliyorlar.

Şu anda bir uzaylı istilası olmasına rağmen

bana oldukça rahat ve sakin görünüyorlar.

Sahar 2010 doğumlu,

Silahlı askerlerinizin gelmesinden iki yıl sonra.

Oğlum Ali 2013 doğumlu.

Bin Ladin'i öldürdükten ve burada hâlâ 50 bin asker bırakmanızdan iki yıl sonra.

Hayatları boyunca işgal altında yaşadılar.

Tek bildikleri bu.

Bu defaki farklı.

Bunu daha önce duydum.

- Seninkiler kaç yaşında? - Ne?

Seninkiler kaç yaşında?

Bir babanın gözleri nasıldır bilirim.

Bu yüzden eve gidiyorsun, değil mi?

Yamato- san !

Hoş geldin, tanıştığımıza çok memnun oldum.

Adım Yoshi Fujimoto.

Sabit yerimizden Savunma Bakanlığı

ve Amerika'yla veri paylaşıyorduk

ama veriler sürekli olarak parazitli.

Ama merkez ofisten talep geldi

tüm teleskopların aynı yöne dönmesini istiyorlar.

More Turkish subtitles for Invasion

Komen

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left