HIS & HERS

HIS & HERS

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 1

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

His and Hers 2026 S01E01 1080p WEBRip 10Bit DDP5 1 x265-NeoNoir
കമന്ററി എഴുതിയത് chargephoton88

ടാഗുകൾ

webdl
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2026-08-21
ഡൗൺലോഡുകൾ: 1
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No
FPS: 24

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

NE YAPTIĞINI BİLİYORUM

Her hikâyede en az iki taraf vardır.

Seninki ve benimki.

Bizimki ve onlarınki.

Adamınki ve kadınınki.

Dolayısıyla daima yalan söyleyen biri vardır.

Bu ne cüret!

Nasıl beni uyandırırsın!

Nasılsın canım?

Bir şey sorabilir miyim?

- En havalı kim? - Ben!

- En iyi kim? - Ben!

- En cesur kim? - Ben!

İyi bildin. Hadi aşağı. Kahvaltı yapalım.

Yürü!

Seni seviyorum canım.

Ha siktir.

Şarj aletimi sen mi aldın?

Zoe, şarj aletim nerede?

Bilmiyorum.

- Hey. - Boynuzun mu çıksın?

- Geç mi yattın? - Yok. Pek geç değil.

- Ne istersin canım? - Çilek.

Öyle mi? Çilek mi? Tamamdır.

Geldiğini duymadım.

Bangır bangır Megadeth çalsam da duymazdın.

Üstüme gelme Jack. Votka, uyku ilacından ucuz.

Bugün futbol antrenmanı var, biliyorsun değil mi?

- Peki kaçta başlıyor? - 15.00, 16.00.

16.30, tamam mı? Çarşambaları 16.30.

Ne?

Hiç. Güzel kokuyorsun. Tuhaf.

Ha siktir ya. Bir saniye. Onu götüremem ki.

- Neden? - Barbara'ya söz vermiştim.

- Gidemeyecek miyim? - Yok canım.

Nasıl yani? Bence...

Barbara'yı arayıp iptal etmek ister misin?

Seni antrenmana ben götürürüm canım ama işten geleceğim. Bu ne demekti?

Hazır olmalısın.

Yani su, krampon ve neydi?

- Tekmelik. - Aynen öyle canım.

Meg-Meg, seni seviyorum. Çok seviyorum.

- Hoşça kal. - Güle güle.

Görüşürüz.

Günaydın. Yanınıza geliyorum.

Selam. Nedir bu? Araca servis mi?

- Sıcak. Evet, buyurun. - Sağ ol Priya.

Pekâlâ. Gidebiliriz.

- Nereye gidiyoruz? - 20 tane mesaj attım. Gelmedi mi?

Telefonum kaput. Ne oldu ki?

Bir ceset bulundu.

CHARISSA ARMON KOCAAYAK'I MI BULMUŞLAR?

MICHAEL POOL HAYIR... KADIN CESEDİ BULMUŞLAR

Şu anda anestezik acıyı dindiriyor ama kök çatlamış.

Enfeksiyona neden olmuş.

İki seçenek var. Bir, antibiyotik. Belki dişi kurtarırız.

İki, dişi çekeriz.

Bana kalsa çekerdim ama zaten dişçiye yılda bir gitmezdim.

- Hapları ver. - Peki.

- Cesedi bulan kişinin adını soyadını yaz. - İsimsiz bir ihbardı.

İsimsiz mi? Ne?

Kimmy ismini, cismini öğrenememiş mi?

Hayır efendim ama ilk belirlemelere göre...

İlk belirlemeler... Kim belirlemiş onları? Walters mı?

- Walters. - Evet.

Kayıtçı Bill mi? Daha neler.

10 yıldır cinayet vakası görmemişler, belirleme yapıyorlar.

Hadi ama Boston. Deme öyle. Sana yakışmıyor.

Onların görüşleri zihnini bulandırmasın, hele bir cinayet soruşturmasında.

Gerçekler lazım. Belirlemeler değil.

Hisle iş olmaz.

Sana hissiyatla gelen olursa hemen onu sustur.

Özellikle de şahıs buralıysa.

- Siz de buralısınız. - Evet.

Bunu belirttiğin için sağ ol.

Tamam. Geldik işte.

Burada işlerin çok yavaş yürüdüğünü sakın aklından çıkarma.

Atlanta gibi değil mi?

Dahlonega'da pek ceset bulunmaz, belki fark etmişsindir.

Vay be.

- Ben Dedektif Priya Patel. - Günaydın.

- Nasılsınız? - Merhaba. İyiyim.

- Günaydın Dedektif. - Selam. Günaydın.

- Vahim bir manzara. - Öyle mi?

Epey kanlı. Umarım mideniz sağlamdır.

Uzun süredir böylesini görmemiştim.

Peki. Tahminî ölüm saati var mı?

Henüz yok. Hayır.

Peki. Silah bulundu mu?

Hayır.

GÜVENİLİR HABER KANAL 5

Selam Sam.

- Bu çalışmıyor. - Bir bakalım.

Geçen yıl süresi dolmuş.

Şimdi oldu Bayan Andrews. Sizi tekrar görmek güzel.

Teşekkürler.

- Anna mı gelmiş? Selam. - Anna mı o?

Geri döneceğini biliyor muydun?

Anna!

- Adın Lexy'ydi, değil mi? - Hâlâ öyle.

Çok iyi görünüyorsun.

Yüzüne ne oldu?

İzninle, Jim'i göreceğim de.

- Geri mi dönüyorsun? - Tabii ki.

Çocuklar, yayına iki dakika var. Yayına iki dakika var.

Geri dönmene sevindim.

İşimi ona mı verdin?

Yapma Andrews. Bu iş o kadar basit değil, biliyorsun.

"Lexy, Anna döndü. Kovuldun." Sandviç yapmak kadar basit bu Jim.

Hemen çağır. Ben hallederim.

Sözleşmesi var.

- Benim de var. - Vardı.

Onu daha fazla yedek sunucu olarak tutamazdım.

Kadro olmazsa ayrılacaktı.

O kadını nasıl bir anda kanalın yüzü yaptın?

- Hem de Atlanta'da. - Ten rengine bakmam.

Bak Anna.

Ben bir babayım.

Yaşadığın cehennemi hayal bile edemem.

Sıkıntını paylaşıyoruz. Hepimiz.

Ama anlayış göstersem de bir yıldır ortalıkta yoktun.

Anlayışınıza ihtiyacım yok.

Takdir etmediğimden değil Jim. Sadece buna gerek yok.

Ara vermeliydim, şimdi iyiyim.

Gerekirse sıfırdan başlar, hakkımla o mevkiye gelirim.

Neden şimdi?

Bir hafta, bir ay, bir yıl, ne fark eder? Hazırım.

Silinip gidemeyecek kadar çok emek verdim.

Kusura bakma Anna. Yapabileceğim bir şey yok. Gerçekten.

- Dahlonega. - Pardon?

- Bir ceset bulmuşlar. - Biliyorum.

Beni saha muhabiri olarak gönder.

Saha muhabiri mi? Sıfırdan başlamayı anlarım ama bu aşırı.

- Dahlonega'lıyım. - Bilmiyordum.

Doğma büyüme. Halkı tanıyorum. Bana anlatırlar.

Neyi? Alt tarafı bir ceset. Her gün görüyoruz.

Atlanta'da, Amerika taşrasında değil. Üstelik öldürülen beyaz bir kadın.

Belki cinayet değil. Hem beyaz olduğu ne malum?

Dahlonega'da mı? Emin ol Jim, kadın beyaz.

- Önemsiz olabilir. - Öyleyse sessizce çekip giderim.

Ama öyle olmadığını biliyoruz.

Saha muhabiri, öyle mi?

- Muhabir maaşı. - Anlaştık.

Yüzüne ne oldu? Seyirciler inme indiğini düşünmemeli.

Novocaine. Öğlene geçer.

- Kameraman olarak kimi istiyorsun? - Richard.

Richard mı?

Richard Jones mu?

Lexy'nin kocası mı yani? Onu tanıyor musun?

Yok, sadece ismen. Ama en iyisiymiş.

Tek bir haber Andrews. Batırırsan, sorun çıkarırsan gidersin.

İki saatin var. Bültene yetişeceksen acele et.

Sağ ol Jim.

Evet, ne şanslıyım ama.

Siktir!

Bıçak yaralarının çokluğu, saldırı şekli,

katilin bilinçli veya bilinçsizce bir mesaj vermek istediğini düşündürdü.

Kadın ikiyüzlü.

Böyle bir şiddeti körükleyecek bir riyakârlık belirtisi yok.

Mesaj da bu Boston.

Tırnaklarında gizli.

- Hiç ceset görmüş müydün? - Tabii ki.

- Nerede? - Okulda.

- Farklı, değil mi? - Evet. Alışırım.

Umarım alışmazsın.

2 YÜZ

Hepinizden kendinize şu soruyu sormanızı istiyorum.

"Burada işim var mı?"

Cevap hayırsa lütfen basıp gidin ve yukarıdaki ekiplere yardım edin.

Geri kalanlar buraya toplansın.

O arabanın kaportasında yatan kişiyi herhâlde hepimiz tanıyoruzdur.

Bir kadın öldü. Buna ve ailesine saygı duymalıyız.

Bu teşkilattakiler çenesini tutamadığı için

kocası eşinin öldüğünü tesadüfen duymamalı.

Profesyonel olalım. Bu işi düzgünce yapalım.

- Başüstüne. - Ben söyleyeceğim.

Ona haber vereceğim. Kimse temasa geçmesin.

- Anlaşıldı mı? - Evet.

Tamam, kadının cep telefonu lazım.

O telefonu istiyorum. Hem de hemen, tamam mı?

Bilginiz olsun, o telefonu bulursanız

dokunmayın, kurcalamayın, derhâl bana getirin.

- Anlaşıldı mı? - Evet.

Tamam, o zaman...

10'ar metre aralıklarla yayılalım.

Alanı her yönde 100'er metre arşınlayacağız, tamam mı?

Hadi başlayalım. Çok işimiz var.

- Dedektif Harper. - Evet?

Fırsatın olursa Şerif'i çağır. Buraya gelmesi için vakit yarat.

- Çok memnun olurum. - Tamamdır efendim.

- Anna Andrews. - Richard Jones.

Biliyorum.

Özellikle beni istemişsin.

Olay yeri şurada. Emniyete alınmamış. İstersen...

- Alabildiğini al. - Tamam.

Peki, bir şey lazım mı?

- Makyaj tazeleme? - Sanırım evet.

- Rahatına bak. - Olur, bakarım.

Wally! Bakmak istiyorsan acele et. Üstüne örtü serecekler.

Olabildiğince çabuk geliyorum.

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left