Hudutsuz Sevda

Hudutsuz Sevda

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

HudutsuzSevdaEp12
കമന്ററി എഴുതിയത് Karimomari593

ടാഗുകൾ

TS
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2023-12-21
ഡൗൺലോഡുകൾ: 32
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 199 വരികൾ.

*Bu dizide karakterler Karadeniz ağzıyla konuşmaktadır.

Herkes araçtan insin.

Tetikte olun, tetikte olun. Pusu olabilir, dikkat edin, pusu olabilir.

Sen sağdan git, sen soldan.

O da mı patladı?

Etrafa iyi bakın arkadaşlar. Her an pusu atabilirler.

Başçavuşum, bizimkiler yok.

Bırak şimdi telsizi. Şu arkadaki çelik yeleği giy hemen.

-Komutanım... -Giy şu çelik yeleği başçavuşum.

-Komutanım, bir tane var, bunu siz giyin. -Alican, giy şu yeleği, hadi.

Yat, yat, yat!

-Ne yapacağız komutanım? -Sakin ol başçavuşum.

Aynı anda aşağı ineceğiz.

Edebildiğin kadar ateş et, sonra da olduğun yerde kal.

-Anladın mı? -Anladım komutanım.

-Hazır mısın? -Evet.

Bir, iki, üç!

Ah!

! Gel!

İyi misin?

-İyiyim komutanım. -Güzel.

Şimdi seni öldü sanıyorlar.

Sen ateş edeceksin, ben ediyorum sanacaklar.

Komutanım, çok kalabalıklar. Tek başınıza ne yapacaksınız?

Kendini öldürtme yeter. Arkalarından dolaşacağım, tamam mı?

-Hazır mısın? Çık! -Hazırım.

Dur!

-Başçavuşum. -Komutanım.

İyi misin?

İyiyim. Siz?

İyiyim, iyiyim.

-İyi misin? -Komutanım.

Komutanım, siz ne yaptınız?

Hayır yani, adam 30 ton uyuşturucu yakalatıyor, bunu da senden biliyor.

Senin ne dahlin olabilir ki?

Ayrıca devletin görevlisini köy meydanına asacağım ne demek ya?

Bu Yılmaz'ın arkasında kim var Halil İbrahim?

İnanır mısın Zeynep, ben de bunu merak ediyorum.

Tam abimle bir noktaya geldik...

...sen öyle bir şey söyledin ki babam itiraz edecek...

...ortalığı ayağa kaldıracak diye düşündüm, kabul etti.

Sonra bu Yılmaz geldi. Yok, benzinliği patlattı...

...yok, jandarmayı hedef aldı. Ben hiçbir şey anlamadım.

Sence bunu jandarmaya söylemeli miyiz?

Yılmaz tesadüfen yanımızda değildi Zeynep.

Muhtemelen benzinliği de boşuna patlatmadı.

Ne yani, blöf yapmadı mı?

Sahiden Oğuz Üsteğmen'e saldıracak mı?

Saldırmış bile olabilir.

Biz de sizi bekliyorduk.

-Duydunuz mu patlamayı? -Duyduk Yusuf abi.

-Senin yeğenlerde bir şey var mı? -Bizimkilerde bir şey yokmuş çok şükür.

Ufak tefek sıyrıkları varmış, hastanedeler şimdi.

Allah'tan benzinliğin içinde değillermiş, böyle kenarda, köşede bir yerdeymişler.

Baba, biz bir hastaneye gidelim, çocuklara bakalım.

-İyi olur kardeşim. -Hadi.

-Ben de odama çıkıyorum. -Tamam.

Dayı, sen de git bir jandarmaya bak.

Oğuz Üsteğmen'le ilgili bir şeyler söyledi Yılmaz Marten.

-Ne dedi? -Öldüreceğim, dedi.

Yılmaz böyle bir şeyi boşuna söylemez.

İyi işte, sen git bir bak Oğuz Komutan'ın durumuna.

Biz de anlayalım dolu mu attı, boş mu.

Derviş, şimdi bütün jandarma, itfaiye, benzinliğe toplanmıştır.

İstersen karakoldan önce bir oraya bak.

Sen benzinliğe bak Muzaffer, ben karakola gideyim.

Tamam.

Bu üsteğmeni yanımıza alırdık Halil İbrahim...

...bu Yılmaz'ın sana söylediklerini desek, değil mi?

Evet. Hem de delikanlı adam. Bize bir kötülüğü de dokunmadı.

Da bu Yılmaz ne ayak ya, terörist mi bu herif?

Evet.

Devletin üniformalı askerini hedef almak ne demek!

Ne oldu Nusret?

Üsteğmen bütün adamlarımızı vurmuş mu?

Tahmin ettiğiniz gibi oldu Yılmaz Bey.

Herkese nokta atışı, bir tane bile yaralı yok.

Bir de buralara sürülmüş üsteğmen, öyle mi?

Devletin işine bak.

Güzel.

Yara da mı almamış?

Yanındaki astsubay vurulmuş ama onda da çelik yelek varmış.

Uzaktan takip ettirdiğim adam öyle söyledi.

O uzaktan takip ettirdiğin adamı yok et Nusret.

İş bize kalmasın.

Emredersiniz efendim.

Komutanım, hoş geldiniz. Geçmiş olsun, iyi misiniz?

-İyiyiz. Savcı bey ne zaman geldi? -Az önce geldi.

-İyi, tamam. Siz geçin, ben geliyorum. -Emredersiniz.

Geçmiş olsun üsteğmenim.

Gerçi sen iyi görünüyorsun ama yaralımız, kaybımız var mı?

Yok yok, çok şükür yok dayı.

Dün konusu geçmeseydi fena tuzağa düşecektik. Sen niye geldin, hayırdır?

Yılmaz, Halil İbrahim'e seni öldüreceğini söylemiş.

O da Oğuz'a bir şey olmaz gerçi ama sen gene de git bir bak, dedi.

Nerede söylemiş dayı, hele anlat şunu bir.

Sayın Savcı'm.

-Geçmiş olsun. -Sağ olun efendim.

Büyük badire atlatmışsınız. Geç, otur. Bak kurşun yemişsin, ayakta durma.

Yok, iyiyim efendim, çelik yelek vardı zaten.

-Otur, otur. -Peki.

Anlat bakalım şu işi, nasıl oldu, nerede oldu?

-Geçmiş olsun komutanım. -Sağ ol.

-İyi günler komutanım. -İyi günler.

-Geçmiş olsun komutanım. -Sağ olun çocuklar.

-Komutanım, çok şükür, korkuttunuz bizi. -İyiyiz, iyiyiz, bir şey yok.

-Çok geçmiş olsun komutanım. -Eyvallah çocuklar, çok sağ olun.

-Geçmiş olsun komutanım. -Çok şükür iyisiniz komutanım.

-(Oğuz) Sağ olun, sağ olun. -Geçmiş olsun komutanım.

Eyvallah.

-Hadi bakalım büyük geçmiş olsun. -Sağ olun efendim.

Ama ben sana dedim, üstüne gelecekler...

...bu işin arkasında kim varsa senin peşini bırakmaz dedim.

Biz de onların peşini bırakmayız Sayın Savcı'm.

Bırakmayacağız.

Bu işle ilgili ilgisiz kasabada yaşayan sicili bozuk kim varsa...

...gidip alın ve buraya getirin.

Efendim, hassasiyet gösteriyorsunuz, minnettarım.

Ancak uyuşturucu sahipleri bize bir mesaj vermek istedi.

Biz onlara altı mesaj birden vermiş olduk.

Yani birilerini almamız bizi bir sonuca ulaştırmaz diye düşünüyorum.

Sizin alın dediğiniz adamların bir kısmı Davut'un yerinde yemekteymiş.

Onlar kimmiş komutanım?

Letolar, Yılmaz Marten ve Halil İbrahim Karasu.

Halil İbrahim Karasu mu?

Halil İbrahim Karasu'nun onlarla ne işi varmış?

Buraya gelsinler anlarız ne işleri varmış.

Herkesi alacaksınız diyorum.

Ailelerinin gözü önünde ters kelepçeyle.

Devlete başkaldıran o kafaları...

...bastıra bastıra...

...alacaksınız.

Anlaşıldı mı?

Emredersiniz Sayın Savcı'm.

Halil İbrahim, senin üzüleceğin bir şey yok oğlum.

Benim yeğenlerim senin yoluna baş koydular.

Dert etme, kimseye bir şey olmamış zaten.

Artık senin yanından da yolundan da ayrılmazlar.

Gider kahvenin başında dururlar.

Orada da senin elin ayağın olurlar.

Sağ olsunlar Merve abla.

Adamların arabasına bomba koydunuz. Elbet bunun bir karşılığı olacaktı.

Olacaktı da Fatma anne...

...bu adamlar nasıl bu kadar çabuk çözdüler bombaların orada koyulduğunu?

Ha, doğru.

Hakikaten Halil İbrahim, ne diyorsun bu işe?

Düşmanımız aptal değil, çok akıllı bir adam.

Biz nasıl bu işin benzinlikten başka bir yerde olmayacağını düşündüysek...

...o da bunu düşünmüştür ya da öğrenmiştir.

Ama önemli olan bu değil, bundan sonra ne yapacağı.

Devleti hedef almış adam, daha ne hamlesi yapacak?

Hoş geldin dayı, gel otur böyle.

Dayı, ne haber var?

Yılmaz boş konuşmamış Halil İbrahim.

Üsteğmene pusu kurmuşlar.

Ee, vurulmuş mu dayı?

Yok çok şükür. Saldıranların hepsini gebertmiş.

Helal olsun be, işte bu.

Ben demedim mi sana Turan bu komutan boş adam değil diye.

Aynısı Osman, aynısı.

Yılmaz şüpheci bir çocuktur.

Haklıdır da.

Başına gelenlerden ötürü o kimseye güvenmez.

Sizi de böyle yan yana görünce işte öfkelenmiş, ağzına geleni söylemiş.

Yoksa ne o öyle onu asarım, bunu keserim, var mı böyle bir şey canım?

Yani annem doğru söylüyor.

Hele arabasının altına bomba yerleştiren Zeynep ve kocasıyla birlikte görünce sizi.

Onun cevabını verdi ya işte Ayşe.

Benzinliği patlattı.

Şimdi bırakın onu bunu demeyi de Yılmaz bu kadar dellendiyse...

...ben bu mevzunun altında bir mantık ararım.

Siz ne arıyordunuz Halil İbrahim'le Zeynep'in yanında?

Demek ki planlı bir buluşmaydı bu.

Planlanmıştı zaten anne.

Öyle mi? Plan neydi oğlum?

Plan şuydu.

Biz aramızdaki kavgaları bitirirsek Yılmaz geri döner dedim Nedime.

Sen başta olduğun sürece...

...bu kavgalar bitmez, dedi Halil İbrahim.

Ee?

Başa kim geçecekmiş, kendisi mi?

Oğlun.

-(Rızvan) Fikret. -Ya Allah Allah!

Herkese, o yönetsin...

...ben de sizinle olan kavgamı bitireyim, dedi.

Hadi bu Halil İbrahim seni tanımıyor.

Peki, kızın oradan çıkıp demedi mi ki benim babam hiçbir şeyden çekilmez...

...boş konuşuyorsun diye?

Zeynep'in bunlardan zaten haberi yokmuş ki anne.

Ama işin enteresan tarafı babam bunu kabul etti.

-Nasıl yani? -Nasıl yani?

Evet, ettim.

Ettim.

Üstelik Halil İbrahim'e bir de söz verdim.

Ta ki senin o yeğenin olacak Yılmaz çıkıp gelip...

...dangıl dungul konuşa kadar.

Bir dakika, bir dakika!

Sen bu söylediğinde gerçekten ciddi misin...

...yoksa...

Hudutsuz Sevda subtitles in other languages

More Turkish subtitles for Hudutsuz Sevda

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left