ആദ്യത്തെ 196 വരികൾ.
*Bu dizide karakterler Karadeniz ağzıyla konuşmaktadır.
Gel lan buraya!
İbrahim.
Niye geldin Yılmaz, ne istiyorsun?
Vallahi duydum ki burada mühim bir toplantı varmış.
Memleketin önemli aileleri bir araya geliyormuş.
Ben de geleyim dedim.
Burada seni bekleyen birisi yok Yılmaz.
Hayırdır dayı, kimi bekliyorsun ki?
Halil İbrahim'i.
Onunla ve Fikret Leto ile görüşmek istiyorlar.
Fikret Leto burada.
Ama...
...Halil İbrahim...
...Halil İbrahim buralara gelemez.
Ne diyorsun sen Yılmaz?
Diyorum ki...
...Halil İbrahim...
...öldü.
Halil İbrahim sizlere ömür.
Başınız sağ olsun.
Sen çok güçlü bir adamsın.
Çok da akıllı bir adamsın.
Kafasına çuval geçireceksin...
...bu adamı kaçıracaksın deseler...
...mümkün değil derdim.
Sonra bir zaafın olduğunu öğrendim.
Bir zaafın olmasına da üzüldüm.
Daha yeni eğlenmeye başlamıştım seninle.
Sen de benim yaptığım hatayı yapma Yılmaz...
...zaaf gösterme.
Bak hâlâ konuşuyorsun...
...düşmanını yakaladın mı indireceksin. Beklemeyeceksin.
Oyalanmayacaksın.
Eğlenmeyeceksin.
Bu sana gösterdiğim son zaaf.
Şimdi ben susacağım...
...sen konuşacaksın.
Ben dinleyeceğim.
Hani her şeyi öğrenmiştin...
...her şeyi biliyordun?
Ne anlatmamı bekliyorsun?
Kimsin?
Sen kimsin?
Hiç kimse.
Evet...
...yine harika bir başlangıç yaptık.
Parmak izin yok...
...devlette bir kaydın yok...
...sicilin pırıl pırıl.
Gördüğüm en mükemmel projesin.
Ama kim seni eğitti...
...niye buradasın...
...seni kim gönderdi, hiçbir şey bilmiyoruz.
Beni gözünde fazla büyütüyor olabilir misin acaba?
Ben buralıyım Yılmaz. Yetim ve öksüz büyüdüm.
Bir sevdiğim vardı...
...onu da aldılar elimden.
İntikam için bir yola çıktım.
Konu birkaç kişiyle bitecekti...
...iş sana kadar geldi.
Bak, sakın...
...o köy meydanında cahile anlattığın masallarla yetinecek olsaydım...
...karının yanındayken kafana sıktırırdım.
Zahmet edip seni buraya kadar getirtmezdim.
Sen zaten bir şeye inanmışsın.
Ben sana ne söylesem...
...kahve muhabbeti deyip inanmayacaksın.
Tamam...
...senin dediğin gibi olsun.
Ben derin devletin yetiştirdiği özel bir adamım.
Görevim seni açığa çıkarmaktı.
Çıkardım.
Görevim bitti.
Yani öldürebilirsin beni.
Bir profesyonel her zaman işkence altında ne söyleyeceğini çok iyi bilir.
Biz daha sana fiske vurmadık.
Sen her şeyi öttün, konuştun şimdi, öyle mi yani?
Bak...
...ben hayvansever bir adamım.
Gerçekten.
Ama sahibini bildiğim hayvanları seviyorum.
O yüzden bana söyle sahibin kim...
...gideyim, bulayım, onunla konuşayım.
Uzlaşacaksam uzlaşayım, çatışacaksam çatışayım.
Hadi, yorma beni.
Sen iyi yetişmiş bir adamsın Yılmaz.
Her türlü sorgudan geçmişsin.
Sorgulamayı öğrenmişsin.
Hani diyordun ya ben yılmam diye...
...ne oldu, ne çabuk yıldın.
Yorma beni falan diyorsun.
Yakışıyor mu sana?
Çözdün beni yani.
Ruslar mı yetiştirdi seni?
Nerede açık verdim acaba?
Kahvede.
Kafana dayadığım silahın boş olduğunu anladın.
Lan!
Ben de oradan korkuturum seni diyordum.
Çok insanı korkuttuğun doğrudur.
Gerçekten çok sinir bozucusun, biliyorsun bunu, değil mi?
İkinci açığın da bu.
Eğer seni Ruslar yetiştirmemiş olsaydı çoktan saldırmıştın bana.
Öfke kontrolünü en iyi onlar öğretir.
Bir de...
...kahvede devrimciliğimden bahsederken...
...çekiç orak demeseydin iyiydi.
Sen gerçekten özel bir adamsın.
Hiç kimse olmak için fazla iyisin, biliyorsun değil mi?
Şimdi...
...sana son bir şey soracağım, sonra seni arkadaşlara emanet edeceğim.
Senin şu kanka...
...üsteğmen...
...o da mı hiç kimse şimdi?
Sen de öldüremediğin her adama bir kulp takıyorsun Yılmaz.
Ne olacak?
Birilerinin yetiştirdiği adamdır bu...
...o yüzden öldüremedim deyip etrafına hava mı atacaksın?
Adam jandarma üsteğmen.
...senin kiralıkların kurduğu pusudan mı kurtulamayacak?
-Ben bile kurtuldum. -Sen bile kurtuldun?
Güzel.
Sen biraz gerginsin.
Arkadaşlar seni şöyle bir güzel gevşetsinler.
Ben de bu arada gideyim, sevdiklerine baş sağlığı dileyeyim.
Bu arada...
...kahvede arkadaşlarına öldüğünü söyledim.
Hepsine helva ısmarladım.
Fikret yolunu bekliyordu. Ona da söyledim, "Hala oğlu, boşuna bekleme...
...Halil İbrahim öldü." dedim.
Son oyununu da bozdum yani.
Oyun daha bitmedi Yılmaz.
Ben ölsem de bitmedi...
...yaşasam da bitmedi.
Çok sevinme yani.
Arkadaşla ilgilenin, bir eksiği olmasın.
Nusret, dikkatli ol. Üzerinde kemer dahi kalmasın.
-Üzerini aradık efendim, hiçbir şey yok. -Sizden bahsediyorum lan!
Üzerinizde kemer, cep telefonu, kredi kartı, anahtar, hiçbir şey olmasın.
Kürdan bulsa hepinizi öldürür.
-Efendim, onu otoparkta alırken... -Otoparkta alırken yanında zaafı vardı.
...burada yok.
Dikkatli olun, sakın ölmesin. Konuşacak.
Emredersiniz efendim.
Benim kafama silah dayadıkları için Halil İbrahim'in dikkati dağıldı.
Yoksa onlar Halil İbrahim'i alamazlardı, yani kalabalık değillerdi.
Adamı biz tekerlekli sandalyede hasta gibi refakatçisiyle görünce yani...
...şüphelenmedik ondan.
Anlattıkça sinirlerim bozuluyor.
Sizin ne işiniz vardı hastanede Zeynep?
Abi, konumuz bu mu?
Özel bir durumdu diyorum.
Zeynepciğim...
...bizim Halil İbrahim'le bir toplantımız vardı.
Ne kadar özel bir durumdu, onu soruyorum.
Abi, Halil İbrahim'i aldılar diyorum.
Yılmaz'ın adamlarıydı, sen bana gelmiş neyi soruyorsun!
Halil İbrahim bu tuzağa düşmezdi.
Ne oldu da bu tuzağa düştü, onu soruyor.
Ama sen o kısımdan pek bahsetmek istemiyor gibisin Zeynep.
O sebeple ya da bu sebeple tuzağa düşmüşler işte.
Size Yılmaz, Halil İbrahim öldü demedi mi?
Niye öldürmediler otoparkta, niye götürdüler?
Şahit bırakmamak için mi?
Yılmaz'ı biraz tanıyorsam...
...birine acı çektirmeden bir şey vermez o.
Bu, ölüm bile olsa.
Ne acısı, ne ölümü!
Biz neyi konuşuyoruz dayı? Niye harekete geçmiyoruz, niye duruyoruz?
-Doğru, durduğumuz kabahat dayı! -Bu herifin yeri yurdu belli değil mi?
Gidelim basalım, biz de Yılmaz'ı alalım. Hadi!
Bir durun! Bir sakin olun. Düşünelim, bir düşünelim.
Derviş...
...jandarmaya mı gitsek önce?
Gitmesine gidelim de...
...kamera kayıtlarından bir şeye ulaşamazlar.
Aracın plakası yoktu diyor Zeynep.
Hem diyelim ulaştılar...
...siren seslerini duyduğu an Yılmaz, Halil İbrahim'i öldürür.
Tek bir şartla bırakır Halil İbrahim'i.
O da...
...benim bu işlerden çekiliyorum...
...ne yaparsan yap, müdahil olmayacağım demem şartıyla.
Abi, de o zaman.
Ne olur, ne duymak istiyorsa söyle ona.
Lütfen.
Zeynep, beni tanıyorsun.
Bir söz verdim mi tutarım.
Bu...
...karşımdaki sevmediğim adam için bile olsa.
Ama sorun şu...
...bu sözü sadece benim vermem, Yılmaz'ı kesmez.
Halil İbrahim'den de garanti isteyecek.
Halil ölse öyle bir şeye söz vermez.
Doğru.
No comments yet. Be the first to leave one.