Spider-Man 3

Spider-Man 3

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Spider-Man 3 (2007 Directors Cut-Bluray-1080p-x265 tr
കമന്ററി എഴുതിയത് Yulaf Adam

ടാഗുകൾ

bluray
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2026-02-20
ഡൗൺലോഡുകൾ: 55
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 153 വരികൾ.

Benim, Peter Parker. Mahallenizin dost canlısı...

...bilirsiniz işte.

Bir örümcek tarafından ısırılan o çocuk olmaktan çok yol katettim.

O zamanlar hiçbir şey yolunda gitmiyordu benim için. Şimdiyse--

Vay, bakın, Örümcek Adam!

- Süper havalı! - Örümcek Adam!

-insanlar beni gerçekten seviyor.

Hey, bekleyin. Birkaç dakika içinde tekrar başlayacak.

Yok. - Sağ olun.

Şehir güven içinde.

Sanırım bunda benim de bir payım var.

Amcam Ben gurur duyardı.

Hala okula gidiyorum. Sınıfımın birincisiyim.

Şimdi, Hamiltonyen bize gösteriyor ki...

...enerji seviyeleri elektrik alanından etkileniyor.

Bu matrisin formundan, görebildiğimiz...?

Bayan Stacy?

Sadece "m eşittir sıfır kuantum durumları" etkileniyor.

Doğru. Aferin, Bayan Stacy.

Parker? Ekleyecek bir şeyin mi var?

Hayır, efendim.

Ve hayallerimin kızına aşığım.

Merhaba.

Bayan Watson benim için bir bilet bıraktı. Peter Parker.

Affedersiniz. Pardon.

Teşekkür ederim. Özür dilerim.

Ah. Çok gerginim.

O benim kız arkadaşım.

- İyi olduğunu düşündüm. - Evet.

Harry?

Harry!

Seninle konuşmam lazım.

Olayları açıklamam.

Babama anlat. Onu mezardan çıkar da anlat.

Ben senin arkadaşınım, Harry. Babanı önemsiyordum.

M.J.!

- Peter! - Tebrikler!

- İyi miydim? - İyi mi? Harikaydın.

- Sen... - Harika dedin.

Çiçeklerimi seviyorum, çok güzeller. Ve şunlar da Harry'den.

- Bu gece burada mıydı? - Evet, dışarıda karşılaştım onunla.

- Sizin aranızda ne var zaten? - Karışık.

Tekrar söyle bana. Gerçekten iyi miydim?

Çok gergindim. Dizlerim titriyordu.

- Dizlerin iyiydi. - Alkış çok sesli değildi.

Evet, öyleydi. Şey, akustiğe bağlı.

Her şey yayılmada. Ses dalgalarının toplanmasını engelliyor.

Bak, ses dalgaları yayıldığında, o zaman sanki bir--

Tam bir ineksin sen.

- Vay. - Ooh.

Onu gördün mü?

- Biliyor musun? - Hımm.

Hayatımın geri kalanında sahnede şarkı söylemek istiyorum...

...sen de ilk sırada olacaksın.

Orada olacağım.

Bana beni sevdiğini söyle.

Seni seviyorum.

Seni çok seviyorum.

Hep sevdim.

- Hazır mısın? - Evet.

Burada saklanamazsın, Flint.

- Sadece kızımı görmeye geldim. - Sen bir kaçak mahkumsun.

Polisler seni arıyor. Ona yaklaşamazsın.

Sıradan bir hırsızdan başka bir şey değilsin.

- Belki de bir adam öldürdün? - Öyle değildi.

Değildi.

Yaptığım şey için iyi bir nedenim vardı.

Ve bu doğru.

Sen ve doğru, hapiste oturup, birlikte günde üç öğün yemek yiyin.

Büyük bir gerçeğin huzurunda yaşıyorum...

...ve o gerçek, senin geride bıraktığın...

...tam şu yatak odasındaki gerçek.

Penny.

Seni özledim.

Ben de seni özledim, babacığım.

Sana söz veriyorum, seni tekrar sağlığına kavuşturacağım.

Ne gerekiyorsa yaparım, parayı bulurum.

Çık buradan. Hemen.

Ben kötü biri değilim.

Sadece şansım kötüydü.

Peter, ne oldu?

M.J. ile ilgili.

- Ona evlenme teklif edeceğim. - Ah, Peter. Ah!

Amcan Ben bana evlenme teklif ettiğinde, ikimiz de çok korkmuştuk.

Ve heyecanlı.

Ve çok genç.

Ve onu çok şiddetli seviyordum.

- Ve sen evet dedin, değil mi? - Hayır.

Evet demek istedim, ama hayır dedim.

Hazır değildim. O da değildi.

Bu yüzden zamanımızı aldık.

Dört gözle bekledik.

Sadece aşka güvenerek bir şeylere atılmak istemedik.

Bir erkek anlayışlı olmalı...

...ve karısını kendinden önce koymalı.

Bunu yapabilir misin, Peter?

Evet, sanırım yapabilirim.

O zaman benim hayır dualarım seninle.

Ah. Umarım uygun bir teklif düşünmüşsündür.

Amcan her şeyi planlamıştı.

Beni bir Pazar günü sahile götürdü.

Ah, mayosuyla tam bir yakışıklıydı. Heh.

Ve ben de pek fena görünmüyordum.

İkimiz de çok iyi yüzücüydük.

Ve çok güzel bir gündü ve dedi ki:

"Hadi adaya yüzelim."

Ve adada, eski bir ağacın yanında mükemmel bir yer bulduk...

...ve uzanıp gökyüzüne baktık.

Ve sonra dedi ki, "Kapat gözlerini, May."

Ve kapattım. Ve sonra dedi ki, "Aç onları."

Ve açtım.

Ve elinde bu yüzük vardı.

Göz kamaştırıcı...

...önümde duruyordu.

Güneş sandım onu.

Ağustosta 50 yıllık evli olacaktık...

...eğer ki....

Yani....

Umarım bunu Mary Jane için çok özel yaparsın.

Onun asla unutamayacağı bir şey yap.

Ona bunu ver.

Hadi al. Al şunu.

- Harry. - Bunun geleceğini biliyordun, Pete.

Beni dinle. Ben babanı öldürmedim.

O beni öldürmeye çalışıyordu. Kendini öldürdü.

Kes sesini!

Hala buradayım, Peter.

Nefret ediyorum şu şeylerden.

Ah!

Harry?

Harry.

Harry!

Aman Tanrım.

Harry!

Hadi!

Tanrım.

HEMŞİRE 1: Defibrilatör. HEMŞİRE 2: İki yüz.

Ve temiz.

HEMŞİRE 3: Yanıt yok.

- Şarj et, tekrar yapalım. HEMŞİRE 2: Devam et.

- Şarj ediliyor. Ve temiz.

HEMŞİRE 3: Yanıt yok.

Tekrar şarj edip bir kez daha yapalım. Ve temiz.

Komiser Stacy.

- Bu nedir? - Flint Marko.

Ben Parker cinayetiyle bağlantılandırdığımız adam.

- Onunla ilgili ne var? - Rikers'dan yeni kaçtı.

- Ve? - Kaçak durumda.

Bataklık arazide. Sanırım onu sıkıştırdık.

İşte orada!

POLİS: Siz ikiniz, batı tarafını alın. Tommy, doğu tarafını sen al.

Nereye gitti?

- Kondansatörler şarj oldu. - Tamam.

More Turkish subtitles for Spider-Man 3

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left