처음 179줄입니다.
Benimle bu trene binmezsen buradan asla ayrılamazsın.
-Halletmem gereken bir şey var. -Hadi oradan.
Bu çöplüğe bağımlı olmuşsun. Burada ölüp gideceksin.
Kendine iyi bak.
Söz ver, kimin yaptığını bulacaksın.
Bulacağım.
Lidka'nın öldürüldüğü gece bara bir adam geldi.
Grochowiak'ı sordu, hır çıkardı.
İnsanlara türlü türlü şey sordu, müdürü de o hırpaladı.
Neden daha önce söylemedin?
Dikkatli ol.
Konuşmamız gerek.
Güzelim, ben hemen geliyorum, tamam mı?
Kızı beğendin mi?
Nadia'nın yerine eleman bakıyorum.
Grochowiak'ın öldürüldüğü gece suratını kim benzetti?
Yok, bence bilmek istemezsin.
Söyle yoksa ebeni sikerim.
Eski çırağının eseri bu.
Drewicz mi?
Gençlik Başkanı'nı arıyordu. Geç kaldığını söyledim.
Çok sinirlendi.
Yerini söyledin mi?
Şaşıracaksın ama ben bile Grochowiak'ın
fahişelerini nereye götürdüğünü bilmezdim.
Kim bilirdi?
İçeri tıktıkları adam.
Orospunun kırığı.
O söyledi.
Gel.
-Lütfen içeri geç. -Vaktim yok.
Ne öğrendin?
Sana her şeyi anlatacağım. Ama şimdi değil.
-O zaman niye geldin? -Bak.
Grochowiak'ın öldürüldüğü gece Kazik neredeymiş?
Hani kızımı araştıracaktın sen?
Biliyorsan söyle.
Söyle!
Sabaha karşı eve geldi, sarhoştu. Konuşmak istemedi.
Şimdi nerede?
Mezarlıkta.
Witek!
Witek!
Söylesene...
...kötü bir şey mi yapmış?
Bilmiyorum.
Tam ajansın ha. Ne zamandır beni takip ediyorsun?
Okulda ve spor merkezinde olanları biliyorum.
-Grochowiak neler yaptığını nereden... -Bak!
Yakamdan düş yoksa elimde kalacaksın.
Sana kim söyledi?
Kızın mı?
Kızım öldükten iki gün sonra o şerefsizin ne bok yediğini
spor merkezinin güvenlikçisi anlattı.
Kızım söylemiş olsa asla evden çıkmasına izin vermezdim.
Onu takip mi ettin?
Ettiysen seni anlarım.
İstersen öldür ama takip edip etmediğini söyle bana.
Ettim.
Sonra?
Ne kadar pişmanım, bilemezsin.
Geç kaldım.
Çoktan ölmüştü pislik.
Burada düşünmeye vaktim oldu.
İkimiz ve senin hakkında.
Artık anlıyorum.
Her şey çok hızlı gelişti.
Birbirimizi iyice tanımaya fırsatımız olmadı.
Aslında ne istediğimizi bilecek vaktimiz olmadı.
Gel.
Doktorlar şanslı olduğumuzu söylüyor.
Birkaç gün daha burada kalacağım. Eve döndüğümde...
...her şeye sıfırdan başlarız.
İyi olacağız.
Olacağız.
Göreceksin, olacağız.
Yan yataktaki Krysia orman yüzünden olduğunu söylüyor.
İnsanları ayırırmış.
Teresa...
Gerçekten öyleymiş. Diğerleri de öyle dedi.
Savaştan hemen sonra ormanda bir kamp kurulmuş.
İnsanları gömmüşler oraya.
Geceleri toprak ışıldarmış.
Burada dinlenmen gerekiyordu.
Ama tersi olmuş.
Hayır, dur.
Wanycz, "İyi bir hikâye için bazen bir ömür beklersin." demişti.
Belki senin hikâyen budur.
Bu ne sürpriz böyle!
Zarzycki Beyler ofise teşrif etmişler!
-Neredesin sen? -Hastanede. Karım bayılmış.
Hiç şaşırmadım, tüm şehirde peşinde koşuyordu.
Bak ne diyeceğim.
Önümüzdeki altı ay sana masabaşı işi vereyim de gör.
Bu kadar sapıtacağını düşünmezdim.
Öte yandan, eski akıl hocanı da aratmıyorsun.
-Eski mi? -Dün gitti buralardan.
-Bana bir şey bırakmadı mı? -Hayır.
Siktir!
Artık ya lafımı dinlersin ya da siktir olup Krakov'a dönersin!
Anladın mı?
Evet, anladım.
İyi.
Dzierżyńskiego Sokak'taki Et İşleme Tesisine gideceksin.
Müdürü Wasiak ile randevun var.
İlk çeyreğin tedarik planlarını sor
-ve nazikçe... -Tamam.
Nazikçe, fiyatlar artacak mıymış diye ağzını ara.
Savaştan sonra ormanda ne yaşandı?
Sana söylediklerimi tam anlamamışsın galiba.
İyi günler çavuş!
İyi mi, değil mi göreceğiz.
Tatilini uzatmışsın.
Halkın bize ihtiyacı var.
Ne istiyorsan söyle hadi.
-Kulik'i iyi tanır mısın? -Çok iyi.
Grochowiak vakasına bakmış.
Evet, ne olmuş yani?
Yanlış adamı yakalamış. O olmuş.
Woźniak itiraf etti ama.
Kimin taşağını sıksan itiraf eder.
Hadi oradan be!
Adamı haşlarlarken karakolda mıydın?
Haśnik kim?
Kimi koruyorsun?
Heniek...
Birbirimizi çocukluktan tanırız.
Her şeyi hatırlıyorum.
Kendim hakkında, sen hakkında. Ebeveynlerimiz hakkında.
Savaşın sonrasını.
Her şeyi hatırlıyorum.
Seni hep onurlu bir milis olarak gördüm.
Öyle mi?
O zaman gitsen iyi edersin.
Sen burada kal.
Soğuk hava deposundakilere bir el at.
Ben eve gidip bir saate dönerim.
Hadi.
İnsene.
İn hadi.
Mevzu nedir?
-Wancyz beni görmeye geldi. -Ee?
Woźniak'ın yok yere tutuklandığını düşünüyor.
Hani sen tatile çıkacaktın? Balık tutacaktın.
Ama gelip işlerimi karıştırıyorsun.
Karıştırıyorum çünkü Woźniak'ın yaptığına inanmıyorum.
Haśnik kim?
-Kulik kanıt buldu. -Neymiş?
Cinayet aleti.
-Ne zaman buldu? -Dün buldu.
Haśnik fail.
-Kimmiş? -Bir kasap.
-Orospuya oda kiralıyormuş. -Ne zaman alacaksınız?
Bu gece.
Ben de geleyim mi?
Gel.
Kulik'e söyle, benim istediğim gibi olacak.
Kitaba uyacak.
Kendin söyle.
Kitaba uyacakmış...
-Bryński. -Benim. Zarzycki orada mı?
Sen misin? Gitmedin mi sen?
-Daha gitmedim. Zarzycki orada mı? -Et İşleme Tesisine yolladım.
Sen niye gitmedin?
Alo.
Siktiğimin...
Hay anasını...
Milis Kuvvetleri. Belgeleriniz.
Buyur.
Józef Haśnik, öyle mi?
Evet.
-Yolculuk nereye? -Eve gidiyorum.
Kamyonda ne var?
Hiç. Boş.
Beni hatırladın mı?
Ormandaki fahişe hakkında evine uğramıştım.
-Hani şu senden oda kiralayan. -Evet, hatırladım.
Aferin sana.
Bu ara bıçak kaybettin mi?
No comments yet. Be the first to leave one.