Furious

Furious

Turkish 字幕をダウンロード

シーズン 1

リリース情報

Furious S01E06 1080p DSNP WEB-DL DDP5 1 H 264-FLUX
解説: BartuW

タグ

webdl
公開日: 2026-08-17
ダウンロード: 27
聴覚障害者向け: No

Turkish字幕のプレビュー

最初の200行です。

FURIOUS'TA DAHA ÖNCE

Nehirde ölü bulunan 15 yaşındaki bir kız. 2012'de aşırı doz.

Hatırlıyor musun?

- Hayır. - İkimizin de adı yazıyor.

Bilmen gerektiğini düşündüm Ed.

Jay Easton arkadaşımı öldürdü.

Öldürmedi.

Oradaydın, hatırlamıyor musun?

Ne olduğunu hatırlamıyor musun?

Bir şeyler aldım.

Bilgisayarından fotoğraflar

ve dosyalar. Ona karşı kullanabileceğim şeyler.

- Yanında mı? - Evet, bilgisayarımda.

Bunu sen de yaşadın mı?

Yardımını alabilirdim.

Sonra eski sevgiline silah çektin.

İşini kaybetmen, Marshall ve Ed'in

konuşmasına bakar.

Ölmeyi hak etmiyor musun sence?

Ne olduğunu bilen ve hiçbir şey yapmayanların cezası nedir?

Arama Drummings'in evinin dışından geldi.

Kendisi ölü.

Oğlu hemşire talebi vermiş. Tam zamanlı.

Git. Hemen.

Yaşıyor.

- Eller yukarı. - Ona söyleyecek misin?

Biz tanışmadan önce hamileydin ve baban seni kovdu.

Çocukken başına gelenlerden haberim yoktu.

2012'de bebek bırakma noktası hizmeti veriyor muydunuz?

Evet, yeni doğanlar için. Hâlâ var.

Alice, nereye gidiyorsun?

Kahve alacağım.

Gracie, tatlım?

Tamam.

Tamam.

Pekâlâ. Al.

Bu ne biliyor musun?

Depersonalizasyon.

Derealizasyon. Ne yapacağını biliyorsun, değil mi?

Kendini geri getirmelisin.

Nefes al. Hadi.

Güvendesin, değil mi? Andasın.

Hissediyor musun? Sensin. Senin vücudun. Değil mi?

Kokuşmuş ayaklarının yere basışını düşün.

Nefes al.

İyi misin tatlım?

Evet.

Senden iki yıldır umudu kesmiştim. Hiç mi aramak istemedin?

İyi olduğunu haber verirdin.

İyi değildim.

Ne yapman gerekiyor peki? Çabalaman gerekiyor.

Çok iyi gidiyordun. Birçok insana yardım ediyordun.

Bir gün burada kalabilir miyim? Dinlenmem gerekiyor.

Bana bak.

Haberlerde resmin var. Neler oluyor?

Yerimi birine söyleyecek misin?

Polisi arayacağımı mı sandın?

Seni ihbar etmek için?

Lütfen. Şeytanın kendisi evime girse

yine onları aramam.

Bana bak, neye bulaştığımı öğrenmeliyim.

Yakında yakalanacağım.

Seni kim yakalayacak?

Ricam var. Elena'yı bulur musun?

Hayır tatlım. Elena iyi.

- Elena aileyle. Evet. - Hayır.

- O adama döndü. - O…

Tanrım.

Beni yakalarlarsa

onu bulup oradan çıkarır mısın?

Kim? Onlar kim? Kimden bahsettiğini bilmiyorum…

Tamam tatlım. Seni burada yalnız bırakamam.

Benimle geleceksin. Hadi, çantanı aldım.

Hadi, maskeni tak, tamam mı? Kalkabilir misin?

Hadi.

Kapıya bakmalıyım canım.

Geliyorum. Bir dakika.

Bugün günlerden ne, biliyor musun?

Hayır.

Sanırım uyduracağım.

Yanlış yerdesin.

Burası sıkıntıdaki seks işçileri için.

Neden kendi işine bakmıyorsun?

Çünkü beni tanımıyorsun ve hayatımı bilmiyorsun.

İnternette yayıncıyım, sevgilim öğrendi. Kalacak bir yere ihtiyacım var.

Gracie, hadi gel. Sana yatak buldum.

- Formu bitirdiniz mi? - Evet, teşekkürler.

Hadi.

- Tuvalet nerede? - Tuvalet mi? Gel.

Bilekliği öğrendin mi?

Evet ama o burada. Catherine Grace işte.

Şüpheliyi görüyor musun?

Evet, geldim ve onu gördüm. Sığınma evine giriyordu.

Kendini ajan olarak mı tanıttın?

Hayır, ben de kaydoluyormuş gibi yaptım.

Tamam. Şu anda neredesin?

Tuvaletteyim.

Sığınma evinin yöneticisi ona Grace dedi.

Bence birbirlerini tanıyorlar.

- Silahın var mı? - Evet, iyiyim. Ne yapayım?

Bunu dikkatli halletmeni istiyorum.

Belki onu ikna edip Jay Easton aleyhine tanıklık ettirebiliriz.

Evet.

Konuş onunla. Bir yakınlık kur.

Güvensin sana.

Tamam, güvenmesini sağlayabilirim.

Ama dinle, havadan sudan konuş.

En sevdiği renk, hava, kedisi falan varsa.

Onu tutuklamanı, tuzak kurmayı,

suçları içeren hiçbir şey olmaz.

Acele eder misin?

Havadan bahsetmek zorunda kalırsam güvenmez.

- Hava durumu ve kediler. - Kediler mi?

"Yağmur sever misin? Peki kediler? Yağmur ve kediler?"

O hazır olana kadar bunu yap.

Sonra ajan olduğun söyle

ve onu Jay Easton hakkında bizimle konuşmaya ikna et.

Tamam. Harika.

Doğru oynarsak ikisini de alabiliriz.

Ama onu tutukladığımızda gözler üzerinde olacak.

Ed George da izleyecek. Kız tek kelime etmez.

Ne kadar vaktim var?

Ben Ed'e söyleyene kadar.

Şimdi mi gidiyorsun?

Tabii ki. O benim amirim.

Ama bizzat söyleyeceğim.

Ve 32. kata çıkmamın ne kadar süreceğine inanmayacaksın.

Belki bir saat?

Bir saat.

Buradayım.

Operasyon ekibi yönlendirilecek.

Çıkışları tutacaklar.

Başka biri gibi yapıp mesaj atarım.

Tamam, ablam numarası yap.

Annemizin hastanede olduğunu söylersem

zaman doldu ve kalk git demektir.

Anlıyor musun? Tehlikeli biri.

Hal Hartford'ın cesedini bulmuşlar ve işkence görmüş.

- Neler oluyor? Telefonda mısın? - Geliyorum.

Arkandayım, tamam mı?

Tamam.

Sana bir oda buldum.

Şehir merkezindeki bir sığınma evinin çıkışlarını tutacak ekip lazım.

Adres için bekleyin.

Doğuya ilerliyoruz. Çıkıyoruz.

Güney tarafında pozisyondayız.

5. Birim, batı köşesindeyiz.

Tüm birimler hazır.

Tamam, beni haberdar et.

Ed George'un ofisinden biri ararsa

haber vermek için onu görmeye gittiğimi söyler misin?

Ne kadar sürecek?

Büyük bir bina ve küçük bacaklarım var.

Avukatınız olmadan soruları cevaplamak isterseniz…

Avukata gerek yok. Ben yaptım. O adamı öldürdüm.

Çok hoşuma gitti.

Gözlerime bakın.

Bir katilin gözleri.

Efendim, size haklarınızı okumamız gerek.

- Neden uzun sürüyor? - Normal hızda gidiyorum.

Annen dün gece öyle dedi.

Soruları avukatsız cevaplamak isterseniz

- istediğinizde durabilirsiniz. - Daha hızlı. Evet.

Bu odadaki her şey size mi ait?

Peki ya bilgisayar?

Hangi bilgisayar?

Pekâlâ, buraya bir teknisyen alabilir miyiz?

Kelepçeler takılıyken sandalyeyi nasıl hareket ettirdiniz?

Sihirle.

Sandalyenin manuel modu var mı?

Evet, yanda.

- Burada mı? - Evet.

Sandalyeyi oynatmayı kesin.

Tamam.

- Efendim, burada iki düğme var. - Biliyorum.

Hangi düğme peki?

Bilmiyorum.

Danny!

Marty, bu ne ya? Getirmediğin adam kalmamış.

Ne biçim iş lan bu?

Üç ceset var, kimse bana bir şey söylemiyor.

Federaller. Belki dört ceset olduğunda konuşurlar.

Öyle mi? O zaman belki seni öldürürüm.

Bak, bu döngünün dışında kalmak istemiyorum.

Çünkü döngü benim mutlu yerim.

Marshall seninle, değil mi?

Açık konuşayım, bugün hiç konuşmadık.

Evet, çünkü aptal dün sarhoşken arabasını durdurmuşlar.

Tabii ki konuşarak kurtulmuş.

Alice'in evinden dönüyormuş

ki bu tam bir deli saçması.

Bak.

Son gelişmeler lazım. Tutuklama lazım.

Bizi ezip geçmesinler, tamam mı Danny?

Metres gibi olmaktan bıktım. Eş olmak istiyorum.

Seni eşim olarak görüyorum Marty.

Teşekkürler. Tek istediğim bu.

Özellikle de boş yere tartışırken.

- Doğru. - Şerefsiz herif.

Tamam.

コメント

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left